Yazarlar
Gülten Akın
1 Eser
GÜLTEN AKIN
Gülten Akın (d. 23 Ocak 1933, ö. 4 Kasım 2015 Ankara Yozgat. Türk şair ve yazar.
23 Ocak 1933 yılında Yozgat’ta doğdu. Annesi, ev hanımı Emsal Hanım; babası ise hayatını memurluk ile kazınmış olan Nurettin Bey’di. Ailenin ilk çocuğu olmuş, dede nine, amcalar yengeler ve torunlar arasında dedenin otorite olduğu ataerkil ve kalabalık bir aile içinde büyümüştü.
İlkokula Yozgat’ta başlamış ama Ailesi 1943 yılında Ankara’ya yerleşince Ankara’da taş mektep denilen çağındaki pek çok ünlü sanatçının yetiştiği okulda ilkokulu bitirmişti. Yozgat’tan Ankara’ya taşınmaları ve küçük bir evde kalabalık bir nüfus içinde yaşamaları onun kalemi ile şu şekilde ifade buldu” Babanız bir küçük devlet görevlisi ise, kalabalık bir aileyi geçindiriyorsa, küçük bir eve sıkışmak, olağanüstü tutumlu ve sabırlı davranmak zorundaydınız. Artık şarkı yok, imge, düş; gerilere ta içlere itilmiş. Evde en az yer kaplayacak biçimde duracaksınız. Görünmez olmanız bile gerekebilir kimi zaman” (Akın, 2004: 25-26)”[1].............
Gülten Dayıoğlu
0 Eser
Gülten Dayıoğlu
Güner Sümer
1 Eser
Güner Sümer
Güner Sümer (d. 19 Mart 1936, Ankara - ö. 27 Nisan 1977, Ankara), Türk tiyatro ve sinema oyuncusu, oyun yazarı. Yazar Adalet Ağaoğlu 'nun kardeşi, oyuncu Sinan Sümer'in babasıdır.
Ailesi ilk önceleri Nallıhan’da ikamet etmiş ablası Adalet Ağaoğlu Nallıhan ‘da dünyaya gelmişti. Babası, kumaş tüccarı Hafız Mustafa Sümer, [1] Annesi ise Makedonya’dan göç eden varlıklı bir ailenin kızıdır. Yazar dört çocuklu bir ailenin biri kız ( Adalet Ağaoğlu ) üç erkek çocuğundan biridir. Diğer kardeşleri ise Dr. Cazip Sümer (1925-1975), yazar ve romancı Adalet Ağaoğlu (d. Nallıhan, Ankara, 1929) ve işadamı Ayhan Sümer (1930)'dir.
Güner Sümer ailesi Nallıhan’dan Ankara’ya taşındıktan 1938 bir yıl sonra 1939 yılında Ankara ‘da dünyaya gelmiştir. Kumaş Tüccarı olan babası sayesinde çocukluk günlerini devrinin diğer çocuklarına nazaran daha rahat bir ortamda geçirmiştir. [2]
Nallıhan’da ticaretle uğraşan babası Ankara'da bir ev satın almıştır. Oturdukları bu semt şairler ve yazarların yoğun olduğu Orhan Veli Kanık , Fahir Aksoy, Ahmet Sevengil gibi isimlerin oturduğu bir semttir. [3]Bu semtteki tanınmış komşuları ileriki hayatında sanatla tanışmasına zemin hazırlayacaktır. İlk orta ve liseyi Ankara’da okur. Lise yıllarında iken Mavi dergisinin hazırlanmasına ve yayımlanmasında emeği geçen gençlerden birisi olacaktır.
Güngör Dilmen Kalyonc
0 Eser
Güngör Dilmen Kalyoncu (d. 27 Mayıs 1930, Tekirdağ; ö. 8 Temmuz 2012, İzmir), oyun yazarı, çevirmen
27 Mayıs 1930’da Tekirdağ’da doğdu. Babası çevirmenlik ile uğraşan Mehmet Süreyya Bey, annesi ise öğretmen Servet Hanım’dır.
