Yazarlar
Müfide Ferit Tek
0 Eser
Müfide Ferit Tek
29 Nisan 1892, Kastamonu - 24 Mart 1971, İstanbul)
Halide Ediple birlikte Türkçülük akımının roman türündeki ilk kadın yazarlarından ve temsilcilerinden biridir. Kurtuluş Savaşı yıllarındaki yazıları kalemiyle Milli mücadeleye katılmış bir kadın yazardır. Türkiye'nin ilk İçişleri Bakanı Ahmet Ferit Tek'in eşi ve sanat tarihçisi ve ünlü Türkolog Emel Esin'in annesidir.[1] Müfide Ferit Tek, ilk kadın romancılarımızdan biridir.
Babası Kemahlı Mazhar Paşa'nın oğlu ve "Hürriyet yanlısı bir subay olduğundan sürekli İstanbul'dan uzak yerlerde görevlendirilen Şevket Bey'in” [2] kızıdır. Annesi ise Plevne şehitlerinden Zâimzâde İsmail Efendi'nin kızı Feride Hanım'dır.[3]
Müfide Ferit, asker olan babasının görevi gereği bulunduğu Kastamonu’da 29 Nisan 1892’de doğmuştur. Babası Şevket Bey, Meşrutiyet yanlısı Müşir Recep Paşa'nın seryaveri olduğu için onunla birlikte görevli olarak Bağdat ve Trablusgarp'a gider. Bu neden le Müfide Ferit, ilköğrenimine.....................
Mükerrem Kamil Su
1 Eser
Mükerrem Kamil Su
(d. Bursa,1 Temmuz 1904 / ö. 23 Temmuz 1997) Öğretmen, Romancı, Öykücü, Radyo Oyunu Yazarı, Radyo Programcısı, Köşe Yazarı
1906'da Bursa'da doğdu. İstanbul'da Çapa Kız Muallim Mektebini bitirdi. Burhaniye, Edremit ve Balıkesir Altı Eylül İlkokulunda ilkokul öğretmeni olarak çalıştı. 1922'de İstanbul Darülfünunu'nu (Çapa Kız Öğretmen Okulu) bitirdi. Çapa Kız Muallim Mektebi'nde öğrenci iken edebiyat öğretmenleri vastası ile edebiyata ilgi duymaya başlamıştı. İlk öykülerini de bu yıllarda yazmaya başlamıştı.
1936'da Ankara'da Gazi Terbiye Enstitüsü'nde açılan sınavı kazarak ortaokul Türkçe öğretmeni oldu. (1936). İlk görev yeri olan Balıkesir'de 1923'ten 1938'e kadar çalıştı. [1]Mehmet Sami Mektebi Şube Muallimi, Burhaniye Kız Mektebi Baş Muallimi, Edremit Cumhuriyet Mektebi Baş Muallimi, Susurluk Merkez İkinci Mektep Baş Muallimi, Balıkesir Merkez Gazi Yatılı Mektebi Müdür Muavini, Balıkesir Merkez Kayabey Baş Muallimi, Balıkesir Merkez Altı Eylül Mektebi Baş Muallimi oldu. 1936'da Gazi Terbiye Enstitüsü'nde düzenlenen Türkçe-Edebiyat sınavlarında başarılı olmasının üzerine Balıkesir Lisesi Türkçe öğretmeni olarak çal.....................
Mümtaz Yener
1 Eser
Mümtaz Yener
(d. 1918, İstanbul - ö. 2012), Türk ressam, dekoratör, sanat yönetmeni, reji ve senaryo yazarı
1918 yılında, Yeniçeri Seyrekbasan İsmail Bey'in torunu ve deniz subayı Abdullah (Yener) Bey ile yine bir deniz subayının kızı olan Nüzhet Hanım'ın oğludur. İstanbul’da doğan Mümtaz Yener, Gelenbevi Ortaokulu'nu bitirdi. Daha sonra 1935'te girdiği İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde Prof. Nazmi Ziya Güran 'ın atölyesinde resim ve desen öğrenimine başlamıştı. [1] Nazmi Ziya Güran, İbrahim Çallı ve Leopold Levi İhtisas Atölye'lerinde sekiz yıl boyunca eğitim gördü. 1940 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi salonlarında dört yıllık öğrencilerin açtığı karma sergide "Bir Kadın Portresi" ile başarı ödülü aldı. Bu yapıt ayni yıl Devlet Güzel Sanatlar Dergisi'nde yayınlanmıştır. [2]
Daha okulda öğrenim görmekteyken okul arkadaşları ile birlikte bir resim topluluğu kurmak düşüncesi içine girmişlerdi. Başta Nuri İyem olmak üze...........
