Râbia Kimdir Rabia Selamı ve Râbia el-Adeviyye

 

95 (714) veya 99 (718) yılında Basra’da fakir bir ailenin dördüncü kızı olduğu Farsçada dördüncü anlamına gelen “Râbia” ismi ile anılan kadın bir evliyadır.

Kays b. Adî kabilesinin âzatlı kölesi olan Rabia adlı veliye Adeviyye veya Kaysiyye olarak da bilinmiş, Ümmü’l-hayr[1] ( hayırların annesi ) olarak da anılmıştır.  İslam âlemi onu Basra'lı takva sahibi bir kadın evliya “ tâcü'r-ricâl” (erkeklerin tâcı), Ümmü’l-hayr[2] ( hayırların annesi ),  kadın evliya olarak tanımıştır.  Hz Rabia, İslam tarihinde adı geçen en tanınmış kadın evliya da olmaktadır.

Hz Rabia’nın çocukluk ve ilk gençlik yılları arasında Basra’da yaşadığı ailesinin dördüncü kız çocuğu olduğu, annesi ve babası öldükten sonra yetim kaldığı kardeşlerinin evlenip ayrılmasından sonra yalnız yaşamaya başladığı bilinmektedir.  Ailesi dağıldıktan sonra zalim bir ihtiyara 6 akçe karşılığında cariye olarak satıldığı,  veliye mertebesine ulaştığı en sonunda da Kudüs yakınlarında ölerek oraya defnedildiği anlatılmıştır. Hz Rabia’nın mezârı Basra’dadır. Kimi kaynaklara göre Hz Rabia’nın mezarı Kudüs yakınlarındadır.

Hayatı hakkında bilinenler menkıbeler ve Ferîdüddin Attâr’ın aktardıklarından oluşur. Attar’ın "Tezkiret'ül Evliya" adlı eserinde anlattıklarına göre Hz. Râbia, küçükken yetim kalmış,  yetim bir çocuk iken Basra’da bir kıtlık çıkmış, kız kardeşlerinin dağılması ile kendi başına yaşarken bir köle taciri eline düşer. Zalim bir ihtiyar adama köle olarak satılan Rabia, gündüzleri ağır işler yaparken geceleri ibadet etmeye başlar.

İbadetleri kabul ve değer gören Rabia’dan çekinen efendisi onu azad eder. Çünkü zalim efendisi nin küçük kandili büyük odasını tümü ile aydınlatmış buna vesile olan kudretin Rabia’dan geldiğini düşünerek Rabia’yı azad etmiştir. Rabia’nın efendisi tarafından azad edilmesine dair farklı rivayetler bulunur. Ancak bunları pek çoğu efendisinin Rabia’nın doğaüstü güçlere sahip olduğunu fark ettiği için azad etmeye razı olduğu yönündedir.

Başka bir ivayete göre Hz Rabia’nın azad edilmesi şu şekilde anlatılır. Rabia, bir gece “İhtiyar bir kişiye hizmet ettiğim için sana olması gerektiği gibi ibadet edemiyorum”  diye dua ederken efendisi onun bu duasını duymuş ve Rabia’yı azad etmiştir.  Diğer bir rivayette ise efendisi, Hz. Rabia’nın başının üstünde muallakta asılı o duran bir kandil olduğunu ve odanın o kandilin nuru ile aydınlandığını görmüş ve bunun üzerine onu azat etmiştir.

Rabia, özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz Hacca gitmek için yola koyulur, hacca giderken eşeği, çlde ölmüş, kervandaki diğer kişiler ona yardım etmek istemiş ama o “ Allah’a güvendiğini söyleyerek kimseden yardım almadan Mekke-i şerife ulaşmaya çalışır. Eşeği öldüğü için kafileden kopmak zorunda kalan Hz Rabia, bir müddet çölde kalır. [3]

