Utandım


Bal arısı can dişinde işledi

Ayıya sunulan, baldan utandım

Gündüz hayal etti, gece düşledi

Yardıma koşmayan, koldan utandım


Bebe gibi ilgi ister kucaktan

Sütü kaynar taşar, her gün ocaktan

Bu yanda ekinler, yandı sıcaktan

Boşa akıp giden, selden utandım


Söze gölge düşer, baskın imalar

Başka tele vurgu yapar temalar

Aynaya akseden, bildik simalar

Dilinde diken var, gülden utandım


İnsanlık bir şeref, sunulmuş bize

Bin bir nakış sanat, çizildi yüze

Sanki nazar değdi, gelindi göze

Sürüye karışan, kuldan utandım


Bu topraklar ne insanlar büyüttü

Bir hortum geldi de, her şeyi yuttu

Asırlık beşiğe, koydu uyuttu

Çömlek bile olmaz, kilden utandım


Malkoç Ali şehir havası koklar

Hormonlu gidişat, tekeri tekler

Bu milleti ancak, milli ruh paklar

Ziyneti yabani, ilden utandım


Ali Rıza Malkoç

Bursa, 22.09.2006