Münevver Ayaşlı
1 Eser
Münevver Ayaşlı
Son “ Osmanlı aristokratlarından gazeteci hatırat ve roman yazarıdır.
Tam adı Hatice Münevver Ayaşlı’dır. 1906 yılında Selanik’te doğdu. Babası Ali Rıza Paşa’nın oğlu Miralay Mustafa Tayyar Bey’dir. [1]Annesi ise Hüsrev Paşa'nın yetiştirdiği ve eğittiği 40 kölesinden biri olan Çerkez Abdi Paşa'nın kızı Hayriye Şerife Hanım’dır.[2]
Asker olan babasının görevi nedeni ile ailesinin gitmiş olduğu Selanik’te doğdu. Kendisini “Selanik’te doğmuş bir Konya Türkmenlerinden bir Türk” olarak tanıttı. O yıllarda Mustafa Kemal ile de tanıştı. Selanik’in düşmesi ile henüz dört yaşında iken ailesi İstanbul’ a taşınmak zorunda kaldı. Babasının askerlik görevi nedeni ile henüz sekiz yaşında iken Halep ‘e taşındılar. ilköğretimine iki yıl Halep’te sonraki yıllarda 13 yaşına kadar Beyrut’ta devam etti. Halep’te iki yıl görev yapan babası Beyrut’a tayin edilince ilköğretimini Beyrut’ta devam ettirmek zorunda kaldı. Beyrut’ta Fransızcayı öğrendi. 1919 yılında annesi ile Almanya’ya gitti. Bir yıl sonra yeniden yurda döndü. Alman Okulu ve Fransa'da College de France ile Şark Dilleri Okullarında okudu. Arapça ve Farsça öğrendi. [3]Babasının Tütün İdaresinde Reji Müdürü olması ned....................
Münif Paşa
0 Eser
Münif Paşa Hayatı Eserleri
Osmanlı devlet adamı, yazar, dergici ve Tanzimat devri edebiyatçısı, ilk pozitivist aydınlarımızdan biri olan dergicidir.
HAYATI
Tam adı Mehmed Tahir Münif Paşa‘dır. 1828 tarihinde Antep’te doğdu. Babası ve dedesi bilgin ve şair olan Münif Paşa , “Ayıntâb ulemasından Arab Tahir Efendizâde, Abdünnafî Efendi'nin oğludur” [1] İlköğrenimini Gaziantep'te Nuruosmâniye medresesinde tamamlamış ve Farsçayı burada öğrenmiştir. [2] Babası Abdünnafî Efendi, Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa tarafından çocuklarına Farsça dersi vermek üzere Mısır'a götürülmüş, böylece Münif Paşa, Kahire'de Kasr-ı Âlî mektebinde eğitimine devam etmiştir.[3] Burada Farsçayı, babası ve diğer âlimlerden de Arapçayı öğrenmiştir. Eğitimini Şam’da Emeviye Medresesi'nde, tamamlamıştır.
Mısır’da Mehmet Ali Paşa’nın yapmış olduğu yenilikleri yakından görmüş, Şam’da 1 Eyaleti Meclİs-i Kebir'i kaleminde, 21 yaşında iken memuriyet h.................
Müridi Pend-i Rical
2 Eser
Tezkireler de onun ve eserinin hakkında hiç bir bilgi vermemişlerdir. Hayatı hakkında eserinde de sadece Aydınlı olduğunu bir beyitte belirtmiş, başka da bilgi sunmamıştır. Yaşadığı yüzyıl ise araştırmacıların dil incelemelerine dayalı olarak yapabildikleri tahminlere dayanmaktadır. Müridi’nin eserindeki dil özelliklerine bakılınca da 14. yy'ın sonu ile 15. yy.'ın ilk yarısında yaşamış olması ihtimali ortaya çıkmaktadır. V. Mahir onun eserine bakarak onun 14 yy ın ikinci yarısı şairi olduğunu hükmetmiş [1] Eseri üzerinde Doç takdim tezi hazırlayan Atabey Kılıç ise 14. y sonu ile 15 yy ilk yarısında yaşamış bir şair olduğuna hükmetmiştir.
