Ormanda gezer bir ceylan

yavrularına götürmek için bir lokma

gezer durur gözlerinde yaşlar dökülür

Karşıdan çıkan bir avcı ceylanı görünce

doğrultur tüfeği vurmak için

dile gelir ceylan

ey avcı vurma beni

gönülden yaralıyım öldürme beni

arkamda ailem var

sinemde vurupda

bu dünyadan göç eyletme beni

avcı şaşırır donup kalır

ey gözleri güzel ceylan

seni görünce yüreğim dağlandı

seni vurmak istemem ama

 nefsimi elimi kolumu bağladı

sende vardır damak tadı

benim nefsimde vardır eşşek inadı

ben değilmiyim bir adem evladı

sözlerin yüreğimi parçaladı

salınarak durma karşımda

var git yoluna düşmem artık peşine

ceylan derki

akmasın gözyaşın

mevlaya selam dursun başın

gönlünü titreten nedir

seni yolunda çeviren kimdir

yüce Rahman gönlümüze mizan kurmuş

içinede merhametin sarayını oturtmuş

aman dileyen kalkmaz elim

daha ne söyleyeyim ben birazcık da kelim

ceylan der ki

bilirim çok zordur dostluk

gönlü güzel olanın her sözü olmaz elastik

aileme lokma arar iken seni karşımda buldum

yüce rahmanın merhametine sığındım

Rahmanın nuru sinsin sinene

ne güzel bakılır merhametin yolunda gidene

bak giymişsin rahmetin atlas yeleğini

bereket dolsun eline geçmesin eline zahmet eleği

merhamet ile gezmek bilirim Rahmanın dileği

Rahman dilerse kış ayında açar ağaçların çiçeği

bendeki bilirsin ana yüreği

Rahman ile hızır olsun sana yoldaş

yürüdüğün yolda açsın bahar çiçeği

Mehmet Aluç