Yazarlar
Molla Lutfi
0 Eser
Lutfî ( d. 1446 civarı- ö.899 veya 900/1494 veya 1495)
Fatih Sultan Mehmet zamanı şairlerindendir. Asıl adı Lutfullâh olup “Mollâ Lutfî, Sarı Lutfî, Deli Lutfî, Maktûl Lutfî” [1] gibi lakaplarla tanınmıştır. İlmi ve faziletli kişiliği ile meşhur olup Fatih’in açtığı Sahn-ı Semen müderrislerinden biridir.
Tokatlı olan şairin [2]15. yüzyılın başlarında doğduğu ileri sürülmekte ise de (Adıvar 1943: 60) [3] 850/1446 civarında Tokat’ta dünyaya geldiği sanılmaktadır. (Mecdî 1296’dan aktaran Gökyay 2005: 255) [4] Kutbüddîn Hasan’ın himayesinde ve hocalığında eğitim görmüş daha sonra İstanbul’a gelmiş, Sinân Paşa’dan mantık, felsefe, kelâm derslerini aldıktan sonra Alî Kuşçu’dan da matematik, astroloji ve astronomi bilgilerini öğrenmiştir.[5]
Oldukça iyi yetişmesi, geniş bilgisi ve erdemli kişiliği, hatta yüksek bir ihtimalle h..................
Mostarlı Hasan Ziya'i
1 Eser
XVI. yy Divan Şairi ve yazarı
Hayatı doğumu ve ölümü hakkına pek bir şey bilinmemektedir. Devrin kaynakları da onun hakkında pek bir bilgi vermiştir. Ailesi hakkında da pek bir bilgi bulunamamıştır. Şairin adı sadece Kafzade Fâizî’nin Zübdetü’l-eşâr adlı tezkiresinde geçer. Hasan Ziyâ’î’nin Şeyh-i Sanân mesnevisinin bir nüshasında, şairin Mostarlı olduğu söylenir. Divanın sonunda ise şairin ismi “Ziyâ’î bin Alî bin Hüseyin bin Mahmûd bin Yûsuf el-Hersekî” olarak yazılmıştır.
Arapça ve Farsça’yı iyi düzeyde bildiği şiirlerinden de anlaşılmaktadır. Ölümünden bir yıl önce vâizliğe başlaması da iyi bir öğrenim gördüğünü ortaya koymaktadır. [1]
Bosna-Hersek'in ilk divan sahibi şâiri olarak bilinen şairin[2] hayatı hakkında yazılabilecek şeylerin pek çoğu şiirlerinden çıkarılabilen bilgi kırıntılarından ibarettir. Şiirlerinden çıkarılan sonuçlara göre hayatı sıkıntılar içinde ...............
Muazzez Tahsin Berkant
1 Eser
Muazzez Tahsin Berkand (d. 1900, Selanik - ö. 4 Ekim 1984, İstanbul) popülist romancı ve yazar.
Cumhuriyet devrinde popüler aşk romanlarının öncüsü kadın yazarlarımızdandır. Asıl adı Meryem Muazzez’dir. Babası avukat Hasan Tahsin Bey, annesi Ayşe Hanım'dır. Doğum tarihi hakkında kaynaklarda çelişkili bilgiler vardır. Bu kaynaklara göre 1894[1] 1899 [2]veya 1900 yılında Selanik'te dünyaya gelmiştir. Ailesi 1912 Balkan Savaşı'ndan sonra ailesi Selanik'ten İstanbul'a göçmüş; Muazzez Tahsin, özel dersler alarak İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir.
Özel dersler alarak yetişen yazar İstanbul Fevziye Lisesi'nde öğrenim görmüş, Kumkapı Fransız Rahibe Okulu Saeurs d’Assomption’da okumuştur.[3] Darülmuallimat'ta açılan sınavı kazanıp Kız Öğretmen Okulunu bitirdi. Bu okulu bitirdikten sonra bir müddet Üsküdar Refet Kadın ve Kasımpaşa Numune Mektebi'nde öğretmenlik yapmıştır. [4]
Muazzez Tahsin Berkand, ablası Nakiye Hanım ile Halide Edip Adıvar’a..........................
