Yazarlar

Şeyyad Hamza
Şeyyad Hamza
8 Eser
Şeyyad Hamza ’nın hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir. Lami Çelebi , ( Bursalı şair 16 yy -ö. 938/1532) Letâif”inde anlatılan iki fıkrada Nasrettin Hoca F ile konuşturulmasına ve Akşehir Mezarlığı’nda Şeyyad Ham­za’nın kızı Aslı Hatun’a ait bir mezar kitabesinin bulunmasına ba­kılarak, onun Nasrettin Hoca ile çağdaş olup Akşehir ve çevresinde yaşamış olabileceği ileri sürülmüştür. Şeyyad Hama’yı bilim dünyasına ilk tanıtan kişi Fuad Köprülü ‘ dür.[1] Lami Çelebi ’nin Lâtâ’if’inde yazmış olduğu rivayet ve iki fıkra onu, Nasre’d-Dîn Hoca ile çağdaş, keramet gösteren bir mutasavvıf olarak bildirmektedir. Nasre’d-Dîn Hoca’nın H. 683 (M. 1284-85)’de öldüğüne göre 13. Yy. şairi olduğu kabul edilmiş ancak Metin Akar’ın son tespitleri ile 14. Yy. da yaşamış olduğu anlaşılmıştır. Metin Akar, 1348 yılında Akşehir’de olan veba salgını esnasında ölen Kızı Aslı Hatun için yazdığı 50 beyitlik mersiyenin 48. Beytinde[2] şiir yazdığı tarihi belirtir. Bu tarih ise 1348 taarihini vermektedir. [3]Bu mersiyeden de Akşehirli olduğu ve 14 yy ortalarında doğmuş olduğu ortaya...............
ŞİNASİ İbrahim Şinasi
ŞİNASİ İbrahim Şinasi
3 Eser
Şinasi İbrahim Şinasi Gazeteciliği ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826’da İstanbul’da doğdu, 13 Eylül 1871’de İstanbul’da öldü. Gazeteci, şair ve ilk telif tiyatro yazarımızdır. İstanbul’un Cihangir semtinde dünyaya gelen İbrahim Şinasi’nin doğum tarihi çok kesin olmasa da 1826 veya 1827 yılıdır. Yakın dostu ve Ebüzziya Tevfik doğum yılının 1826 olduğunu[1] dile getirmiş birçok kaynak 1827 olarak kabul etmişse de 1826 yılı çoğunlukla kabul görmüştür. Buna rağmen doğum günü ve yılını belgeleyen resmi bir vesika yoktur. Şinasi’nin babası topçu Yüzbaşı Mehmet Ağa’dır[2]. Mehmet Ağa şair daha üç yaşında iken 1829’da Osmanlı Rus savaşı sırasında Şumnu'da şehit dü...............
Şule Yüksel Şenler
Şule Yüksel Şenler
4 Eser
Şule Yüksel Şenler (d. 29 Mayıs 1938-Kayseri, ö. 28 Ağustos 2019) ), Türk yazar ve gazeteci Yazılarında Ayşe Tahsin ve Şûle adlarını da kullanmıştır. Mayıs 1938 senesinde Kayseri ilinde dünyaya gelmiştir. Babası Hasan Tahsin annesi ise Mihriban Ümran Hanım’dır. Babası ve annesi farklı şehirlerde büyümüş teyze çocuklarıdır. Şule Yüksel Şener, aslen Kıbrıslı olan ve babasının memuriyeti dolayısıyla Türkiye‘nin farklı farklı illerinde bulunmuş, orta hâlli bir ailenin altı çocuğundan birisidir.[1 Babası, Tahsin Bey, Sümer Bank Fabrikasında görevli iken görevinden ayrılıp çocuklarını da alarak İstanbul’a yerleşmiştir. [2 Küçükken ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşen Şule Yüksel Şener, Koca Ragıp Paşa İlkokuluna giderken ailenin ekonomik düzeni bozulunca ortaokulu ikinci sınıfta iken bırakmış, bir terzinin yanında çalışmaya başlar.[3] Annesi kalp krizi geçirip yatağa bağlanınca ev işleri ona kalır boş zam................
