Yazarlar

Bekir Sıtkı Erdoğan
Bekir Sıtkı Erdoğan
2 Eser
Bekir Sıtkı Erdoğan ( d. 9 Eylül 1926, Karaman- ö. 24 Ağustos 2014 ), Askeri okul çıkışlı Türk şairi, öğretmen ve hattat. 8 Aralık 1926 Karaman’da doğan şairin babası Karamanlı din âlimi Yahya Bey, annesi Adviye Hanım’dır. Babası 1936 yılında vefat edene kadar huzurlu bir çocukluk süreci yaşamıştı. İlk ve ortaokulu Karaman’da bitirdi. Ama daha ilkokulda iken babası öldükten sonra onun için sıkıntılı günler başlamıştı. Dört kardeşin en büyüğü olduğu için bir an evvel iş sahibi olabilecek bir mesleğe atılmak istemişti. İlk önce öğretmenlik sınavına girmeyi düşündü ama sınavı kaçırmıştı. Bu sırada I. Dünya Savaşı çıkmış Kuleli Askeri Lisesi Konya’ya taşınmıştı. Bu olay onun için mühim bir şans olmuştu. Küçükken de zaten asker olmak istiyordu bu yüzden de Kuleli Askeri Lisesine gitti ve Askeri Liseyi bitirdikten sonra 1946. 1948’de Kara Harp Okuluna devam etti. Ankara'da ve Kara Harp Okulunda iken alt devreleri olan GÜLTEKİN SAMANOĞLU ve MUSTAFA NECATİ KARAER ile tanışır. Bu tanışma sayesinde ömür boyu devam edecek iki dsıt sahibi olur..
Bekir Yıldız
Bekir Yıldız
1 Eser
Bekir Yıldız (d. Şanlıurfa 03 Mart 1933 / ö. İstanbul 8 Ağustos 1998 Romancı, öykücü, röportaj yazarı, matbaacı 1933'te babası Şanlıurfa’da görev yaparken Şanlıurfa’da doğan Yıldız’ın çocukluğu Şanlıurfa, Kastamonu, Gaziantep ve Adana'da geçti. Polis memuru Şükrü Bey ile Hatice Hanım'ın dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası polis memuru olduğu için babasının görevleri nedeni ile ilk orta ve lise yıllarını yurdun değişik yörelerinde geçirmişti.[1] Babasının tayini Şanlıurfa’dan Van'a, ertesi yıl Kastamonu'ya çıkmış ve Kastamonu’ya taşınmışlardır. 1943'te babasının tayini Gaziantep Nizip'e çıkmış, 1944'te ağabeyinin eğitimini sürdürebilmesi nedeniyle annesi ve kardeşleri ile birlikte Şanlıurfa'ya dönmüşlerdir. Bu nedenle ilköğretimi babasının tayinleri dolayısı ile gittikleri yerlerde eğitim görerek biter. On iki yaşında Nizip'te azaplık yapan dayısının yanına gönderilir. Azap olarak çalışan dayısının yanında iken ağalık sistemine yakından şahit olur. Dayısının yanında geçen bu günleri onun için ileride iyi bir malzeme olacaktır. İlkokul öğreniminden sonra önce Adana daha sonra da Mersin'de sanat enstitüsünde üç yıl eğitim görür.[2] Ancak sanat enstitüsünü ağabeyinin eğitimi nedeniyle 1950'de taşındıkları İstanbul’da tamamlar. Daha sonra İstanbul Erkek Sanat Enstitüsü'ne giden yazar (1950) aile bütçesine katkı sağlamak amacıyla çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalır. İlk öyküsü 1951 yılında Resimli Çocuk adlı bir çocuk dergisinde yayımlanır. Bir yanda da İstanbul Matbaacılık Okulu'na devam eder. Nihayetinde (1954) bu okulu da bitirdikten sonra dizgi operatörlüğü ve öğretmenlik yapmıştır. Askerlik görevine 1957'de Eskişehir'de başlamış; askerlik yıllarında tanıştığı Güler Hanım'la aynı yıl evlenmiştir. 1958'de kızı Vildan, 1959'da oğlu Yüce dünyaya g................