Muharrem Ertaş,
3 Eser
Muharrem Ertaş, (d. 1913, Yağmurlubüyükoba - ö. 3 Aralık 1984, Kırşehir),
Abdallık geleneği ve Bozlak türünün en önemli saz ve söz ustalarından neşet Ertaş’ın babası olan Kırşehir türkülerinin en önemli kaynaklarından biridir.
Muharrem Ertaş’ın ailesi abdal kökenli insanların ikamet ettiği Aksaray’ın Alakilise köyünden 'den Kırşehir ‘in Yağmurlubüyükoba köyüne yerleşmiş bir ailedir. Kimi kaynaklara göre ailesi Horasan’dan Anadolu’ya göçen Deveci kabilesine mensuptur. [1]
Muharrem Ertaş bu köyde doğmuş saz eğitimini de daha yedi sekiz yaşlarından itibaren dayıları Bulduk Usta ve Yusuf Usta'dan almaya başlamıştır. Dayıları ise yöresel türküleri çalıp söyleyen Toklumenli Aşık Said’in türkülerini çalıp söyleyen bir saz ustasıdır. Aile boyu müzisyen olan bir aileden gelen Muharrem Ertaş’n babasının adı Zurnacı Kara Ahmet'tir. [2] Ailesi ve bu köydekilerin tamamı 1940 yılında Yağmurlubüyükoba köyünden göçerek Kırşehir’in Bağbaşı Mahallesine göç etmişlerdir.............
Muhittin Sebati
0 Eser
Muhittin Sebati
( d. 1901 Amasya - ö. 1932 İstanbul Türk ressam, Heykeltraş
Kısa bir hayat sürmesine rağmen Cumhuriyet’in ilk kuşak sanatçıları arasında olan önemli bir yer edinmiş, ressam ve heykelcimizdir.
Küçük yaşta annesini ve babasını kaybeden Almanya’da doğan Muhittin Sebati 1908 yılında girdiği İstanbul Darüşşafaka’nın ilk ve orta kısımlarını tamamladıktan sonra Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi’ne kaydolmuştur. [1] Darüşşafaka’da öğrenci iken o dönemde aynı okulda okuyan ve kendisi gibi resimle ilgilenen Mahmut Cuda’yla tanışması ve arkadaş olması ve de resme olan ilgisinin gün geçtikçe artması, Cuda’nın Sanayi-i Nefise Mektebi’ne gitme önerisini değerlendirdi ve 1921 yılında kayıt yaptırarak Hikmet Onat ve İbrahim Çallı ’nın öğrencisi oldu. [2] Sanayi-i Nefise Mektebi'ne giderken bir müddet çalıştığı belediye dairesinde çalışmıştı. Burada, önce desen atölyesinde Hikmet Onat’ın öğrencisi olmuş, ardından İbrahim Çallı atölyesine devam etti. [3] " Hikmet Onat 'tan desen çizmek yeteneklerini kazanırken, Çallı’dan özellikle resmi sevmenin ne demek olduğunu öğrendi. Birçok sanatçı Çallı’nın güçlü kimliği ile yönettiği atölyesinden, özgüvenini kazanmış ve sanata tutkun olarak çıktı .”[4]..................
Muhlis Akarsu
14 Eser
Muhlis Akarsu, ( 1948- 1993)
1948 yılın Sivas'ın Kangal ilçesi Minarekaya köyünde dünyaya gelmiş Alevi- Bektaşi geleneğimizde yetişmiş halk ozanlarımızdan birisidir. Pir Sultan geleneğinin yetiştirdiği kültür çevresinde yoğrulup yetişen Muhlis Akarsu'yu bu bakımdan Tekke ve Zümre Edebiyatı veya Dini Tasavvufi Âşık Şiiri çerçevesi içinde ele almamız gereken bir Ozanımızdır.