İlkokulu Çanakkale ve Biga’da bitirdi. Orta öğrenimini İstanbul’da İngiliz Ortaokulunda okudu, liseyi Çapa Lisesi’nde tamamladı. Lisede iken özellikle fen bilimlerine meraklı olduğu için bir süre kimya öğrenimi aldı. Fakat Çapa Lisesinde iken Shakespeare’inin oyunlarına da çok ilgi duymuştu.
Lise yıllarında başladığı edebiyat merakı ile şiirler yazıyordu. İlk şiiri 1956’da Yücel dergisinde yayımlandı. 1959'da Sinema - Tiyatro Dergisinin açtığı yarışmada, tek perdelik Midas'ın kulakları adlı oyunu ile birincilik ödülünü kazandı. Bu oyunu ile sesini duyurdu. Midas Üçlemesi adlı üçlemesinin ilki olan eser, aynı yıl Gençlik Tiyatrosu'nda, ertesi yıl da Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahnelendi. İlk yazılar.....................
Güngör Dilmen Kalyoncu
1 Eser
Güngör Dilmen Kalyoncu (d. 27 Mayıs 1930, Tekirdağ; ö. 8 Temmuz 2012, İzmir), oyun yazarı, çevirmen
27 Mayıs 1930’da Tekirdağ’da doğdu. Babası çevirmenlik ile uğraşan Mehmet Süreyya Bey, annesi ise öğretmen Servet Hanım’dır.
İlkokulu Çanakkale ve Biga’da bitirdi. Orta öğrenimini İstanbul’da İngiliz Ortaokulunda okudu, liseyi Çapa Lisesi’nde tamamladı. Lisede iken özellikle fen bilimlerine meraklı olduğu için bir süre kimya öğrenimi aldı. Fakat Çapa Lisesinde iken Shakespeare’inin oyunlarına da çok ilgi duymuştu.
Lise yıllarında başladığı edebiyat merakı ile şiirler yazıyordu. İlk şiiri 1956’da Yücel dergisinde yayımlandı. 1959'da Sinema - Tiyatro Dergisinin açtığı yarışmada, tek perdelik Midas'ın kulakları adlı oyunu ile birincilik ödülünü kazandı. Bu oyunu ile sesini duyurdu. Midas Üçlemesi adlı üçlemesinin ilki olan eser, aynı yıl Gençlik Tiyatrosu'nda, ertesi yıl da Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahnelendi. İlk yazılar.....................
Günseli Aru
1 Eser
ARU (Günseli), Türk heykelci (İstanbul 1918 –Ölümü İstanbul 1977).
İstanbul Devlet güzel sanatlar akademisi dekoratif Sanatlar bölümünü bitirdi. Başlangıçta dekoratif eşya üzerinde çalışırken, 1955'ten sonra Soyut Heykel e yöneldi. Ağaç ve değişik malzemelerle çalıştı. Devlet resim ve heykel sergisinde birincilik (1964), Devlet güzel sanatlar Akademisi’nin heykel dalında birincilik (1965) ödüllerini kazanmıştır.
Prof. Kemal Ahmet Arû ile evlenen Günseli Aru sosyal hayatında da aktif, eğlenmeyi ve hayattan zevk almayı bilen, hiç çekinmeden düşündüklerini söyleyen birisiydi. [1]Günseli Âru Bronz Heykel yapmaya başlamadan önce çok değişik malzemelerle Heykel yapıyordu. Yün, hasır, ağaç ve alçı ile Heykel ler yapmayı denemişti. [2] En sonunda bronz heykeller de yaparak ölümsüz ve kalıcı heykeller de yapmayı arzuladı.