Müridi'nin doğum ve ölüm tarihi gibi doğum yeri hakkında da belli başlı bir bilgiye rastlanılmamıştır. Ancak, Pend-i Rical adlı eserinde Aydın ili'nden olduğunu..............
Müslüm Sümbül
11 Eser
1940 yılında Sivas’ın Kangal İlçesi Kavak Köyü’nde doğdu. O yıllarda Kavak köyü, yöredeki otuz beş köyün bağlı olduğu bir nahiyedir.
Baba ismi Mehmet, anne ismi Hatice'dir. [1] Annesi kendisi daha altı aylıkken vefat etmiş ve yetim kalmış onu amcasının hanımı Elif Hanım büyütmüştür. Müslüm’ün annesi öldüğünde kendisinden büyük olan üç kardeşi daha vardır. [2]Altı aylık Müslüm’ün bakımını amcasının eşi Elif Hanım üstlenmiştir.
İlkokulu bir nahiye olan Kavak köyünde okur. Sesinin ve müzik kulağının iyi olması nedeni ile öğretmenlerinin de dikkatini çekmiş köy okulunda iken İstiklal Marşı’nda öğretmenleri onu öne çıkartıp “Müslüm Sümbül’ü takip edin”, diyerek ona okuturlarmış. [3]
Amcasının yanında büyüdüğü için çalışmak zorundadır. Bu nedenle ergenliğe girmeden çalışma hayatına girmek zorunda kalır. On iki yaşında ilkokulu bitirip çalışmaya başlar. On iki yaşında, Devlet Demir Yollarında kapanan demir yollarının yolunu açmak için geçici işçi olarak çalışmaya başlar. Bu arada yetiştiği kültürel ortam onun saza ve söze heves duymasını sağlar. Sesinin de güzel olması nedeni ile zakirler ona özel önem verecektir. Böylece Garip Musa Ocağı’ndaki Alevi cemlerindeki Zakirlerden bağlama çalmayı da öğrenmiştir. Asıl saz hocası ise zaman zaman Ankara Radyosu’na gelip program da yapmakta olan Garip Musa Ocağı’nın da dedesi olan âşık ve dede Dışlaklı Ahmet Başar’dır. Dışlaklı Âşık Dede, onun âşıklık yolundaki en önemli aşamalarından ilkini oluşturmuştur. Garip Musa Ocağı’ndaki bu cem ayinlerinde Pir Sultan Abdal , Şah İsmail -Hatai, Seyyit Nesimi , Virani Baba, Aşık Harabi Baba ve Sivas yöresindeki tanınmış ozanlar Ali İzzet Özkan ile Aşık Veysel’den etkilenmiştir.............
Nâbî
57 Eser
Nâbi, (d. 1641, Urfa - ö. 1712, İstanbul), Hikemi tarzın Kurucusu olan Divan Şairi
1641 senesinde Urfa'da doğan Nâbi’nin asıl adı Yusuf’tur. Urfa da yokluk ve sefalet içinde büyüdüğü, dördü erkek, ikisi kız altı kardeşi olduğu anlaşılmaktadır. [1] Prof Dr.Meserret Diriöz’ün verdiği bilgilere göre Nabi’nin Babasının ismi Seyyit Mustafa, Dedesinin ismi Seyit Mahmut’tur. Erkek kardeşlerinden birisinin adının Hacı Mahmut Ağa, diğer birisinin ise Hacı Muhammet ile Seyit Ahmet olduğu yazılmıştır.Nabi 23-24 yaşındayken de İstanbul'a gelmiştir. İstanbul’a geldiğinde sefalet içinde kaldığı aç kalmamak için elbisesini ve sarığını dahi satmak zorunda kaldığını bir şiirinden anlıyoruz. [2]
Nabi hakkında yazılmış derli toplu bir biyografi olmadığından hayatına dair çıkarılan şeyler kendi hatıralarından ve şiirlerinden çıkarılan bilgilerle sınırlı kalmaktadır. Tuhfet’ül Haremeyn adlı eserinde Hac hatıralarını yazmış ve hayatı hakkında bazı özel bilgilere de böylece ulaşılmıştır.Fakat eğitimine Urfa’da başladığı, iyi bir eğitim aldığı ve bu eğitimine güvenerek 1665 yılında İstanbul’a gittiği [3]anlaşılır konulardır.