HAYATI
Kangal ve Minarekayada’ki cem evlerinde saz çalıp söyleyen Alevi Bektaşi ozanlar, onun zihninde ilk mayalanmaları oluşturmuştur. Bu cemlerde öğrendiği Alevi- Bektaşi kültürünü sazı ve sözü ile icra eden bir ozandır.
Muhlis Akarsu, âşıklık geleneğini ve saz çalma yeteneğini yöresindeki halk ozanlarından veya yörelerine gelip giden âşıklardan öğrenmiştir. Cem evlerinde aldığı bu ilk eğitimini ilkokuldan önce gördüğü de bilinmektedir. Nitekim 1962 yılında ilkokulu bitirdikten sonra köyündeki cemlerde ve toplantılarda bağlama çalmaya başladığı, güzel sesi ile türküler söylediği kaynaklarda sözü edilen bir bilgidir. Çocukluk yılları hakkında bilgi veren kaynaklar ortaokula Malatya'da devam ettiği ancak m
Muhsin Ertuğrul
1 Eser
Muhsin Ertuğrul
Doğum 28 Şubat 1892 İstanbul, Osmanlı devleti Ölüm 29 Nisan 1979 (87 yaşında) İzmir, Türkiye, Tiyatro yazarı, çevirmen, sinemacı, oyuncu, yönetmen, sanat yönetmeni, eleştirmen, yönetici,
Eserlerinde “Ertuğrul Muhsin May, Selim Kudret, Perdeci, Ahmet Rıdvan, İpçeken, Servet Moray, Füruzan Cemali” takma adlarını da kullanmıştır. Batılı anlamdaki Türk tiyatro oyunculuğu ve yönetmenliğinin kurucusu olarak kabul edilen Muhsin Ertuğrul, Türk sinemasının da öncü isimlerindendir. 1922-1939 yılları arasında Türkiye’de film yapan tek kişi olarak kalmış, Türk Tiyatroculuğu ve Türk Sinemacılığı Tarihine adını kazdırmıştır.
1892 yılında dünyaya İstanbul'da dünyaya gelen Muhsin Ertuğrul, Hariciye Nezareti veznedarlarından Hüseyin Hüsnü Bey’in, Alman asıllı ikinci eşi Fatma Dilruh’tan olan altı..................
Munis Faik Ozansoy
1 Eser
Munis Faik Ozansoy, (d. 22 Mart 1911 Midilli Yunanistan) - (ö. 1975), Türk bürokrat, şair ve yazar
Aslen Diyarbakır’dan[1] gelen birkaç nesil şair yetiştirmiş bir ecdada sahiptir.[2] Babası Faik Ali Ozansoy ’dur. Babası Faik Ali Ozansoy, Tarihçi ve şair Diyarbakırlı Sait Paşa'nın küçük oğludur. Süleyman Nazif ise onun amcasıdır. [3]Ailenin Ozansoy soyadını alması da şair yetiştiren bir aileden gelmeleri münasebetiyle olmuştur
Annesi ise Bursalı Haydar Paşa’nın kızı Mevhibe Hanım’dır. Babası ile Annesi 1908 yılında babası Bursa’da görev yaparken evlenmişlerdir. [4] Munis Faik anne ve baba tarafından da paşazade olan biri olarak dünyaya gelmiştir. Munis Faik, Babası Faik Ali ve Annesi Mevhibe hanımdan dünyaya gelen beş çocuktan birisidir. Munis Faik, babasının Midili adasında Mutasarrıf olarak görev yaptığı sırada 1911 dünyaya gelir. Daha sonra babasının tayini Erzurum’a arkasından da Kütahya’ya çıkmıştır. Bu yüzden onun çocukluk yıllarının bir kısmı buralarda geçmiştir......
Murat Belge
1 Eser
Murat Belge
Doğum 16 Mart 1943 Ankara, ) Yazar, çevirmen, siyasi aktivist, akademisyen, Sanatçı Hale Soygazi'nin eşidir.
