Yazarlar
Aziz Mahmut Hüdai
1 Eser
AZİZ MAHMUT HÜDAİ HAYATI, KADILIĞI, HİLAFETİ VE PADIŞAHLARLA İLİŞKİLER
Hüdâyî, Osmanlı Devleti’nin en zirve zamanı olan Kanûnî Sultan Süleyman devrinde doğmuş, Kanûnî Sultan Süleyman devrinde ve Yeniçeri ocak nizamının bozulmaya başladığı “ Genç Osman Vak’ası ” ile bir padişahın katledildiği bir süreçe şahit olmuştur.
Osmanlı devletinin Mîmâr Sinan (958/1551) ile mimaride, Bâkî (1009/1600) HAYALİ, FUZULİ ve Zati (963/1556) ile edebiyat ve şiirde, Karahisarî (963/1556) ile hüsn-i hatta en güzel örnekleri izlemiş; Sokullu Mehmet Paşa ile Tiflis, Gürcistan, Şirvan, Dağıstan, Tebriz ve Şamâhî’nin Osmanlı Ülkesine katılmasına şahit olmuştur. Kanuni zamanından 11. Selim, III. Mehmet, I. Ahmet, I.Mustafa, Genç Osman ve ıv. Murat zamanlarını görecek uzun bir ömür sürmüştür.
Halvet’îyye Sufi İslâm Tarikatı’nın bir alt sınıfına ait olan Bayramiyye Tarikatı’nın devamı niteliğinde bulunan Celvet’îyye (Celvetî) Tarikatı’nın kurucusudur. 1541 (H.948) yılında Ankara Şereflikoçhisar'da doğmuş; Bursa’da Muhammed Üftâde'den feyz almış,1598 (H. 1007) de Üsküdar'da câmi ve dergâh yaptırmış, 1628 (H. 1038)'de vefat etmiştir. Kabri, İstanbul Üsküdar'da kendi dergâhı yanındaki türbesindedir.................
Aziz Nesin
39 Eser
Aziz Nesin (asıl adı Mehmet Nusret Nesin; 20 Aralık 1915; Heybeliada, İstanbul - 6 Temmuz 1995;, Alaçatı, Çeşme), mizah,öykü, tiyatro ve şiir dallarında ,eserler vermiş olan mizah yazarımızdır.
Ateist olduğunu açıklayarak Salman Rüştü’nün Şeytan Ayetleri kitabını yayınlamaya kalkışan, Yaklaşık 250 defa yargılanıp ve toplam 5,5 yıl hapis yatan, Sivas’taki Madımak olaylarının kışkırtıcısı olduğu öne sürülerek 1995 yılında madımak yangınından sonra vefat eden, kara mizah ustasıdır……
Azmizade Haleti
0 Eser
Azmizade Haleti, ( 1570-1631 ) Anadolu Hayyam’ı diye anılan, şair, müderris ve kadı
Sultan II. Murat'ın hocası Osmanlı âlim ve şairi. Pîr Mehmed Azmi Efendi’nin oğlu olduğundan Azmizâde diye tanınmıştır. 1570 yılında doğdu.
Asıl adı Mustafa olan Haleti, iyi bir medrese tahsil görerek yetişti. Devrin en ünlü müderrislerinden Hoca Sa’deddîn Efendiden icâzet (diploma) alarak mülazım oldu.[1]Yirmi bir yaşında iken kırk akçe maaşla Hâce Hâtun Medresesi müderrisliğine (hocalığına) tayin edildi. 1591. Bu tarihten sonra müderrisliğinde derece derece yükselerek 1597 yılında Sahn-ı Semen medresesinde müderrislik yaptıktan sonra 1602’de Şam, iki yıl sonra da Kahire kadılığına (hâkimliğine) tayin edildi. [2]
1604 yılında Kahire kadılığına verildi. Mısır Emîr-ül-Ümerâsı Hacı İbrahim Paşa, askerlerin isyanı neticesinde şehit düşünce onun yerine geçti. Fakat asayişi temin edemediği için azledildi. İki yıl açıkta kalan Hâletî, 1606’da Bursa kadılığına getirildi. Bursa’nın, Kalenderoğlu tarafından ku..............
