Hutbe

Osmanlıca yazılışı: hutbe :  خطبه

Hutbe Kökeni

Hutbe, kelimesi Arapça kökenlidir ve Arapça “ htb” kökünden gelmektedir. Arapçada  χuṭbat خطبة  "konuşma, söylev manasındadır.  Arapça χaṭaba خطب  "nutuk söyledi" fiilinin ismi meresi olmaktadır.[1] Hatib , hitab, muhatab, hutbe sözcükleri aynı kökten gelen sözcükler olmaktadır.

Hutbe Sözlük Anlamları

Hutbebinin Türkçedeki anlamca karşılıkları, nutuk çekmek, söylev, konuşma yapmak,  hitap etmek anlamlarındadır.

Hutbe (huteb)  genel olarak cuma namazlarından evvel bayram namazlarından sonra canideki hatiplerin cemaate verdiği verdiği dini öğüdü ifade eder. Ancak eski edebiyatta kitapların dibace( önsöz, mukaddime  ) bölümlerinde bulunan yazılara da hutbe denmiştir.  Hutbe aynı zamanda kız istemek için gelen erkek tarafının kız tarafına yaptığı giriş sözcükleri anlamında da kullanılır.  Nikâh memurlarının nikâh esansında söylediği sözlere de hutbe denir.

Hutbet ün-nikâh : nikâh merasiminde nikâh memûrunun söylediği sözler.

İslami literatüre uygun olarak ilk hutbeyi Hz Muhammed Hz hicret esnasında Medine'de kıldırdığı ilk Cuma namazında okumuştur.  İlk Cuma nazmaı ve ilk hutbe Medine’ye yaklaşık bir saatlik mesafede bulunan Rânûnâ vadisinde ifa edilmiştir. Böylece Cuma namazları öncesinde hutbe okumak geleneği başlar.

Hutbe cıma namazlarından önce bayram namazlarından sonra da imamlar ve hatipler tarafından okunur. Hutbe savaş ve fetihlerde de okunmuştur. Bir şehir, yer fethedilince şehrin ele geçirilen ibadethaneleri camiye çevrilir bu camilerde cuma namazları kılıç takan bir hatibin hutbe okuması ile başlardı.  “Savaşla alınmış bir beldede, hatip, ezan okunup tamamlanıncaya kadar minberde oturur. "Eûzü" çekerek aşikâre hamd ve sena'da bulunur. Hutbesini cemaate karşı söyler. Hatip sol elinde tutacağı bir kılıca dayanarak hutbesini okurdu”

Ordu sefere çıkarken de Edirne eski Camii gibi çeşitli serhat şehirlerinin camilerinde sefere çıkmış olan orduya kılıçlı hatipler ile hutbe dinlettirilmesinin geleneği vardı.[2]

Hutbe Okutmak Sikke Basmak

Emeviler devrinden itibaren İslam devletlerinde tahta çıkan hükümdarların adlarına para sikke bastırması ve tahta çıktıklarını ilan etmek üzere adlarına hutbe okutmaları âdeti yerleşmiştir. ( bkz Sikke Sikke-i Suret Madeni Para Mührü ve Sureti )

Bu adet Osmanlının tahta çıkan son padişahına kadar devam etmiş, tahta çıkan her Osmanlı padişahı da kendi adına sikke bastırıp hutbe okutmuştur.

 

KAYNAKÇA 

[1]https://www.etimolojiturkce.com/kelime/hutbe

[2] /post/kilicli-hatip-kilicla-hutbe-okumak/132449