Şükran KURDAKUL
Şükran KURDAKUL
1 Eser
Şükran KURDAKUL (d. 23 Mart 1927, İstanbul - ö. 15 Aralık 2004 İstanbul),şair, yazar , gazeteci ve araştırmacı. 23 Mart 1927’de İstanbul’da doğdu. Henüz bir yaşında iken babasını kaybetti. İlkokulu İzmir de bitirdi. Öğrenimini İzmir Karşıyaka Ortaokulu ve Lisesi’nde sürdürmüş İlk gençlik yıllarını İzmir, Denizli ve Balıkesir’de geçirmişti. 1942’de, henüz on beş yaşındayken, Yedigün ve Yarımay dergilerinde ilk şiirlerini yayımlandıi Bir yıl sonra da bunları bir kitapta topladı: Tomurcuk…” (Bezirci, Asım (1971). On Şair On Şiir. İstanbul: May Yayınları.) 1946 yılında, henüz 19 yaşında iken Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi kuruluşunda görev almış, kapatılan partinin yöneticileri tutuklanmış, Şükran Kurdakul, İzmir, Karşıyaka’daki evinden alınıp 1.şubeye götürülmüşt
Şükri Bitlisi
Şükri Bitlisi
1 Eser
Şükri Bitlisi ve Selim name Osmanlı tarih literatüründe dönemleri ele alınan padişahların adını taşıyan eserler ayrı bir grup oluşturur. Bu ad verme geleneği ilk defa Yavuz Sultan Selim devrinde ortaya çıkmış ve onun ismiyle anılan tarihler “Selimnâme” diye adlandırılmıştır. [1] Şükri Bitlisi’nin eseri dışında yazılmış birçok Selimname daha vardır. Bunlardan bir tanesi de İdrîs-i Bitlisî’ninm yazmış olduğu Selimname’dir. İdris-i Bitlisi’, Farsça Selîmşâhnâme’sini Yavuz Sultan Selim ’in vezirlerinden Şehsüvaroğlu Ahmet Bey'in isteği üzerine kaleme almıştır. Şükr'i -i Bitlisi eserinin ön sözünde Şehsüvaroğlu Ahmet Bey'in Kendisine bir Selimname yazmasını teklif ettiğini, " Selim İskender 'den aşağı değildir. Sen de Ahmedi 'den aşağı kalmazsın Ben Selim'in ahvalini nakledeyim sen de nazm et" dediğini yazar. ( BKZ İskendername Ahmedi ) Esere bu şekilde başlanmış fakat eser bitmeden Şehsuvaroğlu Ahmet Bey ölmüştür. Bu defa Haliloğlu Koci Bey ile çalışmaya başlamış, Haliloğlu Koçi Bey bazı yerlerin noksan ve yanlış olduğunu söyleyerek eserin bazı yerlerin değiştirtmiş, yazar da eseri Koçi Be............
Şükriye Dikmen
Şükriye Dikmen
1 Eser
Şükriye Dikmen (d. 1918 İstanbul, ö. 16 Eylül 2000). Tek figürlü kadın ve genç kız portrecisi olarak tanınan Türk ressamı Hayatı Şükriye Dikmen, 1918 yılında İstanbul'da doğdu. Babası, Cumhuriyet dönemi bilim adamlarından ve Türkiye’de mikrobiyolojinin öncülerinden olan veteriner Batumlu Cafer Fahri Bey'dir. [1] Annesi ise Halide Dikmen (Koçoğlu)’dur. Şükriye Dikmen Ressam Tiraje Dikmen'in ablası, Meclis-i Mebusan ve TBMM milletvekili Ali Dikmen'in de yeğenidir. Küçük yaşta iyi bir eğitim almaya başlamış, babasının isteğiyle erken yaşta iken küçük kız kardeşi Tiraje ile birlikte Fransızca öğrendi..................