İstanbul’a gittikten sonra burada da eğitimine devam eder. 1665'te Vezir Mustafa Paşa’nın kâtibi olur. Bu memuriyet onun ikbal günlerinin başlangıcı olmuştur. Hamisi olan Mustafa Paşa Padişah IV. Mehmed'in yakın çevresinde bulunduğundan Nabî'nin de sarayla ilişkisi güçlenmeye başlamıştır. Bu yıllarda şiirleri ile tanınmaya başlar. 1675'te de ilk ünlü eserini yazmaya da fırsat çıkar Ve IV. Mehmed'in şehzadeleri için Edirne'de düzenlediği sünnet düğünü şenliklerini anlatan Surname 'yi yazar. [4] Nabî, koruyucusu Mustafa Paşa'nın 1686'da ölümü üzerine artık gözden düşmüş Paşa’nın rakiplerinin de rakibi olmuştu.............
Nabizade Nazım
3 Eser
Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman denemesi olan Zehra ’nın Tanzimat dönemi yazarıdır.
Tam adı Ahmet Nazım olan yazar, 1862 de İstanbul Nişantaşı semtinde doğdu. Doğum tarihi kesin olmasa da 1862 yılı olarak kabul edilmektedir. Annesinin genç yaşta ölümünden sonra Beyoğlu taraflarından Yavuz Selim Mahallesine taşındılar Ve ilköğrenimine aynı semtteki Mekteb-i Selimiye de başladı. Bu defa babası Nabi Efendi ölünce ninesi ile birlikte yaşamaya başlamıştı. [1]“Yadigârlarım “ adlı otobiyografik eserinde aktardığına göre babasının içkici ve ruh hastası bir adamdı. Annesi ise genç yaşında hayata veda etmiş çocukluk ve ilk gençlik yıllarında sıkıntılar içinde büyümüştür. [2] Baba adı Nabi olduğu için Nabizade Nazım olarak anılmıştır. Ninesinin yanındayken Tophane Mahalle Mektebi'ni bitirerek Salıpazarı'ndaki Fevziye Rüştiyesi ‘ne kaydolduysa da, daha sonra Beşiktaş Askeri Rüştiyesi ilk bölümüne girdi. İdadi(lise) öğrenimini bu okulda tamamladıktan sonra yükseköğrenimini Mühendishane-i Berri-i Hümayun ‘da (kara askeri mühendis okulu)yaptı ve 1884 te topçu mülazım-ı sanisi (topçu üsteğmen) olarak mezun oldu.
Nahid Sırrı Örik
3 Eser
Nahid Sırrı Örik (d. 22 Mayıs 1895 - ö. 18 Ocak 1960) Türk hikâye, roman ve oyun yazarı.
Divan sahibi Oltili Ahmet Nafiz Paşa'nın torunu ve Hukuk Mektebi hocası, rüsûmât müdir-i mütercimi, Şûrâ-yı Devlet Âzâsı, Shakespeare'den iki oyun çevirmiş Gürcü asıllı Hasan Sırrı Bey'in oğludur.
Nahîfî
15 Eser
Süleyman Nahîfî (h.l076?-1151/m.1665?- 1738), 18. yüzyılın en verimli şair ve yazarlarındandır. Fakat o edebiyatımızda daha ziyade Mevlana'nın Mesnevi'sini aynı vezin ve şekille Türkçe'ye tercüme etmiş olması dolayısıyla tanınmıştır. Nahîfî Osmanlı divan şairlerindendir. 1640-1645 yılları arasında İstanbul'da doğan Nahîfî'nin asıl ismi Süleyman'dır. Nahîfî, Katib Salih'in torunu, Vaiz Abdurrahman Şeyh Muhyi'nin oğlu, Müstakimzade Süleyman Sa'deddin Efendinin amca çocuğudur.[1]
Nahîfî'nin gençlik yıllarında iyi bir medrese tahsili yaptığı, Arapça ve Farsçayı çok iyi bildiği, eserlerinde yer verdiği İslami bilgilerden anlaşılmaktadır. Zamanın büyük şairleri olan Nâbî, Naili, Nedim vs. gibi üstatların devrinde yaşadığı için onlardan faydalanmasını çok iyi bilmiş ve önde gelen divan şairleri arasında yer almıştır. Ayrıca, Ünlü hattat Hafız Osman Efendiden hat dersleri alarak, “sülüs”, “nesih” ve “ta'lik” yazı çeşitlerinde üstün başarı ile icazet (diploma) almıştır.[2]Nahîfî aynı zamanda önemli bir hatt..............
