Mürit- Mürid - Nedir
Mürid Nedir
Osmanlıca yazılışı mürid: مرید
Mürid, Arapça kökenli bir kelimedir. Arapçada murat eden, dileyen anlamındaki ( rd ) kökünden gelir. Bu nedenle isteme, istenç anlamındaki irade, إرادة , murad, mürid sözcükleri aynı kökten gelirler.
Mürid kelimesinin
sözlüklerdeki anlamları: İrade eden, isteyen, tarikata girip şeyhe bağlanan.
Şeyhin veya mürşidin şakirdi, talebesi. Allah'ın rızâsına kavuşmayı isteyen, Tasavvufta Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için evliyâ bir zâtın terbiyesi altına giren talebe.[1] Şekillerindedir.
Kısaca mürid kendi iradesi ile bir tarikata girmiş olan
ve tarikat yolunda ilerlemek için irade gösteren, hatta bu amaçla tarikat
yolunda ilk adım olan muhiplik aşamasını da geçmiş olarak bir şeyhe bağlı olan
kişi anlamındadır.
Müridlik muhiplikten sonra gelen bir mertebe olmaktadır. Muhip ise tarikatlarda tarikata dâhil olan, bir tarikata yeni girmiş, tarikata mensup olan, tarikatı, dergahı, tarikat ehlini ve şeyhini seven anlamlarında da kullanılmıştır. Muhib özellikle Mevlilerde ve Bektaşilerde kullanılmış, ikrar verip tekkeye dahil olan eviyle, eşiyle, ailesi ile alakasını keserek çileye soyunup, tarikatın hizmetine girmiş olan kişilere denmiştir.[2]
İradesi ile tarikata girmiş olan kişi mürid olduktan sonra kendi iradesini bırakıp mürşidinin ve Allah’ın iradesine girmiş olan kişidir. Bu anlamda Derviş ile eş anlamda olmuş olur
Mürid her şeyden önce, derviş kelimesi ile çok yakın anlamdadır. Aslında dervişliğe murad eden kimsedir. Bir tarikata girip, bir mürşide bağlanmak ve derviş olmak isteyen ve olan kişiye mürid denir. Müridliğin ilk basamağına adım atması o kişide emmarenin görülmesi ile mümkündür. Emmare ise insan, hayvan, bitki vb her hangi bir şeyi sevebilmek halidir. Yani tasavvufta her şey, bir şeyi sevebilmekle başlar. Bu emareyi göstermeyen tarikata girmek için talip olmaz veya talebi kabul görmez. Bir tarikata girmeyi isteyen kişi de o bakımdan ilk önce bir şeyi sevebilmek yeteneğinin olması gerekecek, daha sonra da bu emareyi ( belirtiyi) gösteren tarikata girmeye talip olacaktır. Tarikata dâhil olmayı talep eden müride talip denir. Yani talip müritliğin ilk aşaması olmaktadır.
Talip olması uygun görülen kişi bağlandığı tarikatın mürşidinden tarikatın, usul ve erkânını, öğrenmeye , mürşidinden emir aldığı ne çeşit, iş ve görev varsa onları istek ve arzu ile yerine getirmelidir. Tasavvufi mertebeler açısından düşünülünce muhip, tasavvuftaki ilk aşama olan emare mertebesinde olan kişidir. Mürid ise tasavvuf yolunda ikinci aşama olan Levvame mertebesine ulaşan tasavvuf ehli yani derviş olabilmiş kişidir
Böylece mürşid en üst mertebe olan insan-ı kâmil mertebesine ulaşana kadar önceden belirlenmiş mertebelerde yükselmeye başlar.
Mürit tarikata kabul edildikten sonra şeyhinin gösterdiği yolda bir takım görevleri yapmaya, nefsine ağır gelecek işleri görmeye, çile çekmeye, mürşidinden aldığı her emri harfiyen ve büyük bir istekle yapmaya başlar. Bu görevleri yapmaktaki başarısına göre de müritlik makamından dedelik, halifelik hatta şeyhlik mertebesine kadar da yükselme şansı vardır.
Tasavvufi tarikatlarda bir tarikata giren bir müridin, şeyhinin yani mürşidinin yönlendirmeleri ile halifelik makamına da gelerek şeyhlik – mürşitlik makamına kadar yükselmesi yani bir asitaneye mürşit olması mümkündür. [3]
Mürîdi ol anın dilden mıırâdın terk edip cümle
İradesiz murâd olan nefes tutmak itaattir Sarı Abdullah
İLGİLİ BAŞLIKLAR- LİNKLER
Hulûl
( Tanrı’nın Bedenlere Girdiği İnancı)
KALENDERİLİKTE
İSLAMİYET DIŞINDAKİ ETKİLER
TÜRKLERDE
KALENDERİLİK VE TARİHÇESİ
Ş.
Bedrettin'in Fikirleri T. Münzer Hegel ve Reform Hareketlerine Tesirleri
Seyyit
Nesimi Hayatı Şairliği ve Hurufiliği ( 14 yy )
Şeyh
Bedrettin Hayatı İsyanı ve Fikirleri
Tasavvufun
Maksadı, Düşüncesi ve Vahdet i Vücut
/tasavvufun-maksadi-dusuncesi-ve-vahdet-i-vucut/
/vahdet-i-vucut-nedir-tanimlar-ve-izahlari/
/cile-cille-cileye-girmek-cile-cikarmak-cilehane/
/cile-cile-cekmek-siirimizde-cile/4995
abdal-ve-eren-tassavvuru-ile-kalanderi-dervisligi/
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!