Hayatı
Asıl adı Mehmet Murat Belge’dir. 1943 te Ankara'da, doğdu. Babası işadamı ve Demokrat Parti milletvekili Burhan Belge, amcası ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu'dur. [1] İstanbul Moda İlkokulunda öğrenim gördü. 1954 [2] Liseyi Nişantaşı'nda İngiliz Erkek Lisesi “ High School'da” yatılı olarak bitirdi.. AFS ile Amerika'da Massachusetts eyaletine değişim öğrencisi olarak gitti. Yurda döndüğünde
Babası Burhan Belge 1960 ihtilaflından sonra tutuklanarak Kayseri cezaevine girdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam etmeye başladı.
İlk yazısı Üniversitede öğrenci iken 1964 yılında Yeni Dergi’de çıktı.[3] 1966’da bu bölümünden mezun oldu. Mezun olduktan sonra İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne asistan olarak girdi. Asistanlık, Yüksek Lisans ve doktorasını aynı bölümde yaptı. Doktorasını Marksist düşünür Christopher C..................
Musa Merdanoğlu
10 Eser
Okula gitme olanağı bulamadığından okuma yazmayı sonradan öğrenip ilk ve ortaokulu bitirdi. Âşıklık geleneğine ve halk şiirine küçük yaşlarda ilgi duymuş yöresindeki gelenekler içinde yöredeki ozanlardan ve anonim çevrelerden şiir, türkü ve nefesler öğrenmiş ve söyleyerek büyümüştü. Bu yıllarda öğrendiği âşıklık geleneğini şu şekilde ifade eder. “ 7 yaşımdan 25 yaşıma kadar cemlerde bulundum. Çok sayıda dedeler ile âşıklar ile muhabbette bulundum.” [3] Cem meclislerinde ve Alevi Bektaşi dergâhlarında zakirlerden ve ozanlardan şiirler dinleyerek büyümüştü. Bu meclislerde şiirleri sık sık okunan Virani, Harabi, Hatayi, Pir Sultan Abdal, Noksani Baba, Agahi Baba ve Yunus Emre’den etkiler taşıyarak yetişiyor bu ozanların şiirlerine aşina olarak büyüyordu. Nitekim şiirlerinde de bu şairlerden aldığı etkileri izlemek mümkün olacaktır. Bu meclislerden edindiği heves ile şiirler yazmaya kendi ifadesine göre de 13 yaşında başlamıştı. “ Şiir yazmaya 13-14 yaşlarımda başladım. Bizim köyde eskiden cemler olurdu, dedeler gelir her köyden misafirler gelirdi bizim çocukluğumda olabildiğine temiz itikatlar vardı. Bu itikatlar ile dolu dolu gönül taşıyordum.” [4] Bu ifadesinden anlaşıldığı gibi şiire on üç yaşında başlayan ozan bu yaşta şiire başlamasını bir başka sebebe daha dayandırtmaktadır. Bu ise bade içme hadisesidir. ( Bkz:BADE İÇME RÜYADA AŞIK OLMA GELENEĞİ VE ÖZELLİKLERİ- Bade ve Bade içmek ( Divan ve Halk Şiirinde )
Musa Medanoğlu Badeli âşıklardan biri olduğunu iddia eden ozanlarımızdan birisidir. “13 yaşlarında çobanlık yaparken uyuduğunda, rüyasında aksakallı bir pir gördü. Pirin uzattığı şerbeti içemeden uyanmasına karşın kendisinde bir değişiklik olduğunu far ketti. Birkaç gün kimseyle konuşamadı. O dönemden sonra şiir söylemeye başladı.” [5]..........
..................
Musahipzade Celal
1 Eser
Musahipzade Celal, (d. 31 Ağustos 1868, İstanbul - ö. 20 Temmuz 1959 – İstanbul), Oyun Yazarı, Memur
Meşrutiyet döneminde yetişmiş ve sadece tiyatro alanında eser vermiş Refik Ahmet Nuri Sekizinci ile birlikte iki önemli tiyatro yazarından birisidir Cumhuriyetin ilanından sonra da eserler vermeye devam etmiş, yirmiden fazla oyun yazmış tiyatro yazarıdır.