Nahit Ulvi Akgün
1 Eser
(d. Milas1918 / ö. 12 Kasım 1996)
Öğretmen, Şair
Milas’ta doğdu (1918-12 Kasım 1996). Ailesi 1900’lü yılların başında Yanya’dan göç ederek Bodrum’a, sonra da Milas’a yerleşen Haraççızadeler’dir. Babası Haraçcızadelerden eğitimli ve aydın bir kimse olan Mithat Bey’dir. Annesi ise Şefika Hanım’dır.
Öğrenimine Milas’taki Sakarya İlkokulu’nda başladı. 1928 yılında, Harf İnkılabı’ olduğu için ilkokul üçüncü sınıfa kadar eski yazıyı üçüncü sınıftan sonra da yeni yazıyı öğrenmeye başladı. İlköğrenimini tamamladıktan sonra Milas’ta yaşayan Musevi çocuklarının gayri resmi eğitim aldıkları Yahudi Okulu’na devam etti. Bir yıl devam ettiği bu okulda Fransızca öğrendi.
Babası Mithat Bey, oğlu Nahit’in iyi bir öğrenim görmesi için 1932 yılında Milas’tan göçerek İzmir’e taşındı. Böylece Nahit Ulvi, ortaöğretimine Alsancak semtindeki Atatürk Lisesi’nin orta kısmında başladı ve Ortaöğrenimini İzmir II. Erkek Lisesinde (1940) tamamladı. Atatürk Lisesinde iken resim öğretmeni Zeki Boran sayesinde şiire merak sarmış okul yıllarında” küçük şair” namı ile anılmaya başlanmıştı. Fakat annesi onun eğitimini aksatacağını düşündüğü için onun şiirle uğraşmasını istemiyordu............
Naili Kadim
41 Eser
17 Yüzyıl divan şairi: Naili Kadim , Naili Kadim diye de tanınır. İstanbul’ludur .Ve asıl adı Mustafa’ dır. Babası Maden Kalemi kâtiplerinden Piri Halfe’dir. Bu yüzden Naili'nin adı kaynaklarda Piri zade Mustafa Çelebi, olarak geçer.[1] Dîvân-ı Hümâyun’da kâtiplik yaptmış olduğu tespit edilen bilgiler arasındadır. Mâden kalemi başhalifesi olduğu da kaynaklarda ulaşılan bilgiler arasındadır. Doğum yılı belli olmamakla birlikte kasidelerinin incelenmesi sonucu 1608- veya 1611 yılları arasında doğmuş olabileceği düşünülmektedir
Tezkirecilerin verdiği bilgilerden çıkartılan sonuca gör ufak tefek ve zayıf bünyeli bir kişi olduğu, anne ve babasını delikanlılık çağına yaklaştığı sıralarda kaybettiği ortaya çıkmaktadır. Genç yaşta anne ve babasını kaybeden şâirin bir kardeşi olduğu onun ölümü üzerine yazdığı mersiyeden anlaşılmaktadır.[2]
Ne derece eğitim gördüğü bilinmese de şiirlerinden çok iyi bir eğitim gördüğü anlaşılmaktadır. Efendi yerine Çelebi olarak adlandırılması medrese bitirmediğini ortaya koymaktadır. [3] Arapça ve Farsçayı iyi düzeyde öğrendiği şiirlerinden belli olmaktadır.Babasının da çalıştığı ve şairin bütün hayatın geçirdiği maden kâtipliğinde baş halifeliğe kadar yükselmiş ve burada edindiği tecrübeler şiirind.................
Naîmâ
1 Eser
Naima
1655 (H. 1065)’de Halep; Ö.1716 (H. 1128) ’Mora’da Ballubadra (Paliopatras) kasabası
Asil ismi Mustafa Naim Efendidir. 1655 tarihinde Haleb'de doğmuş olan Naima’nın babası Halep’in ilweri gelen kişilerinden biridir. İlk eğitimini Halep de almış daha sonra İstanbul'a gelerek Haleb’de başladığı tahsilini Enderun mektebinde devam ettirmiştir. 1688'de Sarayı Atik Baltacılar ocağına girmiş, Beyazıt Camisi'ndeki derslere devam ederek öğrenimini geliştirmişti
Naki Tezel
7 Eser
Naki Tezel ((d. 6 Ağustos 1915 / ö. 24 Temmuz 1980) )
Eserleri ve yazılarında Naki Tezel adının yanı sıra Tezel, Tezel Amca, Şerif Halil Başa, N. T. ve M. Korkusuz adlarını da kullanan masal derlemesi halk bilim araştırmacısıdır.