Şükufe Nihal
Şükufe Nihal
10 Eser
Şükufe Nihal (Başar) Şükûfe Nihal Başar (d. 1896, İstanbul - ö. 24 Eylül 1973, İstanbul), Türk şair, öğretmen, eylemci Ülkede yeni bir devletin kurulduğu toplumsal değişimlerin yaşandığı bir süreç olan 1919-1960 yılları arasında şiir, öykü ve romanları ile döneme tanıklık eden kadın edebiyatçılardan biridir. 1919’da Darülfünun’un Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nü bitiren ve “Türkiye’de Darülfünun’dan mezun ilk kadın” unvanına sahip olan ilk kadın yazarımızdır.[1]Birçok kadın derneğinde aktif görev alan sanatçı;[2] Türkiye’de kadınların özgürlüğünü savunan ülkenin ilk feministlerindendir. Yazılarında Şükûfe Nihal Şükûfe Nihal Mithat, Nihal, Şükûfe Nihal,adlarını da kullanmıştır. Mithat Sadullah Bey ile evli olduğu yıllarda ‘Şükûfe Nihal Mithat’, Ahmet Hamdi Başar ile evli olduğu senelerde ise yazılarında ‘Şükûfe Nihal Başar’ imzasını kullanmıştır Babası V. Murat’ın başhekimi Emin Paşa’nın oğlu, Eczacı Albay Ahmet Bey. annesi ise Nazire Hanım'dır. Annesi Nazire Hanım ,baba tarafından Kastamonulu Katipzadelere dayanır. Anne tarafından dedesi ise Kâtipzadeler’den Binbaşı Şevket Bey’dir. Kâtipzadeler, Fatih’in Nakkaşbaşısı Mehmet Efendi’ye kadar dayanan Kastamonu’nun önemli ailelerinden biridir. Şükufe Nihal, 1896’da İstanbul Yeniköy’de dünyaya gelmiştir. Eğitimine özel hocalardan ders alarak başlamış, Babasının memuriyeti nedeniyle ilk ve orta öğrenimini Osmanlı Devletinin değişik yerlerinde sürdürmek zorunda kalmıştır. Ortaokulu Şam’da okumuş, kısa bir müddet sonra Selanik’e taşındıklarından Selanik’te özel bir okula gitmiştir.[3]Neriman Malkoç Öztürkmen ile yaptığı söyleşiden şairin ortaokulu Şam’da okuduğu, Selânik’te özel bir ok................
Tacizade Cafer Çelebi
Tacizade Cafer Çelebi
3 Eser
Tacizade Cafer Çelebi (d. Amasya 1452? - ö. İstanbul 18 Ağustos- 1515) 15. Yüzyıl divan şair, yazar ve devlet adamı. Şair ve hattat II. Bayezid Devri defterdarı Amasya seraskerliği görevinde de bulunmuş olan Taci Bey’in ( ö. 1485) oğlu, Münşi Tacizade Sadi Çelebi’nin kardeşidir. Tacizade Cafer Çelebi Amasya’da dünyaya geldi. 1452 Babası sayesinde devrinin en ünlü ilim adamlarından ders gördü. Câfer Çelebi ilk derslerini Amasya’da Şeyhîzâde Abdi, Muîdzâde Muhyiddin Mehmed ve Horasânîzâde Seyyid Abdullah Çelebi’den aldı.[1] (eş-Şakaık , s. 324). Daha ileri düzeyde bir eğitim için Bursa’ya gitti. Hocazade Muslihiddin , Hatipzade Muhiddin, Kesteli Muslihiddin gibi devrin en ünlü müderrislerinden dersler aldı. Hacı Hüseyinzade’den mülzaım olarak diploma aldı. Amasyalı Şeyh Hamdullah’tan da hat dersleri alarak devrinin en iyi eğitim gören hattatlarından birisi...............
Tahir Alangu
Tahir Alangu
1 Eser
Tahir Alangu Tahir Alangu (24 Aralık 1915, İstanbul - 19 Haziran 1973, İstanbul), Türk yazarı ve edebiyat tarihçisi, eleştirmen, öğretim üyesi ve folklorcu. Ası adı Mehmet Tahir Alangu’dur. 1915'te İstanbul'da doğdu. Babası, deniz subayı ve uzak sefer kaptanı Muhtar Nâzım Bey; annesi ise rüştiye mezunu bir ev hanımı olan Kâmile Hanım’dır. Tahir Alangu’nun Kerim adında bir erkek kardeşi vardı.[1] Soyadı kanunun çıktıktan sonra alageyik anlamına gelen “ Alangu” soyadını aldı. Babasının Mersin’in Anamur ilçesinde liman reisi olarak görevli olması sebebiyle ilkokulun son iki yılını bu ilçede okudu. Bu yıllarda kendisinden bir kaç yaş küçük olan Mehmet Seyda ile dost oldu. Büyük ihtimalle de Mehmet Seyda ile komşuydular ve aileleri de bir birle................
