Ölü Helvası Dağıtmak

Ölen bir kişinin defnedilmesi sonrasında cenaze sahiplerinin taziye için gelenlere ikram etmek üzere yahut da komşulara ve yakınlara dağıtılmak için yapılan helvadır. Ölünün ruhu için yapıldığı düşünülen bu helvaya ölü helvası denilir.

Eski Türklerdeki yuğ geleneklerinden günümüze kadar devam eden bu geleneğin, birçok eski kültürde de bulunduğu zannedilmektedir. Ölenin ruhunun yaşadığı inancına dayanan bu âdetin İslamiyet’le alakası yoktur.   Ancak bu gelenek İslami bir kısveye büründürülmüş, helvayı yiyen kişinin ölünün ruhu ve ahreti için dua etme geleneği ile sürdürülmektedir. “Cenaze helvası” da denilen bu helva taziyeye gelerek dua okuyan kişilere, ölünün yakınları ile komşularına dağıtılır.

Ölü helvası yapmak ve dağıtmak geleneğinin formel sayılar ile alakalı olması da dikkati çeker.  Ölü helvası ölen kişinin ödlüğü ilk gün üçüncü gün, kırkıncı günleri yapıldığı için üçler, yediler kırklar gibi formel sayılara uygun bir sistematik özellik taşır.

Ölü helvasının yapılmasının gerekçesi ölünün canı için olarak gösterilir. Bu helva fakirlere hatta hapiste olanlara da gönderilir. Dağıtıl ılırken de ölen kişinin adı zikredilerek “  Rahmetli…. ‘nin ruhu için “ diye verilir. Ölünün evine taziye içim gelenlere üç gün veya yedi gün sonra yemek verilmesi, ölü için lokma da yapılması bu geleneklerin İslamiyet öncesi Yug törenlerine dayanan bağlantılarını ortaya koymaktadır.  Ölenin arkasından kadınların topluca ağıtlar yakması, ağıt yakma özellikleri de yug törenlerinin devamı olmaktadır.  Ölen kişinin  evinin etrafında toplu olarak yemek yeme  ve kadınların toplu olarak ağıt yakma  adetleri büyük ölçüde yug törenlerini anımsatmaktadır.

İslamiyet’te olmayan helva dağıtma, ölü evinde toplu yemek yeme, ölenin arkasına topluca ağlama gibi adetler esasında İslamiyet’in men ettiği uygulamalar arasındadır. ( bkz Deva-yı misk ve Helvası )

Bu eski gelenek birçok hali ile edebiyata ve şiirlere de geçmiştir.

Bakma riyazetteki davasına

Aş yererler ölü helvasına    Atai

 

Zahid ölüyor hasret-i helva-yı lebinle

Helvasın ver cânı için şâma yetişmez.   Sabit

 

Acır isen ger Necâti deremende acı kim

Ne leb-i dilber nasip oldu ne helva-yı rakip  Necati