Azra Erhat
1 Eser
Azra Erhat
Doğum 4 Haziran 1915 Şişli İstanbul, , Ölüm6 Eylül 1982 (67 yaşında) İstanbul) Yazar, çevirmen, akademisyen, deneme ve inceleme yazarı,
Azra Erhat özellikle Yunan ve Roma dillerinde uzman, arkeolog ve çevirmen olarak tanınmış, Eski Yunan klasiklerinden yaptığı İlyada ve Odissea çevirileri ile tanınmış, Halikarnas Balıkçısı - Cevat Şakir Kabaağaçlı ve Sabahattin Eyüboğlu’nun yolundan giderek “ Mavi Yolculuk “ yazıları ile dikkat çekmiş hümanist görüşleri, Anadolu kültürü hakkında yaptığı çalışmaları ile tanınmıştır.
4 Haziran 1915’te İstanbul-Şişli’de doğdu. Babasının işi nedeniyle önce İzmir’e arkasından da Avusturya, Viyana, Belçika ve Brüksel’de yaşamak zorunda kaldı.[1] İlk, orta öğrenimini Brüksel’de, lise öğrenimini ise Brüksel’de Emil Jazgmain klasik lisesinde tamamladıktan sonra 1934 yılında Türkiye’ye döndü. Bu okulda Latince ve Yunanca öğrenmiş, sonraki yıllardaki hayatı....................
Babür Şah
1 Eser
Hindistan’ın büyük fatihi Babür Şah Ferganalı bir TÜRK’tür. Babür, Türk Barlas Kabilesine mensup olup, Timurlenk’in torunudur. Fergana hükümdarı Ömer Şeyh Mirza’nın oğludur. 14 Şubat 1483 tarihinde Batı Türkelinde bulunan Fergana’nın Andican kasabasında dünyaya gelmiştir.
O zamanlar Timurlenk’in kurduğu devlet parçalanmış, torunları ayrı ayrı devletler kurmuşlardı. Bunlardan Ebu Said, Maveraünnehir’de, Hüseyin Baykara Horasan’da, Babür’ün babası Şeyh Mirza ise Fergana’da hükümdar bulunmakta idi. Şeyh Mirza’nın son zamanlarında kardeşler arasında kavga başlamıştı. Bu iç mücadeleler devam ederken 1494 tarihinde Şeyh Mirza vefat etti.
Babür Şah, 11 yaşında babasının tahtına oturduğu zaman amcası Semerkant Hanı Sultan Ahmet ve dayısı Taşkent Hanı Mehmet Fergana’ya hücum etmekte idiler. Babür, babasının kudretli kumandanları sayesinde bu tehlikeyi atlattı. Fakat Babür’ün gençlik hayatı, bundan sonra, tehlikeli ve pek heyecanlı maceralarla geçti. Her hadise, zekî ve cesur olan Babür’ün tecrübesini arttırmakta idi. Babür, büyük atası Timur’un muhteşem hükümet merkezi olan Semerkant’ı zapt etmeğe muvaffak oldu. Fakat Özbeklerin Hanı Şeybânî’ye mağlup oldu. Fergana Hanlığını kaybedip etrafındaki askerlerin dağılmasını önleyemedi.
Tek başına kalan bu genç Han, Pamir Dağlarına çekildi. Büyük bir felakete uğramış olmasına rağmen ümidini kesmedi. Yanında bulunan birkaç kişi ile bir Türk kadınının evinde saklandı. Bu kadının kardeşi, Timurlenk’le Hindistan seferlerine katılmış ihtiyar bir askerdi. O gün için aksakallı bir savaşçı olan tecrübeli koruyucusu, durmadan, Hindistan’ın zenginliğini, buraya ait efsaneleri, Hind’in eski tarihini her gece Babür’e anlatıyordu. Babür de bunları can kulağı ile dinliyordu. Edebiyata da ilgisi olan Babür, bu defa tarihe merak sardı. Atası Timur’un tarihini bularak okumaya başladı.
