Yazarlar
Fusun Akatlı
0 Eser
Füsun Akatlı
Füsun Akatlı (d. 1944, İstanbul - ö. 4 Temmuz 2010, İstanbul) eleştirmen, yazar, öğretim üyesi.
Füsun Akatlı’nın annesi gazeteci Bihin Anter, babası ise Memur Nihat Selçuk Akatlı’dır. [1]Rumeli Yanyalı kökeninden gelen, yazar Hilmi Ziya Ülken’in kardeşinin torunu [2]göçmen gelerek İstanbul’a yerleşen büyük dedesi de yazar Lastik Sait olarak tanınan bir ailenin kızıdır. ABİDİN DİNO ’nun eşi Güzin Hanım, Füsun Akatlı’nın annesi Bihin’in kuzenidir. [3]
1962 yılında Ankara Kız Lisesini bitirdikten sonra babasın amcası Hilmi Ziya Ülken’in yönlendirmesi ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümüne gitmiştir. Bu bölümden mezun olan Akatlı [4] İzmir Bergamalı Metin Altıok ile Ankara’da iki yakın arkadaş, dost ve sevgili olmuştu. İkisi de Mehmet Ali Aybar’ın Türkiye İşçi Partisi’ne mensuptu. [5] Füsun Akatlı, part...............
Fuzuli
2 Eser
Fuzuli ’nin, Arapça, Farsça ve Türkçe olmak üzere üç tane dvanı vardır.[1] Fuzuli’nin her divanı da çok sevilmiş Fuzuli’nin ünü Türk edebiyatında, “ Taşkent’ten Kazan’a, Kırım’dan Bosna’ya ve Macaristan içlerine, Bağdat’tan Kahire’ye, Tebriz’den Buhara’ya ve Derbend’e, İstanbul’dan Adriyatik kıyılarına kadar bütün bir Türk coğrafyasında asırlarca yaşamış ve yayılmıştır..” [2]
Fuzuli’nin Farsça Divanının ülkemizdeki nüshaları az sayıdadır. Hasibe Mazıoğlu’nun üzerinde çalıştığı nüshaları ise Manisa Muradiye Kütüphanesi nu 2668, Fatih Millet Kütüphanesi Carullah Efend kısmı no 1670, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi Farsça yazmalar kısmı nu 883 kayıtlıdır. Ayrıca İsmail Saip Sencer’e ait kitapların arasında Dîvân’ın yeni bir nüshasına daha rastlanmıştır. (Mazıoğlu, 1956: s. 73-85) Farsça Dîvân’ında kasideler bölümünün başında “ Fuzûlî’nin: Hakanî, Molla Câmî ve gene İran’ın ünlü şairlerinden olan Hüsrev’e nazire olarak yazdığı ve Enîsü’l-Kalb adını verdiği uzun kasidesi yer alır. Fuzûlî bu kasideyi Kanuni’nin Bağdat’ı fethinden önce yazmış ve Bağdat’ın fethini sağlamakta etkili olması için İstanbul’a göndermiştir. “ (Mengi, 2008: s. 156) [3] Eserin Bağdat’ın fethinden önce yazıldığı konusunda bir itirazımız..............
