Kan almak

 

Eskiler nisan ayında kan almanın ve hacamat yaptırmanın ishale ve sağlığa iyi geldiğine inanmışlardır.

Fasıl-ı nisânda fasd u linet

Oldu mûcîb-i hız-ı sıhhat   Nabi

 

Eski Edebiyatta Nilüfer ve Tedavisi

Nilüfere Türkçede Lüfer çiçeği de denir. Latince  adı nymphaeadır. [1]

Su üstünde durabilen, sular içinde çiçek açan ve yaşayabilen, taç yapraklı, çiçeklerinin polen veren göbekleri çoğunca sarı renkli, çiçekleri beyaz, lotus gibi pek çok türü de bulunan bir bitkidir. Bazı nilüfer türlerinin çiçekleri gündüz açılır, hava kararmaya başlayınca da suyun altına batar.

Eskiden beri nilüferin birçok yaraya iyi geldiği kapanmayan yaraları iyileştirdiğine dair inançlar bulunmaktadır. “Nilüfer VAC tedavisinin, yara iyileşmesini hızlandırmak, enfeksiyon riskini azaltmak, ödem ve iltihabı azaltmak, doku dejenerasyonunu teşvik etmek gibi avantajları  olduğu söylenmektedir.

Müdâvât-ı dil-i mahrura bür’s- sâadır elhak

Zülâl-i  lâ’li hatta verdi nilüfer mi bilmem   Nedim

Nedim bu beytinde “  Sevgilinin yeni terlemiş avya tüylü yanağı ile dudağı yaralı bir kalbe aniden iyi geliyor. Acaba yüzü ve dudakları taze açmış  nilüfer mi? Diye soruyor.

Eski devirlerde nilüfer şarabının çiçek hastalığına iyi geldiğine inanıldığı beyitlerden de anlaşmaktadır.  ( bkz  Şarab Türleri ve Adları Eski Devirlerde )

Nihâl-i tâze-i gülşen çiçek çıkardı meğer  

Tâbib-i cûy-u içirdi şârab-ı nilüfer    Müftü Yahya [2]

Şair bu beytinde nilüferin su içinde büyüdüğünü ifade ederek ırmağın nilüfere su verdiği gibi hastalara da şifa olsun diye nilüfer şarabı verildiğini söylüyor.  Taze fidanlar çiçek açtı galiba ırmak fidanlar nilüfer şarabı verip canlandırdı derken de çiçek hastalığına yakalanmış olanlara nilüfer şarabı verildiğini de ima etmiş oluyor.

 

Rezene İp ile Tedavi

Rezene, anavatanı, Akdeniz havzası ve Yakın Doğu olan;  maydanozgiller ailesinden; iki metreye kadar uzayabilen, kokulu ve otsu bir bitki türüdür.[3] Bu bitkiye raziyane, anyon veya arapsaçı da denir.  Eski devrilerde “Güneşin koç burcuna girdiği nevruz gününden dokuz hazirana kadar şekerle karışık yiyen kişilerin bir daha hasta olmayacağına inanılırmış[4]( Bkz Hamel Nedir ve Koç Burcunun Divan Şiirindeki Yeri )

Gönül şifa vü marâz kimden olduğunu bilmez

Ne hindibâ talep eyler ne râziyane arar      Hâmi [5]

Nar Şerbeti Tedavisi

Eskiden humma, sıtma, çiçek, kızamık gibi ateşli hastalıklara yakalananları tedavi etmek için nar şerbeti verilirmiş.

İlâc-ı şerbet-i rümmân-ı la’li dilberdir

 Ne dem ki hasta –i  hicran teb-i melâl tutar.  Nazim

Ne zamanki hicran ateşi ile hasta olan olursa ona sevgilisinin nar gibi dudağının şerbetini versinler


KAYNAKÇA


[1] https://www.kalitecicek.com/blog/nilufer-cicegi?srsltid=AfmBOor-a07Nkj3K1E6Etug_4H0CQcD9QX_fCTEFpCURZDtDKBxuNwbs

[2] A.Talat Onay, Eskİ Türk edebiyatında Mazmunlar, MEB , 1996, s. 474

[3]  Geniş bilgi bkz : https://tr.wikipedia.org/wiki/Rezene

[4] A.Talat Onay, Eskİ Türk edebiyatında Mazmunlar, MEB , 1996, s. 474

[5] A.Talat Onay, Eskİ Türk edebiyatında Mazmunlar, MEB , 1996, s. 474