Ruhunda yepyeni bir mefkûre alevlenmişti: Hindistan’ı zapt etmek, orada büyük bir TÜRK İmparatorluğu kurmak... Esasen kendisine, yeni
Bağdatlı Ruhî
23 Eser
Bağdatlı Ruhî
(?-1605) Osmanlı Divan Edebiyatı şairi. Terkib-i Bend'i ile ünlüdür.16. asrın büyük şairlerinden biri olan Bağdatlı Ruhi’nin asıl adı Osman’dır. Bu şairin, Kanûnî ordularıyla Bağdat’ın fethi sırasında Beylerbeyi Ayas Paşa ile beraber Bağdat’a giderek oraya yerleşen Rumelili bir askerin oğlu olduğu bilinmektedir. Bağdat’ta doğup büyüdüğü için Ruhî-i Bağdâdî (Bağdatlı Ruhî) diye tanınmıştır. Divanındaki şiirlerinden kendisinin de bir sipahi olduğu anlaşılmaktadır. Eğitimini Bağdat ve civarında tamamladığı tahmin edilmekle beraber nerelerde ve kimlerden dersler aldığı hakkında bir bilgimiz yoktur. Bağdat’ın fethinden sonra babasının Bağdat’a yerleştiği onun da Bağdat’ta doğup büyüdüğü tahmin edilmektedir. [1]Babasının Bağdat Fethinde sonra Bağdat’a, Beylerbeyi tayin edilen Ayas Paşa’nın adamı olduğu Ahdi’nin Gülşen’i Şuarasında kayıtlıdır. [2] Keşfüz-zunun da ise Babasının ismi Mehmet olarak belirtilir ve Anadolu!’dan geldiği yazılmıştır.[3] Elli yaşlarında Bağdat’ta bulunduğu, 1585 yılında Bağdat’a defterdar olarak tayin edilen Gelibolulu Âlî’ye yazdığı kasidesinden anlaşılmaktadır.[4]
Kaynaklar onun seyahate düşkün olduğunu, farklı yerleri görmekten büyük zevk aldığını gittiği yerlerde devrin ileri gelenleri ile dostluklar kurduğunu belirtirler. Ancak kimlerle dostluk kurduğu yolunda bilgiler sınırlıdır. Hayatı hakkında sınırlı şeyler bildiğimiz Ruhi’nin birçok yeri gezip dolaştıktan sonra onun Bağdat yakınlarındaki Necef ve Kerbela, sonra Şam, Erzurum, Hicaz hatta İstanbul ve Konya’da bulunduğunu, yolculuğunun Şam’da noktalandığını ve ömrünün sonuna kadar orada kaldığını belirtir. [5]Ruhî, ömrünün son yıllarını geçirdiği Şam’da oraya kadı olarak tayin edilen ünlü rubai şairi Azmizade Hâletî (ö. 1631) ile iki yıl (1602-1604) birlikte çalışmış ve Şam’da ölmüştür (1014/1605-1606). [6
Baha Tevfik
1 Eser
BAHÂ TEVFİK (ö. 1884-1914)
II. Meşrutiyet devri ülkemizin ilk materyalist fikir adamlarından gazeteci ve yazar
Hayatı
İzmir’de doğdu. Babası İzmir’de gümrük memurluğu yapmış olan II. Meşrutiyetten sonra İstanbul’a gelerek kırtasiye kitapçı dükkânı açan Mehmed Tevfik Efendidir.[1]
Baha Tevfik ilköğrenimini İzmir Namazgâh Mektebi'nde okumuş, orta öğrenimini İzmir Rüştiyesinde tamamlamıştır. İzmir Mülkî İdadisinde eğitim gören Baha Tevfik, İzmir İdadisini bitirdikten sonra İstanbul’da Mektep-i Mülkiye’ye devam etmeye başlar.
1907 II. Meşrutiyet yıllarında Mekteb-i Mülkiye’yi bitirir İyi derecede Fransızca, Arapça ve Farsça öğrendi. Okuldan sonra kısa bir süre vilâyet maiyet memurluğu ile Meclis-i A‘yân kâtipliğinde çalışmaya başlar. II. Meşrutiyet yıllarında gazeteciliğe de başladı. İlk yazıları 1907 yılında İzmir gazetesinde çıkar.[2] 31 Mart Vakası II. Meşrutiyet’ten sonra İstanbul’a gelerek gazeteciliğe başlar
1910 yılında Ahmed Nebil ile “içtimaî ve ilmî bir inkılâbın esaslarını hazırlamak” maksadıyla Teceddüd-i İlmî ve Felsefî Kütüphanesi adlı yayınevini kurmuştur. Bu yayınevinde yayımladığı gazete, mecmua, telif ve tercüme eserlerle dikkat çekmeye başlar "Eşek" ismindeki güldürü mecmuasını y...................