Fuzûlî
56 Eser
Fuzuli ’nin, Arapça, Farsça ve Türkçe olmak üzere üç tane dvanı vardır.[1] Fuzuli’nin her divanı da çok sevilmiş Fuzuli’nin ünü Türk edebiyatında, “ Taşkent’ten Kazan’a, Kırım’dan Bosna’ya ve Macaristan içlerine, Bağdat’tan Kahire’ye, Tebriz’den Buhara’ya ve Derbend’e, İstanbul’dan Adriyatik kıyılarına kadar bütün bir Türk coğrafyasında asırlarca yaşamış ve yayılmıştır..” [2]
Fuzuli’nin Farsça Divanının ülkemizdeki nüshaları az sayıdadır. Hasibe Mazıoğlu’nun üzerinde çalıştığı nüshaları ise Manisa Muradiye Kütüphanesi nu 2668, Fatih Millet Kütüphanesi Carullah Efend kısmı no 1670, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi Farsça yazmalar kısmı nu 883 kayıtlıdır. Ayrıca İsmail Saip Sencer’e ait kitapların arasında Dîvân’ın yeni bir nüshasına daha rastlanmıştır. (Mazıoğlu, 1956: s. 73-85) Farsça Dîvân’ında kasideler bölümünün başında “ Fuzûlî’nin: Hakanî, Molla Câmî ve gene İran’ın ünlü şairlerinden olan Hüsrev’e nazire olarak yazdığı ve Enîsü’l-Kalb adını verdiği uzun kasidesi yer alır. Fuzûlî bu kasideyi Kanuni’nin Bağdat’ı fethinden önce yazmış ve Bağdat’ın fethini sağlamakta etkili olması için İstanbul’a göndermiştir. “ (Mengi, 2008: s. 156) [3] Eserin Bağdat’ın fethinden önce yazıldığı konusunda bir itirazımız..............
Gabriel Garcia Marquez
6 Eser
Gabriel Garcia Marquez
Gabriel García Márquez, tam adı: Gabriel José de la Conciliación García Márquez (d. Kolombiya, Aracataca 6 Mart 1927 - ö. Meksika, 17 Nisan 2014)
Latin Amerika ülkelerinde Gabo lakabı ile ünlenmiş olan 1972’de Neustadt Uluslararası Edebiyat Ödülü, 1982’de de Nobel ödülü kazanmış olan Kolombiyalı yazar, gazeteci, yayımcı, romancı, hikâyeci ve oyun yazarıdır.
1928’de Kolombiya’nın Aracataca kentinde yoksul bir ailenin çocuğu olarak büyükannesi ve büyükbabasının evinde cahil teyzelerinin yanında büyüdü. Cahil kadınların saçma sapan batıl itikatları, efsaneleri ve masallarını dinleyerek hatta onların doğru olduklarına inanarak büyümüştü. Aracataca kentindeki çocukluk yılları “ Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, bir yığın hısım akraba arasında “ geçmişti. Dinlediği saçma sapan öyküler zihninde çok yer edinecek, ama eserlerinde malzeme olarak da kullanacaktı..................
Ganîzâde Nâdirî
1 Eser
Ganîzâde Nâdirî
ö.1036/1627)
Ganîzâde Nâdirî olarak anılan Mirâciyyesiyle meşhur âlim, şair ve hattat.
Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekte ancak (1572) yılında doğduğu sanılmaktadır. Dedesi kadı Bayezid Efendi, babası kazasker Abdülganî Efendi’dir. Babası Bolu'nun Gerede kazasından gelme[1], aynı zamanda şairlik ve ilim yönü kuvvetli Nakşibendi tarikatına mensup bir devlet adamıdır. Ganîzâde ilmiye muhitinde yetişmiş ailesinin de dâhil olduğu Nakşibendî çevrelerinde eğitim görmüş ve yetişmiştir.
Assıl adı Mehmet olan şair babasından dolayı Ganîzâde adı ile anılmış, eserlerinde Nadir mahlasını kullandığı için Ganizade Nadiri olarak anılmıştır. Ganizade iyi bir medrese tahsili görmüş, yetişme çağlarında ve sonraki süreçlerde Ahîzâde Abdülhalim Efendi’den hat meşk eden ve bu sanatın inceliklerini öğrenmiştir. [2] Ganîzâde devrinin en önemli şair ve hatalarındandır. Hat sanatında sülüs, nesih, rik’a ve ta’likte devrinin en seçkin hattatları arasında kabul edilmiştir..................
Gazi Giray Han
4 Eser
Gazi Giray II
Gazi Giray veya Bora Gazi Giray (1554 - 1607) 16. yüzyıl sonlarında iki kez Kırım Hanlığı tahtına oturan Kırım Hanı ve şairi
Gazi Giray Han’ın babası Kırım Hanı I. Devlet Giray'ın (saltanat: 1551 - 1577) Handır. 1553'te Bahçesaray (Kırım) da doğdu. İki defa tahtta oturdu: (1588 - 1596) ve (1596 - 1607). . Ruslara karşı gösterdiği kahramanlıklarından dolayı "Bora" lâkabı ile de anılmıştır.