Hayatı
1915 yılında İstanbul’un Fatih ilçesinde PTT Müdürü İbrahim Cemal Bey’in ve annesi Fahriye Hanım’ın oğlu olarak dünyaya geldi. İlköğrenimine İstanbul 16. İlkokulu'nda 1928 yılında başladı. Ortaöğrenimini ise İstanbul Gelenbevi Ortaokulu'nda tamamladı. [1]
1931-1934 yılları arasında ise Pertevniyal Lisesi’ndeki eğitimini tamamladı. Liseyi bitirir bitirmez İstanbul Belediyesi İstatistik ve Neşriyat Şubesi'nde çalışmaya başladı. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. İstanbul Belediyesi İstatistik ve Neşriyat Şubesi'nde çalışmaya başlaması bir anlamda masalcı ve halk bilimci geleceğini belirlemiş oluyordu. İstatistik ve Neşriyat Şubesi şefi M. Halit Bayrı, masal ve folklor derlemecisi olması konusunda Naki Tezel’i teşvik etmiş..................
Nakkaş Hasan Paşa
1 Eser
Nakkaş Hasan Paşa (ö. 1031/1622)
Minyatürcülüğü ve tezhipçiliğiyle ünlü Osmanlı veziridir.
Nakkaş Hasan’ın çocukluk ve eğitim dönemleri hakkında elimizde bilgi yoktur. Fakat ilk gençlik yılları ve sonraki dönemlerinden anlaşıldığına göre i Enderun’da yetiştiği ve Harem-i Hümâyun hizmetinde bulunduğu bu yıllarda özellikle Minyatür, tezhip ve nakkaşlık alanında oldukça iyi bir eğitim gördüğü ortaya çıkmaktadır. Nitekim 1580li yıllardan sonra kaynaklar ondan söz etmeye başlayacak Nusretname, Şehinşahname gibi minyatür eserlerini hazırlayan Nakkaş Osman ve ekibindeki yirmi bir sanatçı arasında onun ismi de geçemeye başlayacaktır.
989 (1581) tarihli bir belgede III. Murad dönemi nakkaşlarından Nakkaş Osman’ın yanında çalışanlar arasında onun da adı geçer. Bu belge Nakkaş Hasan’ın daha o tarihte bile devrin en önemli minyatürcüleri ve tezhip sanatçılarının arasında olduğunu kanıtlamaktadır. 1580 – 1596 yılları arasındaki süreç onun sanatçı kişiliği ile tarihe geçtiği süreçtir. 1590 yılların başında Seyyid Lok..................
Nakkaş Osman
4 Eser
Nakkaş Osman ‘ın doğumu, hayatı ve ölümü hakkındaki bilgiler zayıf olmakla birlikte onun çalışmaları onaltıncı yüzyılın son çeyreğinde yoğunlaşır. Nakkaş Osman’ın hazırlanmasında görev aldığı ilk eser, II. Selim Döneminde hazırlanmış olan 1568-69 tarihli Kanuni’nin son Macaristan seferinin konu edinildiği minyatürlü ‘Nüzhet-el-ekber der-sefer-i Zigetvar’ adlı eserdir. [2] Bu eserin II. Selim zamanında ve Seyyid Lokman saray şehnamecisi iken hazırlanmış olduğuna göre Nakkaş Osman’ın Seyyid Lokman ile birlikte göreve başladığı ortaya çıkmaktadır.
