Fuzûlî

Fuzuli ’nin, Arapça, Farsça ve Türkçe olmak üzere üç tane dvanı vardır.[1] Fuzuli’nin her divanı da çok sevilmiş Fuzuli’nin ünü Türk edebiyatında, “ Taşkent’ten Kazan’a, Kırım’dan Bosna’ya ve Macaristan içlerine, Bağdat’tan Kahire’ye, Tebriz’den Buhara’ya ve Derbend’e, İstanbul’dan Adriyatik kıyılarına kadar bütün bir Türk coğrafyasında asırlarca yaşamış ve yayılmıştır..” [2] Fuzuli’nin Farsça Divanının ülkemizdeki nüshaları az sayıdadır. Hasibe Mazıoğlu’nun üzerinde çalıştığı nüshaları ise Manisa Muradiye Kütüphanesi nu 2668, Fatih Millet Kütüphanesi Carullah Efend kısmı no 1670, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi Farsça yazmalar kısmı nu 883 kayıtlıdır. Ayrıca İsmail Saip Sencer’e ait kitapların arasında Dîvân’ın yeni bir nüshasına daha rastlanmıştır. (Mazıoğlu, 1956: s. 73-85) Farsça Dîvân’ında kasideler bölümünün başında “ Fuzûlî’nin: Hakanî, Molla Câmî ve gene İran’ın ünlü şairlerinden olan Hüsrev’e nazire olarak yazdığı ve Enîsü’l-Kalb adını verdiği uzun kasidesi yer alır. Fuzûlî bu kasideyi Kanuni’nin Bağdat’ı fethinden önce yazmış ve Bağdat’ın fethini sağlamakta etkili olması için İstanbul’a göndermiştir. “ (Mengi, 2008: s. 156) [3] Eserin Bağdat’ın fethinden önce yazıldığı konusunda bir itirazımız..............
Yazılar
Muhammes-Bir kadi şimşad ü gül-ruhsardan ayrılmışam
İncele
Gönülde bin gamum vardur ki pinhân eylemek olmaz
İncele
Ķaśįde-yi Fużūlį DernaǾt-ı Ĥażret-i Seyyidü’l-Mürselįn
İncele
Ķaśide-yi Fużūlį DernaǾt-ı Ĥażret-i Sulŧān-ı Enbiyā
İncele
Ķaśįde-yi Fużūlį DernaǾt-ı Şehsüvār Baŧĥa vü Yeŝrib ǾAleyhi’t-Taĥiyye
İncele
Ramazan oldu çekib şahid-i mey perdeye rû
İncele
LEYLÂ VÜ MECNÛN’UNDAN
İncele
Her gören ayb etti âb-ı dîde-i giryânımı
İncele
Ey melek-sima ki senden özge hayrandır sana ,
İncele
Tutuşdı gam odına şâd gördügün gönlüm
İncele
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
İncele
Ney Kimi Her Dem Ki Bezm-i Vaslunı Yâd Eylerem
İncele
Gayr ile her dem nedir seyr-i gülistân ettiğin;
İncele
Hüsnün oldukca füzûn ışk ehli artuk zâr olur
İncele
Kerem kıl, kesme sâkıy, iltifatın bînevâlardan
İncele
Hansı gülşen gülbüni serv-i hıramanunca var
İncele
Ey bî-vefâ ki âdet olupdur cefâ sana
İncele
Leylâ vü Mecnûn Mesnevîsi'nden
İncele
KITA
İncele
Mende Mecnûn'dan Füzûn Aşıklık İsti'dâdı Var
İncele
Aşiyan-i mürg-i dil zülf-i perişanındadır
İncele
Ten bozuldu eşk-i çeşm-i hûn Müzdeviç Muhammes
İncele
Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever
İncele
Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedür
İncele
Batalı kana ohun dîde-i giryân içre
İncele
Dehenin derdüme dermân dediler cânânum
İncele
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
İncele
Zülfü gibi ayagın koymaz öpem nigarın
İncele
Ey musavvir yâr timsâline sûret vermedün
İncele
Dostum alem seninçün ger olur düşmen bana
İncele