Sayd Nedir Şiirlerde Av

Osmanlıca yazılışı : Sayd :  صيد

 Sayd-ger : (Arapça Farsça bileşik isim )  صيدگر, avcı,  avlayan

Sayd, Arapça kökenlidir.  Sözlüklerdeki anlamları: Av. Avlanmak, sayda gitmek, ava gitmek. "fend eden, tuzak kuran, ok atan” anlamlarına gelir.

 

Av ve avcılık etinin yenmesi haram olmayan etleri için, eti yenmeyenlerin deri ve diş gibi yerlerinden faydalanmak için veya zarar veren hayvanları avlamak maksatlı yapılır.

Sayd sözcüğü, şiirlerimizde ve edebiyatımızda hem gerçek anlamı ile hayvan avlamak hem de sevgiliye âşık olmak, sevgiliye bağlanmak şekillerinde mecaz anlamlarda kullanılmıştır.  

Divan şiirinde sevgili avcıdır. Sevgili bir avcı âşık ise av olarak tasavvur edilmiştir. Zalim bir avcı olan sevgili sayda çıktığında aşığı av olarak görür.  Sevgili aşığı avlayan zalim bir avcıya benzetilir. Sevgilinin özellikle saçları, zülüfleri saçlarının her bir teli, avcının kemendi, kırbacı, aşığın gönlünü bağlayan urgan, ip gibi düşünülür. Sevgili saçları ile aşığa kement atıp yakalar. Saçının telleri ile aşığı bağlar, hatta gerekirse aşığı saçının tellerine asar, esir eder veya idam eder.

Sevgilinin gözleri ise cellat ve zalim avcı bakışlıdır. Aşığı gözleri ile yaralar, Kaşları yay, kirpikleri ise avcıların oku gibidir. Yay kaşlarıyla, ok kirpikleri veya mızrakları fırlatıp aşığı avlamış olur.( bkzKemend Kırbaç Şiirlerde Sevgilinin Saçları )

Bir zamanlar sayda olduk müptela.

Tek tüfekle indirdik turnayı

 İt, köpek bir kış günü çıktık dağa,

Ben domuz vurdum, Şekip de ayı. Eşref

Eşref bu şiirde sayd sözcüğünü gerçek anlamıyla kullanmıştır.

Egerçi sayd der-kayd olmamış sayyâddan mahzûz

Esîr-i zülf-i zencîrün degil âzâddan mahzûz    Enderunlu Hasan Yaver

(Av, özellikle kayıt altında olmayan avcıdan hoşlanır. (Ey sevgili!) Senin zincir gibi saçlarına esir olanlar, serbest bırakılmaktan hoşlanmazlar.)