Bahattin Karakoç
1 Eser
Soyca şair bir ailenin ilk erkek çocuğu olan Bahattin (Bahaettin) Karakoç, 5 Mart 1930'da Kahraman Maraş'ın Elbistan ilçesinde doğmuştur. Baba Adı: Ümmet, Ana Adı: Fatma’dır. Babası ve dedesi “hoca takımından” gelen diğer köylülere nazaran kısmen varlıklı ve eğitimli insanlardır. Babası Ümmet Karakoç ise Ekinözü köyünden İstiklal savaşlarına ve Maraş’ın Fransız işgaline karşı savaşmış, [2], Demiryollarında taşeronluk ve köyünde muhtarlık da yapmış saygın biridir. Ümmet Bey, muhtarlığı süresince köylerine ilkokul açtırmayı başarmıştır. [3] Annesi Fatma Hanım’da “Balcı Fakı “adı ile bilinen şiire ve şairliğe meyilli bir kadındır.[4]
Ağabeyi olduğu Abdurrahim Karakoç’ta dâhil olmak üzere, dedesi, babası ve kardeşleri de birer Şairdir.[5] 2012 yılında vefat eden Abdürrahim Karakoç’tan iki yaş büyüktür. Karakoçlar beşkardeştir ve hepsi de şairdir. [6] Karakoçlar beşkardeştir ve hepsi de şairdir. [7]Abdürrahim Karakoç’un ağabeyi ve kendisinden iki yaş büyük olan şair Bahaeddin Karakoç da çok tanınmış bir şairdir ve ailenin en büyük çocuğudur. Abdürrahim ve Bahattin Karakoç’un küçüğü olan Ertuğrul Karakoç’ta MEB ‘den müfettiş olarak emekli olan bir şair olmaktadır. Bu bakımdan Bahaeddin Karakoç’un ilk şiir ustası babası ve dedesidirBaba ve anne tarafları diğer köylülere göre eğitimli, tahsilli ve hoca takımından bir aile olduğu için gözlerini dünyaya açtığında oyuncaklarla değil kitaplarla karşılaşır. İlk
Bahşi Aşık Yeniçeri
1 Eser
Hemen tüm edebiyat tarihlerinde adı 16. Yy. Âşık Edebiyatı içinde geçen ama hakkında çok az bilgi bulunabilen 16. YY.' da Yavuz Sultan Selim'i, Çaldıran ve Mısır Seferlerine katılmış bir şairdir. Yavuz' un Mısır ve İran seferi ile Yavuz Sultan Selim’e övgüler dizdiği bu destanı onun yeniçeri saz şairlerinden biri olduğunu ve 16. yy. 'da yaşadığını, seferlere bizzat iştirak ettiğini ortaya çıkmaktadır. Hayatı hakkındaki tüm bilgiler elimize ulaşan bu destandan çıkarılabilen bilgilerden ibarettir.
Bu destanından hareketle Bahşi’nin 15. yüzyıl sonlarında ve 16. yüzyılın birinci yarısında yaşamış, olduğu “ Osmanlı ordusunda yeniçeriler arasında bulunan saz şairlerinden biri olduğu anlaşılmaktadır.” [1]
Bahşi’nin bir I.Selim’in 1514’teki İran, 1517’deki Mısır seferi ile ilgili destanı [2] onun VI. yüzyılın 15 yy son çeyreğinde doğduğunu en azından 1517 yılına kadar da yaşamış olduğunu ortaya koyar. Boratav, Bahşi’den söz ederken “tespit edilen bir manzumesinden çıkarılan bu bilgilerden başka “hayatı ile ilgili bir bilgiye ulaşılamadığını ifade eder” [3]..........
