Alın Bet Beniz

Bet beniz yüzün rengi, ten rengi, yüz rengi anlamalarında Türkçe asıllı bir sözcüktür.  Alın, bet, beniz sözcükleri şiirimizde  sık sık kullanılmış,  bu sözcüklerle kaşlarla baştaki saçların bittiği yüz bölümü kastedilmiştir.

Bet, beniz ve alın sözcükleri utanma, üzülme, yasa girmek, onurunu korumak gibi ruhi halleri de belirtir.  Gelinlerin başlıklarında sallanan altınlar veya penezler gelinin alnını süsler.  Gelinlerin, genç kızların kadınların alnına, yanaklarına dövmeler yapılabilinir.  

Gelinin alnına elif yazılmış

Elifin altına benler kazılmış

Azrail gelince başı bozulmuş

Kız iken sevdiğim sen değil misin?

 

Alın, bet, beniz ritüellerle ilgili durumlarını ifade edecek şekillerde ve deyimler halinde de kullanılır.  Benzin sararması, alnının ak olması, alnına yazılan kara yazı, alnına kara çalmak, alnına kara yazma bağlamak deyimleri bu tip kullanımlara örnektir.

Ne diye bağlattın alnına kara

Bilmiyorum yaslı mısın sevdiğim

Çekme beni yeter bu kadar dara

Deli misin uslu musun sevdiğim

 

Alın, bet, beniz sevgilinin veya diğer insanların yüzü ve simasının en mühim kısımları olmaktadır. Söz konusu yavuklu ise, sevgilinin siması meleklere benzetilir.  Alın, bet, beniz; yüz, yanak ve sima ile birlikte de kullanılmıştır.  Yüz ve yüzün kısımları pek çok şeye benzetilir. Sevgilinin siması saçlar, zülüfler ile süslenmiş en güzel benzetmeler ile birlikte betimlenir.

 

Ey melek-sima ki senden özge hayrandır sana ,
Hakk bilür insan demez her kim ki insandır sana Fuzuli

 

Еy huri liqalım, mələk simalım,

Gözəllikdə оlmaz kimsə sən kimi!

Al yanağın həlqə-həlqə yanında

Bənəfşə zülflərin – yasəmən kimi.   Vagıf ( Azedrbaycan )

 

Pertev-i cemalin ey melek sima

Mah ü mihr-i dırahşana değişmem

Envar-ı dü çeşmin nergis-i rana

Ahteran-ı asmana değişmem    Aşık Dertli 

Divan  ve halk şiirinde yüz ve beniz genellikle buğday ten olarak düşünülmüş, bu mazmun gelinin başına para saçılması, darı ile karışık para dökülmesi  âdetiyle  birlikte de kullanılmıştır.

Bir buğday alnı yar sevdim darısı sana

Sevgilin yüzü kastedilirken başından darı dökmeyi dilemek  geleneği birlikte kullanılmış ayrıca, sevgilinin yüzü ile ben, buğday, darı manaları birlikte düşünülmüş bu noktadan da elekte elenmek,  öğütülmek anlamaları da çağrıştırılarak kullanılmıştır.

Aşiyab-ı aşka düştüm dane –i  halin görüp
Şöyle mahvoldum ki bilmem şimdi kendüm neydiğin  Sabri

Yüzündeki  beni buğday  tanesi gibi görünce öğle öğütüldüm ki şimdi ne olduğumu bile bilmiyorum.