Virani Baba

Doğumu ve ölümü hakkında kesin bilgilere sahip olmadığımız Virani Baba Alevi Bektaşi geleneğinde hak aşığı sayılan ölümünden sonra sır olduğu kabul edilen en önemli yedi âşıktan birisi olarak kabul edilir. Abdulbâki Gölpınarlı, Pir Sultan Abdal adlı eserinde Vîrânî Baba’yı, Seyyit Nesimi, Şah İsmail -Hatai , Fuzuli , Kul Himmet, Aşık Yemini Derviş Muhammet ve Pir Sultan Abdal’la birlikte Alevî-Bektâşîler tarafından kabul edilen yedi şâir (âşık) arasında saymaktadır. [1]
Diğer pek çok halk ozanımızda da olduğu gibi Virani'nin doğum ve ölüm tarihi hakkında kesin bilgiler yoktur. Fakat eldeki verilere göre tahminen16. yy.ın sonu ile 17. yy. başlarında yaşamış olduğu kabul edilmektedir. Hayatı hakkındaki en önemli bilgileri " Demir Baba Velâyetnamesinden " almış olmamıza rağmen bu bilgilerin pek çoğu menkıbeler şeklindedir.
Velâyetnamelerden edinilen bilgilere göre 16. yüzyılın ortalarında Eğriboz Adası’nda doğmuş,[2]17. yüzyılın başlarında vefat etmiştir. Velâyetnamelerdeki bilgilere göre ,(1587–1628) yıllarında İran'da saltanat süren Şah Abbas'la görüşmüştür. Bu bilgiye dayanarak doğum ve ölüm tarihi hakkında tahminler yapılabilmektedir. Gölpınarlı, "Alevî-Bektaşi Nefesleri adlı eserinde," onun 1587–1628 yılları arasında İran tahtında oturan Şah Abbas’la görüştüğünü kabul etmektedir. Aleviler arasında çok önemli bir şöhreti olan Şah İsmail'den sonra Alevi Bektaşi şairleri arasında en sevilen İran Şah'ı olan Şah Abbas'la görüşmesinin Alevi Bektaşi inancına göre ayrı bir önemi vardır. İran ve Anadolu’daki Türkmenler arasında çok sevilen bu hükümdarın adı çok sayıda halk hikâyemizin içinde de geçmektedir.
Alevi- Bektaşi geleneğinde kutsal bir ozan mertebesinde görülen Virani hakkında bir takım menkıbeler oluşturulmuştur. Bu inançtakilere göre Necef Bektâşî Dergâhı’nın üstünde tâcı olan bir sütun Vîrânî’nin sırrolduğu bir mekân kabul edilmekte ve bu yüzden orası bir türbe veya ziyaret yeri itibarı gören kutsal bir mekân olarak görülmektedir. [3] Bu İnancın ortaya çıkmasına dayanarak da Bedri Noyan, Vîrânî Baba’nın Necef Bektâşî Dergâhında postnişin olma ihtimalinden söz etmektedir. [4] Bedri Noyan'ı böyle düşündürten diğer bir sebepte menkıbelerde de bu konunun üzerinde dikkati çekecek kadar çok durmuş olmasıdır..............
Yazılar
Dilimde tesbîhim, Merdân olupdur,
05.06.2016
Her ki bildi bunları, bir zât-ı hak,
05.06.2016
Kulak tut sözüme, ey cân berî ol,
05.06.2016
İhtiyâr-ı âlem oldu, şâh-ı âlem ihtiyâr,
05.06.2016
Hakk’ı bunda görmeyen, a’mâdır,
05.06.2016
Her kim irdi pîrlere, ol nûrdur,
05.06.2016
Gel ey âşık, bulam dirsen hayâtı,
05.06.2016
Cihânın şûr-ı şerrinden emîn ol,
05.06.2016
Gel ey âşık kabul et bu fenâyı,
05.06.2016
Gel ey mü’min berî, farz-ı Hüdâ’dur,
05.06.2016
Çün cemâlin levhine yandım bugün Mûsâ gibi
05.06.2016
Zâhidâ fakr olmayanlar sâfi insân olmadı
05.06.2016
Nebîlerdir benim cismimde cânım
05.06.2016
Hudâ vü Mustafâ’nın bendesiyem
05.06.2016
Ey gönül âşık gel dem-be-dem Dîdâr’a bak
05.06.2016
Mustafâ’dan dinle ey ârif benim evrâdımı
05.06.2016
Her kim ki sever cân ile Şâh-ı Velâyet’i
05.06.2016
Dilinde canan olubdur
05.06.2016
Gel Dilber Ağlatma Beni
05.06.2016
İstemem alemde gayrı meyvayı
05.06.2016
Virani Baba İlmi Cavidan
20.12.2014
Virani Baba Hayatı Ozanlığı
06.08.2012