Tahsin Yücel
Tahsin Yücel
1 Eser
Tahsin Yüce Tahsin Yücel (17 Şubat 1933, Elbistan/Kahramanmaraş - ö. İstanbul 22 Ocak 2016 ) Roman, öykü, çevirmen, eleştirmen, deneme yazarı ve akademisyen, 17 Şubat 1933, Elbistan/Kahramanmaraş ‘ta Kunduracı olan Ahmet Yücel'le Nuriye Münevver Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi. Henüz üç yaşındayken babası vefat etmiş annesi onu ve kardeşlerini tarlalarla çalışıp dikiş-nakış işleri ile büyütüp okutmuştur. [1]Ağabeyi İhsan Yücel, okuma kültürüne sahip biri olarak Tahsin Yücel’i çok etkilemiş; yazar henüz yirmi yaşında iken abisini de kaybetmiştir. [2 İlköğrenimini Elbistan Gazi Paşa İlkokulunda tamamladıktan sonra parasız yatılı sınavlarına girip Galatasaray Lisesini kazanmıştır. 1945’te İstanbul’a gelen yazar hayatını İstanbul da sürdürmeye çalışır. Galatasaray Lisesi’ndeki günlerini şu şekilde anlatır. “Kişiliğimi, düşüncemi belirleyen ana bilgileri bu lisede aldım, dünyanın en ilginç, en yaratıcı ekinlerinden Fransız ekiniyle............................
Talibi Coşkun
Talibi Coşkun
0 Eser
Asıl adı Hacı Bektaş dır. Kendi beyanına göre 1898 yılında doğdu. Nüfustaki doğum tarihi 1904'dür. Fakat 1974 yılında bastırdığı Kıbrıs Destanı adlı kitabın 19 sayfasında Dünyada kendimi beyhude yordum Aklı karalı çok günleri gördüm Tamam yetmiş yedi yaşıma girdim Ak alnımın kara yazıları var İfadesinde; gerekse destanın sonundaki; 1314 doğumlu muharebelerin Topçu Askeri, yaşlı halk ozanı Talibî Coşkun (20.9.1974)” ibaresine baktığımızda, doğumunun 1898 yılı ortaya çıkmaktadır.[2] A. E. Uysal de kendisinden aldığı bilgiye dayanarak doğumunu 1898 olarak gösterir. Talibi, Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Tonus (Altunyayla) köyündendir. [3]Babasının adı Mustafa, annesi ise Taşlıhüyük köyünden Seyitler sülalesinden Meryem'dir. On üç yaşındayken babası, Birinci Dünya Savaşında tifo hastalığına yakalanmış ve kurtulamamış, Sivas’ın Karacalar köyüne defnedilmiştir. Bunun üzerine Talibî, dört kardeşi ile birlikte (Ahmet, Mehmet, Bekir, Fadime) yetim kalmıştır. En büyükleri Talibî’dir. Sülalesi Karabağdatoğulları olarak bilinir. Tüccar olan dedesi Hasan Hüseyin’in isminin halk tarafından Hassük olarak telaffuz edilmesinden dolayı sülale adı Hassükler şeklinde anılır. [4]Hassükler ailesi yaklaşık 200 yıl önce Bağdat’tan gelip Altınyayla’ya gelip yerleşen bir ailedir. ( bkz DR. DOĞAN KAYA- http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/talibi-talibi-coskun-haci-bektas ) Babası, Bekir Ağa’nın oğlu Mustafa, annesi de Taşlıhüyük köyünden Seyitler sülâlesinden Meryem’ dir. Talibi,1934 yılında soyadı kanunu gereğince Coşkun soyadını seçmiştir..............