Kardeşi Selim Giray Han’ın Hükümdarlığının ilk yıllarında Rus Çarı ile yapmış olduğu savaşlarda Rusları ağır yenilgilere uğratarak vergiye bağladı. Mehmed Giray’ın hanlığı zamanında Özdemiroğlu Osman Paşa kuvvetleri safında İran seferine katılmıştır. Babası ve kardeşleri bu seferde aniden geri dönmüş fakat o bu seferde Özdemiroğlu Mehmet Paşa’nın yanında kalmıştı. 1581 yılındaki bu seferde İran seferinde üç yüz kişilik bir kuvvetle İran ordusunu izlemekle görevliydi fakat İranlılara esir düştü. Uzun zaman İran'da esir kalan Bora Gazi Giray. 1585 yılında Erzurum’a geldi. Bu sıralarda Osman Paşa öldüğü için ülkesine, Yanbolu’ya döndü. Bütün bu hareketlerinden dolayı onu çok beğenen padişah 1588 yılında bir gemi ile Kırım’a gönderdi. [1]
Osmanlı İmparatorluğu’nun Macaristan seferine katılarak, Eflâk beyinin 1594 yılındaki ayaklanmasını bastırdı. Önemsiz nedenlerle bir ara Osmanlı İmparatorluğu ile arası açıldığı için bazı seferlere katılmadı. Gazi Kirman Kalesi’ni bu sıralarda yaptırmıştır. Ölümü üzerine Kırım Hanı oldu.
Gâzi Giray, 1593 ve 1594 yıllarında, dâvet üzerine iki defa Avusturya Seferine katılmış, Lehistan içlerinden geçerek süratle orduya yetişen Gâzi Giray, bu iki seferde de....................
Gazi Giray II
0 Eser
Gazi Giray II
Gazi Giray veya Bora Gazi Giray (1554 - 1607) 16. yüzyıl sonlarında iki kez Kırım Hanlığı tahtına oturan Kırım Hanı ve şairi
Gazi Giray Han’ın babası Kırım Hanı I. Devlet Giray'ın (saltanat: 1551 - 1577) Handır. 1553'te Bahçesaray (Kırım) da doğdu. İki defa tahtta oturdu: (1588 - 1596) ve (1596 - 1607). . Ruslara karşı gösterdiği kahramanlıklarından dolayı "Bora" lâkabı ile de anılmıştır.
Kardeşi Selim Giray Han’ın Hükümdarlığının ilk yıllarında Rus Çarı ile yapmış olduğu savaşlarda Rusları ağır yenilgilere uğratarak vergiye bağladı. Mehmed Giray’ın hanlığı zamanında Özdemiroğlu Osman Paşa kuvvetleri safında İran seferine katılmıştır. Babası ve kardeşleri bu seferde aniden geri dönmüş fakat o bu seferde Özdemiroğlu Mehmet Paşa’nın yanında kalmıştı. 1581 yılındaki bu seferde İran seferinde üç yüz kişilik bir kuvvetle İran ordusunu izlemekle görevliydi fakat İranlılara esir düştü. Uzun zaman İran'da esir kalan Bora Gazi Giray. 1585 yılında Erzurum’a geldi. Bu sıralarda Osman Paşa öldüğü için ülkesine, Yanbolu’ya döndü. Bütün bu hareketlerinden dolayı onu çok beğenen padişah 1588 yılında bir gemi ile Kırım’a gönderdi. [1]
Osmanlı İmparatorluğu’nun Macaristan seferine katılarak, Eflâk beyinin 1594 yılındaki ayaklanmasını bastırdı. Önemsiz nedenlerle bir ara Osmanlı İmparatorluğu ile arası açıldığı için bazı seferlere katılmadı. Gazi Kirman Kalesi’ni bu sıralarda yaptırmıştır. Ölümü üzerine Kırım Hanı oldu.