Türkiye’nin ilk heykeltıraşla
Gürbüz Azak
1 Eser
Gürbüz Azak (d. 5 Temmuz 1938- Acıpayam Denizli )
Gazeteci, Yazar, Şair ve ressam
1938 yılında Denizli’nin Acıpayam ilçesinde doğdu. Anne adı Zehra baba adı ise İbrahim Azak’tır. Denizli Lisesi ve Güzel Sanatlar Akademisi’nin yüksek mimarlık bölümünde okudu.1961 yılında Hür Vatan gazetesinde grafikçi ve ressam olarak gazeteciliğe başladı
Gazeteci olarak Yeni İstanbul (1962-1965) ve Babıâlide Sabah (1965-1969) gazetelerinde devam etti. 1969-1974 ve 1980-1984 yılları arasında serbest ressam olarak çalıştı. Yeni Asya gazetesinin genel yayın müdürlüğünü (1974 - 1977) ve Tercüman gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yürüttü. 1984'ten sonra Türkiye gazetesinde günlük fıkralar yazdı. Cumhuriyet Gazetesi'nin mizah eki Dinozor'un Medyazor köşesinde yazıların çıktı. Deli Balta[1] isimli çizgi kahramanın çizeri ve senaristi olarak da tanındı.........................
Gürdal Duyar
0 Eser
Gürdal Duyar
d. 20 Ağustos 1935, İstanbul- ö. 18 Nisan 2004, İstanbul), Türk heykeltıraş.
Atatürk çeşitli ünlüleri konu alan anıt heykelciliği ile tanınmış bir sanatçıdır.
1935 yılında İstanbul'da dünyaya geldi.[1] İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nin orta bölümünü bitirdikten sonra 1955 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (İDGSA) Heykel Bölümü’nün liseye denk düzey sınıflarında sanat eğitimine başladı. [2]Akademide önce Alman heykeltıraş Rudolf Belling’in yanında, daha sonra da Ali Hadi Bara atölyesinde çalıştı. 1959’da okuldan mezun oldu ve hayatına serbest sanatçı olarak devam etti.
Mezuniyetinden sonra bir süre Fransa, Belçika ve İsviçre'de ikamet eden Duyar, heykel çalışmaları, mimari üstüne araştırmalar yaptı. Heykeltıraş Leon Perrain’le çalışarak taş işçiliğini geliştirdi.[3] Cenevre ve Lozan’da kaldığı yıllarda büstler yaptı. 1963 yılında yeniden yurda dö..................
Güven Turan
1 Eser
Güven Turan, şair, yazar ve çevirmen (doğumu: 1943).
Güven Turan 1943’te Sinop, Gerze’de doğdu. Asıl ve tam ismi İsmail Güven Turan’dır. [1] Babası tütün tüccarı Ahmet Bey annesi ise Sabriye Hanım’dır. Güven Turan Ahmet ve Sabriye çiftinin tek çocuğu olmaktadır.
İlköğretimini Gerze, Samsun’ Maarif Koleji’nde tamamlamış olan şair ortaokul ve liseyi İstanbul Maarif Koleji'nde okumuştur. Lise eğitiminden sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne giden şair 1968 yılında İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirmiştir. [2]
Lisans eğitimi ile yetinmeyen şair Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde yüksek lisansını tamamlamış, [3]aynı okula ve bölüme girerek (1973) ve İngilizce okutmanlığı yapmaya başlamıştır. Ankara’da iken TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda birçok program hazırladı. [4]
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ndeki okutmanlığını bırakan şair 1976- 1995 yılları arasında İstanbul’ a taşınarak İstanbul’da reklamcılık alanında çalışmaya başlar. Reklamcılık alanında bir müddet metin yazarlığı ve yayın yönetmenliği yapmış, Reklam Yazarları Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. Hatta bir süre de bu derneğin başkanlığını yaptı [5] Fakat reklamcılık yaparken...............
Güzide Sabri Aygün
1 Eser
Güzide Sabri (Aygün)
(1886–1946) Kadın romancılarımız içinde yaygın şöhrete sahip olanlardan ilkidir. Eserleri ve yazılarında Güzide Osman takma adını da kullanmıştır.
