Kökeni ve Anlamı

Osmanlıca yazılışı: siyer :  سيما

Siyer Sözlük Anlamları

Siyer sözlük anlamları:, “gitti, yürüdü, yürüyüş,menkıbe, hayat hikâyesi, askeri kampanya [1] hal, durum, davranış, idare, yol, hareket,[2] tutum, davranış biçimi şekillerindedir. Edebiyat ve Fıkıhta ise terim anlamıyla: Hz. Muhammed (Aleyhisselâm)'in ahlâkı, yüksek vasıflarını, hayatını anlatan kitaplar manasına gelmektedir.

Siyer Sözcüğünün Kökeni

Siyer sözcüğü Arapça kökenlidir.  Arapça “ syr “kökünden gelir. [3]Arapça “ syr “ kökünden yürüyüş,.menkıbe, hayat hikâyesi anlamlarında sözcükler üretilir. Nitekim “gitti, yürüdü “ anlamlarında sāra سار ;  “gidiş, yürüyüş, askeri kampanya, hayat hikâyesi, özellikle peygamberin hayat hikâyesi" anlamın agelen sīrat سيرة  ( not: Osmanlıca sîrat şeklinde de okunur );  Hz. Muhammed (Aleyhisselâm)'in ahlâkı,yüksek vasıflarını, hayatını anlatan kitaplar , “gitti, yürüdü , yürüyüş,.menkıbe, hayat hikâyesi anlamlarına gelen siyer :  سيما; bir rota izleme, bir yolu takip etme anlamlarına gelen sayr ( seyir)  سير , “durum” “tutum, davranış biçimi” anlamında ki siret, sözcükleri Arapçadaki “ syr”  kökünden gelmiş olan sözcüklerdir. [4] Siyer, sîret kelimesinin çoğulu olmaktadır.

Ehl-i siyer: Hz. Muhammed (Aleyhisselâm)'in hayâtını yazan kimse.

Edebiyatta Siyer

Siyer, Edebiyatta Hz. Muhammed 'in hayatını ahlâkını, yüksek vasıflarını, savaşlarını, İsamiyeti yayma yolunda yaptıklarını, dolayısı ile sahabeleri vb de anlatan kitaplar anlamında bir terim ve edebi eser türüdür.

Siyerler genel olarak nesir halinde yazılmışlardır. Ancak manzum olarak yazılmış siyerler de bulunmaktadır. Manzum olarak yazılmış siyer kitapları mesnevi nazım şekli ile kaleme alınmışlardır. Siyer kitaplarına Hz Muhammed’in hayatı elden geldiği kadar tarihi gerçeklere uygun olarak yazılmıştır. Ancak bazı siyer kitaplarında tarihi gerçeklere uymayan Hz Muhammed’in gerçek hayatında olmayan bazı söylentiler, efsaneler ve menkıbelerle de karşılaşılabilmektedir.

Siyer-i Nebi ( Sîretü’n-Nebî - siyer-i darîr )

Erzurumlu Mustafa Darîr’in 1388 (H. 790) yılında Mısır Memluk hükümdarı Sultan Berkok adına  yazdığı Ebü-l-Hasen-il-Bekrî ile Abdülmelik bin Hişâm'ın siyer kitaplarını tamamlayacak şekilde hazırladığı ve Türkçe olarak yazdığı  5 ciltlik mensur siyer-i nebidir.  ( bkz Erzurumlu Mustafa Darîr Hayatı ve Eserleri)  Kitab- I Siyer –i Nebi olarak da adlandırılan ve günümüz alfabesine ve diline de çevrilen pek çok kez de basılan bu eser Türk edebiyatının ilk siyer kitabıdır.[5] Siyer –i Nebi bu tarihten sonraki yazılmış olan Türk Edebiyatının bütün Siyer kitaplarının membaı durumundadır. [6]

Siyer-i Veysî

Veysî’nin (ö. 1037/1628) yazdığı DÜRRETÜ’t-TÂC adı ile de bilinen ilk Türkçe telif siyer kitabıdır. Bu kitap çok tutulmuş ve çok sayıda zeyilleri yazılmış bir siyer kitabıdır. Veysi bu eserini yazarken çok sayıda tarih, tefsir, hadis, siyer kitabı ve lügatten faydalanmıştır. Eser, Hz. Peygamber’in hayatını Mekke ve Medine dönemi olarak iki bölümde anlatmaya çalışır.

Nev‘îzâde Atâî (ö. 1045/1635) , Nâbî (ö. 1124/1712) , Nazmîzâde Murtaza Efendi (ö. 1136/1723) , Tıflî Ahmed Çelebi (ö. 1255/1839 [?]) Koçhisârîzâde Süleyman Tâlib, Veysi’nin by eserine zeyiller yazmışlardır.  Yazılan bu zeyiller Vesyis’nin hazırladığı Siyer-i Nebi’nin ne kadar etkili olduğunu gösterir. ,

 

KAYNAKÇA 

[1]https://www.etimolojiturkce.com/kelime/siret

[2] AHMET YAMAN, https://islamansiklopedisi.org.tr/siyer

[3]https://www.etimolojiturkce.com/kelime/siyer

[4]https://www.etimolojiturkce.com/kelime/seyir

[5] Süleyman EFENDİOĞLU, Yusuf Ziya SÜMBÜLLÜ, Erzurumlu Mustafa Darîr, Yüz Hadis Yüz Hikâye’si ve Yeni Nüshaları, https://www.turkiyat.selcuk.edu.tr/pdfdergi/s32/2.%20efendioglu%20.pdf

[6] /post/erzurumlu-mustafa-darir-hayati-ve-eserleri/76717