Talikizade Mehmet Suphi
Talikizade Mehmet Suphi
2 Eser
Talikizade’nin doğum ve ölüm tarihleri kesin değildir. Ancak 16. yy. ın ikinci yarısından yaşadığı 1530' lu yıllar içinde doğduğu ve 1601 yılından sonra öldüğü söylenebilmektedir.Hayattı hakkında en önemli bilgiler kendi eserlerinden ve kendi yazdıklarından anlaşılmaktadır. Biyografisine ait bilgilerin pek çoğunu da hakkında Doktora tezi hazırlayan Vahit Çubuk’tan öğrenebilmekteyiz. Talikiza’denin eserlerini inceleyen Vahit Çubuk ve hakkında çeşitli incelemelerde bulunan Erhan Afyoncu’nun Talikizade ve biyografisi hakkında yaptıkları tespitlerin özeti de aşağıdaki gibidir. Talikizade ünlü bir Osmanlı ailesi olan Fenarizdelere mensuptur. Künyesini bütün eserlerinde Mehemmed bin Mehemmed es Fenari eş şehir ba Talikizade şeklinde vermiştir. [1] Şemailname –i Al’i Osman adlı eserinde Cem Sultan’ın nedimi Şehsuvar Fenari’nin amcazadesi olduğundan, Karakaş zade Piri Bey’in ise dayısının oğlu olduğundan söz eder...............
Talip Apaydın
Talip Apaydın
3 Eser
Talip Apaydın (d. Ankara Polatlı 1926 / ö. 27 Eylül 2014)Toplumcu Hikâye, roman yazarı ve şairimizdir. Ankara’nın Polatlı'ya bağlı Ömerler Köyü'nde (Omarlar) bir çitçi ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası köyde çiftçilik yapan İbrahim Apaydın, annesi ise Safiye Hanım’dır. Üç yaşında iken annesini kaybetmiş ve babası ile Beypazarı’nın Kapullu köyüne (babasının köyü) göçmüşler ve ilkokulunun da o köyde bitirmişti. [1] Annesi öldükten sonra daha da yoksul kalmışlar çocukluk yıllarında çok sıkıntı yaşamıştı. Bu sıkıntılar üvey anne eline düşünce daha çok çoğalmıştı. Üvey anne elinde yetişen yazar sıkıntılı bir çocukluk dönemi geçirmişti. Babasının hiç toprağı olmadığından başkalarının tarlalarında ortakçılık (yarıcılık) yaparak geçimin sağlamaya çalışıyordu Beypazarı’nda yoksul köy çocukları için açılan parasız yatılı pansiyonlu okulda dördüncü beşinci sınıfları okudu. İlkokulu Beypazarı'nda tamamladı (1938). [2] Hamidiye Köy Öğretmen Okulunun açılmış ilkokulu bitirmiş köy çocuklarını alınmaya başlamıştı. Bunu öğrenerek 10 Kasım 1938 günü (Atatürk’ün öldüğü gün) o okula kaydını yaptırtmıştı. Hamidiye Köy Öğretmen Okulu 1940 da Çifteler Köy Enstitüsü adını almıştı. Bu okulu da başarı ile bitirdi. 1943..............
Tamaşvarlı Gazi Âşık Hasan
Tamaşvarlı Gazi Âşık Hasan
8 Eser
Tamaşvarlı Gazi Âşık Hasan’ın hayatına dair ulaşılan bilgiler şiirlerinde söz ettiği savaşlardan ortaya çıkarılabilmekte doğum ve ölüm tarihleri bilinmese de hayatına, mesleğine ve gidip geldiği yerlere dair ipuçları bulunmaktadır. Onun Hakkında en önemli araştırmayı Tahir Kutsi Makal yapmıştır. Buna rağmen Makal'ın çalışmasına göz attığımız zaman Makal'ın Tamaşvarlı Hasan ile bir başka Bektaşi şairi Hasan Dede karıştırıp karıştırmadığı bariz bir şekilde açıklanamamıştır. Çok sayıda Hasan adlı şairimizin olabileceği pek tabidir. Edebiyatımızda 17. 18. veya daha sonraki yıllarda yetişmiş olan Hasan Dede, Gazi Hasan, Âşık Hasan, Kul Hasan gibi saz şairlerinin olduğunu ve olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Bu bakımdan Tamaşvarlı Hasan isminden yola çıkarak, Karamanlı, Kırıkkaleli Hasanları ayrı yarı tutmak daha mantıklı olacaktır. Tüm bunları göz önüne aldığımızda Tamaşvarlı Hasan'ın Tamaşvarlı olduğunu kabul etmemiz gerekecektir.