Besim Atalay
Besim Atalay
1 Eser
Besim Atalay (1882, Uşak - 7 Kasım 1965), Divân-ı Lügati't-Türk î’yi günümüz diline çeviren araştırmacı, öğretmen, Millî Eğitim Müdürü, şair, yazar, milletvekili Besim Atalay 1882′de Uşak’ta doğdu. Babası, Demirci takma adıyla tanınan Mehmet Çavuş'tur. Altı yaşlarında mahalle okuluna başladı ve Kur’an okumayı öğrendi. [1] İlkokulu ve Uşak Rüştiyesini bitirdi. On yaşında iken babasını kaybetti. Annesi yeni bir evlilik yaptı. Uşak’ta medrese eğitimine başladı ve Boduroğlu Medresesinde on bir yıl eğitim gördü. Medresede kıraat, Arapça, fıkıh ve Molla cami gibi dersler okudu. [2]On yıl medrese tahsilini görüp Arapça ve Farsçayı da öğrendiği halde hocası ona icazet vermedi. Bunun üzerine önce İzmir’e 1905 sonrada Kadı Mektebinde okumak için İstanbul’a gitti. 1905’te İstanbul’a geldi. Sultanahmet medresesine yerleşti. Medresede usulü fıkıh, tefsir, hadis derslerini de aldı. Tasavvufa yönelik eserler de okuyarak Uşaklı Hüsameddin Uşşaki’nin Yörü Dede Tekkesindeki şeyhine intisap etti. Şehzade Camii’nde Çarşamba’lı Hacı Ahmet Efendi’nin derslerine devam etti İki yıl Çarşamba’lı Hacı Ahmet Efendi’den de ders aldı. Burada da iki yıl Buharî ve Usul-ü Fıkıh dersleri eğitimi aldıktan sonra. 1909’da Şehzade Camiinde madalya ve hediyelerle medrese diplomasını (icazet) alıp mezun olmuş oldu. Ancak medreseden üstün başarı ve üstün bir eğitim ile icazet aldığı halde medrese eğitiminden pek de hoşnut olmamış medreselerin anlamsızlığına inanmıştı. [3] Fakat aldığı bu eğitim sayesinde T..................
Besnili Nehcî Dede
Besnili Nehcî Dede
32 Eser
Asıl adı Mustafa’dır. Nehcî, künyesini Mustafa Nehcî Dede İbn Seyyid Himmet el-Hüseynî el-Halvetî el Behesni şeklinde vermektedir.[1] Bu künyeye göre babasının adı Himmet’tir. Kendi ifadesine göre de Hz. Hüseyin’in (ö. 680) soyundan gelmektedir. 27 Ağustos 1616 Berat gecesi o devirde Maraş’ın günümüzde ise Adıyaman’a bağlı olan Besni’de doğdu. Adıyaman’da uzun bir eğitim almış, müderris olabilmek için 33 yaşında iken İstanbul’a gelmiş, Mülazımlık isteği ile Mehmed Bahâyî Efendiye intisap etmiştir. Mülazım olduktan sonra Anadolu kazaskeri Hüsam-zade Abdurrahman Efendi' tarafından bir medreseye müderris olarak gönderilmiştir. .............
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
1 Eser
Beşir Ayvazoğlu Beşir Ayvazoğlu (1953 Zara, Sivas), edebiyatçı, şair, yazar, gazeteci. Asıl ismi Beşir Ayvaz’dır. 11 Şubat 1953 tarihinde Sivas’ın Zara ilçesinde doğdu. İlk ve Ortaöğretimini Sivas 'ta yaptı. Lise yıllarında mahallî gazetelerde gazetecilik yaptı. 1975'te Bursa Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümünü tamamladı. Mezuniyetinden sonra çeşitli liselerde Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yaptı. TRT’de uzman olarak çalışmaya başladı. Televiz­yon Dairesi Başkanlık denetçi olarak çalıştı (1976). Daha çocuk yaşta iken “Divan” dergisinde aruz ölçüsü ile şiirler yazmaya başlamıştı. [1] Asker­lik dönüşü bir müddet Van Radyosu’nda çalıştı. Hergün, Tercüman, Türkiye, gazetelerinde çalıştı. Yeni Ufuk gazetesinde ise genel yönetmen olarak çalıştı.“Yeni Ufuk macerasının daha birinci haftasında hayal kırıklığına uğradı. Sonra Zaman gazetesine döndü. “ [2] Zaman ve Yeni Ufuk gazeteleri ile Aksiyon dergisindeki köşe yazarlığı ve yöneticilik yaptı.[3]1985-1991 yılları arasında Tercüman gazetesinin “Kültür-Sanat” yönetmeni oldu. 1980-1985 yıl­larında ortaöğretim kurumlarında öğretmenlik yaptı. 1985 yılında istifa ederek Tercüman gazetesinin sanat sayfası yöneticiliğine başladı. Dergâh, Kubbealtı Akademi, Hareket, Hisar, İzlenim, Türk Edebiyatı, Türkiye Günlüğü, Yeni Türkiye, Töre, Boğaziçi, İlim ve Sanat, gibi dergilerde birçok deneme ve makale yayımlandı. Bir ara Kültür Bakanlığı danışmanı olarak görev yaptı. Yeni Ufuk gazetesinin genel yö..............