Bahti Sultan I. Ahmet
10 Eser
Bahti I. Ahmet
( 18 Nisan 1590, Manisa – 22 Kasım 1617, İstanbul)14. Osmanlı padişahı, 93. İslam halifesi Bahtî mahlası ile şiirler yazan Divan Şairi
Padişahlığı ve Saltanat Yılları
I.Ahmet, Sultan III. Mehmed’in oğludur. Annesi Handan Sultan'dır. Çocukluk yıllarında iyi bir eğitim görmüş Lalası Muallim Sultan Aydınlı Mustafa Efendiden özel dersler alarak büyümüştü.[1] Birçok dil öğrenmiş, devrinin ilimlerine tam vakıf olabilecek eğitimi almaya fırsat bulamadan, babasının büyük oğlu Şehzade Mahmud’u tahta kast ettiği gerekçesi ile öldürtmesi üzerine henüz 13 yaşında ve en genç yaşta tahta geçen hükümdar olarak 21 Aralık 1603'te tahta geçmişti. [2] Sultan I. Ahmed, Kanunî Sultan Süleyman'dan sonra padişahlar içinde devlet işleriyle en yoğun şekilde uğraşan ilk padişah olarak kabul edildi. Tahta geçtiğinde henüz sünnet dahi olmadığından ve tahta geçtiği günün akşamı [3]sünnet edilmişti. [4]
Bahtiyar Vahapzade
23 Eser
Bolşeviklerin Azerbaycan ve Kafkaslarda hâkimiyet kurmaya başladığı 1925 yılında dünyaya gelmiştir Babasının adı Mahmut’tur. Babası Mahmut Efendi, Şekili bir molladır. Annesi Gülzar Hanım ise eğitim görmemiş bir ev kadınıdır. Bir hatırasında annesi hakkında şunları söyleyecektir. "Gülzar annem benim terbiyeme ve eğitimime çok dikkat etmiş, yüksek eğitim almam ve hayatta başarılı olabilmem için kendini çıra gibi yakmıştır. Çocuğunu sevmeyen, onun yolunda her türlü zorluklara katlanmayan anne bulmak çok zordur.” [1]
O yıllarda Azerbaycan da henüz karmaşa vardır. Şeki’de iken şahit olduğu olaylardan birisi yetiştiği ortam hakkında bilgi verecek şekildedir. “Şeki'de, Göynüklü Molla Mustafa'nın ve Behram Bey'ın rehberliğinde isyan çıkardılar. Ayaklanan halk şehrin idaresini ele geçirdi. Bakü'den gelen Rus ordusu ayaklanmayı zor bastırdı. Bu ayaklanmada halkın büyük bir kısmı öldürüldü, bir kısmı da dağlara çekildi.” [2]Yıllar içinde bu tür isyanlar bastırılmış, Ruslar kesin hâkimiyeti sağlamışlardır.
Bahtiyar Vahabzade, henüz dokuz yaşında iken ailesi Şeki’den Bakü'ye taşınmıştır. İlk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamlar. 1942 yılında girdiği Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümü'nden 1947 yılında mezun olur ve Dilbilim bölümünde öğretim görevlisi olarak ders vermeye başlamıştır.
Vahapzade, II. Dünya savaşının çıktığı yıllarda edebi yazılarını yayımlamaya başlar. 1945 yılında AZERBAYCAN " Yazıcılar İttifakının" üyeliğine kabul edilir............
Bâkî
44 Eser
BAKİ , (1526-1600), Divan Şairi
1526 yılında İstanbul 'da doğan Bâki'nin asıl ismi Mahmud Abdülbâki'dir. Aslında fakir bir ailenin çocuğu olan Baki’nin babası Fatih Cami müezzinlerinden Mehmet Efendi adında bir din adamıydı. Baki’nin babası Müezzin Mehmet Efendi, Baki’nin ilk hocası olmuştu. Nitekim Baki kırk yaşlarında iken Hac yolculuğunda vefat etmişti.[1]. Baki ilk eğitimini ailesinden ve yakın çevresinden almıştı. Küçüklüğünden itibaren dinî ve ilmî bir muhit içinde yetişti . Baki, çocukluk ve ilk gençlik yılarında camilerde sirâç (camilerde kandil ve mumları yakıp söndürmekle görevli kişi) çıraklığı yapmıştı…..
