Hazrâ-yı Dimen Nedir ( Sürtük Kadın)

 Osmanlıca yazılışı: hazrâ', hadrâ’ :  حضراء

Hadra sözcüğü Arapça kökenlidir ve Arapçadaki  ḫaḍr – ḫuḍret “yeşermek”  anlamındadır.  Ahter , ahdar, hadra sözcükleri ile aynı kökten gelmektedir. [1] Hadra sözcüğü hadr kökünün dişili olmaktadır.  

Hadrâ-yi dimen kelimesinin eski dile ait sözlüklerdeki anlamları : “süprüntülüklerde biten filiz, orta malı olan güzel [kadın],  soysuz güzel kadın  “ anlamlarındadır

Aynı zamanda hazrâ-yı Dimen Husrev Pervîz'in sekiz hazînesinden birinin adı da olmaktadır.[2] ( bkz Husrev-i Perviz Kendi Gelen Hazine Genc-i Bâd Âver ) Hazrâ-yı Dimen , Hüsrev’i Perviz’in kendi kendine gelen  hazinesi yani  Genc-i Bed Aver ( kendi gelen hazine ) ile birlikte anılır.[3]

Hazrâ-yı dimen, Eski edebiyatta karşımıza çok çıkan deyimlerden biridir.  A.T. Onay’ın ifadesi ile bu tabir “Hazrâ-yı Dimen’den sakının” şeklindeki bir hadisten alınmıştır. [4]

Bu kelimenin günümüzdeki karşılıklarının: “kimin nesi olduğu bilinmeyen, kocasına faydası olmayan,  soysuz kadın, hatta yosma, şehvete düşkün kadın” anlamlarında kullanılmıştır. Başka bir deyişle beyitlerde hazrâ-yı dimen, daha ziyade düşük ahlaklı kadın, kendi kendine gelen kadın, sürtük kadın anlamına gelecek şekilde kullanılmıştır.

Buna rağmen hazrâ-yı dimen, Hüsrev-i Perviz’in kendi kendine gelen hazinesi, yeşermiş taze filiz, kocasına faydası olmayan kadın gibi değişik veya mecazi anlamlarda da kullanılmıştır.

Bunca berg ile olubdur gülten-i nîlûferî
Bôstân-ı himmetün cenbinde hazrâ-yı dimen

Yukarıdaki beyitte hazrâ-yı dimen tabirinin daha ziyade “ süprüntülüklerde yetişen yeşil filiz” anlamında kullanıldığı gözükür.

Ol ki hazrâü’d - dimen  beyne’n nisâ
Kendü hûb u asl u nesli nâ -sezâ            Nugbe-i Vehbi [2]

Yukardaki beyitte  hazra-ı dimen kocasına hayrı olmayan kadın anlamında kullanılmıştır

Sebze-i şehvet –i feyz olalı çirkab-ı hevâ
Oldu hazra-ı dimen ravza-ı dehrin teresi

Yukarıdaki beyitte ise hem kenarlarda köşelerde yeşeren filizlere veya terelere, hem de soysuz kadına işaret eden manalar bulunmaktadır.  Üstelik teresi kelimesi ile  “teres” sözcüğünden hareketle imalı ve cinastı bir anlam da vardır.

Şimdi hazrâ –yı dimen  zîb-i ser-i rağbettir.
Kaldı Vehbi gibi pâmâl ü muhakkar sünbül      Sünbüzade Vehbi

Artık şimdilerde Hazrâ-yı Dimenler  -   kenarlarda yetişen otların ve teresinin filizleri - baş üstünde tutulduğundan sünbül de Vehbi gibi hakir ve ayakta kalmış.

Hazrâ-yı Dimen, kelimesi ile yakın ve eş anlamlı olarak kullanılan imalı kelimeler ve terkipler de vardır.  Bağdatlı Ruhi’nin aşağıdaki beyitinde buna benzer bir ima ve anlam bulunur.

Ter-dâmen olanlar bizi âlûde sanır lîk
Bizi mâil-i bûs-ı leb-i câm ü kef-i destiz    Bağdatlı Ruhi

[Etekleri bulaşık olanlar- etekleri terleyenler- bizi de öyle zannederler ama..
Biz yalnızca (aşk) kadehinin dudağını ve elin ayasını öpmeğe düşkünüz..]

 

KAYNAKÇA

[1]http://www.lugatim.com/s/hadra#:~:text=HADRA

[2] /post/husrev-i-perviz-kendi-gelen-hazine-genc-i-bad-aver/97693

[3] /post/genc-i-bed-aver-husrev-i-perviz-ve-ve-istanbul/100823

[4] A.T. Onay, Eski Edebiyatta Mazmunlar, shf, 265