Tarık Buğra
Tarık Buğra
17 Eser
Tarık Buğra Tarık Buğra, (d. 2 Eylül 1918 – ö. 26 Şubat 1994). Roman, Hikâye, Tiyatro ve Gazete Fıkrası yazarı ve Gazeteci. Akşehir’de dünyaya gelen Tarık Buğra’nın babası Akşehir’de Ağır Ceza Reisi olarak görev yapan Erzurumlu Mehmet Nazım Bey, annesi ise Tahiroğluları sülalesinden Akşehirli Nazike Hanım’dı. Babası Mehmet Nâzım Bey, Akşehir'de Serbest Fırka ve Demokrat Parti'nin kuruluşunda aktif rol oynamış, Nasreddin Hoca isimli haftalık dergiyi çıkarmış, Tarık Buğra’da babasına yardım etmişti. Babasının bu teşebbüsü Tarık Buğra için bir tecrübe olacaktı. Tarık Buğra, öğretim üyesi Ayşe Buğra'nın babasıdır. HAYATI Yazarın çocukluk yılları Akşehir’de geçti. İlk ve ortaokulu da Akşehir'de okudu. 1930 yılında ilkokulu, 1933 yılında da ortaokulu bitiren Tarık Buğra, Lise eğitimi için istanbul Erkek Lisesi yatılı bölümüne kaydedilmişti. Lise eğitiminin iki yılını İstanbul Erkek Lisesi'nde tamamladı. [1] Ancak Akşehir gibi küçük bir ilçeden İstanbul’a gelince bir hayli bocalamış İstanbul’a uyum problemleri yaşamış, hatta içine kapanmıştı.
Taşköprülüzade Ahmet
Taşköprülüzade Ahmet
1 Eser
Taşköprülüzadeler olarak tanınan ve Osmanlı'da birçok âlim ve müderris yetiştiren bir aileden gelen ve bu aileye adını veren Ahmet’in in dedesi Hayreddin Halil, Taş köprü’deki Muzafferiye Medresesi’nde müderrislik yapmıştır. Aile bu nedenle Taş köprülüler olarak tanınmıştıır. Tam adıyla Taşköprülüzade Usameddin Ahmed bin Mustafa (d. 2 Aralık 1494, Bursa - ö. 16 Nisan 1561, İstanbul) Osmanlı Devleti’nin ilk bilim tarihçisi ve ilk ansiklopedi yazarıdır. [1 Dimetoka, Üsküp ve Edirne’de çeşitli medreselerde müderrislik yapan Taşköprülüzade Ahmet, 154 1 te Bursa, 1551 de İstanbul kadılığı yapmış, 1554 yılında emekliye ayrılarak, biri ilimleri, diğeri ise bilginleri konu edinen iki kitap bırakmıştır. [2] İlimleri ele alan kitabının adı Miftahü’s-Sa’ade, bilginleri konu edinen ersinin adı iise Şakâyık-i Nu’maniyye adını taşır. Her iki eser de Osmanlı ilimleri ve ilim adamları.............