Beşir Fuad
Beşir Fuad
1 Eser
Beşir Fuat Beşir Fuad (d. 1852 / ö. 5 Şubat 1887) Asker, tenkitçi, mütercim, monografi yazarı Beşir Fuad Ahmet Mithat Efendi’nin de kaydettiğine göre [1]1852 veya 1853 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Hayatı hakkında en geniş malumat AHMET MİTHAT EFENDİ ’nin “ . Beşir Fuat. Hzl. Bahar Dervişcemaloğlu. İstanbul: Dergâh Yay.) kitabında verilmiştir. Babası Hurşit Paşa, Maraş ve Adana'da mutasarrıflık yapmış bir devlet Gürcü kökenli bir devlet adamıdır. Annesi ise Giresunlu Memiş Paşa’nın kızı, Habibe Hanım’dır. Beşir Fuad, anne ve baba tarafından da Gürcü asıllıdır. [2] Annesi 1886 Mart'ında sinir krizi ve psikolojik sorunlar geçirerek ölmüş annesin bu şekildeki ölümü Beşir Fuad’ı derinden etkilemiştir. Maddi açıdan zengin bir ailenin çocuğu olan Beşir Fuat ilköğrenimine Fatih Rüştiyesin...........................
Beyani Enfi Ahmed
Beyani Enfi Ahmed
0 Eser
Beyani ( - Şuhut- Ö. 1665 İstanbul) Edebiyat tarihimizde, Şuhut doğumlu Kadı Beyani dışında, değişik tarihlerde yaşamış olan Yanbolulu, Sinoplu, Edirneli, Kastamonulu, Niğbolulu vb dokuz tane daha Beyani mahlaslı şair vardır.[1] Bunların bazıları da konumuz olan Beyani gibi kadı ve müderristir. Konumuz olan Beyani, babası da kadı olan günümüzde Afyon iline bağlı bir ilçe olan ama o devirde ise Germiyan sahasına bağlı Şuhut’ta doğmuş olan Kadı Beyani’dir. Doğum tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur. Buna rağmen kadılığa başladığı tarih bilindiğinden 1602 ila 1607 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir. Şairin adı Ahmet olarak geçmektedir. Babası değiş................
Bilgesu Erenus
Bilgesu Erenus
1 Eser
Bilgesu Erenus (d. 1943, Bilecik) Türk senarist, yazar, şair ve müzisyen. 1943 yılında babasının kaymakam olarak görev yaptığıBilecik Gölpazarı’nda doğan yazar, Kadıköy Kız Koleji’ni bitirdikten sonra, bir süre hukuk eğitimi gördü ve konservatuara gitti.[1] İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü mezunu olan sanatçı, 1965-1973 yılları arasında TRT’de çalıştı. Edebiyat dünyasına tiyatro oyunlarıyla giren yazarın ilk oyunu olan "El Kapısı" 1973 yılında Ankara Sanat Tiyatrosu’nda sahnelendi.[2] 1977-1979 yılları arasında Aziz Nesin başkanlığındaki Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulunda görev aldı. Toplumsal Kurtuluş Dergisi çalışmalarına katılarak bir süre bu derginin sahipliğini de yaptı. Senaryoları, Devlet Tiyatroları, AST, Dostlar Tiyatrosu gibi, önde gelen tiyatrolarda sergilendi. Tiyatro, roman ve senaryo çalışmaları ile tanınan yazar, Kürtçe bilmediği halde söylediği Kürtçe ezgiler nedeni ile de dikkat çeken, savaş karşıtı aktif olarak siyasetle de ilgilenen aydın ve devrimci bir kişilik sergilemişti. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından hazırlanan Aydınlar Dilekçesini imzalamış, aralarında AZİZ NESİN , Uğur Mumcu, Halit Çelenk, Yalçın Küçük, ERDAL ÖZ gibi aydınların da imzasının bulunduğu yaklaşık 1300 imzayla desteklenen bu dilekçeyi 15 Mayıs 1984 tarihinde cumhurbaşkanlığına götüren altı kişilik heyet içinde yer almıştı.[3] Aydınlar Dilekçesi davasında 59 kişi ile birlikte yargı..................
