Sofra Çeşni Çeşnici Çeşniyar Çilingir Sofrası Ziyafet
Osmanlıca yazılışı sofra: سفره
Sofra Sözcüğü ve Kökeni
Sofra, Arapça kökenlidir ve Arapçadaki “ sfr “ kökünden gelir. Bu nedenle yola çıkma, yolculuk anlamlarına gelen sefer, safar سفر sözcüğü de bu kökten türemiştir. Arapçadaki sufra ͭ سفرة sözcüğü ise yolcu yiyeceği, azık, üzerinde yemek yenen yer, örtü, sini manalarına gelmektedir. Sofra sözcüğü bu nedenle sefir, sefaret , safar, sıfra sözcükleri ile aynı kökten gelmektedir.
Sözlük Anlamları
Sofra sözlüklerde “ üstünde yemek yenilen yaygı. Masa, sini, yaygı gibi şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu. Tekerlek biçiminde, üzerinde yemek de yenebilen, ayaklı hamur tahtası.” Şekillerinde tarif edilir. Yani sofra sözcüğü üzerine yemek konulan yaygı, tekerlek şekinde olan yemek ve hamur tahtası veya yemek yenilen masa anlamlarındadır.
Sofra sözcüğü geniş anlamı ile yemeği de ifade eder. Dilimize başla dillerden de gelen sofra ile alakalı pel çok sözcük vardır.
Sofra İle İlgili Kelimler Kavramlar
Çilingir sofrası: üzerinde hafif yemekler, meze ve içki de bulunan özenle hazırlanmış içki sofrası. Çilingir sözcüğünün Farsçadaki hali “şelengar “dır. Şelengar sözcüğü Moğolcadaki çorba demek olan şilü(n)/şölü(n) sözcüğünden dilimize girmiştir.
Çeşni: yiyecek ve içeceklere tad veren katkı, hoşa giden tat, lezzet.
Çeşnigir: Padişahların yemeklerini tadan
Çeşnicibaşı: Padişahların yemeklerini tadanların başı
Çeşniyar: yemeklerin tadına bakan
Hünkar Sofrası: Padışahlara mahsus çok zengin sofra. Topkapı Sarayı’nın Harem-i Hümayun bölümünde bulunan dikdörtgen planlı ve kubbeli sofa.
Derviş sofrası: Dervişlik ve tarikat adabına göre düzenlenen sofra, değişmeceli anlamda tarikat ehli ile bir arada olmak.
Yer sofrası : Yere serilen sofra
Simât Somat Ziyafet Hân-ı Yağma: mükellef sofralar, ziyafetler
Hân-ı Yağma Sofrası : Yağma sofrası, Bayramlarda zenginlerin verdiği, tabakların kaşıkların vb de misafirler tarafından alınıp göçtürüldüğü ziyafet, İsfendiyar veRüstem-i Zal ‘ın verdiği zafer sonrası ziyafet, padişah ve vezirlerin zafer sonrasında orduya verdiği dev ziyafet . (Hân-ı Yağma Sofrası ve Diş Kirası Nedir )
Hakkâ garip rezm-i Tehemten – pesend – kim
Her rûzu yâd-ı ma’reke-i heft – hân verir Nedim
Nedim bu beytinde İsfendiyar’ın heft-han geçidinde verdiği işret sofralarına telmih etmektedir.
Kesti başlı başına Mahmud Han bin div-i gûl
Hefth’an-ı kahraman ne haddi ne pâyanı var İzzet Molla
İzzet Molla bu beytinde Mahmut Han’ı Rüstem veyaİsfendiyar ‘ ın heft-han geçidinde devleri mağlup edişi ile kıyaslamaktadır.
Mün’im-i aşkın ziyâfet eyler ise âşıka
Zehr-i gamla perveriş bulmuş çeker nâzik simât Kastamonulu Saidi
Ya çemende bir simât- ayş düzdü rüzgâr
Ârifane kıldılar varın çiçekler der – miyân Hayreti
Yiyin efendiler yiyin, bu iç açıcı sofra sizin;
doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Tevfik Fikret- Han-ı yağma
Dehan alude olmaz ni'met-i elhan-ı âlemde
Dimağ-ı dilde lezzet haıı-ı yağma-yı seherdendir Nâbî
Bir sofra isterim kimse sermedik
Bir yayla isterim kimse konmadık
Bir güzel isterim yad el değmedik
Ellenmiş de bellenmişi n'ideyim Karacaoğlan
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!