Gâzi Giray, 1593 ve 1594 yıllarında, dâvet üzerine iki defa Avusturya Seferine katılmış, Lehistan içlerinden geçerek süratle orduya yetişen Gâzi Giray, bu iki seferde de....................
Geda Muslu
1 Eser
Geda Muslu'
Geda Muslu'nun yaşamıyla da ilgili kesin bilgiler yoktur. Hayatı hakkında bilinenler 16. yy. ikinci yarısında ve 17. yy. başlarında yaşamış olduğu ile sınırlıdır. Yeniçeri ve Levent bir şair olan Musli'nin bir çöğür şairi olduğu çöğür çaldığı, şiir söylediği Evliya Çelebi tarafından da dile getirilmiştir.
Âşık Geda Muslu'nun adı Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi 'nde Sun’i nin tekerlemesinde geçmekte fakat hayatı hakkında bir bilgi verilmemektedir. Evliya Çelebi’nin Geda Muslu’yu bizzat gördüğünü, onun şiirlerini dinlediğini, saz çalmakta mahir bir ozan olduğunu “ Acaip çöğür çalardı” sözünden anlıyoruz. [1]
Evliya Çelebi İtakî adlı bir şairi anlatırken “...ammâ acâib çöğür çalardı. Koroğlu ve Kuloğlu ve Kayıkçı Mustafâ ve Kayıkçılar Mustafâsı ve Gedik Süleymân ve Dişlen Süleymân ve Gedâ Musli ve Türabî ve Gedaî ve Kâtibî ve gayrılar bunun deprettiği çöğürü ve bunun söylediği âşıkâne pâkîze eş‘ârları birisi söylemeğe kâdir degildir...” [2]diyerek Gedâ Musli’den de söz eder. 17. yüzyıl şairlerinden Sun‘î.................
Gelibolulu Ali
20 Eser
(1541-1600)Şair, yazar, tarihçi ve devlet adamı
Âlî, 948/1541’de Gelibolu’da doğdu. [1]Asıl Adı Mustafa’dır. Kaynaklar, babasının ticaret adamı Hoca Ahmet b. Abdullah adlı birisi olduğunda birleşmektedir. [2] Altı yaşında eğitime başladığı, Habîb-i Hamidî'den Arapça, kendisi gibi Gelibolulu olan Surûrî'den tefsir ve fıkıh dersleri almış olduğu kaynaklardan edinilen bilgiler arasındadır. Eğitimine Gelibolu’da başladığını ama İstanbul’da da birçok hocadan ders aldığı edinilen bilgiler içindedir Önceleri ilmiye sınıfına ve müderrisliğe meylederken, daha sonraları idari hizmete yöneldiği bilinir.Hocası Surûrî'nin etkisi ile şiire başlamış, ilk şiirlerini "Çeşmî" mahlasıyla yazmış, sonraları "Âlî" adını kullanmıştır. Bu yüzden Gelibolul Mustafa Ali olarak bilinir.
İlk eseri olan "Mihr ü Mâh" kaleme almış ve II. Selim’e takdim etmiştir. Bu takim sonrasına II. Selim’in yanına kâtip olarak girer. 1561. Şehzade Selim'in yanındaki hizmeti 1563 yılına kadar devam etmiştir.[3] Şam beylerbeyi ve hemşerisi Gelibolulu Lala Mustafa Paşa’nın daveti üzerine önce Halep’e sonra Şam’a giderek altı yıl onun divan kâtipliğini yapmıştır.
Mustafa Paşa’nın Yemen’in fethine gönderilmesiyle Mısır’a gitmiş, Ancak, çeşitli siyasi nedenlerle her ikisinin de görevlerinden azledilmesiyle, Mısır’dan Manisa’ya Saruhan sancakbeyi Şehzade Murat (III. Murat)’ın yanına sığınmış ve onun aracılığı ile affedilmiştir. [4] Manisa’da iken şehzade Mustafa’nın emriyle, Mihri Vefa ve Nadir’ül Meharip eserlerini ona sunmuş, Rahat’ün nufus adlı eseri genişleterek tercüme etmiştir. [5]...........
