Tavaf

Osmanlıca yazılışı: Tavāf :  طواف

Tavaf Kökeni ve Anlamları

Tabaf sözcüğü Arapça kökenlidir ve Arapçada  “dolanma, dolaşma, gezme,” anlamlarında sözcükler üretilen “ṭwf “ üçlü – sülasi- kökünden gelir. Tavaf sözcüğü sözlüklerde : “ Kutsal bir yeri ziyaret edip çevresinde dolanma. İslamiyet’te hac zamanında, belli dini kurallara uyarak, Kâbe’nin etrafını dolaşma, “ , “usulüne uygun şekilde Kâbe’nin etrafında dönme” şeklinde tarif edilir. Tavaf sözcüğü uykuda veya rüyada birisine görünme anlamındaki Tawf طوف  sözcüğü ile aynı kökene dayanmaktadır. [1]

Hâc veya umreye gidenler Kâbe’yi sol taraflarına alarak Hacerülesved hizasından başlanıp aynı noktada tamamyarak yedi defa dönerler. Her bir dönüşe ise  “şavt”  denir. Kâbe’nin etrafında yedi defa şavt etmeye ise tavaf adı verilir.  Hacılar Kabe’y şavt ve i tavaf ederlerken "Lebbeyk, Lâ şerike lek" diye tesbîh okurlar.

Divân şiirinde ise tavaf aşığın sevgilisinin evinin veya mahallesinin etrafında dönüp durması demektir.

Hâk-i kuyun Kâ'be'ye nisbet eden bilmez mi kim

Bunda her gün anda bir nevbet olur vâcip tavâf  Fuzuli

 

Hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan gayrı

Garazım yok reh-i aşkında fenâdan gayrı Fuzuli

Fuzuli bu beytinde üstü kapalı olarak sevgilin mahallesini sürekli tavaf ettiğini ifade  etmiş oluyor.  

 

Kâbe’nin derununda kıble gerekmez, bildim;

Gönlümü tavaf edip menfi yazgımı sildim  Yusuf Bilge

 

İndim Koç Babayı tavaf eyledim

Bugün yaylımdadır geliyor koçlar

Mübarek cemalin seyran eyledim

Bugün yaylımdadır geliyor koçlar Pir Sultan Abdal Şiirleri

 

Tavaf eyliyeli Kabe-i köyün

Makam-ı hayretim Hicaz'ı geçti

Tahrir eyliyeli hadis-i lalin

Rişte-i himmetim Şiraz'ı geçti Ezurumlu Emrah Şiirleri

 

[1]https://www.etimolojiturkce.com/kelime/tavaf