1570 yıllarından sonra Seyyid Lokman ile çalışmaya başladığı, Sarayın baş nakkaşı olduğu Seyyid Lokman ile 1595 yılına kadar pek çok eseri birlikte hazırladıkları ortaya çıkmıştır. II. Selim ve III. Murad dönmelerinde padişahların çok yakınlarında olduğu, Onun hazırlanmasında görev aldığı en son eser Şehinşahname’ olduğu için bu eserin yazılması 1592 de tamamlanmış, Şehinşahname’nin temize çekilip resimlenmesi ise 1006 (1597) yılında gerçekleşebilmiştir. Bu tarihte Sultan 3.Murad öldüğü için eser yeni Sultan 3.Mehmed’e takdim edilebilmiştir. [3] İhtimal ki Nakkaş Osman’da bu tarihe kadar yaşamış ve 1595 veya 1597 den sonra saraydaki görevi sona ermiş veya hayatını da kaybetmiştir. 1595 yılına kadar görevde kaldığı ve hayatta olduğuna dair diğer bir kanıt ise KİTAB- I SİYER-İ NEBİ dir. Hz. Muhammed’in hayatını mucizel
Namık İsmail
1 Eser
Namık İsmail
(d. 1890, Samsun - ö. 1935, İstanbul), Türk ressam
İstanbul da doğan Namık İsmail'in babası Tophane veznedarı Kafkasyalı Hattat İsmail Zühtü Bey, annesi Amasyalı Yeğenzade Hüsnü Beyin kızı Bakiye Hanım’dır. Tam ismi Namık İsmail Yeğenoğlu’dur.[1] Hattat İsmail Zühtü Bey, Kafkasya’nın Vubıh (Soçi) yöresinden sürgün ile İstanbul’a gelen Zeşo (Zecsu) adlı bir Çerkez ailesine mensuptur. [2] Hattat İsmail Zühdü Bey, oğlu Namık ismail’in doğumundan kısa bir süre önce gelerek İstanbul’a yerleşmiş Tophane’de veznedar olarak çalışmaya başlamıştır. Kısa bir müddet sonra 1890 ‘da Namık İsmail, ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelir. Hattat İsmail Zühdü Bey, çok disiplinli bir insandır ve üç çocuğunu da disiplin içinde yetiştirir. Bu yüzden Namık İsmail, sessiz, ağırbaşlı, duyarlı ve gururlu bir çocuk olarak yetişir.
Namık İsmail, hat sanatı ile uğraşan babası İsmail Zühtü Bey'in sayesinde ve küçük yaşlarda hem hat sanatı, hem resim sanatı hem de sanatçıları ile tanışmış olur. Hat sanatı ile erken yaşlarda tanışmış olması onun resme karşı alakasının temelini oluşturur. 1896’da Kabataş’ta bulunan Şemsülmekatip’te ilköğrenimine başlar. Bir süre sonra Beşiktaş’taki Hamidiye Mektebi’ne geçer ve okulu ikinci olarak bitirir. Ardından Ste. Pulcherie. St. Benoit gibi Fransız okullarına devam eder...................
Namık Kemal
29 Eser
Namık Kemal
Doğum 21 Aralık 1840 Tekirdağ, Ölüm 2 Aralık 1888 (47 yaşında) Sakız Adası, Şair , Roman ve Tiyatro yazarı, gazeteci
Namık Kemal Türk milliyetçiliğinin öncülerinden biri olan, Genç Osmanlılar hareketinin mensubu yenilikçi şair ,yazar roman, tiyatro gazeteci ve devlet adamıdır. İntibah (1876, yeni harflerle 1944) Gülnihal ( 1875) , Cezmi- (1880, yeni harflerle 1963) Hurriyet Kasidesi , Tahrib-i-Harabat gibi eserlerin yazarı ve şairi olan Namik Kemal’in İntibah (1876, yeni harflerle 1944) Gülnihal ( 1875) , Cezmi- (1880, yeni harflerle 1963) Hurriyet Kasidesi , Tahrib-i-Harabat gibi eserlerin yazarı ve şairidir.
Nasreddin Hoca
2 Eser
Nasreddin Hoca
Hayatı hakkındaki bilgiler rivayetlere karışmış, doğru ve yanlışlar ayırt edilemez hale gelmiştir. Yakın zamanlara kadar Nasrettin Hoca’nın hangi asırda yaşadığı ve nereli olduğu sorusu bir hayli karanlık kalmıştı. Ancak son otuz kırk yıl içinde yapılan çalışmalar ve ortaya koyulan veriler ile bu sorun büyük ölçüde aşılmıştır. “Akşehir’deki türbesi, soyundan geldikleri söylenen kişilere ait mezar taşı kitâbeleri ve adına kurulmuş olan vakıfla ilgili Fâtih Sultan Mehmed devrine ait bir arşiv belgesi” sayesinde Nasrettin Hoca’nın 13. Asırda yaşayıp öldüğü neredeyse ispatlanmış durumdadır.
2003 yılında kızının mezarını “Sivrihisar’ın eski giriş yolu olan Kumlu Yol üzerinde bulunan Tarihi Seydiler Hamamı’nın yanında bulup okuduğunu duyura