Aşğıda Baki’nin hayatı, doğumu, ölümü, çocukluğu, gençliği, evliliği, öğrenimi, eğitim yılları, ailesi, çalıştığı işler, yazarlığı, eserleri, romanları, edebi kişiliği, etkilendiği yazarlar, siyasi yönü, düşünceler, edebiyattaki yeri, eserlerinden alıntılar, anekdotlar, anlatım tekniği, bakış açısı, , eserlerinin basım yılı, basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller vb ile ilgili yazılar sıralanmıştır. Okumak ilgili linke tıklayınız
Bayburtlu Zihni
20 Eser
Aşağıdaki başlıklarda Bayburtlu Zihni’nin hayatı, doğumu, ölümü, çocukluğu, gençliği, evliliği, öğrenimi, eğitim yılları, ailesi, çalıştığı işler, yazarlığı, eserleri, romanları, edebi kişiliği, etkilendiği yazarlar, siyasi yönü, düşünceler, edebiyattaki yeri, eserlerinden alıntılar, anekdotlar, anlatım tekniği, bakış açısı, , eserlerinin basım yılı, basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller vb ile ilgili yazılar sıralanmıştır. Okumak ilgili linke tıklayınız
Bayezıt Şair Adlî
24 Eser
Adlî (II. Bayezid'ın Hayatı
Hayatı: Dünyaya 1447 yılında Dimetoka’da gelen II. Bayezid, 1481'de Fatih Sultan Mehmet 'in ölümü üzerine Osmanlı tahtına XIII. padişah olarak geçmiştir. Rakibi olan şehzade Cem Sultan ’ın saltanat arzusuna, yeniçerilerin kendisine taraftar olmaları ve vali bulunduğu Amasya’dan merkeze, Cem Sultan 'dan önce varışı ile set çekti. Bu rekabet bilinen gelişmelerle 1495'e kadar devam etti.
Babası , Fatih Sultan Mehmet ilme karşı büyük bir sevgi beslediği için, Bayezid'e kuvvetli bir tahsil verdirdi. 7 yaşlarında Amasya valisi olan Bayezid, burada o dönemin en ünlü âlimlerinden dersler aldı ve padişah olacak şekilde yetiştirildi. Devrin meşhur âlimlerinden dersler aldı, İslami matematik ve felsefe tahsili Şeyh Hamdullah'tan da hat dersleri aldı. Arapça ve Farsçanın yanı sıra; ÇAĞATAY lehçesi ile Uygur Türkçesi ve alfabesini de öğrendi. Dinine bağlılığından dolayı kendisine Bayezid-i Veli de denilirdi. Bayezid-i Veli, şairleri saraya toplar onlarla sohbet ederdi. Hattat ve bestekârdı. Adli mahlasıyla şiirler yazdı. Ulema ve sanatkârlar için ayrıca bir fon ayırmıştı. [1]
Bâyezid'in bu şiirlerinin büyük bir kısmini (l25 kadar) gazellerin meydana getirdiği küçük hacimli divani İstanbul'da l308'de basılmıştır. O, Hat Sanatında da oldukça yetenekliydi. Uygur Alfabesini okumayı öğrendiği ve biraz da İtalyanca bildiği belirtilir.[2]...........
Hayatı: Dünyaya 1447 yılında Dimetoka’da gelen II. Bayezid, 1481'de Fatih Sultan Mehmet 'in ölümü üzerine Osmanlı tahtına XIII. padişah olarak geçmiştir. Rakibi olan şehzade Cem Sultan ’ın saltanat arzusuna, yeniçerilerin kendisine taraftar olmaları ve vali bulunduğu Amasya’dan merkeze, Cem Sultan 'dan önce varışı ile set çekti. Bu rekabet bilinen gelişmelerle 1495'e kadar devam etti.
Babası , Fatih Sultan Mehmet ilme karşı büyük bir sevgi beslediği için, Bayezid'e kuvvetli bir tahsil verdirdi. 7 yaşlarında Amasya valisi olan Bayezid, burada o dönemin en ünlü âlimlerinden dersler aldı ve padişah olacak şekilde yetiştirildi. Devrin meşhur âlimlerinden dersler aldı, İslami matematik ve felsefe tahsili Şeyh Hamdullah'tan da hat dersleri aldı. Arapça ve Farsçanın yanı sıra; ÇAĞATAY lehçesi ile Uygur Türkçesi ve alfabesini de öğrendi. Dinine bağlılığından dolayı kendisine Bayezid-i Veli de denilirdi. Bayezid-i Veli, şairleri saraya toplar onlarla sohbet ederdi. Hattat ve bestekârdı. Adli mahlasıyla şii....................
