GÜLBEŞEKER

Osmanlıca yazılışı  گولبشكری  : gülbeşeker

Gülbeşekerin sözlüklerdeki tanımları:  Gül çiçeği ve şeker ile yapılan macun kıvamında bir çeşit reçel. Bir tür gül tatlısı.  “ Gül yaprağından yapılan, macun kıvamında bir çeşit tatlı, gül reçeli.” , “Şekerle karıştırılıp pişirilen bir çeşit gül reçeli “ şeklinde tarifleri vardır. Gülbeşekerin diğer adları ise  (gül murabbası) ve “gülengübin”  şeklindedir.[1]

Gülbeşekerin yapımı eski eserlerde şu şekilde tarif edilmiştir. “taze gül çiçekleri geniş gözenekli bir kalburdan geçirilip tohumları ayrılır, bir ölçü gül çiçeğine üç ölçü şeker ilave edilir, iyice ovulur, sırçalı bir kaba konur, üzerine kıl elek kapatılıp güneşe bırakılır, her gün ovmak suretiyle otuz gün güneşte bekletilir. “[2]

Gülbeşeker gerçek, mecaz ve benzetme anlamları ile nesir ve şiir dünyamızda sık kullanılan kelimelerden biridir.  Reşat Nuri’nin Çalıkuşu adlı eserindeki Feride ‘ye insanlar gülbeşeker diye  seslenmektedir.

Gerçek anlamı ile Gülbeşeker eski devirlerde kuvvet macunu olarak da kullanılan  macun kıvamında bir tür gül reçelidir.  Gülbeşekere  işte bu özellikleri ile şiir dünyamızda da rastlanılır. Gül yaprakları ile yapılan bu  reçelin     en azından 12. yy  ve öncesinden beri bilindiğini ortaya koyar.  Divan şairleri gülbeşekerİ  tadı ve rengi açısından ele almışlar, la'l ve sevgilinin dudakları ile gülbeşeker arasında kıyaslamalar ve  benzetmeler yapmışlardır.  ( BKZ Leb Nedir Şiirlerimizde Dudak )

Gül-be-şekker ki ̮āfitāb·ı ḥüsn ile perverdedür
Var ise ol ḥoḳḳa·i laʿl·i leb·i dil-berdedür                    NecatiNecati bu şiirde gülbeşeker reçelini överken  bu reçelin rengini ve  kıvamını sevgilinin dudağı ile mukayese etmiş, sevgilinin dudağının daha okkalı ve  renginin de  gül ve lâl taşının rengine  daha çok benzediğini  ifade etmiştir. 

Dili mecruha şifa – bahş ruh-u la’lindir.
Dilbeşekerle bulur kuvveti –i tab-ı bimar      Baki

Baki’nin bu beytinde de olduğu gibi  gönlü yaralı olanlara   sevgilinin yanağının kırmızısı  gülücük bir şifa kaynağıdır. Çünkü hastalar gülbeşeker ile  kuvvete kavuşur. Beyitten de anlaşılacağı gibi gülbeşeker yârin gülen yüzüne benzetilmekte, hastalara şifa veren bir ilaç olarak görülmektedir.

 Beyitlerden anlaşıldığı kadar ile gülbeşeker koyu kırmızı renge kavuşan  macun kıvamında koyu bir reçel olmalıdır. Nitekim bu nedenlerle gülbeşeker sevgilinin dudağına ve yanaklarına benzetilmiştir.

Hokka-ı gülbeşekerdir dehenin
Doyamam ağzını öpmekle senin        Ahmet Midhat Efendi. [3]

Eski şairlerin  gülbeşekeri özellikle  yarin dudaklarına benzettiklerine şahit oluruz

Gül-be-şeker dudağı yanağı nârenc ü nâr
Hasta ciger olmışam nâr durur .

Śūretde hemān la’l-i lebüň gül-be-şekerdür
Ma’nīde velī aħker ü yā āteş-i terdür              Müniri ( ( ö.1521- Amasya') Şiirle

Gitsin, güzelim, hepsi de, tek sen gitme. 
Ey dost, ey gam ortağı-bizden gitme. 
Ey gülbeşeker, şarap koy, iç, doldur, gül. 
Dünya süsü saki, allasen gitme.                        Mevlana

 

 KAYNAKÇA

[1] Prof.Dr. Ayten Altıntaş, “Osmanlı Tıbbında Gül”, https://ztbb.org/festival/geleneksel-tip-festivali-2007

[2] Prof.Dr. Ayten Altıntaş, “Osmanlı Tıbbında Gül”, https://ztbb.org/festival/geleneksel-tip-festivali-2007

[3] Ahmet Talat Onay’, Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB Yayınları, 1996, shf 245