Düşman Alemi Sancak  Liva Kara Bayrak Asma

Alem Nedir:  Alem  sözcüğü   eski dilde sancak bayrak, alamet anlamlarında bir kelimedir. Bayrak. Alem kelimesinin sözlükteki diğer anlamları: Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. , alamet, imge simge   vb Şeklindedir.

Alem sözcüğü ile âlem karıştırılmamalı dünya cihan, evren anlamına gelen âlem sözcüğünün ilk harfi olan â nın uzun olduğu dikkatten kaçmamalıdır.   Alem sözcüğü bayrak, nişan, simge, alamet, damga, işaret anlamalarında da kullanıldığından çok çeşitli anlamlara gelecek şekillerde de kullanılmıştır.  Örneğin alem ber came, alem ber  gibi.  ( Bkz: Alem Ber Came Ve Tiraz Nedir ) Osmanlı  devrinde yakası veya göğüs hizasında çeşitli motifler işlenmiş bir kaftanlar a alem ber came denmiş,  Alem ber  ise üzerinde çeşitli alametler bulunan kaftan anlamında kullanılmıştır.[1]

Libasında değildir nakş- ı kemha pençe resminde
Benim desti ümidimdir ki  dameninde kalmıştır.

Pençe resmi onun giydiği kemha elbiseye işlenmiş değildir. Onun eteğinde görülen el resmi benim ellerimin ümididir. Burada geçen kemha   sadece hanedan ailesinin giyebildiği altın işlemeli kumaştır. 

Meh beyazında sevad-ı zülf-i anber – sâye bak
Damen-i gülde tıraz-ı sünbül ü rânâ yı gör     Ahmet Paşa

Onun  Ay ışığı gibi vuran gerdanına gölge salan  saçlarına bak, gülün eteğine işlenmiş olan  sümbül tirazını gör.

Alem ber came , libâs-ı hüsn mulem ve   tıraz kelimeleri sevgilinin , mahbubun veya kaside yazılan Hünkarın elbisesi ve üzerindeki işaretleri belirtmek amaçlı  sık sık kullanılmıştır. Düşman Alemi ise kelime manası olarak düşman sancağı anlamına gelir.   Sancak ve bayrak ise zaten bir alamet veya simgedir. Her milletin, boyun, kabilenin  veya birliğin kendine nişan olarak seçtiği bir bayrağı ve sancağı vardır. Eski devirlerde savaş sonralarında düşmandan ele geçen Düşman Alemi  padişah huzuruna alıp getirildiği  huzura çıkartılırken de  siyah bir tüle veya kumaşa sarılmış olarak, veya siyaha boyandığı, sırığının  ortadan kırılıp, başı eğdirilecek şekilde  getirildiği [2]anlaşılmaktadır.

Sancak Bayrak, liva alemlerden bazılarıdır. Livâ iki alaydan meydana gelen askerî birliği ve bu birliğin başındaki komutan ile o komutanın yönettiği idari bölgeyi  ifade eder. Her livanın da kendine özgü bir sancak livası vardır. Sancak  Livası.  Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı  üzerinde o livayı temsil eden  işaretler bulunan bir alemdir.   Livâ-i Osmanî denilince Osmanlı sancağı, Livâ-i zafer denince zafer bayrağı anlamı çıkmaktadır. Livâ-i hamd Livâ-i saadet , Livâ-i Şerif  ise, Hz. Peygamberin bayrağı ve sancağıdır.

Düşman alemi gibi gelir şah eşiğine
Başı aşağa münkesir ü kara benefşe       Necati  

Ağlamağ ile kızıl kana boyandı sancak
Kendüyi pâreledi katlanımadı bayrak         Revânî

Pâdişâhsın sancağ-ı âha ‘alemdür mâh-ı nev
Kim şafak anun nigârâ kırmızı vâlâsıdur        Revânî [3]

Liva ve sancaklara bey atanması demek o beyliğin  veya livanın sancağını bey olan kişiye teslim edip idarenin başı sensin  Sancak beyi ve Mir-i man oldun demektir. Sancak beyi olanlara kaftan ve hilat giydirilip, sancağı teslim etmek adettir.

Ben kulı âh ile hicrâna saldı şâh
Sancak virüp beg eyledi şehr-i melâmete  Emri [4]

Siyah Bayrak  Asma

Yenilen düşmanın sancağının karaya boyanması veya kara kumaşa sarılıp getirilmesi yanında, kara günleri yenilgileri büyük felaketleri ifade etmek için siyah bayrak çekilmesi, bu gün bile adettir.  Günümüzde  yas günlerinde yakalara siyah şeritler iliştirilmesi bu âdetin devamıdır.

Dili yol itdi gam çün câ-be-câ sîneñ ko baş olsun
Reh-i sultânda ‘âdetdür konar zîrâ nişân yir yir      Emrî,
“ Resm” kelimesini âdet, usûl anlamındadır ve şair  burada kâfirlerin siyah bayrak asmalarından söz etmektedir

Perde itme kadüne zülfi dime ol saneme
Resmdür kara ider bayragı kâfir ‘aleme              Emri [5]

“Ey Emrî, sevgilinin zülfü, yüzünü örtüyordu (ve bu) kâfire has bir âdetti, Allah’a şükür hat ayeti geldi (de) bunu boz

KAYNAKÇA

[1] /post/alem-ber-came-ve-tiraz-nedir/84970

[2] T. Onay, Eski Tiirk Edebiyatında Mazmunlar, Ankara 1993, s. 33. alem-ber-câme maddesi.S. 199

[3] H. İBRAHİM DEMİRKAZIK, Emrî Divanı’nda Âdetler ve Gelenekler, Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 9, İstanbul 2012, 49-110.

[4] H. İBRAHİM DEMİRKAZIK, Emrî Divanı’nda Âdetler ve Gelenekler, Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 9, İstanbul 2012, 49-110.