Bedii Faik Akın
1 Eser
Bedii Faik Akın
(d. Bandırma 1 Mayıs 1921 / ö. 16 Haziran 2015) Yazılarında "Pençe" imzasını da kullanmış olan gazeteci ve yazar
Babası avukat Faik Bey, annesi ise Balıkesirli Faika Hanımdır. [1]1921 yılında Bandırma'da doğdu. İlk ve ortaokulu İzmir’ de, liseyi İstanbul’da okudu. İstanbul, Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun oldu. [2] Liseden sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne girdi. Fakat Okulu bitirmeden ayrıldı. Bir süre ticaret yaptı. Tütün ticaretine yöneldi. Bir tütün şirketinde 1944'e kadar çalıştı.
1945 yılında gazeteciliğe başladı. Tasvir gazetesinde başladığı fıkra yazarlığını Tan, Milliyet, Yeni İstanbul, Ulus, Dünya ve Son Havadis, gazetelerinde sürdürdü. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) ilk Genel Sekreteri oldu. Çeşitli gazetelerde uzun yıllar yazarlık yaptı. 1952'de Dünya gazetesinde çalışırken Falih Rıfkı Atay'la birlikte Dünya gazetesine sahip oldu. Fıkra ve sohbet türündeki yazı......................
Bedri Rahmi Eyuboğlu
2 Eser
( d. 1911 Giresun, Görele – ö.21 Eylül 1975, İstanbul),
Dünyaca ünlü Türk ressam Akademisyen ve şairidir. Milletvekili Mehmet Rahmi Eyüboğlu'nun oğlu, ressam Sabahattin Eyüboğlu ve ilk kadın mimarlardan Mualla Eyüboğlu'nun kardeşi, yazmacı ve hattat Mehmet Eyüpoğlu’nun babası, ressam Eren Eyüboğlu'nun eşidir.
Üretken ve çok yönlü bir sanatçı olan Bedri Rahmi Eyuboğlu, ressam olarak eğitim almış, geleneksel el sanatları ve şiir üzerinde de çalışmalar yapmış, ressam ve şair olarak kendini kanıtlamış profesörlüğe kadar da yükselmiş bir akademisyenin. Yazma, gravür, seramik, heykel, vitray, mozaik, hat, serigrafi, litografi gibi birçok formlarda eserler üreten sanatçı, geleneksel süsleme ve el sanatlarımızdan seçtiği motifleri çağdaş sanat teknikleriyle birleştirerek kullanmış, şiirlerinde de aynı yöntemi izleyerek halk şiirinin nitel ve nicelik özelliklerini modern şiirde uygulamayı başarmıştır. Şiirlerinde; masallardan, efsanelerden, türkülerden yararlanarak, doğa tutkusunu, insan sevgisini, yaşama sevincini, toplumsal sorunlarını kendine has bir üslup ve söyleyiş ile resim ve şiirlerinde dile getiren bir üstattır.
Behçet Kemal Çağlar
1 Eser
(d. 1908 Erzincan Türkiye) - (ö. 24 Ekim 1969),
Behçet Kemal Çağlar Şabanbeyzadeler adıyla anılan ünlü bir aileden gelen Şaban Hamdi Bey’in oğludur. Babası Kayseri'nin Bünyan Çağlayanı kıyısında yerleşmiş Burunguz isimli Türkmen oymağındandır, annesi Naciye Hanım Balıkesir’in Çepni Yörüklerinden Kolağası Ahmet Ağa'nın kızıdır. [1] Babası Şaban Hamdi Bey, Halkalı Ziraat Mektebini bitiren mesleği ile ilgili kitaplar ve makaleler yazıp yayınlayan biridir. Erzincan’ın Tepecik köyünde 1908 yılında doğmuştur. Behçet ismi babasının amcasının ismidir. Kemal ismi ise hürriyet kahramanı Namık Kemal'e izafeten verilmiştir. .[2]
Babası memur olduğu için memuriyeti sırasında birçok yere taşınmışlar o yüzden de tahsilini yurdun birçok yerindeki farklı okullarda yapmak zorunda kalmıştır. İlkokula 1913 senesinde, Bolu'da İmaret mahalle mektebinde başlamıştır. Şiir ezberlemeye ve okumaya meraklı olan Behç................
