
Hâr Şiirlerimizde Diken
Osmanlıca yazılışı; hâr : خار
Hâr, Farsçadan dilimize de girmiş olan bir kelimedir. Sözlüklerdeki anlamları : “diken, gülün dikeni” anlamındadır.
hâr-ı fürkat: ayrılık dikeni
hâr-ı üştür: devedikeni.
Hâr, diken daha ziyade gülün dikeni anlamında kullanılan bir kelimedir. Hâr kelimesi divan şiirinde çok sık karşımıza çıkar. Gazellerde gül bülbül ve diken üçlemesi ile karşımıza çıkan bu kelime, bülbülün güle erişmesini engelleyen bir mânia, gülün yapraklarını yırtan, bülbülün bağrını kanatan özellikleri ile hûn ( kan ) kelimesi ile ilişkili olarak bulunur. Divan şairlerinin tasavvurlarındaki hayallere göre; gül, bülbülün kanı ile beslenmekte ve kanından rengini almaktadır.
Menem bir goncanuñ hârı ucından bagrı hûn olmış
Nihâl-i gül gibi iki bükilmiş ser-nigûn olmış Behiştî Ramazan
Hâr, divân şiirinde aşığa sevgiliye erişmesine mani olan engelleri temsil eder. Gül ise sevgilinin sembolüdür. Bu nedenle diken veya hâr, âşığa eziyet eden, gül ile bülbülün kavuşmasına mani olan, güle de bülbüle de cefa çektiren bir unsur olarak kullanılır. Bu yönler ile bülbülün rakibi, sevgililerin buluşup kavuşmasına mani olan, her ikisine de cevr ü cefâlar çektiren bir engeldir.
Bunun dışında hâr, zaman zaman sevgilinin kaşlarına ve kirpiğine de e benzetilmiştir. Nedeni ise kaşlar, kirpikler vb aşığın sevgilisine engel olan tehditler olarak görülmektedir.
Kaşlarında har mı var
Al yanakta bal mı var
Gören doğru söylesin
Senin gibi yar mı var Erzurum Türküsü
Bâkî'yi gül gibi handân ettin evvel lûtf ile
Sonra döndün müptelâ-yı hâr-ı hicrân eyledin" (Bâkî)
(Önce, Bâki'yi lütfunla, açılan güller gibi mesut ve bahtiyar ettin; sonra vazgeçip onu ayrılık dikenine müptela eyledin.)
Bir lebi gonca yüzi gül-zâr dirsen işte sen
Hâr-ı gamda candelîb-i zâr dirsen işte ben Baki
Bir dudağı gonca, yüzü gül bahçesi( nerede ) dersen, işte o sensin. Dert dikeninde inleyen bülbül ( kimdir ) dersen, işte o da benim
Gül hâre düştü sîne-figâr oldu andelîb
Bir hâre bakdı bir güle zâr oldu andelîb (Nâilî
Bî-kerân ağyârı cem edip kenarında nigâr
Havlı düzmüş ârdatı şâh-ı giil-i rânâ gibi Ahmed Paşa
Hüsnünü görüp gül anın dilerem
Gözlerine hâr ola dikende gül Karamanlı Nizâmi
Divan şairleri eski dilde diken manasına gelen ve” â “ ünlüsü uzun olan hâr ile eşek, kor alev veya “ har vurup harman savurmak” deyimindeki har kelimeleri arasında anlam oyunları, kinayeler, tevriyeler ve ihamlar da yaparlar
Sûfî geçinür zâhid-i hâr mezhebi bilmez
Rindân-ı mukallid gibi kim meşrebi bilmez Tokatlı Kani
İlk dizedeki “ zâhid-i hâr “ tamlamasında Kani Bey böyle bir anlam oyunu yapmış, zahidin dikeni demek istermiş gibi zahidi eşek yurduna koymuş olur.
Nice bir hâr derdini çekelim
Bâri gülzâr derdini çekelim Aziz Mahmud Hüdayi
Hâr içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabiyi farisiyi bilmem, dile minnet eylemem Nesimi
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!