YENİ YILA GİRERKEN
Çoğumuz, her yeni yıla, umutlarımızın, hayallerimizin gerçekleşmesini umut ederek ve geçen yılın üzüntü ve sevinçlerini geride bırakarak "hoş geldin " deriz. Biriken dertleri, kederleri, sıkıntıları bir günlüğüne de olsa bir kenara bırakır; umutlu ve sevinçli bir karşılaşmayla yeni yılı karşılarız.
Çocukluğumda, evimizdeki ve çoğu evdeki yılbaşı hareketliliğini hatırlıyorum da hep aynı hazırlıklar ve aynı koşuşturma yaşanırdı. Biraz daha farklı bir yemek yapma, yılbaşına özgü kuruyemiş, meyve alışverişi ve evde bir araya gelme planları... Komşularımızda ve akrabalarımızda da aynı hareketliliği gözlemliyordum. Her yılbaşı, bir araya gelip biraz hoşça vakit geçirmek için hoş bir gelenek haline gelmişti. Her ne kadar, yılbaşı bir Hıristiyan adetidir diyip eleştirenler olsa da çoğu aile kendince yılbaşı hazırlıklarını yapıyordu. Vazgeçilemiyordu geleneksel hâle gelmiş bu yılbaşı eğlencesinden.
Gündüz yaşanan alışveriş telaşı ve yemek hazırlığını, akşam yemeği hazırlıkları takip ederdi. Böylece, her yılbaşı, evlerimizde biraz daha farklı tatlı bir telaş yaşanırdı. Akşam yemeği, çaylar, kuruyemişler derken yılbaşı akşamlarını tombala heyecanı sarardı. Birinci çinko, ikinci çinko sesleri yankılanırdı evlerde. En nihayet saatler on ikiye yaklaştığında heyecan artardı. Küçük evlerimizde heyecanlı bir bekleyiş hâkim olurdu. Saatler on ikiyi geçtiğinde hep beraber yeni yılın güzellikler getirmesini dilerdik.
Ekranlarda yılbaşı eğlencesi o dakikadan itibaren daha bir hız kazanırdı. Dansözler, arabesk müzik coşkusu ve yılbaşı çekilişi. Çoğu kişi, umutla aldığı yılbaşı biletinin kendisine ne kazandırdığını ertesi günkü gazetelerden kontrol ederdi. Bazıları için bu da bir umuttu. Kimilerine göre yanlış da olsa ve dinimizce şans oyunlarının "haram" hükmünde olduğu söylense de vazgeçilemiyordu yılbaşı biletinden. Evet, masum bir eğlenceden ve ailelerin bir araya gelmesine farklı bir vesile olmasından başka bir şekle bürünmediği sürece yılbaşı eğlencesi sorun olmuyordu. Ne zamanki geleneklerimize ve inancımıza uymamaya başladı işte o zaman yılbaşı eğlencesi, toplumumuzca hoş karşılanmıyor. Aslında herkes, kimseye rahatsızlık vermediği sürece istediği gibi eğlenebilmeli. Demokrat bir toplum olmanın gereklerinden biri de budur. Birbirimizin inançlarına, tercihlerine saygı duyarak ve sınırlarımızı bilerek yaşamak...
Yeni bir yıla girmemize saatler kala çocukluğumdaki yılbaşı telaşına geri döndüm ve aslında çok fazla şeyin değişmediğini gördüm. Yine evlerde aynı tatlı telaş ve yine aynı tartışmalar. Galiba her yılbaşı bu ikilemle yaşamaya devam edeceğiz. Geleneksel olanla olmayanı barış ve uzlaşı içerisinde yaşatabildiğimiz sürece her yılbaşı, umutları tazelemek için hoş bir vesile olmaya devam edecektir.
Umutların gerçekleşmesi ve yeni yılda barışın, sevginin ve hoşgörünün tüm kalplerde ve coğrafyalarda daha çok yeşermesi dilekleriyle herkesin yeni yılını kutluyorum! 2018 yılının tüm insanlık için iyi geçmesini diliyorum.
31 Aralık 2017