Güzide Sabri, 1883 yılında İstanbul’da, Fındıklı semtinde doğmuştur. Babası reis’ülküttap Mustafa Efendizade’lerden olan Salih Reşat Bey’dir Salih Bey, Adliye Nezareti memurlarındandır. Annesi Nigar Hanım ise şair Koniçeli Kazım Paşa’nın yeğenidir. [1]
Güzide Sabri zengin, refah ve kültür seviyesi yüksek, çamlar içinde bir köşkte yaşayan bir ailenin kızıydı. Çocukluk günleri böylesi müreffeh bir ortam içinde ve oldukça mutlu başlamıştı. Ancak Güzide Sabri, istibdat idaresinin kuvvetle hissedildiği bir devirde yetişmiş ve ailecek bu idarenin sıkıntıların üzerinde hissetmişti. Çok sevdiği babasının Abdülhamid’in hiddetine uğrayarak İstanbul’dan Anadolu’ya sürülmesi üzerine Çamlıca’daki köşklerinde geçen güzel günler bitecekti.
Güzide Sabri’nin babası Abdülhamit’in İstibdâd İdaresi Dönemi’nde Sivas’a sürülmüş[2] babası onları İstanbul’da bıraktığı için Güzide Sabri annesi tarafından büyütülmüştü.
Habibi 16 Asır Azerbaycan Divan
1 Eser
HABİBİ - 16. YY Azerbaycan Divan Şairi
(1470, Azerbaycan- Gökçay, Ucar, Bergüşad köyü – 1520)
Habibî, XV. yüzyılın sonu ile XVI. yüzyılın başlarında yaşayıp eser vermiş Azerbaycan sahasının en önemli divan şairlerindendir. Azerbaycan, Gökçay, Ucar’a bağlı Bergüşad köyünde doğduğu[1] [2]çobanlık yaparak büyüdüğü bilinen Habibi’nin asıl adı bilinememiştir. Kaynaklar onun ialesi hakkında hiçbir bilgi iletmemiştir. Ancak çobanlık yaparak büyüdüğü belirtildiğine göre ailesinin de bir köylü olduğu ortaya çıkar.
Habibi adı onun mahlası olmaktadır. Ancak bilim dünyasında Habîbî-i Azerbaycânî, Habîbî-i Bergüşâdî, Habîbî Çelebi adları ile bilinir. Habibi’nin adı farklı kaynaklarda Acem Habîbî (Tuman 2001: 188), Habîbî-i Azerbaycânî (Hayyâmpûr 1368: 248), Habîbî-i Bergüşâdî (Sâm Mîrzâ Safevî yty.: 357) ve Habîbî Çelebi (Mehmed Süreyyâ 1308: 109) olarak anılmaktadır. [3]
Tahminen 1470 yılında İran Azerbaycan’ında (Güney Azerbaycan) Tebriz’e bağlı Göyçay'm nahiyesine bağlı [4] Bergüşad köyünde doğmuştur. Onun hayatı hakkında ilk bilgiler ŞAH İSMAİL HATAİ 'nin oğlu Sam Mirza’nın (1517-1576) 1550 de yazdığı “Töhfeyi-Sami” tezkiresinde bulunmaktadır. Bu es...............
Hacı Bektaşi Veli
1 Eser
Asıl adı Bektaş olan Hacı Bektaşi Veli’nin adı büyük ihtimalle ölümünden sonra bu şekilde anılmaya başlanmıştır. Devrindeki kaynaklar onun yaşadığı dönem de ondan hiç söz etmemişler ama ölümünden sonra ise tam tersi bir şekilde çok geniş şöhret bulmuştur. Gerçek hayatının silikliği ölümünden sonra ise aksine çok popüler oluşu önemli bir çıkmazdır. Bu bakımdan onun gerçek kimliği ile menkıbevi kimliği arasında çok derin farklar bulunur. Menkıbevi kimliğinden gerçek yaşamına ulaşmak sağlıklı olmadığından Hacı Bektaşi Veli’nin ömründeki sır perdesi bilinmezlik içindedir.