31 Ağustos 1868 günü İstanbul’un Cihangir semtinde dünyaya geldi. Asıl adı Mahmut Celalettin’dir. Dedesi, III. Selim’in musahibi bestekâr İzzet Şakir Ağa, babası Gazhane Başkâtibi Musahipzade Ali Bey annesi Fıtnat Ecibe Hanım’dır.[1] Ailesi, baba tarafından Kırım’dan İstanbul’a XVII. yüzyılın başında göç etmiş olanTatar Osman Ağa’ya kadar ulaşır. [2]
1935’te çıkarılan soyadı kanunu ile Dedesi İzzet Şakir Ağa’nın, III. Selim’in musahibi olmasından dolayı Musahipoğlu [3] soyadını almış, ancak Musahipzade Celal adıyla ünlenmiştir.
Çocukluk yıllarını ve öğretim yıllarını İstanbul’da geçiren Yazar, ilköğretimini Firuzağa Sıbyan Mektebi’nde yaptı. , Feyziye Rüştiyesini ve Süleymaniye Numune-i Terakki İdadisini bitirdi. Liseyi ( İdadiyi) bitirdikten sonra 1889 yılında, Babıâli Tercüme Odası'nda kâtip olarak göreve başladı. Babıâli Tercüme Odası'nda kâtip olarak göreve yaparken Hukuk Mektebine de kaydolup öğrenim görmeye başladı ancak Hu...................
Mustafa Cenabi
1 Eser
Mustafa Cenabi Hayatı Eserleri Tarih-i Cenabi
Doğum tarihi ve doğduğu yer kesin olarak bilinmeyen Mustafa Cenabi’nin Bursa`da doğduğu Babası ve dedesinin ise aslen Niksarlı olduğu anlaşılmaktadır.” Mustafa Cenabi Efendi, daha önce pek çok âlim yetiştirmiş bir aileden gelmektedir. Anadolu seyitlerinden gelen bir aileye mensup olan Cenabi Efendinin babası Halep, Mekke, Bursa ve Edirne kadılıklarında bulunan Niksarlı Emîr Hasan Efendi’dir.[1]
Ebu Muhammed, Emirzade, Emir Hasanzade gibi pek çok lakapla da anılır.[2] İstanbul’da Ebussuud Efendi’den dersler almış ve tahsilini İstanbul’da çeşitli medreselerde tamamlamış, Şeyhülislam Ebussuûd Efendi’nin hizmetine girerek ve bir süre ondan ders aldıktan sonra mülâzım olmuş, Haziran 1573’te Dâvud Paşa Medresesi’ne[3] atanarak medresede ders vermeye başlamıştır.
Müderris olarak 1576’da Ka’riye’ye, Temmuz 1577’de Bursa Sultâniy..................
Mustafa Darir Erzurumlu
2 Eser
Erzurumlu Mustafa Darîr, Erzurum’un XIV. Yüzyılda yetiştirdiği şair ve yazarlarından biridir. Erzurumlu Mustafa Darîr’in eserlerinde ortaya koyduğu dil hususiyetleri de zaten bunun kanıtı olmaktadır. Mustafa Darir’in dili de 14. yüzyılda beylikler dönemi Eski Anadolu Türkçesinin Azeri Lehçesi etkisi altındaki Doğu Anadolu Türkçesidir. Mustafa Darir’in dil özelliklerinde Doğu Anadolu bölgesi ve Azeri ağzı ile bir müddet kaldığı Memlûk Türkçesinin de izleri vardır. Erzurumlu olması ve Azeri lehçesine yakın bir söyleyiş özelliğine sahip olması nedeni ile Azerbaycanlı Edebiyat tarihçileri onu Azerbaycan Edebiyat sahasına mensup bir müellif olarak kabul etmektedirler. [1] “Darîr, yazdığı eserleriyle Memlûk Kıpçak Türkçesinin Oğuzculaşmasını sağlayan ilk ediplerimizden“[2] biri olarak ve yazdığı eserleri ile tarihe geçmiştir.
