Düşlerin lahzasında saklıydı bulut ve umut
Bir de gerilerden haykıran tutuk bir ses
Neydi sahi nedendi ısrarı?
Unut sadece unut!
Demenin mealiydi sayılası her şafak.
Gecenin ikrarında saklı muhabbet
Bir göğe nakşeden rüzgâr
Yeryüzünde saklı nice asır
Feryadım mihrabında dönenen yatır misali
Giyindiğim her şiir idi mizacımda
Saklı bir ferman belki dilek yüklü dualarımla
Beklerken sıramı.
Sabra delalet bir koşu
Yokuş yukarı:
Ha babam kalem ve sen fevri yürek:
Olacak mı sahi bir duyanı?
Ricamda saklıdır havsalam
Dünümde saklı illa ki matem
Gün de yıl da uğursuzunmuş
Neye mi yarayacak peki bunca derdin ç/ağrısı?
Yırtılan her sökük yamadığım
Yankısı duyulmayan bir ses ki içimde sakladığım
Bir muamma olsa da yazgım
Beklemede iç sesim Rabbim.
Aşkın na’şı idi dünde serili
Fettan bir söylem ki duymama ne gerek?
Kardığım her gün her insan
Sahi var mıydı bana benzeyen?
Oysaki öykündüğüm yine kendi mizacım
Daha çok gülebildiğim günler çok gerçek
Varsa mazim asi/l
Bunca atim yüreklere pelesenk
Bir mimar ki aşkın temelinde yatan
Hazan misali dökülen ne çok yaprak
Ama kökü bende inancın ve aşkın yankısı
Kendim söyleyip işitmedim mi hem bir ömür?
Katların izinden bana ne
Olabildiğim kadar yalın ve içten
Yanlışlarımdan da dem vurulsun hem
Kayıtsız şartsız yazmaksa şiarım
Sözcükler ah, olsaydı ya kefen bezinden?
Ne miladım ölü ne miadım doldu
Ne mizacım solgun ve öfkeli
Varsa yoksa dermanı
İlla ki bende saklı.
İtaat ettiğim düzenek
Kimi zaman tefe konduğumsa neye gerek?
İhbar ettiğim içimdeki rivayet
Hala çözemediğim bir gizemi savursam da tek tek
Rengimle şart koştuğum gök kuşağı
Sekizinci renk olmanın neresi kötü?
Dokuz köyden sonra yolum mademki kendime düştü
Emsalsiz bir sevgi tebessüm ekli her dize
Seyyah yüreğin kıblesi
Adımlamaksa kâinatı tek yürek.