
ESER VE İÇERİĞİ HAKKINDA
Eser, Henry Miller tarafından yazılmış, otobiyografik nitelikler taşıyan bir romanıdır. Yengeç Dönencesi, yazarın on dolarla gelerek on yıl boyunca kaldığı Paris’teki yıllarını anlatan bir eserdir. Eser ilk önce Fransa’ da Obelisk Yayınevi tarafından yayımlanmış, daha sonra ABD ve İngiltere’de de yayınlanmış olmasına rağmen neredeyse otuz yıl boyunca yasaklı eserler arasında kalmıştır.
1934 yılında basılan ve 1930’lu yılların sonunda, Avrupa’da büyük başarıya imza atan Yengeç Dönencesi, eleştirmenler tarafından beğenilse bile “ genel ahlak yasalarına uymadığı, müstehcen öğeler içerdiği veya genel ahlak yasalarına karşı geldiği “ düşüncesi ile önce ABD’de sonra Avustralya, İngiltere ve Türkiye’de de yasaklı eserler arasına alınmıştı.
Ahlakla, geleneklerle, inançla ulu orta dalga geçtiği kabul gören eser, cinsellik, din, para gibi konularda uçarı görüşler ileri sürerek, toplumsal ahlakın tabu saydığı konularda dahi sözünü esirgemeyen, bu yüzden de sık sık yasaklı, eser, sakıncalı eser listelerine giren bir roman olmuştur.
Henery Miller bohem hayatı yaşamış, “Dünya edebiyatının bir başka kilometre taşı olan Anais Nin ile olan ilişkisi, 75 yaşında aşık olduğu 28 yaşındaki Japon sevgilisi Hoki'ye olan aşkı ve elbette hayatının her döneminde fahişelere olan özel ilgisi...” ile tanınmış, bu ilişkilerini de eserlerinde malzeme olarak kullanmış, cinsellik, ve rezillikle ilgili yaşadığı her şeyi eserlerinde fütursuzca işlemiş, eserleri de bu yüzden yasaklı sakıncalı kabul edilmiş bir yazardır. Yazarın Yengeç Dönencesi, arkasından yayınladığı Oğlak Dönencesi ve diğer eserleri de aynı bakış açıları ile yazılan aynı konuları işleyen ve aynı akıbete uğrayan eserler olmuşlardır.
Kitap yayınlandıktan sonra ABD ’de 20’den fazla eyalette 60’ın üzerinde dava açılmış, yasalı ve sakıncalı eser olarak basımı ve atışı engellenmiş, ancak ilk yayımlanmasından tam 30 yıl sonra ve 1964 yılında beraat etmiştir.
“ABD’de yasağı halen sürüyor olmasına rağmen, Grove Yayınevi’nin sahibi Barney Rosset’in kişisel çabaları sayesinde hem Oğlak Dönencesi hem de Yengeç Dönencesi yasağın 30. yılında basıldı. Amerikan yayıncılığı için gerçek bir mihenk taşı oluşturan basım, “zorla kabul ettirilen ilk yasaklı kitap” unvanını kazanmayı başardı. Yengeç Dönencesi, ABD’de hakkında açılan altmışın üzerindeki davadan ‘beraat’ ederek 1964 yılında yeniden yayımlanmış ve çağdaş edebiyatta bir dönüm noktası olarak kabul edilmiştir”.
New York’ta doğan ve çocukluğunu Manhattan’ın bir köprü uzağındaki Brooklyn’de geçiren yazar, yazmaya daha lise yıllarında başlamıştı. New York'taki insan düşmanı yaşamı anlattı; mutsuz, başarısız evlilikleriyle hesaplaştı; orta sınıfa mensup halkın ahlâk anlayışına ve uygar düzene karşı gelmişti.
Yırtıcı bir hayvan gibi yaşıyor Paris’te. Kendini tarih açısından ölü olarak niteliyor. Paris yıllarını. bir saman çöpü gibi oradan oraya sürüklendiği sefil günlerinin görkemini anlatırken, KENDİSİNDEN “sokaklarda ziyafette bir hayalet gibi dolanan şaşkın ve yoksul bir adam” olarak bahsediyor. “Felaketle cilveleşiyordum sadece” diyor o günler için, “Arkadaşsız yaşayabilir insan, sevgisiz, hatta parasız bile. İnsan Paris’te sadece keder ve ıstırapla yaşayabilir, bunu keşfetmiştim“
ESERİN TANITIM BÜLTENİNDEN
“O günden bu yana her kaçığın Paris'te er ya da geç keşfettiği bir şeyi keşfettim: cehennem azabı çekecek olanlar kendilerine uygun cehennemi ısmarlayamıyordu."
Akıntıya kapılmış, dümensiz bir gemi. Anahtarı olmayan bir delik. Haz, hüzün, hezeyan. Zamanın çarkında, medeniyetin kokuşmuş sularında sürüklenen, çivisi çıkmış bir dünya burası. Birileri tüller, kadifeler içindeyken diğerleri balçıklara gömülmüş debelenmekte. Zaman geçip gidiyor. Ne dün var ne yarın. Ve Henry Miller, çorak topraklar üzerinde yeraltı baharlarının peşinde.
"Zaman zaman patlayan, bizi yaralayan ve içimizi dağlayan, bizden iniltiler, gözyaşları ve beddualar koparan sayfalar okuyorsak, bilin ki bunlar sırtı duvara dayalı, tek savunması sözcükler olan biri tarafından yazılmıştır; sözcükler dünyanın yalancı ve ezici ağırlığından, yüreksizlerin kişilik mucizesini çökertmek için yarattığı işkence aletleri ve çarklardan her zaman daha güçlüdür. “
ESERDEN TADIMLIKLAR
“Sahip olduğum her şeyi kaybetmenin, sokaklarda açlık ve polis korkusu içinde yürümenin ne olduğunu bilmekle birlikte, korkunç denebilecek bir şey gelmemişti başıma o güne dek. Tek bir arkadaş bile bulamamıştım henüz ki üzücü olmaktan çok şaşırtıcıydı çünkü o güne kadar gittiğim her yerde çok kolay olmuştu arkadaşlık kurmak. Ama dediğim gibi, korkunç denebilecek hiçbir şey gelmemişti başıma.
Arkadaşsız da yaşayabilir insan, sevgisiz, hatta parasız bile. İnsan Paris’te sadece keder ve ıstırapla yaşayabilir, bunu keşfetmiştim. Acı bir perhiz gerçi, kimileri için en iyisi belki de. Her neyse, tükenmemiştim henüz. Felaketle cilveleşiyordum sadece.”
“Parasızım, çaresizim, umutsuzum. Dünyanın en mutlu adamıyım. Seks, yaşamın dokuz sebebinden biridir. Diğer sekizi de zaten önemli değildir. ” (Henry Miller,)
“Bir roman kahramanı gibi yaşayan yazarlar vardır. Bukowski gibi, Can Yücel gibi, Anais Nin, Virginia Woolf, Albert Camus gibi Bunlardan biri de Henry Millerdir. Kendisi Zaten şöyle der; Yaşantımı hem daha kolay, hem de daha gerçek olduğu için yazdım. Yaşamım benim açımdan önemli olduğu için hayal ürünü kişiler ve olaylar aramaya gerek duymadım. “
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!