Hayatı hakkında Osmanlı kaynaklarında hiç bir bilgi bulunmamaktadır. Hayatı hakkındaki bilgilerin tümü ise yazdığı eserlerinde kendisine dair bahsettiği ibarelerden ibarettir..............
Mustafa Necati Karaer
1 Eser
Mustafa Necati Karaer, (d. 1929 Kayseri - ö. 15 Mart 1995). Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Türk yazar, şair, otobiyografici, eleştirmen. Hisarcılar akımının kurucularından olan Hisar şiirinin önde gelen temsilcisi, şair, asker ve devlet memuru.
Resmi kayıtlara göre 2 Nisan 1929 tarihinde doğan, kendisinin ve akrabalarının açıklamalarına göre 1926 yılında dünyaya gelmiştir. Doğumundan üç yıl sonra kayda geçtiği için resmi olarak daha küçük gözükmektedir. Babası Karabeyoğulları’ndan fırıncı Hasan Hüseyin Bey; annesi ise Yağcıoğulları’ndan Latife Hanım’dır.[1]
Karaer, Kayseri Etiler İlkokulunu 1941yılında bitirdikten sonra, Kayseri Lisesi orta kısmından mezun olur. Mahallelerinde fırıncılık yapan babası 1942 yılında vef
Mustafa Seyit Sutüven
1 Eser
Mustafa Seyit Sutüven
(d. Edremit 1908 / ö. İstanbul 14 Ekim 1969) şair, iş adamı
1908 yılında Edremit’te doğmuştur. Dedelerinin Ilgın yöresinden gelip Edremit’e yerleştiği sanılıyor. Dedesi Feridüddin Attar’ın PENDİ ATTAR adlı mesnevisini manzum olarak Türkçeye çeviren Hacı Galip Efendi’dir.[1] Babası da edebiyata ve şiire meraklı olan Seyit Efendi’dir.
1921 yılında Edremit Numune İlkokulu’nu bitirdikten sonra Ortaöğrenimini dışarıdan girdiği sınavlarla ve kendi imkânları ile Balıkesir Akşam Lisesinde tamamlamıştır. [2]Babası gibi ticaret hayatına atılmıştır. Edremit'te “Yeni Köylüler Pazarı” adını verdiği bir kırtasiye dükkânını işletir. [3] Bir yandan da Edremit'te maden ticareti yapmaktadır. Ticaretle uğramış olmasına rağmen edebiyatla ilişkisini hiç bir zaman kesmemiş olan şair İstanbul, Ankara gibi şehirlere sık sık gidip gelerek edebiyat camiası ile temas kurmayı başarmıştır. . Bir ara Edremit Zeytinyağı Satış Kooperatifi’nde müdürlük, İzmir Zeytinyağı Kooperatifi’nde yönetim kurulu başkanlığı da yapar. [4]
İlk şiiri 1935’te Yücel Dergisi’nde yayımlanır. Servet-i Fünun , Uyanış, Yeni Ses, Varlık, İnsan, Yurt ve Dünya, Türk Dili, Yeditepe ve Yeni İnsan şiirlerini yayımladığı diğer dergilerdir. 1940-1941 yıllarında Servet-i Fünun, Uyanış, İnsan ve Yeni Ses
Muvakkitzâde Muhammed Pertev
2 Eser
Muvakkitzâde Muhammed Pertev
Pertev’in hayatı hakkındaki en geniş bilgi, Beylikçi İzzet ‘in Pertev Divânı’na yazdığı “dibâce”de mevcuttur.
Pertev, 1746yılında İstanbul’da doğdu. Sultan Ahmet Camii muvakkiti Çelebi Efendi’nin oğludur. Asıl adı Muhammed’dir. Ona Pertev mahlasını Hoca Neşet vermiştir. Bu nedenle de Muvakkit-zâde Muhammed Pertev olarak anılmıştır. Bazı kaynaklarda “Vak’a-nüvîs Muhammed Pertev” olarak da anılır.