Bosnalı Fevzî Mehmed
Bosnalı Fevzî Mehmed
26 Eser
Fevzî Mehmed Bosnalı (d.1048/1638-ö.1090/1679) Fevzî’nin şairliği, IV. Mehmet (1648-1687) dönemine rastlar. Fevzi’nin şairliği ile tanınmaya başladığı yıllarda Sebk-i Hindî üslûbu etkilidir. Fevzî, IV. Mehmet zamanında şair olarak tanınmaya başlamıştır. Bu dönemde Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, sadrazam olmuş devletin görkemi halen üstün düzeylerde iken gazelde Şeyhülislam Yahya ve Şeyhülislam Bahâyî, Kaside, gazel ve hicivde ise Nefi’nin büyük tesiri vardır. Gazelde üstat şair kabul edilen Nâilî-i Kadîm ile Nâbî ile devrin diğer büyük şairi Bosnalı Sabit devre damgasını vurmuşlardır. Tezkireler ve Safâyî, Şeyhî Mehmed, Beliğ, XVII. Yüzyılda yaşamış olan Fevzî adında iki şairden söz etmişlerdir. Tezkirelerin sözünü ettiği her iki Fevzi adlı şair de asıl adı Mehmet olarak gösterilmiş, Bosna’da doğduklarını yazmışlardır. Tezkirecilerin birisi Bosna’da diğeri İstanbul, Üsküdar semtinde yaşamış olarak gösterdikleri her iki Fevzi’nin de aslında tek bir Fevzi olduğu, Bosnalı zannedilen Fevzi’nin İstanbul’a gelerek Üsküdar semtinde yaşadığı iki farklı şair gibi zannedilen Fevzilerin aslında aynı kişi olduğu Yunus Kaplan’ın çalışmaları ile anlaşılmıştır. Nitekim tezkirelerin iki farklı şair gibi gösterdikleri şiirler beyitler ise, tek bir Fevzî Divanı’nda bir araya getirilmiş .............
Bosnalı Sabit
Bosnalı Sabit
12 Eser
17. Yüzyılın usta şairlerinden ve devrin kadı, müftü müderrislerinden biridir 1650- 1712 Bosnanın Uzica -Öziçe - kasabasında doğmuş 17 Yüzyıl Divan Şairldir. Fakat asıl adı Alladdin olan, Alaaddin Sabit Bosnalı’nın doğduğu yıl tam olarak belli değildir.[1] Sabit hakkında ilk araştırmayı yapan Y. Ripka’ya göre o, 1650 yılında doğmuştur.[2] Kendi memleketinde ilk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul ’a gelmiş, İstanbul'da da eğitim görmüş, Kaptân-ı Deryâ Seydizade Mehmet Paşa’nın himayesine girmiş, dairesine imam olmuştur. Bu sayede Şeyhülislam Çatalcalı Ali Efendiden mülazım ve La’lizâde ailesine damat olmuştur Muhtelif kadılıklarda, bu arada Kırım Kefe Kadılığı?nda, Tekirdağ Müftlüğü?nde, bu şehrin Rüstem Paşa Müderrisliği?nde, Saray-Bosna, Konya, Diyarbekir mevleviyyetlerinde bulunmuştur .Şair iİstanbul’ da 1712 yılında ölmüştür. Mezarı Topkapı haricinde La’lizâde ailesine aid kabristanın yanındadır.” (Banarlı 1987:677).[3] Divan Şiirinin en parlak yüzyılında yaşayan Sabit daha çok mesnevileriyle tanındı. Kendine özgü üslubuyla dikkat çeken Sabit'in çoğu mesnevi olan birçok manzum eseri vardır. 1712 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. [4].................
