Osmanlıca yazılışı: sirişk : سرشك

 

Sirişk  سرشك  Farsça kökenli bir isimdir ve gözyaşı, eşk anlamlarına gelir. Dilimize ve Osmanlıcaya da Farsçadan girmiştir.

 

Edebiyatta sirişk genellikle aşığın döktüğü kanlı göz yaşlarıdır. Divan şiirinde sirişk aşığın gözyaşı anlamında kullanıldığında bir hayli abartılı bir gözyaşı olmaktadır. Aşığın gözyaşları kanlı olabileceği gibi ırmaklara benzer şekilde mütemadiyen ve çok şiddetli akar. Hatta rengi ve şiddetli akışıyla sel olur. Bu sel bazan çölleri bile aşar, bazen da önüne gelirse yıkıp deviriverir.

Divan şiirinde âşık dünyevi veya ilahi bir aşk için de ağlayabilir. Her iki türde de eşk veya sirişk çok şiddetlidir.  Gözyaşının rengi genellikle kırmızıdır ve bu renk Farsça sürh, Arapça ahmer, Türkçe al veya kızıl sözcükleri ile de nitelenir.

Bu kanlı gözyaşları eşk-i surhfâm, sirişk-i surh olarak da karşımıza çıkabilir.

Râhat mı kor bedende hurûş-ı şirişk ü âh

Bî-i’tidâl âb u hevâ ‘âfiyet m’olur       Nâbî

Gözyaşı ve âh bende rahat mı bırakır. Su ve hava çağıldarken esenlik mi olabilir mi?

 

Akıdur cûy-ı sirişkini rakîb-i nâ-kes

Kûyuna ugramasun dirsen eger başını kes Şeyhülislam Yahya

Besdür sirişk-i çeşm ile dâg-ı şerer-feşân

Da’vâya ma’ni lâzım ise ‘âşıka nişân    Aşık Çelebi

Cûlar gibi sirişküm akarken şırıl şırıl

Ol hâb-ı nâzda uyurimiş mışıl mışıl  MUVAKKİT-ZÂDE MUHAMMED PERTEV

Firkatüñde gözlerüm segrer sirişk-i ter döker

 Beñzer ol mahmûra ki peymânesin ditrer döker Nevizade Atai

Dök nakd-i sirişkin ser-i kûyunda nigârın

Tâ müddeiyân sana gedâdır demesinler   Nâbi

Jâle sanma taktı tıfl-ı goncaya göz boncuğu

Kılmağa yavuz nazar defin sirişk-i andelîb    Nev'î