Bu Eser 22.12.2013 Tarihinde Günün Şiiri Seçilmiştir

Boştan hoş

Hoştan koş

Kalabalığı görünce

Dizginsizce coş

 

Kurgudaydı sıkıntısı

Elbet,

Kurgudan olacaktı yıkıntısı.

 

Seçemezlik ilkesi

Görece toplum ve halktı

Törece tutkuya, bileşkesi.

Kafasındaydı kurguları

İkide bir oluşla bu tür vurguları

İncir çekirdeğini doldurmaz

Taşıyanını bile oldurmaz

Boşları seçmiş

Yeldeğirmenleriyle

Kendisinden geçmiş

Ahvali bulanıkla batak bahir

Sanmakla kendisini tahir

Böylece mendi darp edip

Gölgeleriyle harp etti

 

Bendeniz sanki

Hırsızlıktan değil

Aç olduğum için mahkumdum.

Ne dikili sarımsağım

Ne sayılı soğan

Bir şey yapamıyorsam

En iyisi mi, oynamak

Kavramları anlamları

Birini birine kattım

Dedim

“Şiir okudum hapis yattım!”

 

Kendimden geçtim

Ben bir heçtim

Dediler, makamı rütbeyi seçtim

Lazım ya oynamak

Boy boy boylamak

Yapılan ne anlamaydı?

Ne zamanın ruhu olan işi bilmekti

Ne uygarlığın yolu değilinden yol,  yoldu

“İmam hatipli oğlum katsayı kurbanı oldu!”

 

Suyun tutumu mu?

Huyun tutumu mu?

Ateşle sınav

Yanmamak demokrasi

Memleket şart

Lakin düşünceler kart

Makamım makam

Sorumluluktan tutulurken yakam

Demokratik katılım ve kullanımmış

Kamu malına zarardan

Hiç yoktur alakam

Sanırsın ne bir, ne de beştir cakam

Demokrasi ışığı gençlik soldu

Memleketse ağır abi teraneye boldu

“Kızım türbanı yüzünden mağdur oldu!”

 

Etrafa caka

Bilgisizliği saka

Kel alakadan faka

Olmayanı rıfat

Ne gerekti sıfat

Yerli yersiz, terli tersiz

Şöyle bir arzı endam ile salınmadı

“Eşim türbanlı diye gataya alınmadı!”

 

Bederine şefkat

Hederine vayya

Memleket gayya

Sorumluluğu şemme sayya

Baştaki öksürürse

Ahalisi veremden kırılır

Ayağının altını görmezde

Rütbeyi şanla memleket hiçti

“Geziciler, çapulcular camide içki içti!”

 

Cami ihyasıyla kendisi

Yalancıların efendisi

Lafını sözünü çeviren

Her nazıma der ki hükümeti deviren

Yalan havadan ağır sokakta kürüklediler

“Türbanlı bacımızı yerde sürüklediler!”

 

Formatlının sözünü bellediği

Saf ruhu okşamakla ellediği

Boş ortamı curcuna ile sellediği

Lafıyla sözüyle hiçten sıktı

“Bunlar, camiyi ahır yapıp yıktı!”

 

Yan gelip yatmağa alıştılar

Şehitler gelince dalıştılar

Penguen belgeseli yayınlanıyordu ya

“Manşetlerle bizi yıkmağa çalıştılar!”

 

Arkamızda Uludere, gezi ölüleri

HSBC eylemli bölülerini

Yargısız infazları, Reyhanlı'yı bıraksakta

Korku imparatorluğunu yargıdan sağlıyoruz

“Mısır ve Suriye'deki halk için ağlıyoruz!”

 

Ne fırtınalar ne rüzgarlar ektik

Heyhat ne gamdı

Göz kendini görmezle tektik

Biz yirmi sekiz şubat döneminde

“Çok büyük acı ve sıkıntılar çektik!”

 

Fikir zikir oluşla, bir bela

Kendisi yunmuş yıkanmış sela

Görmezi, duymazıyla her bela

Nerede bir direniş olsa bende

Toma, panzer, gaz hobisi de artıyor

“Ülkede karışklığı faiz lobisi çıkartıyor!”

 

At gözlüğüydü bir tarafı görüp

Arap geleneğiyle bir tarafı görmemek

Çorum'da, Sivas'ta riddede yaktılar

Kerbela'da Sıffın'da baktılar

Ne çıkardı söylenmekteydi ezber

“Yavrullarımızın ayagına pranga taktılar!”

 

17.12.2013

 

Rıfat: Yücelik, mertebe, sıfat sahibi olmak. Kişinin kişi sıfatıyla değil, bireyin toplumsal yetkilenmeli sıfatıyla itibari olmasıdır. Doktorun eşi olmanız sizin ameliyathanede itibari olmanız değildir. Polisin eşi olmanız sokakta silah kuşanıp silah kullanmanız demek değildir. Yine yetkili bir asayişçinin eşi olmanız trafiği denetlemenizin, kimlikler sormanızın itibariliği değildir.

Beder: Dış, Dışarı

Şemme: az biraz, bir miktar koklamak ya da tatmak

Mend: onarmak, tamir etmek, düzeltmek, düzelmek, iyileşmek

Bahir: Deniz

Tahir: temiz