Düzenli bir eğitim almadığı sanılan Pertev on altı yaşında Hoca Neşet’in himayesine girmiş; Hoca Neşet’in verdiği dersler ile Anadolu Muhasebe Kalemine devam ederek kendini yetiştirmiş ve hocasının telkinleri ile Mevlevîliğe ilgi duymaya başlamıştır. Galata Mevlevihânesi şeyhi Şeyh Galip ile de yakın bir dostluk kurmuş, Anadolu Muhasebe Kaleminde memuriyete başlamıştır.
Daha sonra âmedî odasında işe başlamış, hâcegânlık makamında bulunmuş ve vakanüvislik görevine başlamış, Sadrazam Yusuf Ziya Paşa ile yakın ilişkiler de kurmayı başarmıştı................
Muzaffer Arabul
1 Eser
( d. İstanbul 1917 / ö. İstanbul'2 Kasım 1997) şair, yazar, devlet memuru
İstanbul'da doğdu. Pertevniyal Lisesini bitirdi (1937). İ.Ü. Hukuk Fakültesini yarım bıraktı. Tapu ve Kadastro Okulunda öğrenim gördü. Mezun olduktan sonra Kadastro fen memurluğu yaptı. Yurdun çeşitli yerlerinde kadastro fen memurluğu, Gümrük ve Tekel Bakanlığı’nda, Karayolları bölge müdürlüklerinde [1] muhasiplik ve İstanbul’da Akşam gazetesinde idare memurluğu, reklam şirketi yöneticiliği gibi işlerde de çalıştı. [2]
Ceza Kanunu’nun 141. maddesine aykırı eylemde bulunduğu iddiasıyla 1952 Türkiye Komünist Partisi davasında “141. Maddeye aykırı eylemde bulunmaktan” tutuklandı ve bu davadan dolayı bir yıl hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra 1956 -61 yılları arasında muhasebecilik yaptı. Akşam gazetesinin idare bölümünde çalıştı (1961-1971). Son olarak kendisinin kurduğu bir reklam şirketini yönetti.
1997 yılında İstanbul’da öldü. Kabri Ümraniye Kocatepe mezarlığındadır.
İlk şiiri 1941'de Yücel dergisinde çıktı. Genellikle toplumsal içerikli şiirler yazdı. Yazdığı şiir ve yazılarında Toplumsal Gerçekçi bir çizgide kaldı. Eserlerinde insan, doğa, toplum sevgisi, halkın sorunları gibi konular ele aldı. Yazı ve şiirleri Türk Solu, Güney, May, Yazko Edebiyat Gerçek Sanat g..............
Muzaffer Buyrukçu
1 Eser
Muzaffer Buyrukçu
Muzaffer Buyrukçu (1 Şubat 1928, Niğde, Fertek - 26 Ağustos 2006, İstanbul), Türk edebiyatı hikâye ve roman yazarı.
Niğde’nin Fertek köyünde doğdu. Babası işçilik ve bahçecilik işleri ile uğraşan Ahmet Buyrukçu annesi ise Saadet Hanım’dır. Çocukluğu bahçecilik yapan babasının yanında Niğde Manisa ve Yalova’da geçti. [1]Ailesi Niğde ve Manisa’dan sonra Yalova’ya yerleşmişti. İlkokula Yalova’nın Koruköy İlkokulunda başladı. Ailesi bu defa İstanbul’a taşınınca İstanbul'da Yenikapı Ortaokulunda öğrenim gördü. Orta ikiden ayrılarak çeşitli işlerde çalışmaya başladı çünkü ailesi maddi olarak çok güç durumda kalmıştı. Yine de ortaokulu bitirmeyi başarmış, hatta bir süre Pertevniyal Lisesinde okumaya başlamıştı.
İstanbul ve İzmir’de aşçılık, sütçü yamaklığı, kunduracı çıraklığı, gazetecilik, inşaat İşçiliği, frezecilik, pedalcılık kalorifercilik, kâtiplik gibi çok ve çeşitli işlerde geçim.................
Muzaffer İlhan Erdost
1 Eser
( d. 18 Eylül 1932; Artova – ö. 25 Şubat 2020; Altındağ), Türk şair, yayıncı.
