Hepimizin hayata dair birçok istekleri, hayalleri ve hedefleri vardır. Gerçekleşmesi için kendimizce uğraşır,emek harcar ve ter dökeriz. Bilgi birikimimiz, hayal gücümüz, sahip olduğumuz imkanlar ve her şeyden önemlisi başarma inancımız büyük bir rol oynar hedeflerimize ulaşmamızda. Elimizden tutan, bize destek olan, başaracağımıza inanan birileri de olduğunda her şey daha kolay olur. İsteklerimizin gerçekleşmesi de daha mümkün olabilir. Böylece hayallerimizi gerçekleştirmenin mutluluğunu da yaşarız. Hayallerimizden-en azından gerçekleşebilecek olanlardan- niye vazgeçelim ki!  "İnsan, âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar." diyen Yahya Kemal, hayal kurmanın bizi hayata bağladığını ne güzel ifade etmiştir. Kimileri hayallerimize set çekmeye çalışsa da hayal kurmaktan vazgeçmeyelim. Yeter ki ne istediğimizi ve neyi yapabileceğimizi veya neyi başarabileceğimizi iyi bilelim. 
    Kendimizi tanıyalım ve tanımlayabilelim. Kendimizi keşfedelim bir anlamda. Hünerimizin, yeteneğimizin, yapabileceklerimizin, kısacası diğer insanlardan farkımızın ne olduğunu bilelim. Kendini bilmek ve tanımak, ne istediğini bilmek çok önemlidir. Başarıya ulaşmanın başlangıç noktasıdır bunlar. Doğru yerden başlarsak doğru yere de varabiliriz. Hele bir de alın teriyle, azimle, inançla yoğurursak bu saydıklarımızı, varacağımız nokta başarı ve saygınlık olur. Elbette başarıyı, yükseklerde ve zirvede olmak diye düşünmeyin. Alın teri dökmüş ve doğruluktan şaşmamışsanız, zaten gerçek zirvede olan sizsiniz. Yaptığınız işe bu ahlak güzelliğinizi katabiliyorsanız
gerçek başarıyı yakalamışsınız demektir. Size "el veren"ve size ilham kaynağı olan kişiler doğru ise bu başarıyı yakalamanız daha da mümkün olacaktır. Yaşamak için mücadele etmeli ve bir şeyleri hak etmek için gayret etmeliyiz. Mehmet Akif'in dizelerinde ne güzel hayat bulmuş bu mücadelenin anlamı: 
       "Yeryüzünde yaşamak herkesin hakkıdır
         Ancak yaşamayı hak etmek gerekir."
      
      Özgürlüğü mü istiyorsun? Gerekirse canını, cananını feda edeceksin.Bayrağına, toprağına sahip çıkacaksın. Hayalin özgürlükse, istediğin hür ve onurlu yaşamaksa, uğruna mücadele etmeyi bileceksin. Gözünü kırpmadan, tatlı canının nazına kapılmadan özgürlük uğruna "canım feda" diyebilmelisin. Her ne istiyorsan; özgürlük, başarı, mutluluk, sofrana ekmek, ocağına huzur... Hepsine alın teri, mücadele gerek. Elbette bu mücadelenin ve alın terinin karşılık bulabileceği, güven duyabileceğin bir dünya düzeni de gerek. Yaşadığın topraklarda, umutlarının, isteklerinin ve hayallerinin hayat bulması için insana ve alın terine değer vermek gerek. 
      Ne istediğini bilmek kadar, sana, umutlarına ve emeğine değer verileceğini bilmek de önemlidir. Evet, yaşamayı hak etmek için, önce mücadele edeceğiz. Ama unutmayalım ki yaşamayı hak etmek etmek ne kadar önemliyse yaşatmak da, insanın yaşam hakkına değer vermek ve bunu ilke edinmek de o kadar önemlidir. 
       Yaşam için ve insanın yaşam hakkı için hep birlikte alın teri dökelim. Mehmet Akif'in "Alınlar Terlemeli" şiirinde dile getirdiği gibi;
        "Nedir üç dört alın? Bir yurdun alnından boşansın ter."