GAZEL
Mef'ûlü / fâ'ilâtü / mefâ'îlü / fâ'ilün
Bûy irse cân meşâmına fasl-ı bahârdan
Mürgân sadâsı gelse yine müng-zârdan
(Bahar mevsimidir, canımızın burnuna yine kokular gelse,
bülbüller ötmeye başlasa. . .)
Bulsa nevâda gül gibi bu besteler zuhûr
Kim tâze nakş ü savt işidilse hezârdan
(Gül için besteler bağlansa, bülbülden yeni sesler, yeni
besteler duyulsa. . .)
Nevrûz irişse yâd edüp ol eski demleri
Her kimse alsa dâdını bu rüzgârdan
(Nevrûz gelse, o eski günleri hatırlayarak, herkes bahar
mevsimin tadını çıkarsa. . .)
Gülşende bülbülân giceyi gündüze katup
Başlasalar terennüme her şeb nehârdan
(Bülbüller, tâ akşamdan başlayıp geceyi gündüze katarak,
ötüp dursalar. . .)
Bahtî erişse hâsılı eyyâm-ı nevbahâr
Ayrılmasak çemende leb-i cûybârdan
(Ey Bahtî sözün kısası, ilkbahar günleri gelse de bahçelerde
ırmakların kenarından ayrılmasak. . .)
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!