BOŞ
BOŞ
5 Eser
1943 yılında İçel’in Anamur ilçesine bağlı Akine köyünde doğdu. İlkokulunu Anamur'da bitirdikten sonra Anamur Ortaokuluna gitti. Daha sonra Akşehir İlk öğretmen Okulu'na girdi ve bu okuldan 1961 yılında mezun oldu. Anamur, Kırıkhan ve İstanbul'da öğretmenlik yaptı.[1] Çeşitli ansiklopedilerin hazırlanışında çalıştı. İlk şiirleri 1960’tan itibaren Varlık, Türk Dili dergisinde çıktı. 1966'da Anamur'da öğretmenlik görevini sürdürürken 'sol' örgütlerin propagandasını yapmış olduğu gerekçesiyle Bakanlık emrine alındı ve mahkemeye verildi. 1967'de aklandı, ama Bakanlık, görevine tekrar dönmesine izin vermemişti. Danıştay'a dava açarak öğretmenlik görevine dönebilmek için mücadele etti. Açtığı davayı kazanarak 777 gün sonra tekrar öğretmenlik görevine geri döndü.[2] Asıl kimliğini 1970’li yıllardan sonra yazdığı şiirleriyle kazandı. İlk şiir kitabı "Tek Başına Değilsin" 1976'da yayınlandı. 1971'de yeniden tutuklandı. Öğretmenlik görevini İstan.............
Boş
Boş
0 Eser
Kâşifi Gaza-name-i Rum Gazavatname veya diğer kullanımıyla gazaname, Türk edebiyatında ordunun akınlarını, savaşlarını, kahramanlıklarını ve zaferlerini, düz yazı ya da şiir biçiminde anlatan bir yazı türüdür. [1]Bu yazı türünün ilk örneklerine edebiyatımızda 15. Yy da başlanmıştır. Kâşifi’nin yazmış olduğu Gazaname’i Rtum adlı Gaza-name edebiyatımızda yazılmış ilk gaza-namelerdendir Fatih Sultan Mehmet ‘in saray şehnamecisi olan Kâşifi’nin Gaza-name-i Rum adlı eseri Osmanlı devrinde yazılan ilk şehname örneği olmaktadır. Kâşifi’nin bu eseri Farsça olarak ve mesnevi tarzında kaleme alınmıştır. Kaşifi bu eserinde Fatih Sultan Mehmet’in hayatını ve zaferlerini, Firdevsî’nin Şâhnâme’si gibi destansı bir üslûpla anlatmıştır. Kâşifi tarafından yazılıp Fatih’e takdim edilen bu eser Firdevsi ve Şehname’si tarzında yazılan ilk tarih konulu eser olduğu gibi Osmanlı devrine ait en eski gazavat-name örneklerinden de biridir..........
BOŞ
BOŞ
1 Eser
Burhan Alkar
Burhan Alkar
0 Eser
Burhan Alkar, (d. 1928, Filibe). Türk heykeltıraş. “Heykel, hele günümüzde beton yığınlarından boğulan kentlerin canlanıp nefes aldıkları,  kişilik, renk ve anlam kazandıkları kültür değerleridir. Meydanları, parkları heykelsiz kentler, duyarsız, göremeyen, konuşamayan, durgun bir yaratıktan farksızdır”    Burhan Alkar 1951’de Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nden mezun oldu. 1958’de aynı bölümün açtığı modelaj asistanlığı sınavını kazandı. 1960’da Paris’e gitti ve Julian Akademisi’nde Heykeltıraş Monsieur
Burhan Arpad
Burhan Arpad
1 Eser
