Zerbaft

Atkısı ve çözgüsü altın sırmadan olan ipekli ve  bir kumaştır. Seraser, atlas, kemha, canfes ve diba gibi pahalı ve değerli kumaşlardandır. ( bkz Divan Şiirinde Saray Giysileri Diba Canfes Kemha Seraser Zerbaf )

Yapımı ve işçiliği konusunda altın ve gümüş klaptan ve tellerden dokunan diğer kumaşlarla benzer şekillerde yapılmıştır. Altın tel ve sırma ile işlenmiş veya dokunmuş zertari kumaşlardan biridir. O yüzden zerbaftın  yapımı ve tanımı üzerinde bu yazıda durulmamıştır. ( bkz Divan Şiirinde Saray Giysileri Diba Canfes Kemha Seraser Zerbaf )

Zerbaftlara  altınlı kadife veya  müzehhep Kemha adı da verilmiştir.  Zerbaftaların Venedik’te dokunmuş türleri de vardır.  Zerbaftlar hanedan üyeleri ve padişahların giysileri veya kullandığı Kumaş eşyalar için kullanılan  kumaşlardan biridir.

Sarı ve parlak oluşu nedeni ile güneş, mum, gün ışığı, altın ve sarı renkli çiçeklere zerbaft arasında alakalar kurulmuştur. Gündüz güneş gece ise ay ve yıldızlarla  zerbaft arasında hayaller kurulmuştur. Sarı renkli çiçeklerin açtığı kırlar ve bahçeler zerbaft döşenmiş kumaşlara benzetilir.

Geyicek câme-i zer-beftüñi tâvûs-sıfat

 N’ola gelseñ bize de nâz ile cevlân ederek   Ahi Benli Hasan, 

Zerbaft Kumaş hâkimiyet ve hükümdarlık alameti olarak görülmüş, iktidar ve gücü temsil etmiştir. Zerbaft kumaşları sadece hünkârların ve hanedan üyelerinin giymesi, ipekli ve altınlı olmasının dinen sakıncalar taşıması,  erkekler tarafından giyilmesinin ayıp gibi algılanması da şiirde öne çıkan özellikleridir.

Tonadurlar girmesün merdaneler meydanına

Zeyn eden zerbaft dibalarla kendin zen gibi      Hayreti

 

Başına gonca-ı nesrin urunmuş altın taç

Gül almış eğnine zer baft  kırmızı kaftan           Cafer Çelebi

 

Gün bigi câme-i zerbeft ile hizmetde idi.

Güzelüm mâh-ı nev olmasayıdı yeñi kabâ .   Edirneli Nazmi

Altın gümüş ve ipek ile yapılan kumaşlar genellikle dünyanın geçiciliği, nefse hâkim olmak gerektiği, bunların dünya nimetleri olduğu, bunlara meyl etmemek gerektiği, ahrete hazırlanmak lazım geldiği, dervişlik hırkasının bunlardan üstün olduğu düşünceleri ile de beraber işlenmiştir.

Zâhid libâs-ı atlas ile kılma iftihâr.

Zabt eyle nefs tevsenini kurı sâla çek     Helâkî Divanı (G/87–4, s. 127)

“Ey zâhit! Atlastan yapılmış elbise ile iftihar etme; nefis atını zabt eyleyip kuru sala bağla.

 

Derun erbabı almaz bir pula zerbeft-i dibayı

Hakikat düşüni tezyin edüp sade abalara      Naşid

Abalar gösterişsiz ve ucuz olduğu için dervişlerin tercih ettiği bir giysi olmuş, aba dünya malına önemsemeyen rintlerin üniforması gibi görülmüşken Seraser, atlas, kemha, canfes ve diba gibi pahalı kumaşlar dünya malına meyleden  kişilerin heveslendikleri kumaşlar ve giysiler olarak görülmüşlerdi. ( bkz Abalı ile Dibalı Üryani ile Kabalı )

Zerdüz:   Zer altın, duz ise  Zer gibi Farsça kökenli  dikmek anlamına gelen duhten kelimesi ile birleşik kelime oluşturan ve altın  işleyen anlamına gelen bir sözcüktür.  Dolayısı ile  Zerduz: Altın ve sırma işleyen anlamına geldiği gibi zerbaft benzeri  sırmalı, klaptanlı kumaşların da adı olmaktadır.  

Bed-asla necâset mi verir hiç üniforma

Zer-dûz-i palan vursan eşek yine eşektir             Ziya Paşa