Muzaffer Erdost (kardeşinin öldürülmesinden sonra "Muzaffer İlhan Erdost" adını aldı) (d. 18 Eylül 1932 Tokat Artova), Türk şair, yazar, yayıncı
Tokat'ın Artova ilçesine, Birinci Dünya Savaşı'nda muhacir gelmiş bir ailenin çocuğudur. Kendisi de 18 Eylül 1932’de Tokat'ın Artova ilçesi Çamlıbel beldesinde dünyaya gelmiştir.
Ailesinin geçim sıkıntısı ve 2. dünya savaşı yüzünden ilkokulu bitirdikten sonra Ankara’ya yerleşmiştir.
Çocukluğundan itibaren Varlık ve Yeditepe dergileri ile dönemin sosyalist düşünceye sahip yazarlarının etkisi altında kalmış, Nazım Hikmet ve Sabahattin Ali gibi şair ve yazarların düşüncelerini benimsemişti.
1956'da Veteriner Fakültesi'ni bitirdi. Fakülteyi bitirdikten sonra bir ev alarak Ankara’ya yerleşti. Kardeşi İlhan Erdos’u da yanına alarak okutmaya başladı. Daha sonra sol siyasi çevrelerin içine girerek ve onların da destekleri ile yayıncılığa başladı. Pazar Postası dergisini yönetti. (1956-1958). Pazar Postası II Yeni şiir hareketine ve şairlerine sayfalarını açarak II Yeni şiir hareketinin dergisi haline dönüşmüştü. Bir süre Ülke dergisinin yazı işleri
Muzaffer İzgü
3 Eser
Muzaffer İzgü
“Çocuk okuru olmayan bir toplumun büyük okuru da olmaz.” Muzaffer İzgü
Muzaffer İzgü (d. 29 Ekim 1933, ADANA ). Hikâye, Tiyatro ve Roman yazarı, öğretmen
Türkiye'nin en çok okunan mizah ve çocuk kitapları yazarlarındandır. 107 kitap, 200'e yakın radyo oyunu yazmıştır.
29 Ekim 1933 günü Adana'da doğdu, yoksul bir çocukluk geçirdi. Elazıg'ın Dişidi köyünden çalışmak üzere Adana'ya gelen ve Adana Kız Lisesi'nde hademelik yapan Ahmet Efendi'nin oğludur. Annesi ise Şam doğumlu Arap asıllı bir kadın olan Hatay'dan Adana'ya gelip yerleşen ve babası Ahmet Efendi ile evlenen Havva Hanım’dır.
İzgü'nün ifadesine göre babası Adana'da ilk gecekonduyu yapan kişi olmuştur.[1]Çocukluk günlerindeki evlerini ve hallerini bir röportajında şöyle özetlemiştir. “Zaten, bir odası olan gecekonduda büyüdüm ben. Yatak odası, yemek odası, oturma odası, mutfak, banyo… Annem beni leğende yıkardı, bardak gibi dizilirdik yere, bir oda. Baba, anne ve kardeşler boy sırasına göre yerde yatardık. Şubatta da odun kömür biterdi. Zaten mangal kömürü var, onu yakardık. O da biterdi.”[2
Muzaffer İzgü, çok çeşitli okullarda öğrenim görmek zorunda kalmış, babasının maddi gücünün çok zayıf olması nedeni ile bulaşıkçılık, garsonluk, sinemalarda gazoz satıcılığı gibi işlerde çalışarak eğitimini sürdürmek zorunda kalmıştı. Küçük yaşlardan itibaren çok çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalan İzgü, [3]Üç yıl İnönü İlkokulu'nda, sonra dördüncü sınıfı Gazipaşa İlkokulu'nda, Gazipaşa İlkokulu'nun o depremde zarar görmesi üzerine beşinci sınıfı İstiklal İlkokulu'nda okuyarak ilköğrenimini tamamlayabilmişti. İlkokuldan sonra öğrenimini Tepebağ Ortaokulunda sürdüren yazar, üç yıllık ortaokulu bitirdikten sonra, yatılı olarak Diyarbakır Öğretmen Okulu’nda okumaya başladı...................