Burhan Arpad Burhan Arpad (d. 19 Mayıs 1910, Mudanya, Bursa - ö. 3 Aralık 1994 İstanbul), Basın Şeref Kartı sahibi gazeteci, yazar, çevirmen Eserlerinde “Ahmet Hisarlı” ve “Birisi” takma adlarını da kullana Burhan Arpad 19 Mayıs 1910 ‘da Mudanya’da doğdu. Babası İsmail Hakkı Bey, annesi ise Ayşe Süreyya Hanım’dır. [1] İlköğrenimini Rehber-i Tahsil Nümune Mektebi’nde, ortaöğrenimini ise 1927’de Orta Ticaret Mektebi’nde tamamladı. Daha okul yıllarında babasının ölümü üzerine çocuk taşında hayata atılmak zorunda kalıp 1923’te on üç yaşında iken matbaa çırağı olarak işe başladı. Daha sonra yerel gazetelerde muhabirlik ve haber yazarlığı yapmıştı. Boş kalan zamanlarında Fransızca öğrenmeye çalışıyordu. Ticaret Okulu’nun Orta Bölümü’nü bitirdi (1927). 1925- 192
Burhan Felek
Burhan Felek
1 Eser
Burhan Felek Burhan Felek (d. 11 Mayıs 1889, İstanbul - ö. 4 Kasım 1982, İstanbul) Şeyhü'l-Muharrirîn olarak anılan Türk gazeteci, spor adamı ve yazar. Asıl adı Mehmet Burhanettin'dir. 11 Mayıs 1889, İstanbul’da Üsküdar'ın İhsaniye Mahallesi'nde doğdu. Babası Mahmud Ziyaeddin Bey, annesi ise Fatma Naciye Hanım'dır.[1] İlköğrenimine, 6 yaşında, Ravza-i Terakki adında, özel bir okulda başladı ve bu okuldan 1902 yılında mezun oldu. Üsküdar Mülkiye İdadisi ’ne başarı göstermesi nedeni ile ikinci sınıftan başladı., Üsküdar Mülkiye İdadisinden birincilikle mezun oldu. [2] Liseyi de ikincilikle bitiren, 1906'da, Hukuk Fakültesi'nin sınavına girdi. 1907'de Hukuk Fakültesinde, Talebe-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluş çalışmalarına katıldı. Felek, bir süre bu derneğin genel sekreterlik görevini yürüttü. Bu yıllarda, güreş, atletizm ve futbolla ilgilenmeye başladı. Hatta kendisi de aktif olarak koşulara katılmaya başlamıştı. Uzun mesafeli koşulara (1500 metre)...................
Bursalı Rahmİ
Bursalı Rahmİ
2 Eser
Bursalı Rahmi (ö. 975/1567-68) Şah u geda Mesnevisi ile meşhur, Bursa doğumlu 16 yy Divan şairi. Bursa’da doğan şairin asıl adı Pîr Mehmet, babası ise Nakkaş Bâlîzâde Pîr Mehmed Çelebi’dir. [1]Kaynaklar onun doğum tarihi hakkında bizlere bilgi vermemiştir. Yard. Doç. Dr. Mustafa Erdoğan’a göre “Künhü’l-Ahbâr’da vefat ettiğinde elli altmış yaşlarında olduğu “ bilgisinden hareketle 1514-151915 veya 1510-151916 yılları arasında doğmuş olmalıdır. [2] Fakat Nakkaş babası ile küçük yaşta iken İstanbul’a gelmiş olduğu, öğrenimine İstanbul’da başladığı önce Defterdar İskender Çelebi ile tanışıp onun himaye ve yardımlarını gördüğü, Defterdar İskender Çelebi aracılığı ile Sadrazam İbrahim Paşa’ya takdim edildiği anlaşılır Rahmi’nin hangi hocalardan ders aldığı, hangi ilimleri okuduğu bilinememektedir. Ancak geleneksel eğitim sistemine göre ilk eğitimi babası Nakkâş Bâlî’den almış olması gerekir. Yine eserlerine ve şiirlerine bakarak sarf, nahiv, kıraat, Kur’an, ilmihal, bilgilerini öğrenmiş olduğu.................
