HUSAYB – SUHAYB  ( Ahmak olduğu için seçilen Vali)

Rivayetlere göre sırf ahmak olduğu için Harunu’r Reşit tarafından Mısır’a vali tayin edilen edebiyatımızın meşhur ahmak tiplemelerinden biridir.

Divan edebiyatında malzeme olarak kullanılan iki önemli ahmak tiplemelerinden birisidir. Bunlardan birisi  Husayb diğeri ise Bakıl ‘dır.

Bakıl , Divan şiirinde timsal olarak kullanılan meşhur bir Arap salağıdır. Bakıl hakkında pek çok hikâye oluşturulan bu meşhur  Arap ahmağının adı olmaktan da çıkmış, sözcük yaygınlaşarak söz söylemekten aciz,  kimseler için kullanılmış, ağzı lafa yapamayanlara bakıl benzetmesi yapılmıştır. [1]

Kaynaklara göre Husayb’ın diğer adı Suhayb’dır. Bazı kaynaklar onun adının Suhayb olduğunu yazarlar.  “Sudi, Hâfız şerhinde  bu siyahinin adını Suhayb olarak kaydettikten sonra  şu mütâlaada bulunuyor:Hulefâ ve Selatin, siyahlardan bazılarını  bir memlekete  vali tayin ederlermiş, Nitekim Harunu’r reşit , Suhayp’i Mısır’a hâkim eylemiş  ve ondan gayri bazı padışahlar da eylemişler.”  ( Sudi hafız-ı şerhi c. I s. 475 )” [2]

Bu bilgilerden hareketle Husayb’ın Habeşî bir köle olduğu, kölelikten vezirliğe kadar yükseldiği, sadece ahmaklığı ile değil, Abbasi hükümdarlarının siyahilere de üst makamlarda yer verme siyasetleri nedeni ile vali seçildiği de anlaşılmaktadır.  Arab asıllı olmayan Müslümanları “ Mevali”, ikinci sınıf Müslüman olarak gören Emevileri devirerek iktidara gelen Abbasilerin böyle bir uygulama yapmaları normaldir.

Nitekim Osmanlılarda da saray ağalığına hatta vezirliğe kadar yükselmiş Habeş ve Habeşi Köle ler bulunmaktadır.  Hadım Ali Paşa ve Hadım Süleyman Paşa, Habeşi ve köle olarak saraya gelmelerine ve hadım olmalarına rağmen vezir olmuş kişilerdir. [3]

Fakat Habeşi bir siyahi kölenin bir Arap Hükümdarı tarafından vali tayin edilmesi İslam tarihinde bir ilk olmalıdır.  Bu nedenle Abbasi Hükümdarı tarafından zenci bir kölenin Mısır’a vali tayin edilmesinin oldukça yankı yaptığı da ortadadır.  Çünkü MS. 8 YY da yaşamış olan Husayb’ın ismi 19 yy şairlerimiz tarafından dahi bilinmiş ve emsal olarak gösterilmiştir.

Bir abdi Habeş dehre olur baht ile sultan
Dahhak’ın eder mülkünü bir Gave perişan                Ziya Paşa

Divan şairleri Hadım Ali Paşa ve Hadım Süleyman Paşa gibi siyahi ve hadım edilmiş kölelerin Vezir olabilmesini normal karşılarlarken,  Husayb’ı örnek göstermelerinin nedeni Husayb’In bahtının açıklığı ve ahmaklığı ile de ilişkilidir. Osmanlıda bu tip örneklerin sayısı çoktur ve bu kişiler şanslı veya ahmak oldukları için değil akıl ve çalışkanlıkları ile yükselmişlerdir.

Kaynaklara göre Husayb, şansı ve ahmaklığı sayesinde Mısır’a vali olur. Kaynaklara göre Harun reşit onu şu gerekçe ile vali yapmıştır.   “Mısır ile iftihar eden, kibirlenen firavunların memleketinin idaresini ahmak bir köleye verdim.” [4]

A.T. Onay’ın Sudi’nin Gülistan Şerhinden alıntı yaptığı kıssa  Husayb’ın nasıl bir kişi veya Val olduğunu ortaya koymaktadır. “ Halk yağmur yağmadığı için çok az pamuk yetiştiğini bu nedenle vergilerinin affedilmesini ister. Husayb da onlara şu cevabı verir. Toprağa yün ekseydiniz yağmurdan etkilenmezdi siz de zarar görmezdiniz. “[5]

Hal-i ruhu dildarın  ol bir karakullukçu
Şol Mısr’a aziz olmak ya Rab neden olmuştur. Necati

Benin benlenmesin  haddine zira
Habeş olduğu yok sultan-ı Mısr'ın         Necati 

KAYNAKÇA

[1] /post/bakil-nedir-kimdir/133676

[2] A. T. Onay Eski Türk edebiyatında Mazmunlar, MEB , 1996, S. 274

[3] Şahamettin Kuzucular, /post/habes-ve-habesi-kole-nedir/104911

[4] A. T. Onay Eski Türk edebiyatında Mazmunlar, MEB , 1996, S. 274

[5] A. T. Onay Eski Türk edebiyatında Mazmunlar, MEB , 1996, S. 274