Şâyegân

Osmanlıca yazılışı : Şâyegân شايكآن

Şahgan veya şayegân Farsca kökenlidir. Şah+gân veya şaye + gan sözcükleri şāh ve şaye sözcükleri ile ve nispet bildiren -gān ekinin ilave edilmesi ile oluşur. Şahgân sözcüğü : “ Şahlara layık, uygun, münâsip, şâyan. Bol, mebzul. Yaraşır, yakışık alır. münâsib, sezâ[1][2] anlamlarına gelir.

Şahgân veya şaygân sözcüğü edebiyatta bir terim olarak : “ Cemi edatı ( çoğul eki) ve sıfatı müşebbehe (fiilden türeyen isim) alameti olan “ ân “ ile yapılmış kafiyelere denir. İta’i celiyi hâvi bulunan kafiyeler de şaygan nevindendir.  “ [3] ( bkz Şaygan Nedir)

Edebiyatta bir terim olarak şayegan sözcüğü şiirlerde aynı anlama gelen seslerin kafiye gibi tekrarlanmasına denmiştir.  Bu tarifi ile şeygan ve şayegan sözcüklerinin terim anlamından uzaklaşmış olur.   Şiirde aynı anlama gelen seslerin tekrar edilmemesi demek kafiyeyi oluşturan başka seslerin olmamasını gerektirir.

İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğünde “ Şâyegân “ olarak ifade edilen kafiye benzeri ses tekrarlarını şu şekilde izah eder. “ bir kafiye hatası olup kendisinden sonra redif bulunabilir. Şâyegânı, dize sonlarında yalnız Farsça çoğul eki olan "an" sesinin kullanılması biçiminde tanımlayanlar varsa da Osmanlıca'da aynı anlama gelen soneklerin kafiye yerine kullanılması da şâyegânı oluşturur. “

Hecre düştüm vasi ümîdi birle gam-nâk olmadım

Vasla erdim bîm-i hecr ile ferah-nâk olmadım Aşkî

Açılmaz sihr ile efsun ile bir dürlü agyara

Mutalsam ejder-i perçemle Genc-i Şayegan'dır fes   Aynî

Aynî  bu şiirinde şayegân sözcüğünü sözlük anlamı ile kullanmıştır.( bkz Şayegân Kafiye-i Şâygân Nedir. )

KAYNAKÇA 

[1] https://www.luggat.com/Saygan/1/1

[2] /post/saygan-nedir/139935

[3] Tahir’ül Mevlevi, Edebiyat Lügati, Enderun, İst. 1973, s. 138