Ölümünden sonra abdallar, kalenderiler, Babailer gibi “heteredoks cemaatler onu Anadolu’daki heteredoks inançların merkezine oturtmuştur.” [1]Menkıbevi Hacı Bektaş’ı, Rum Abdallarının piridir. Yeniçeriler de onu pirleri kabul etmiş, Anadoluda yetişen hiçbir tarikat şeyhinin taraftarı onunki kadar çok olmamış, Yesevi, Yunus, Mevlana, Hacı Bayram, Eşrefoğlu Rumi de dâhil hiç birisi onun kadar kutsallaştırılmamış onun kadar menkıbelere konu olamamışlardır.
Horasan'nın Nişabur şehrinde doğan Hacı Bektaşi Veli'nin doğum ve ölüm tarihleri kaynaklara göre değişiklik göstermektedir. Hakkında oluşan menkıbelerden gerçek kimliğine ulaşmak sağlıklı bir yol değildir. Yaşadığı dönemden bize ulaşan hiçbir yazılı belge ve iz de yoktur. Bu yüzden hakkında verilen bilgilerin tamamı menkıbelerden duyumlardan veya söylencelerden oluşur. “Hakkında bilgi veren kaynakların hepsi onun ölümünden çok sonra yazılmış olan ikinci derecedeki kaynaklardır. Bu kaynakların en eskisi ise 16. Yy Sofilerinden Âşık Paşa’nın oğlu Elvan Çelebi’nin yazdığı Menakıb’ul Kudsiye adlı menkıbevi aile tarihidir.” [2] Diğer önemli kaynak ise Eflaki Dede’nin Menakıb’ıl Arifin adlı eseridir. Bundan sonra da Bektaşi
Hadidi
1 Eser
Hadidi kendi hayatı hakkında eserinde bazı bilgiler vermiş ayrıca tezkire yazarları ve çağdaşları da onun hayatı hakkında bazı bilgiler aktarmışlardır. Kendisi Fereciklidir. [2]Ataları Gelibolu’ya geçerek Çimbi, ve Ferecik’i alan Rumeli fatihleri arasındadır. Şuara tezkirecileri de onun Ferecikli olduğunu yazar. Fercik Selanik yakınlarında ve bugünkü Yunanistan sınırları içindedir. Babasının veya kendisinin demirci olmasından dolayı Hadidi mahlasını kullanmıştır.
Günümüze ulaşan tek eseri ise manzum olarak yazdığı Tevarih –i Ali Osmandır. Topkapı sarayındaki bir mecmuada bazı kısa şiirleri de mevcuttur. [3] Edirneli Nazmi’nin bildirdiğine göre Hadidi 207 şiir yazmıştır. II. Bayezıd’ın devrindeki şairlerin listesini sunan bir İn’am defterinde Hadidi devrin şairleri arasında gösterilmiştir. [4]
Eserde Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan 1523’e kadar gelen olaylar anlatılır. Eser üzerine 1986’da Necdet Öztürk tarafından İstanbul’da bir doktora tezi hazırlanmış, daha sonra bu tez 1992 yılında Marmara Üniversitesi Yayınları tarafından basılmıştır. [5]..............
Hakim Süleyman
1 Eser
Hâkim Süleyman Ata Hoca Ahmet Yesevi’nin dergâhından yetişen ve Ahmet Yesevi’nin üçüncü ve “Türkler arasında en çok tanınan halifesi” şairi ve Yesevi Tarikatı Şeyhidir.
