Kuşkusuz ki farklı
düşünce ve farklı mantık ne inlerden ne cinlerden etki ile ileri geliyordu.
Farklı fikir, farklı mantık ön ittifak içindeki üreten her biri bir totem
mesleği olan farklı eylemli farklı totem mesleğinden ileri geliyordu. Ne
çobanlar madenciler gibi düşünüyordu. Ne tarımcılar gibi düşünüyordular. Yine
tarımcılar da ne çobanlar gibi ne madenciler gibi, ne de balıkçılar gibi
düşünüyorlardı...
Her biri bir
yol, farklı totem mesleği olan (iş kolu, sektör olan), totem meslekleri her
biri farklı bir tutumdu. Farklı bir düşünme ve eylem tarzıydı. Ve mesleklerin
farklı mantıktı düşünme, farklı algılama, anlama anlatma kalıbı olmasından
ileri geliyordu.
Sadece
farklı düşünce olması bağlamında ele alındığında demokrasi, geçmişin yani
başlangıcın üreten farklı totem meslekli ittifaklarına izafeten; şimdi içinde
olup bitenlere karşı belirlenim olan başlangıcın kolektif etkisi hiç anılmadan içinde
olunan mücadeleye fikir özgürlüğü DEMOKRASİSİ deniyordu.
Demokrasi
bir anlamıyla; ön ittifaklı totem meslekli grupların karşılıklı görüşmesine
benzetimle; üretim gücü sahibi kişilerle kişisi emeği olanların karşılıklı
oturup iş sözleşmesi yapmasıydı.
Demokrasi
farklı totem mesleklerinden kaynaklı geri bildirişimdi. Bu bildirişimle; farklı
düşünce, farklı mantık, farklı anlayış ve farklı eylemler güden bu girişmeler;
sonuçta kolektif bir üreten ilişkiyi verecekti. İşte üreten (sömüren) ilişkiyi
verecek olan bu disiplinine demokrasi denecekti.
Yine
demokrasi; görece kolektif ilahlar temsilciliğine dayanakla, parlamenter sistem
gibi söylemler adı altında kolektif üreten ilişkilere bağlı düzence
değişmelerle, süreci kesikli sürekli yapıyordu.
El gelişme
içinde kişi olmanın, zalim olmanın, derebeyi olmanın, kral olmanın namını;
mevcut yapı içindeki kolektif oluşları anmadan, kişisi irade sahipli ama
sürecin kolektif yapısını oluşuyordu.
Neyin
üzerinde bileşiyorsanız (ittifak ediyorsanız) o nokta çevrim eksenidir. Bileşim
simetrisidir. İttifakınız kutsaldır. Baştan beri, kolektif oluşu ortaya koyan
ölçü neydi? GENEL yarardı.
Bu nedenle
ilaha göre genel yararı gözeten kolektif alanın çevrim ekseni dokunulmazdır.
Kutsaldır. El 'e göre kutsallık ise mülk sahibi olanını takdirinde bulunan
dilemeydi.
Bu dileme
nedenle kimlerin özel yararı (nasibi) vardı. Özel yarar içinde, köle sahipli
alanın çevresi kutsaldı. Dokunulmazdı. Ve adalet, nasiplilerle mülkün
temeliydi. Mülk te El takdirinde kimi kişilere verilen ayrıcalıktı. Soyluluktu.
Asillikti. Aristokratlıktı.
Çevrim ekseni;
ilahi dönemle ön ittifaklarda totem meslekli grupların karşılıklı üretim
hareketiydi. El dönemin deki çevrim
ekseni de kişi sahipli mülke ait çalıştıran ve çalışmak zorunda olanın üretim
ilişkisiydi. Yani El ile çevrim ekseni; mal mülk ve insan sahipliği olan köle
sahipliği ilişkisiydi.
Çevrim
eksenine tabi yöre; etki alanıydı. Etki alanı olan veya dokunulmaz olan
merkezleri kutsama işi kıblenizdi. İstikametinizdi. Kıble kutsama biatiyle
nereye nasıl yönelip; yönelimle neye, nasıl döngü sel olacağınızı bilmenin
pusula kılınmasıydı.
Pusulanın
yönüne göre kıble olan kutsama merkezlerinin, etrafında tur atılacaktı. Bu
maddi ve manevi ibadetle imandı. İbadet (eylem) iman merkezine şartlandırma ile
şartlı öğrenmeydi.
Kutsama
şartlı öğrenmeyle çevresi dolaşılan edimseldi. Merkezde olan takdir olana göre
üreten ilişkiyi veren manayı kutsuyordunuz. Kıble, ön ittifaklı yönetim
merkezlerinin yerini alan köleci ittifak merkezleriydi.
Kıble, kimi
kişilere takdirle verilen mülkü ve mülk sahibini kutsamaydı. Takdisti. Ve
kararlar sahibinin kararlarına göre girişmekle üreten, köleci ilişkiyi
kutsamaydı.
Kıble köleci
mana yüklü çevrim ekseniydi. Kıble eylemli ibadetin ve maksadın çevrimi
içindeki yol haritası da kıblenizi bulmanızdı. Biatinizdi. Mülk sahibine boyun
eğmenizdi.
Kıble; taat
ve itaati iman akdini veren döngünün merkezi veya tavafın merkeziydi. Kıble,
iman ahitti süreci size anlatan, iman ahit yaptıran egemen kültürün olduğu
yerdi.