Cafer Cabbarlı
Cafer Cabbarlı
1 Eser
Cafer Cabbarlı (Baku, 1899 Baku, 1934) 1899 yılında, Baku yakınlarındaki Xızı (Hızl) köyünde doğmuştur. Babasının adı Qafar’dır. “Ailesi, daha iyi bir yaşam sürmek için Bakü’ye göç ederek fakir halkın yaşadığı Dağlı mahallesine yerleşir. Henüz 2-3 yaşlarında iken babası Gafar’ın vefat etmesiyle ailenin geçimi, annesi Şahbike Hanım’ın üzerine kalır “ (Ehmedov, 1987:652)  “Cafer, önce Molla Umnise’ye gider. Altı ay kadar onun yanında kaldıktan sonra, Molla Mirze Kadir’in mollahanesinde Kur’an dersleri alır”   Bakü’de, Politeknik mektəbinin elektro-mekanika şubesine yazıçı bölümünü(bitirmiştir.(1920) Tahsil yıllarında Sabir ve  Mirze Feteli Ahundof’un eserlerini okumuş, incelemiş ve onların tesirinde kalmaya başlamıştır.   Şiir yazmaya 16 yaşında iken -1915 - başlamış, nesir, şiir ve dram türlerinde eserler kaleme almıştır. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin (1918-1920) kuruluşuyla başlayan dönemde yazılarını kaleme almaya başlayan şair ve yazarın İlk hiciv ve lirik şiirleri “Mekteb”, “Babayi Emir”, “Besiret” gibi gazete ve dergilerde yayımlanır. . Balkan Savaşları’nı konu edinen   “Edirne Fethi” ve “............
Cahit Atay
Cahit Atay
1 Eser
Cahit Atay (d. 1925 - Çorum, ö. 2012 - Biga), Tiyatro yazarı, öğretmen, desinatör, memur Çorumda doğdu. Lise öğretimini yarım bıraktı. Liseden sonra askerliğini yaptı. Askerlik sonrasında bir süre köy öğretmeni olarak çalıştı. Kısa süre de meteoroloji memurluğu, avukat kâtipliği gibi işlerde de çalıştı. En sonunda tiyatro oyunculuğuna ilgi duydu. Bazı arkadaşları ile Yurt Tiyatrosu adı altında gezgin bir tiyatro kurdu. Gezici tiyatro topluluklarında çalıştı. İlk oyunlarını da Gezgin Yurt Tiyatrosunda çalışırken yazmaya çalıştı. Cahit Atay, ilk yazarlık deneyimini halkevlerinde oyun sergileyen amatör tiyatro toplulukları için yazdığı oyunlarla edindi. İlk yazarlık deneyimini bu topluluk için yazdığı “Yaşasın Garsonluk” ve “Bu Şapka Kimin?” adlı oyunları olmuştur. [1]Daha sonra TRT Ankara radyosu için skeçler yazmaya başladı (1950). 1951’de Ankara’da, Devlet Su İşleri’nde desinatör olarak çalışmaya başladı. Emekli olana kadar da Devlet Su İşleri’nde çalıştı. Bu işinde çalışırken de tiyatroculuğuna devam etti..................
Cahit Irgat
Cahit Irgat
1 Eser
Doğum Tarihi - 21 Mart 1915, Lüleburgaz ,Ölüm Tarihi - 5 Haziran 1971, İstanbul, şair, tiyatrocu, sinema oyuncusu ve romancımız. Gerçek adı Saffet Cahit Irgat[1]olan şair 1916 yılında Lüleburgaz (Kırklareli)'da doğmuştur. Babası Yüzbaşı olarak emekli olduktan sonra ticarete atılan Saffet Bey, annesi ise Makbule Hanım’dır. Babasının askerliği görevi sıralarında bir süre Anadolu’da kalmışlar, ilkokulu Lüleburgaz’da okumuş, ortaokulu İstanbul Vefa Ortaokulunda okumuş, İstanbul Muallim Mektebi ve Edirne Öğretmen Okulu’nda devam ederek mezun olmuştur. Tiyatroculuğa Edirne Öğretmen Okulu’na devam ederken merak salar. Öğrencilik yıllarında okul temsillerinde rol almış, okullarını müfettiş olarak ziyaret eden Reşat Nuri Güntekin ve öğretmeni heykeltıraş Ratip Âşir’in teşvikleri tiyatrocu olmaya karar vermiştir. Bu nedenle Muhsin Ertuğrul’a başvurur ama Muhsin Ertuğrul” Önce Tiyatro okulunu bitir sonra yanıma gel “ diye cevap verir. Bunun üzerine Cahit Irgat, lise döneminde ve öğrenimini yarıda bırakarak Ankara Devlet Konservatuarı’na girer. Fakat 1932’de girdiği Ankara Devlet Konservatuarından da son sınıfta ayrılır.[2].............