Nevha -ger
nevha-ger گر نوحه
Nevha : نوحه, Nevh ve nevha Arapça kökenli ölüye ağlayan, öten” ölüm sebebiyle bağırıp çağırma, üstünü başını yırtma, saçını yolma “ anlamlarına gelen bir kelimedir. -Ger - ise Farsça kökenli bir ek olmaktadır.[1] Bu bakımdan “Nevha-ger” veya “Nevha-gerân “ sözcükleri Arapça Farsça karışık bir sözcük olarak yüksek sesle ölü için, ölenler için ağlayan anlamlarına gelir. ( bkz Saç Çözmek Saç Baş Yolmak Nevhager )
Eski devre ait metinlerde ücret karşılığında ölüler için ağıt yakan yüksek sesle ağıt söyleyen kişilere nevha- ger dendiği anlaşılır. Ahmet Talat Onay’da Eski Türk Edebiyatında mazmunlar kitabında bu durumu onaylamış, nevha- ger sözcüğünü “ Para ile ölüye ağlayan kadın veya erkek. Arabistan ve İran ‘da cari olup , Türkler arasında da şâri olmuş bir adettir “[2] şeklinde tarif eder.
İslamiyet öncesi Türklerde Kam, baskı ve ozanların içerisinde profesyonel ölü ağlayıcılarının olduğu, ölüler için düzenlenen bu törenlerde bu tip ozanların ücret, para veya hediye karşılığında ölüler için ağıtlar yaktıkları bilinmektedir.[3] Bu ağıtçıların saçlarını başlarını yolarak yüksek sesle ağıtlar dizdikleri, bu ağıtlarda ölünün isminin zikredildiği, yaptığı iyiliklerden söz edildiği, yakınlarının üzüntüsünün de vb dile getirildiği malumdur.
İslami devirden sonra bu geleneğin ücret karşılığından ziyade hediye mukabilinden veya bir çeşit dayanışma amaçlı hale dönüştüğü, yakın zamanlara kadar devam ettiği, hatta günümüzde de devam etmekte olan bir gelenek olduğu bilinmektedir.
Nitekim çok yakın zamanlara kadar destan adı verilen ama ölüler adına söylenen ağıtçı gezgin ozanların varlığı da aşikârdır. Hatta bu gelenek günümüzde de devam etmekte, bazı kadınların kendilerini ağıtçı olarak yetiştirdikleri pek az tanıdıkları kişilerin ölüleri başında dahi ağıt yaktıkları bilinen bir gerçektir. ( bkz Ağıt Yakma Geleneği ve Ağıtlar ) Türklerde artık bu geleneğin para için yapılmadığı, lakin bu ağıtçılara hediye mukabilinde bir şeyler verildiği söylenebilir.
Açarsa nevhagerler mûy-ı mâtem bilmezem yohsa
Uruldu ukdeler zülf-i girihgir-i bütân üzre Diyarbakırlı Hami [4]
Olur dembedem nevha-ger, nagme-saz
Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
Küçük, muttarid, muhteriz darbeler… Tevfik Fikret
KAYNAKÇA
[1] http://www.lugatim.com/s/nevha#:~:text=Nevha-ger
[2] Ahmet Talat Onay’da Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB, İst., 1996, s. 381
[3] /post/agitlarin-yapilari-turleri-ve-konulari-ve/113590
[4] Ahmet Talat Onay’da Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB, İst., 1996, s. 381
Yorumlar 1