
Arasam da kendimi bu dünyada bulamıyorum
Yokluğa varmışım kendimle neden olamıyorum
Varlık ile olmak istesem de bilmem neden olmuyor
Kelimeler mana dolu bende anlamsızlık oluyor
Allah ismi kâinattı nurlandırıyor ulaşmaya çalışıyorum
Gönül kapım paslı kalmış kapısını açamıyorum
Zaman kavramını kavrayamıyorum
Zamanı kaybediyorum
Zamansızlığa varamıyorum
Kendimle beraber kaybettim
Montajlasam kendimi zamana
Varsam zamana dikiş tutmuyor
Zaman ana mührünü vururken
Mühürsüz kalıyorum
Ruhumun derinliklerine inmeye çalışıyorum acele
Ben koşarken habersiz ecele
Çıkmazlarım gecemin karanlığında
Gündüzlerimin şafağın da beni esir ederken
Ellerim kelepçeli mahkûmum
Ruhumun kusursuzluğu parıldarken
Ben ona ulaşamazken
Açılıyor çıkmazlarım
Yıkılıyor
Çaresizliğime ağlarken açılıyor gönül kapım
Hu Allah Hu Allah Hu Allah diyerekten
Şaşırıyorum oysa boşunadır şaşırmam
Dokunan Rahman kapıyı açan Rahman biliyorum
Açık olanı kapatan yeniden açtıran Rahman gülümsüyorum
Sakarlığım ah sakarlığım yine üstümde
Umudumu yırtık cebime sanki koymuşum derken şair
Ondan umutsuzluğa koşmuşum sanki
Kaybettim ise arayacağım yeniden
Koy bir demli çay içeyim yeniden başlayım
Hak olan Rahmanla buluşayım
Secdede buluşayım sakarlığımı anlar
Feda olsun Rabbim sana canlar
Yıkılsa da tüm hanlar
Yeniden kurar Rabbim tüter bacalar
Acıtsa da dermanı haktandır yaralar
Diri tutar beden yaralar haktandır onlar
Bıraktım artık kırgın olmayı kırgınlığı
Yakıp yıkan bu anlayışsızlığı
Bırakmalı içmeden sarhoşluğu
Bulmalı herkes için bir parça mutluluğu
Bir şiir mevsimi gibi gönlüm
Üşümüş sanki içimde şiirler
Yazma yeter derken biriler
Yazmasam donacak gönlüm
Hareketsiz kalacak kaskatı
Değil mi şiir birkaç anlatı
Şiir mevsimine gel yıkılmasın çatı
Gör biraz anla sen rahatı
Şükretmek mutluluktur
Durmak varmamak umutsuzluktur
Varmak için yola çıkmak duada buluşmaktır
Değil mi bu dünya kendine hakka varmak
Yolda bir an durmamak
Var olan yaratanla olmak
Ağlayana varmak
Ağlatanı vurmak
Mazlumun kapısında durmak
Yıkılmamak için hakla olmak
Yarım bırakmak
Yarımla olmak yakışmaz bize
Var edene varmak var edenle buluşmak gerek
Yoksa yarım bırakan bırakır yolda
Kıçına tekmeyi vurarak
Senden sana ait olanı aldım tükettim bittin
Lazım değilsin bana diyerek
Ama Rahman bittim sen demeden yettim diyen
Tükendim demeden tükenmedin ben yetiştim kulum diyen
Terk etmeyen yolda asla bırakmayandır
Bu büyük saadet onur şeref umuttur ki hiç tükenmez bitmez
Sonsuz olanda sonsuzluğa varmak sonsuzlukla olmak
Kula nimettir hediyedir şereftir mutluluk hatta cennetin anahtarıdır
At acıları yolda dermanla
Acıları olana derman olan Rahman yardımıyla ulaş
Yıkılmazsın onca baş
Eğilirse hak önünde eğilsin onca baş
Yoka boşa akar onca gözde yaş
Biriktirme acıyı
Neden kimden geldiğini bil
Misafirdir karşıla sabırla
Sabrı sende görünce gider
Bize bu kapıda ekmek aş yok der gider
Yeter diye isyanla sanma biter
Dermansızlığınla dermansızlık sarar olur keder
Sabırla tüm acılar çileler dertler biter
Sabır haktan gelmiştir hakka götürür
Yolda güldürür
Nefsi şeytanı öldürür
Çayı demli eder tat verir içirtir
Tir tir titrerken sabır sarar ısıtır içten güldürür
Daha ne olsun bunca güzelliğine şükür
Hak gönderdi binlerce şükür
İçinde ne varsa nefret kin tükür
Biriktirme için de büyür boğar
Yorar
Sanma halini sorar boğar
Hakka var yolda günde bin defa halini sorar
Bak kâinata emrine vermiş
İhtiyacını içine dizmiş
İstemeden vermiş
Kul görmezse elbet
Mutsuzum ben demiş
Bilmemiş
Görmemiş
Görenle gezmemiş
Kör edenle gezmiş
Mehmet Aluç /Kul Mehmet
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!