Hacib ( Hâcib ) Nedir Hâcib ve Mabeyncinin Görevleri

Osmanlıca yazılışı: hâcib :  حاجب

Hâcib Arapça kökenli bir sözcüktür.  Arapçadaki “ hcb “ kökünden gelir.  Arapça “ḥacaba "örttü, sakladı" fiilinin de kökü olan  “hcb “ kökü; örten, saklayan perde çeken anlamlarında sözcükler türetilen bir kelimedir.  Bu nedenle “örten, saklayan”   anlamları ile alakadar olan hicâb, hacebe, hâcib kelimeleri “hcb “ kökünden gelmiş olan sözcüklerdir.

Unvan Olarak Hâcip

Hâcib kelimesinin sözlüklerdeki anlamları: Kapıcı, perdeci anlamlarındadır. Ancak eski devrilerde hâciblik vezir, sarayın iç hizmetleri yöneticisi gibi padişahlara en yakın yüksek düzey amirlere verilen bir unvan da olmaktadır.  Hâcib sözcüğü eski edebiyatta kafiye bilgisi içinde geçen bir terim anlamı da taşımaktadır.  ( bkz Hâcib Nedir.- İbn-i Hacib el-Kâfiye Hacib Kafiye )

Bu unvanın ilk kez Araplarda ve ilk önce Emevi ve Abbasi devletlerinde ihdas edildiği bilinmektedir. Nitekim bu devletlerde örten ve saklayan anlamlarına gelen mabeyn sözcüğü ile kurulmuş memurların olduğu bilinmektedir.

Hâcip sözcüğünün unvan ve makam bildiren bir sözcük olarak kullanımı Karahanlılar devletine kadar dayanır.  Nitekim ilk İslami Türk Edebiyatı eserlerinden olan Kutadgu Bilig ’in yazarı Yusuf Has Hacip , Karahanlılar devletinde bu makamda olan bir yazarımız olmaktadır. Bu unvanın Selçuklular tarafından da kullanıldığı sanılmaktadır. Osmanlılarda ise mabeynci baş mabeyncil gibi unvanlara sahip memurların olduğu da malumdur.

Hacip veya başmabeyin vezirden sonraki en üst düzey memur olmaktadır. Hacib ve başmabeyincinin görevleri ahali ile sultanın arasındaki irtibatı sağlamak, saray içindeki önemli işleri düzenlemek, sultan, vezir ve yüksek düzey diğer memurlar arasında yazışma ve iletişimi koordine etmek, konuşma, buluşma ve sultanın huzuruna çıkma gibi işleri sıraya koymak, bunlara aracılık etmek veya düzenlemektir.