Taşlıcalı Yahya
Taşlıcalı Yahya
32 Eser
Taşlıcalı Yahyâ Fuzuli'’den sonraki en önemli mesnevi şairi ve Kanuni ’nin emri ile boğdurulan Şehzade Mustafa için yazdığı “Şehzade Mustafa Mersiye” yazdığı şiirleri ve mesnevileri ile ünlü Divan Şairimiz. Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen Şairin ölüm tarihi sunduğu kasideler ve eserleri verirken bildirilen tarihlere göre tahmin edilebilen doğum tarihi 1488–1489 yıllarından birisidir. Kendi şiirlerinden de anlaşıldığı gibi doğum yeri Arnavutluk’un Taşlıca olarak adlandırıldığı Arnavutluk’un kuzeyindeki bir bölge olduğu sanılmaktadır. [1] Şairin kendi beyitlerinde yazdığına göre Onun Arnavut asıllı olduğu Dukaginler adı verilen soylu bir aileye mensup olduğu anlaşılır. Arnavutluk'un soylu ailelerinden biri olan "Dukagin" sülalesinden geldiği ifade edilen Taşlıcalı Yahya’nın [4]. Yugoslavya, İzvornik şehrinde Arnavutluk’un ünlü Dukakin ailesinden olduğu için "Dukakinzade" diye de anıldığı kayıtlarda geçmektedir. [5]Sözü edilen Taşlıca kelimesi bir şehir, ilçe veya köy adı değil taşlı bir yer veya bir bölgenin adıdır. Kaynaklara göre bu taşlı yer Arnavutluk’taki İzvornik şehri olarak tahmin edilmektedir. Taşlıcalı bir yerden olması şairin adının bir parçası haline gelmiş Taşlıcalı lakabı Muallim Naci tarafından diğer şair Yahya’lardan ayırt edici bir vasıf olarak kullanılmaya başlanmıştır. Dukagin'lerin Haçlı seferleri esnasında Arnavutluk'ta kalan Normandiyalı bir askerden ve halktan geldiği iddia edilmektedir.[6] Gibb'e göre, sülalenin tarihçesi Haçlı Seferleri'ne kadar dayanmaktadır. Ailenin kökenini Normandiyalılara kadar uzatmaktadır."[7] İşkodra'ya yerleşen bu halk sonradan Arnavutlar arasında Arnavut olmasına rağmen soylarını unutmamışlar ve adları Dukagin olarak kalmışt...............
Tatavlalı Mahremi
Tatavlalı Mahremi
2 Eser
Divan şairi, Mahremi’nin asıl adının Mehmet olduğu, Tatavlalı olduğu için ve kendisine Mahremi mahlasını taktığı için Tatavlalı Mahremi olarak anılmıştır. Verdiği bu bilgileri Aşık Çelebi de desteklemektedir. [1] Tatavla, İstanbul’un Galata semtinin ve bu günkü İstanbul Kurtuluş Semtinin adıdır. Aslında Galata Kulesinin de bulunduğu bu semtin adı bu gün için de Tatavla olarak bilinmektedir. Galata’nın köylerinden Tatavla’da (bugünkü adı Kurtuluş) doğan şair, doğduğu yerden dolayı ve“ Şeh-nâme ve Mecma‘ü'l-letâyif adlı eserlerinde verdiği bilgilere göre ” [2] Tatavlalı Mahremi olarak bilinmiştir Mahremi’nin babası Babası, Sultan II. Bayezid ’in musahiblerinden Tatavlalı Mehmed Ali Bey’dir. Şair Mahremi bu hususu Şeh-nâme adlı eserinde şöyle dile getirmiştir. Nitekim şairin kendisi Şeh-nâme ve Mecma‘ü'l-letâyif'de adını Ahmed b. Mehmed b. Tatavul ‘Alî olarak yazmış baba adını Ahmet olarak da ifade etmiştir. Mahremi, Galata da doğup büyümüş, eğitimini de burada tamamlamış olmalıdır. Aynı zamanda bir nakkaş olan Mahremi, çağdaşı, komşusu ve arkadaşı HAYDAR REİS (NAKKAŞ NİGARİ) ile aynı yıllarda veya aynı tedrisatta ve medrese.............