Gelibolulu Sun'î
1 Eser
Gelibolulu Sun’î (1486- 1534) Hayatı
Gelibolulu da yaşamış olan 16. yy Divan Şairi
Gelibolulu Sun’î’nin doğum tarihi bilinmemektedir. Hayatı hakkında ulaşılan bilgilerin pek çoğu YRD. DOÇ. DR. HALİL İBRAHİM YAKAR tarafından tespit edilmiştir.
YRD. DOÇ. DR. HALİL İBRAHİM YAKAR, Gelibolu Suni’nin divanını tenkitli olarak incelemiş, hayatı hakkındaki bilgileri de bu çalışmasında vermiştir.
Gelibolu Suni’nin doğum tarihi bilinmemektedir. Buna rağmen Gelibolulu Âlî’nin elli yaşında öldüğünü, Latîfî’nin de “Meşhur olacak bir kimse idi ancak ömrü vefa etmedi” sözlerinden hareketle genç bir yaşta....................
Genceli Nizami
7 Eser
Genceli Nizami'nin doğum ve ölüm tarihleri üzerinde çok kesin bilgiler olmasa da 1141'de Gence 'de doğmuş olduğu kesin olmaya yakın bir bilgidir. Doğum tarihi için en güçlü kanıt, Mahzen-i Esrar eserinde " Kırk yaşının erginliğini İdrak etmiş olduğunu..." bu eserini " Hz Muhammet'in ölümünden 570 sene sonra " bitirdiğini bildiren ifadeleridir. (Gencosman, M. Nuri, 1964, a.g.e, shf, 6) Bu bilgilere göre Nizami 1140 yılından sonra doğmuş olmalıdır. Kaynaklar şairin asıl adının Cemaleddin Ebu Muhammed İlyas bin Yusuf olduğunda da hem fikirdir.
Kaynaklara göre Nizami'nin babasının adı Yusuf, annesi ise Rence adındaki soylu bir bey kızıdır. Bir çok kaynak Nizami' nin annesinin Kürt kökenli olduğunu yazmaktadır. Bu iddia Nizami'nin bir eserinde geçen " annem gurd bir kadındı" ibaresine dayanır. Eski yazıdaki “ kef “ ve” vav “harflerinin günümüz alfabesine hem gurd hem de kürt olarak okunmasına sebebiyet vermesi nedeni ile Nizami'nin annesinin Kürt asıllı mı yoksa “ gurd “ bir kadın mı olduğu konusu tartışma yaratmıştır. Azerbaycanlı araştırmacılara göre Nizami'nin annesi Kürt değil, “gurd “bir kadındır. Gurd kadının Anadolu sahasındaki anlamca karşılığı ise " oturmasını, kalkmasını, yolu yordamı, adet ve gelenekleri iyi bilen, usturuplu kadın" daha kısa ifade ile Osmanlı kadındır.
Genceli Nizami 'nin ilk eşinin Kıpçak asıllı bir köle olduğu ve bu eşinden bir oğlunun dünyaya geldiği bilinmektedir. İlk eşinin adının Afak olduğu ve bu eşinden Muhammet adlı bir oğlunun dünyaya geldiği kaynaklarda belirtilen bilgiler arasındadır. Üç kez evlenen Nizami'nin her üç karısı da erken yaşlarda ölmüştür. Nizami'nin de küçük yaşlarda anne ve babasını kaybettiği bu nedenle küçük yaşta iken
George Orwell
3 Eser
George Orwell Hayatı Eserleri
Asıl adı Eric Arthur Blair Orwell’dir. (25 Haziran 1903, Motihari , Bengal, Hindistan - 21 Ocak 1950, Londra, İngiltere) İngiliz romancı, denemeci ve eleştirmen.
1933'te ilk kitabı olan “Down and Out in Paris and London” adlı eserini George Orwell takma adı ile yayımlattığı için George adı ile anıldı ve tanındı. Babası Hindistan’da çalışan küçük rütbeli bir memur olan Richard Walmesley Blair, annesi ise; Fransız asıllı bir tüccarının kızı olan Mabel Blair’dir.