Hâkim Süleyman Ata, Şeyhi ve Hocası Ahmet Yesevi gibi Türkistan (Yesi) şehrinde doğmuştur. Doğum yeri ve tarihine dair kaynaklarda kesin bilgiler bulunmamaktadır. Süleyman Bağırganî adıyla da bilinen Hakîm Ata’nın, Süleyman Ata ve Hakîm Ata adında iki ayrı şahıs olduğunu iddia eden araştırmacılar da vardır. [1]
Ancak genel kabul gören bilgilere göre asıl adı Süleyman’dır ve şeyh olduktan sonra yerleştiği yer dolayısıyla Bâkırgānî namı ile de anılmıştır. Hayatı hakkındaki bilgiler, Kazan’da yazılmış olan ancak yazarı bilinmeyen Hakîm Atâ Kitâbı (Kazan 1846) adlı menkıbelere ve Ali Şir Nevai’nin yazmış olduğu bilgilere dayanır.[2] Ancak bu kitapta yer alan bilgiler menkıbe olmaktan ziyade Hâkim Süleyman Ata’nın gerçek hayatını anlattığını ortaya koyacak hatta bundan şüphe duyulamayacak kadar tarihi kişiliği ile örtüşen..........
Hakkı Anlı
1 Eser
Hakkı Anlı
(d. İstanbul, 1906 - ö. İstanbul, 20 Şubat 1991), Türk ressam.
1906 yılında İstanbul Şehzadebaşı’nda dünyaya gelir. İlk ve orta öğretimini tamamladıktan sonra İstanbul Erkek Lisesi’nde eğitimini sürdürürken resim öğretmeni Avni Lifij’in de etkisiyle resme ilgi duymuştur. Bu ilginin sonucunda Güzel Sanatlar Akademisi’ne kaydolmuş ve burada Namık İsmail atölyesine devam etmiştir. 1932 yılında Sanayi Nefise Mektebi'nden mezun olmuş 1925-1932 yılları arasında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Namık İsmail Atölyesi’nde öğrenim görmüştür. [1]
Okuldan mezun olduktan sonra uzun bir süre ortaokul ve liselerde öğretmenlik yapmış ilk başlarda bir topluluk ya da akıma bağlı olmaksızın somut-figüratif eserler üzerinde çalışmıştır. Bu yıllar arasında askerliğini de yapar. Ressam İlk sergisini Ankara'da açma fırsatını bulur.1936 yılında Leopold Levy’ Akademi’ye hoca olarak gelir Anlı öğrenci olmadığı halde Levy’nin çalışmalarını izlemiştir. [2] 1941 yılında Halkevleri (1932) tarafından organize edilen "Vilayet Resimleri" kampanyasında Kütahya'ya gönderilmiş ve o yöreyi yansıtan resimler yapmıştır.1942’de Kütahya Halkevi’nde bir de sergi düzenleyen...............
Hakkı Atamulu
1 Eser
Hakkı Atamulu
( 1912 - 2006)
Türkiye’nin ilk heykeltıraşlarından Hakkı Atamulu,,
Hakkı Atamulu Heykeltıraştır. Nevşehir'in eski adı Melagübü yeni adı Derinkuyu ilçesi olan ilçesinde dünyaya geldi. Bursa ve İstanbul’da okudu 1934′te girdiği İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’nde önce Mahir Tomruk’un, sonra Belling’in öğrencisi oldu. Güzel Sanatlar Akademisini 1938 yılında bitirdi.
Aynı yıl heykel eğitimi konusunda tanınmış heykelcilerden ders görmek için Almanya'ya gitti. Bir süre tanınmış heykeltıraşlar olan Gar
Haldun Taner
24 Eser
Haldun TanerHaldun Taner (16 Mart 1915, İstanbul - 7 Mayıs 1986 İstanbul), . Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen öykü ve tiyatro yazarı öğretim üyesi ve gazetecilerinden birisidir. Türk tiyatrosunu evrensel boyutlara ulaştırmış epik kabare tiyatrosu öncülerinden biridir.
Tam adı İbrahim Haldun Tanerdir. Bazı eserlerinde “Haldun Yağcıoğlu” takma adını kullanmıştır. 1915 yılında İstanbul Çemberlitaş’ta dünyaya geldi. Babası, son Osmanlı Meclis-i Mebusanı üyesi Ahmet Selahaddin Bey’dir.