Teodor Kasap
Teodor Kasap
1 Eser
Teodor Kasap Teodor Kasap ( 1835-1905 ) 1835 Kayseri doğumlu Rum kökenli Osmanlı gazeteci, yazar, çevirmen ve oyun yazarıdır. Teodor Kasap ilk Türkçe mizah dergisi Diyojen'i yayımlamıştır. 10 Kasım 183S tarihinde Kayseri Tavlasun'da (önceleri Aydınlık, bugün Kayseri Melikgazi merkez köyü) doğdu. Kayseri'nin ünlü Kasapoğulları ailesinden olup doku­zu erkek, beşi kız on dört kardeşin en bü­yüğüdür. Babası Serafım (Sefer) Kasapoğlu, yörenin ünlü kumaşçılarındandı. 23 Cemâziyelâhir 1272 (3 Mart 1856) tarihli pasaportunda adı Todori Sakar şeklinde geç­mektedir (Turgut Kut arşivi).[1] Babasının ölümünden sonra Teodor Ka­sap (Theodor Kasapis), on üç yaşında iken İstanbul’a gitti. Burada bir yandan Kapalı Çarşı civarındaki Astarcılar Hanı'nda ku­maşçılık yapan bir Rum'un dükkânında çıraklık yaparken bir yandan da Kuruçeşme Rum Millet Mektebi, Rum Okulu’nda öğrenimini sürdürmüştür. Bu yıllarda Kendi kendine Fransızca öğrenmeye başlamıştır. Fransızca öğrenmesinin mükâfatını da bir şekilde alacaktır. Bu sayede bir Fransız askeri ile tanışacak ve Fransa’ya gidebilecektir. Kırım savaşı sırasında Kırım harbin­den dönen ve Alexandre Dumas Pere'in kuzeni olan levazım subayı ile bir alışveriş sırasında tanışır. Bu subay, onun dile olan merakını ve Fransızca çalıştığını görünce öğrenimine Paris'te devam etmesini sağlamak için onu Fransa’ya götürecektir (1856). Paris’te öğrenim görmekte iken Paris'te Alexandre Dumas Pere'in özel sekreterliğini yaptı (Hemmings, s. 186-187) [2] Bu sayede o sıralarda yurtdışına kaçmış olan Nâmık Kemal il......................
Tercanlı Aşık Daimi
Tercanlı Aşık Daimi
6 Eser
Aşık Daimi Doğumu İstanbul d.1932 – ölümü İstanbul 17 Nisan 1983 Âşık Daimi; “ Daimi Baba”, “Tercanlı Daimi” gibi adlarla anılan aşığın asıl adı İsmail Aydın’dır. Âşık Daimi Alevi - Bektaşi kültürü içinde yetişmiş olan her iki dedesi de âşık olan 20. Yüzyıl âşık edebiyatımızın en güçlü ozanlarından biridir. Daimi’nin Ailesi Ailesi Erzincan iline bağlı Tercan ilçesinden ilk önce Sivas-Kangal'a bağlı Alibeyköy’e göçmüş daha sonra ise İstanbul’a gelmiş olan Ali Babaoğulları sülalesine bağlıdır. Ali Babaoğulları sülalesi İmam Rıza’nın soyundan gelmektedir ve Erzincan ve Sivas yörelerinde bu aileye Alibabaoğulları denmektedir. [1] Âşık Daimi’nin babası Musa, esasında bir Alevi dedesidir ve pek çok çok alevi dedesi gibi o da kendi soyunu Alevilerin kutsal on iki imamlarından biri olan İmam Rıza (770-818)’ya bağlamıştır. Daimi’nin anne ve babası amca çocuklarıdır ve Daimi’nin anne adı ise Selvi anadır. [2] Âşık Daimi’nin babası Musa Dede, Birinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul'a göç etmiş olduğu için Âşık Daimi’de 1932 yılında İstanbul’da doğmuştur. Âşık Daimi, Musa Dede ile Selvi’den doğma yedi çocuklu ailenin üçüncü çocuğudur. ( Bkz: Aydın Orhan, Yadigâr (1999). Âşık Daimî Hayatı ve Eserleri. İstanbul: Can Yay.- EMİNE NUR ATA, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/daimi-ismail-aydin ) Çocukluk Gençlik Yılları ve Saz Şairliği Daimi’nin ailesi İkinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’dan tekrara Erzincan’a döner. Aile ilk önce Tercan’a bağlı Çayırlı ilçesinin Karahüseyin köyüne yerleşmiştir. ( Kara Hüseyin köyü, Tercan’a bağlı iken daha sonra Çayırlı İlçe olunca, Çayırlı İlçesine bağlanmıştır. )