Seng-i Yede Nedir Seng-i Yada Yada Taşı

28.09.2022

 

Yada Taşı veya Seng-i Yada 

Farsçadaki ifadesi ile seng-i yede veya seng-i yada denilen taş eski Türkler tarafından yağmur, kar, dolu yağdırma, fırtına, boran çıkarma sihrine sahip[1], zeytin yeşiline çalan renkte, sihirli ve uğurlu kabul edilen yağmur taşı olarak bilinen eskiTürklerin yağmur yağdırmak için kullandıkları bir taş olmaktadır.  Eski Türkler tarafından sihirli, uğurlu ve makbul görülen bu taşların yeşim taşlarının bir türü olduğu, bu taşlara galebe taşı da dendiği bilinmektedir.

Hıta (Hıta Yurdu Hoten Ahuları Hata Çiğil ve Yağma Güzelleri ) Hoten’de çıkarılan yeşim taşına benzer veya yeşim taşlarının bir türü olan bu taş Anadolu Türkçesinde “yada taşı” olarak bilinir. Bu taş çeşitli Türk lehçelerinde "yat, yet, yada, yade, yeda, yede; cada, ced, ceda, cede, cata, cay ve sata[2] [3]şekillerinde söylenmektedir.

Yada taşının Arapçada ” hacer-i metar, hacerü’l-metar, hacerü'l-berd” denmektedir.  Farsçada ise bu taşa "Seng-i yede, seng-i metar, büzürk mühre” denmiştir.  ( bkzSeng Nedir Taşlı Söz Taş Kalpli )  Ancak bu taş ile ilgili inanışların Türklerden Çinliler Araplara ve Farisilere geçtiği şüphesizdir.  Yada taşı Arapça ve Farsçaya da yağmur taşı anlamı ile geçmiştir.

Kaşgarlı Mahmud, tağmur taşını (yat) şeklinde ifade ederek şu şekilde açıklar:  "Bir türlü kamlık (kahinliktir). Belli başlı taşlarla (yada taşı ile) yapılır. Böylelikle yağmur ve kar yağdırılır; rüzgâr estirilir. Bu, Türkler arasında tanınmış bir şeydir. Ben bunu Yağma ülkesinde gözümle gördüm. Orada bir yangın olmuştu, mevsim yaz idi: bu sürede kar yağdırıldı ve Ulu Tanrı'nın izniyle yangın söndürüldü[4]Rivâyete göre Maveraünnehir civarındaki insanlar herhangi bir olmasını isteyince bu taşlar vasıtasıyla sihir yapar ve gökten kar, yağmur, dolu vs. yağdırırlarmış.”[5] Kaşgarlı Mahmut ve eski Türk metinlerinden çıkarılacak sonuca göre yada taşları ile yapılan yağmur yağdırma veya diğer sihirler yapmaya “yatlamak”, yada taşı ile efsun yapmaya ise, yatlatmak , “yada taşı ile okutmak”, [6] denilmiştir. “Yatçı yatladı = şaman yada taşı ile efsun yaptı", (şaman yada taşıyle yağmur yağdırmak için efsun yaptı.”[7]

İzahlardan anlaşıldığına göre Eski Türkler yada taşlarını sihirli bir taş olarak görmektedir. Eski Türklerin bu taşları suya attıklarında yağmur yağdığına inandıkları, zeytin rengine çalan bu taşların kendilerine uğur getirdiğini, bu nedenle balbalları ve putlarını yada taşlarından yapmaya çalıştıklarını anlamış oluyoruz. Bu taşları uğurlu ve sihirli kabul ettikleri için zeytin yeşili veya beyaz renkte olan bu sert taşlardan “kılıçlarına, kemerlerine, yüzüklerine, bıçak saplarına bu taşlardan süsler yaptıkları” bilinmektedir. “Eski Türkler bu sert taşı kılıçlarına, kama ve hançerlerine, at eyerlerine, zırhlarına vs. savaş aletlerine hakkeder ve böylece vuruşmalarda galip gelirlermiş… Yüzüğünde seng-i yede bulunan kişi yıldırımdan, gök gürlemesinden ve susuzluktan emin olurmuş.”[8]

İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiir Sözlüğü adlı eserinin “Seng-i Yada “ maddesinde Nakşibendi tarikatının yada taşı ile nasıl yağmur yağdırdığına dair şu bilgileri verir. “ Nakşibendîlikte hatm-i hâcegândan sonra 70 kadar küçük taşa 70.000 kelime-i tevhid okuyarak suya atıp yağmur duası yapılırmış. Keza bir tas içine konulan iki adet seng-i yede birbirine sürtününce yağmur yağmaya başlarmış.”[9]

Ahmet Öğreten ise “Türk Kültüründe "Yada Taşı" ve XVIII. Yüzyıl Sonu Osmanlı-Rus Savaşlarında Kullanılması” başlıklı yazısında eski Türklerin ve Osmanlıların savaşlarda yada taşını kullanarak düşman tarafında yağmur ve fırtına çıkardıklarına dair çok çeşitli tarihi örnekler de vermiştir.

Yada taşı divan şiirinde yada taşı veya sengi yada olarak geçer. Yada taşı yağmur taşı anlamı ile yağmur ve yeşim taşı sözcükleri ile birlikte karşımıza çıkar. Divan şairleri bu taştan söz ederlerken yeşil rengini düşünmüşmüşler ve bu taşı yeşim taşı ile de karıştırmışlardır.

Şemşîr ki ebr-i çemen-ârâ-yı zaferdir

Seng-i yede-i nusret ana seng-i fesandır. Nefi

 

O sâgar ki sihr eyler ağlatmada

Meğer cevheri oldu seng-i yada.  Nev’îzâde Atâî:

Nakşibendîlikte hatm-i hâcegândan sonra 70 kadar küçük taşa 70.000 kelime-i tevhid okuyarak suya atıp yağmur duası yapılırmış. Keza bir tas içine konulan iki adet seng-i yede birbirine sürtününce yağmur yağmaya başlarmış.

KAYNAKÇA 

 

[1] Faruk Sümer, "Eski Türklerde Yağmur ve Kar Yağdırma Âdeti", Resimli Tarih Mecmuası, Cilt IV, Sayı 44, Ağustos 1953, s. 2534.

[2] Şerafettin Güç, https://www.karamandauyanis.com/yazarlar/serafettin-guc/turklerin-bilinmeyen-mitolojik-tasi--amp-quot-yada-tasi-amp-quot/1402/

[3] Abdülkadir İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm, Ankara 1995, s. 160-161

[4] Kaşgarlı Mahmud , Divânü Lûgat-it-Türk, III, Terceme: Besim Atalay, Ankara 1992, s. 3.

[5] İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiir Sözlüğü, s.413

[6] Ahmet Öğreten, https://belleten.gov.tr/tam-metin/2578/tur#r22

[7] Ahmet Öğreten, https://belleten.gov.tr/tam-metin/2578/tur#r22

[8] İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiir Sözlüğü, s.413

[9] İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiir Sözlüğü, s.413

Yorum Yapmak için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yorumlar