Haldun Taner hayatı, doğumu, ölümü, çocukluğu, gençliği, evliliği, öğrenimi, eğitim yılları, ailesi, çalıştığı işler, yazarlığı, eserleri, romanları, edebi kişiliği, etkilendiği yazarlar, siyasi yönü, düşünceler, edebiyattaki yeri, eserlerinden alıntılar, anekdotlar, anlatım tekniği, bakış açısı, , eserlerinin basım yılı, basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller vb ile ilgili yazılar sıralanmıştır. Okumak için ilgili linke tıklayınız
Hale Asaf
0 Eser
Hale (Salih) Asaf (d. 1905, İstanbul Kadıköy - ö. 1938, Paris Montparnasse), Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşayan ilk Kadın Türk ressamlarından.
1905 yılında İstanbul’da dünyaya gelir. Baba tarafından Sadrazam Halil Paşa'nın, anne tarafından Çekez Mehmet Rasim Paşa'nın torunudur. Annesi Enise Hanım Babası ise Salih Beydir. Çocuk yaşlarda İngilizce dersler alarak öğrenirken, evdeki Rum asıllı hizmetçiden de günlük konuşmalar düzeyinde Rumca öğreniyordu. İlk ve orta öğrenimini Notre Dame de Sion’da gördü. Bu okulda ise Fansızca öğrenmeye başlamıştı. [1] Öğrenimi sırasında rahatsızlanan Hale Salih 1910 yılında Dr. Kamburoğlu tarafından ameliyat edilerek akciğerlerinde bulunan on kist alındı. [2] Sağlığına kavuşan Hale Salih, 1919 yılında Roma’ya, ilk Türk kadın ressamlarından birisi olan teyzesi Mihri Müşfik Hanım’ın yanına giderek resim eğitimine başladı.[3] Teyzesinden etkilenerek ressam olmaya karar vermiş, teyzesi onun ressam olmasına karşı ç..............
Hâlet Efendi
2 Eser
Hâlet Efendi
Asıl ismi Mehmed Saîddir. 1760 da İstanbul’da doğdu. Babası nüfuz ve iktidarını kötüye kullandığı için 1823 (H. 1238) tarihinde Konya ’da idam edilen Kırımlı Kâdı Hüseyin Efendi’dir.[1]
Hâlet Efendi, önce şeyhülislâm Şerîf Efendi’nin yanında sonra Atâullah Efendi’nin, sonra da rikâb-ı hümayun reisi Mehmed Râşid Efendi’nin mühürdar yamağı olarak yanlarında yetişti. Geleneksel ulema eğitimi olan medrese eğitiminden geçmeyip, düzenli bir eğitim alamadı. .Fakat belagat, kitabet ve şiirde özel çabalarla kendi kendini yetiştirdi.
Rumeli vâlisi Ebû Bekâr Sami Paşa dairesine girmek için Manastır’a gitti ise de Ohrili mîr-i mîrân Ahmed Paşa’nın hizmetinde de tutunamayıp, Galata Mevlevihane’si şeyhi Galip Dede’nin dergâhına girdi...............
Halid Ziya Uşaklıgil
7 Eser
HAYATI VE AİLESİ
Halit Ziya Uşaklıgil, (d. 1867 - ö. 22 Mart 1945 İstanbul )
Halit Ziya Uşaklıgil, Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının Tanzimat’tan sonra ikinci dönemi olan “Servet-i Fünun Edebiyatı”nın (Edebiyat-ı Cedide’nin) en önemli nesir yazarı, en önemli hikâyecilerinden ve en usta romancısıdır.
Türk romancılığının babası kabul edilen İlk büyük romancısı, Sultan Reşat devri Mabeyn Başkâtibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesi, Servet-i Fünun ve cumhuriyet dönemi yazarlarındandır. …
Yazarın hayatı edebi kişiliği, etkilendiği yazarlar, siyasi kişiler ve düşünceler, etkilediği yazarlar, işlediği konular, Türk edebiyatındaki yeri, eserlerinden alıntılar, anekdotlar, anlatım tekniği, bakış açısı, romanların tekniği, eserleri, eserlerinin basım yılı, basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller vb için aşağıdaki ilgili başlıklara tıklayınız ..