 Bir rivayete göre de hac yolunda çektiği bu eziyetlerden kurtulması için Kâbe’ onun yanına yaklaştırılır. Ancak “ Bana bu ev değil evin sahibi gerek “ diyerek yolculuğa devam eder.
Hacc’a gitmeyi başaran Rabia, dönüşünden sonra tekrar Basra’ya gelmiş evlenme tekliflerini ilâhî aşkın önünde perde olduğu düşüncesi ile reddetmiş ve zahidane bir hayata başlamıştır.  Kendisini “ilâhî aşktan uzaklaştıran her şeyden kaçınan” Hz Rabia, Basra Emîri Muhammed b. Süleyman el-Hâşimî’nin dahi evlenme teklifini reddeden kadın bir sufidir. “ Dünyevî nikâhın kişiyi Hak’tan uzaklaştırdığını “ düşünen Râbia’nın , “
Hak ile dâimî beraberliğe işaret eden mânevî ve ruhanî nikâh anlayışını benimsediği[4]ifade edilmektedir.  Basra’da hadis alimi Süfyan Sevri ve büyük sufi Şakik-i Belh-i gibi kişililerden mühim bir çevre oluşturduğu da bilinmektedir.

Şiirlerinde yer alan bahisler büyük ölçüde kendi yaşantısından belli olan görüşlerinin ifadesi şeklindedir. Şair olmaktan ziyade zühdü düşüncelerini ifade etmeye yönelen Hz Rabia’nın şiirlerinde “ilâhî aşktan uzaklaştıran her şeyden kaçınmak gerek “ , “Amellerimden biri başkası tarafından görülse onu yapılmamış sayarım” , “Allah’a ne cehennem korkusu ne de cennet sevgisiyle ibadette bulunurum. Eğer korkudan dolayı amel işlersem kendimi kötü bir ücretli sayarım. Ben O’na aşk ve şevkimden dolayı ibadet ederim “ ana fikirleri işlenmiştir.

Pek çok sofinin rehber olarak kabul ettiği Hz Rabia’nın fikirlerinin hayli etkili olduğu 

Ölünceye kadar evlenmeyen Rabia bekâr bir hayat yaşamış olan Hz Rabia hakkında Batılı ve yerli yazarlar tarafından pek çok çalışma yapılmıştır. Hz Rabia’nın hayatı Türk sinemasında iki kez film konusu olmuştur. 1973 yılında yayınlanan “Rabia “ adlı filmde Rabia rolünü Fatma Girik, 1973 yılında yayınlanan “Rabia: İlk Kadın Evliya” filminde ise başrolü Hülya Koçyiğit oynamıştır.

Kefenini sürekli olarak yanında taşıdığı söylenen Râbia el-Adeviyye, 180 (796) veya 185 (801) yılında Basra’da iken vefat etmiş ve Basra’ya defnedilmiştir. ( bkzBasra Şehri Divan Edebiyatında Basra) Bir rivayete göre ölmeden önce “  Sen Tanrı’dan Tanrı da senden razı olduğu halde dön” ayetini işitmiş ve öleceğini anlamıştır.

 Rabia, İslam âleminde olduğu kadar Batı dünyasında da tanınan bir kadın evliya olmaktadır. Hristiyanlar onu Hz Rabia gibi hiç evlenmeden yaşayan ve tüm hayatını ibadetle geçiren Hristiyan Rahibeler ile birlikte anmışlardır. ,

Rabia'tül Adeviyye,  İslam tarihindeki ilk dönem sufi şairleri arasındadır.  Onun birçok şiirinde işlediği “İlâhî! Eğer ben sana cehennem korkusuyla ibadet ediyorsam beni cehennem ateşinde yak! Eğer cennet ümidiyle sana kullukta bulunuyorsam beni ondan mahrum et! Eğer sana olan sevgimden dolayı sana ibadet ediyorsam o zaman senin ezelî cemâlinden beni mahrum etme!” şeklindeki düşünceleri pek çok sofiyi etkisi altında bırakmıştır.

Günümüzde Mısır’da yapılan darbe sonrasında Mursi taraftarlarının Rabiatül Adeviyye Meydanı’nda toplanarak yaptıkları işarete Rabia işareti adını vermişlerdir.

KAYNAKÇA

[1] HÜLYA KÜÇÜK, SEMİH CEYHAN, “ Rabia” , https://islamansiklopedisi.org.tr/rabia-el-adeviyye
[2]
HÜLYA KÜÇÜK, SEMİH CEYHAN, “ Rabia” , https://islamansiklopedisi.org.tr/rabia-el-adeviyye
[3]
Meydan Laourusse, Milliyet Yayınları,  C19, s. 9662
[4] HÜLYA KÜÇÜK, SEMİH CEYHAN, “ Rabia” , https://islamansiklopedisi.org.tr/rabia-el-adeviyye