Elmas ve Kurşun

Eskiden elmaslar işlenirken sadece kurşunla dövülerek ve daha sonra da kurşunla kazınarak tıraş edilebilirmiş.  Bu işlem eski edebiyatta kötülüğe iyilikle cevap vermeye verilen başlıca misallerden biri olmuştur. ( bkz Elmas Nedir Edebiyatta Elmas)

Kem mayelerin cevheri  açar  ceher-i zati

Üsrüple traşide olur peyker-i elmas           Şeyh Galip

Mayası bozuk olanların kötülüğü saf gönüllü olanların zati cevherini açar.  Nitekim elmasın yüzü kurşunla tıraş edilir.

Kursun gibi değersiz ve insanları öldürmek için kullanılan bir madenin elmas gibi bir cevhere zarar vermeye kalkışırken elmasın değerini arttırması divan şairlerinin çok güzel ve anlamlı misaller üretmesine neden olmuştur.  

Üstelik kurşun gibi yumuşak bir madenin dünyanın en sert ve en keskin madenini traş edebilmesi olayı da insaniyete dair pek çok misal üretilmesine olanak vermiştir.

Sengin dil ile başa çıkar tab –ı mülayim

Üsrüptür  olan rahne – nüma-yı  ser-i elmas      İzzet Molla

Taş kalpli olanlarla sadece  tatlı dilli olanlar baş edebilir  Tıpkı elması  sadece kurşunun  yontabildiği gibi

 

Kalb-i sengine  kelam-ı nerm eder elbet  eser

Kıta-ı elmas  lâ büd- hakkolur  kurşun ile              Yenişehirli Beliğ

Taş kalpler elbette yumuşak söz tesir edecektir.  Çünkü elmas kıtası ancak kurşunla  kazılır.

Elması sadece kurşunun aşındırabildiği gibi,  elmas ile camların kesilmesi, incilerin delinmesi,  elmas iğnler ile delinebilmesi, veya diğer mücevherlerin elmas ile kesilip yontulması ile ilgili bir çok misaller  ve benzetmeler  şiirmize  giren konular olmuşlardır.

Zahm- dilimiz suzen –i elmas ile diktin

Dil –i hasude yeter  taze zahm-ı pinhanı        Nazim

Gönül yaramızı çelik ile  ( elmas iğne ile )  diktin  Ey çarh senin bu zulmünden  ve hıyanetinden şikâyetçiyiz.

 

Medhin güherlerin delip  elmas- tab ile

Dizdim zamane  silkine  bir nazm- ı yadgâr     Nev’i

İncileri ve mücevherleri  elmas ile deldim. Zamaneye bu mısraları yadigar ettim.

Not:  Beyit örnekleri A. Talat Onay’ın Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, s.  208 adlı eserinden alınmıştır.