Yola Yolcu Olmadan da varılmazmış

İşte dedin gönlüm bir kuyu gir içine
Gireyim dedim açmadın kapısını nasıl gireyim
Çalayım dedim tokmağını bulamadım
Ayağım takıldı taşa düştüm gönül denilen kuyuya
Karanlık gök deniz karanlık
Aradım bulamadım görmek için bir aydınlık
Düştükçe düştüm varamadım sonuna
Korktum ölçemedim uzunluğunu bilemedim kayboldum
Kayboldum derken kendimi bir pencere kenarında buldum
Açtım pencereyi karşımda kendimi gördüm
Lakin sen yoktun ben vardım
Kapandı pencere şiddetle yüzüme
Başladım yine düşmeye
Bu düşme bu sarsıntı ya rab
Yanmak bu muydu yoksa yanmamak mı?
Bilmek miydi bilmemek miydi?
Ah bitseydi uçmalarım
Dile gelseydi aşk
Konuşsaydı bitseydi bu düşmeler sarsıntılar
Uzaklaştıkça kayboluyorum
Kayboldukça senden uzaklaşıyorum
Ya gerisin geriye yolu bulamazsam
Karanlıklarda kalırsam
İmdat yok mu yardım edecek
İşte ileride bir dağ evi
Ama dağın burcunda
Kim oturur acep
Usulca çaldım kapıyı
Açıldı kapı derken
Baktım kimsecikler yoktu
Baktım karşımda bir ayna
Baktım yine ben
Sen yoksun yanımda
Yer yarıldı sanki düştüm yine derin kuyuya
Bu sefer daha karanlık
Beni bekleyen yârim var
Yolumu gözler yeter artık derken
Bu sefer sarsıntının şiddeti ile kendimi buldum yerde
Yerde kırık bir ayna
Aldım baktım biz vardık
Birden kuyudan çıktım
Sen vardın karşımda ben yoktum ama biz vardık
Dil gizlenmiş göz içine
Gönül gizlenmiş söz içine muamma
Göz bakar gönül konuşur
Göz susar gönül konuşur gönüller bir arada
Dudak sessizce aşkı kulağımıza fısıldar
Biz gülümseriz kâinat gülümser
Kâinat gülümser biz yok oluruz
Binlerce insan kalabalığında kayboluruz
Anlaşılmaz sesler yumağı
Dilaltında yine biz
Gönül içinde gizlenmiş fısıltılı söz biz
Göz kirpiğinin kıprayışı ile ortaya çıkan saklanan biz
Göz kenarında akan damlanın içinde saklı olan biz
Uykusuz gecelerde gökyüzünde yıldızlar altında
Güneşin parlak ışıklarına saklanarak birbirimizi süzen yine biz
Biz olmak güzelse neden yıllarca ben dedim
Ben dedim anladım anladım
Benliğin tokadını yiyerek biz olmak gerekirmiş
Tokat’ın içinde mi gizliydi
Gizli olan tokat mıydı?
Kalkan el miydi?
Onu kaldıran akıl mı?
His mi?
Düşünce mi?
Yol ne kadar uzunmuş biz olmak için
Köz olmak yanmak için miydi yoksa
Bunca bilinmezlik
Yok, yok bilinmezlik değil
Bilinen gerçeğin keşfi bu kadar çileli
Meşakkatli olurmuş
Yol olmadan varılmazmış
Yola yolcu olmadan da varılmazmış
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!