Peri ve Afet-i âb Nedir

 

Osmanlıca yazılışı âfet : آفت

 

Âfet, Arapça kökenli bir sözcüktür. Âfet, eski dilde gerçek anlamları ile: Belâ. Musibet. Büyük felâket.

Başa gelen üzücü hâl anlamlarına gelir. Günümüz sözlüklerinde ise : “ Büyük zararlara yol açan, deprem, su baskını gibi doğa olayları. Salgın hastalık” lara afet denmektedir.  

Edebiyatta afet ise çoğu kez yukarıda sıralanan gerçek anlamlarının dışında sevgilinin vasfı olarak ve mecazi anlamda da kullanılır. Eski ve yeni edebiyatta mecazi manada afet, son derece, güzel, çok çekici sevgili, veya peri güzelliğinde kadını ifade eder.

Afet-i âb ise sözcük anlamı ile su afeti su perisi, hatta denizkızı manalarındadır. Diğer şekilde düşünürsek suda, ırmakta, gölde yıkanan güzel manalarındadır.

Yunan mitolojilerinde su perisi Daphne’dir ( Hatay Efsaneleri Harbiye Şelalesi ve Defne Ağacı Nasıl Oluştu.) Deniz kızları ise belinden aşağısı balık, yukarısı güzel bir kadın olan düşsel ve efsanevi varlıklardır. Eski edebiyatta denizkızlarının tam karşlığı mâlike-i deryâ dır ( دریا.  ملیکه )

( bkzMâlike-i Derya Nedir Edebiyatta Su Melikesi Deniz Kızı Peri )

Eski dilde afet-i âb yani su perisi sözcüğünün  eş anlamlıları mâlike-i deryâ ,insanü’i cer, su malikesidir.

 

Keştîye binmiş gelir gördüm o şuh –ı şivekâr

Mâlik-i derya acebdir kim olur zevrak süvar  Nahifi

Nahifi bu beyitte kayık ile gezen güzeli denizkızına benzetip, o kayığı süren kim acep diye merak ediyor.

 

Ya meliksin güzelim cismini gark eyledi nur

Akdeniz içre yahud mâlik-i deryâsın sen    La Edri