Behçet Necatigil
1 Eser
Aşağıdaki başlıklarda Behçet Necatigil’in hayatı, doğumu, ölümü, çocukluğu, gençliği, evliliği, öğrenimi, eğitim yılları, ailesi, çalıştığı işler, yazarlığı, eserleri, romanları, edebi kişiliği, etkilendiği yazarlar, siyasi yönü, düşünceler, edebiyattaki yeri, eserlerinden alıntılar, anekdotlar, anlatım tekniği, bakış açısı, , eserlerinin basım yılı, basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller vb ile ilgili yazılar sıralanmıştır. Okumak ilgili linke tıklayınız
Behişti Ahmet Sinan
3 Eser
Asıl adı Ahmed Sinan olup, İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından şehre subaşı tayin edilen Karışturan Süleyman Beyin oğludur. Türk edebiyatında Hamdullah hamdi ile birlikte hamse sahibi ilk şair olarak önem kazanmıştır.
Doğum yeri ve tarihi belli değildir. Süleyman Beyoğlu Sinan Çelebi olarak tanındı. Aşıkpaşazade Behişt'inin babasının İstanbul’un ilk subaşsılarından olan Karışdıran Süleyman Efendi olduğunu söyler. Bursalı Mehmet Tahir ise Babasını Tarihçi, Tursun Bey'in kayınbiraderi olarak kaydeder. Doğum tarihindeki tereddütlere rağmen pek çok araştırmacı doğum ve ölüm tarihi hakkında kesin bilgi vermemelerine rağmen Şener Demirel " Kaynaklarda adı Behiştî Sinan olarak zikredilen Behiştî (H.917/M.1511–2), Çorlu yakınlarındaki Karıştıran kasabasında doğmuştur ve asıl adı da Ahmed’dir." [1] Şeklinde kesin ifadeler kullanır. Buna rağmen bir belge sunmamaktadır. Babası Fatih Sultan Mehmet’in sancak beylerinden Karışdıran Süleyman Bey’dir.
Bazı kaynaklar onun esas isminin Ahmet olduğunu zikretmiştir. Küçük yaşta babasını kaybetmesi üzerine saraya alınan Behişti, İkinci Bayezid Han zamanında ve sarayında yetiştirildi. "Gençliğinde iyi bir eğitim gören Behiştî, baba mesleği olan Sancak Beyliğine kadar yükselir. [2]Sehî Bey “ulûmı tertip üzre görmüş” diyerek bütün ilimleri tahsil ettiğini anlatır." [3] II. Beyazıt zamanında sarayda yetişen şair yine...........
Bekir Büyükarkın
1 Eser
Bekir Büyükarkın
Bekir Büyükarkın, (d. 1921 İstanbul ö. 7 Ağustos 1998) Popüler Tarihi romancı, yazar ve şair.
İstanbul’da doğmuştur. 1939 yılında Vefa Lisesini ve 1942 yılında Yüksek İktisat ve Ticaret Okulunu bitirmiştir. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden 1942 yılında mezun olmuştur. 1943 yılında Anadolu Sigorta Şirketi'nde çalışmaya başlar. İkinci Dünya Savaşı yıllarında askerlik görevini yapmıştır. Askerlikten sonra 1945'te Anadolu Sigorta Şirketi'ndeki şine geri döner ve 1953 yılına kadar bu şirkette muhasebeci olarak çalışır. [1]
1953-1960 yılları arasında Türk Ticaret Bankası'nda devlet memuru ve serbest muhasebeci olarak çalışmıştır. [2]1960'tan sonra özel bir büro açarak serbest mali müşavir olur. Eserlerinin çoğunu 1960-1979 yılları arasında kaleme almıştır.[3]
Tarihe ve tiyatroya merak sarmış, özellikle Türk tarihi üzerinde incelemeler yapmıştır. Tarihe olan merakı onu konularını Türk tarihinden alan romanlar yazmaya sevk etmiştir................