Orwell, yoksul ama kendilerine soylu süsü veren bir ailede yetişmişti.
Ailesiyle İngiltere’ye dönmüş 1911’de Sussex’te yatılı okula gönderilmişti. Bu okula 1911'de gelmiş ve beş yıl boyunca yatılı öğrenci olarak kalmış sadece tatillerde evine dönebilmişti. Yazar........
Gevheri
28 Eser
Pek çok halk ozanımız gibi Gevheri’nin de doğum ve ölüm yeri ile tarihleri belli değildir. Doğduğu yer hususunda Köprülü KIRIM Hanına yazdığı bir şiirdeki saygılı tutumu nedeni ile “ “Kırımlı meşhur Gevherî baba” Kırımlı olabileceği, Saim Sakağlu ise İstanbullu olması gerektiği düşüncesindedir.
Onun 17 yy ikinci yarısından sonra şöhret kazanmış olması yüzünden 17 yy ilk çeyreğinde dünyaya gelmiş olması ihtimali üzerinde durulmaktadır. Şiirlerinin17 Yüzyılın ortalarındaki mecmualarda görülmeye başlaması bu görüşü kuvvetlendirmektedir. Araştırmacılar doğum tarihi olarak yüzyılın ilk çeyreğinden biraz sonrasını ileri sürmektedir. Doğum ve ölüm tarihleri kesinlik kazanmasa bile hayatına dair kuvvetli ipuçları ile kuvvetli bilgiler vardır.
Önceleri asıl adının “ Ali veya "Mustafa" olduğu sanılırken, bir şiirindeki "Bir kemter kulundur Garip Mehemmed" [1][2]dizesinden adının Mehmed" olduğu S. Sakaoğlu kesin bir dille ifade etmiştir. [3] Gevherî tâbirdir Mustafa ismim/ Bir katre meniden halk oldu cismim /Levh-i mahfuz üzre yazılmış resmim/ Hikmet-i Hüda’ya uğradım geldim) [4]
Giritli Ali Aziz Efendi
1 Eser
Doğumu Girit Kandiye- 1749- Öl. Ekim Berlin 1798 ) diplomat ve şai
1749'da Girit- Kandiye’de doğduğu tahmin edilmektedir. Esasında doğum tarihi bilinmemekte fakat öldüğünde 49 yaşında olduğu kaynaklara geçtiğinden bu tarihte doğduğu hükmüne varılmaktadır
Babası Girit Defterdarı tarihçi Mehmed Efendi'dir. Tahsilini Girit’te yapan Aziz Ali Efendi babasından kalan serveti bitirdikten sonra İstanbul’a gelerek Hassa silahşörleri arasına katıldı. Kaynaklar babasından pek çok nakdi ve emlaki servet kaldığını fakat bu serveti safahat âlemlerinde tükettiğini yazmaktadır.
Aşağıdaki linklerde Ahmed Vefik Paşa’nIn hayatı, doğumu, ölümü, çocukluğu, gençliği, evliliği, öğrenimi, , ailesi, eserleri, edebi kişiliği, etkilendiği yazarlar, siyasi yönü, düşünceler, eserlerinden alıntılar, anekdotlar, anlatım tekniği, bakış açısı, , eserlerinin basım yılı, basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller vb ile ilgili yazılar sıralanmıştır. Okumak ilgili linke tıklayınız
Gogol Nikolay Vasilyeviç
6 Eser
OGOL’UN HAYATI
Veliki Soroçintsi köyünde Kazak bir ailenin çocuğu olarak doğan Gogol, küçük yaşta, sert mizaçlı bir oyun yazarı olan babasını kaybedip yetim kalmış, dindar bir Ortodoks olan annesi tarafından büyütülmüştür. Çocukluğu köy hayatı ve Kazak kültürü içinde geçmiş, bu yaşamının izleri eserlerine de yansımıştır.
İlköğrenim yıllarında askeri okul olan Niyojin okuluna devam etmiş bu okulda oynan tiyatro temsillerinden bir hayli etkilenerek edebiyata merak sarmıştır. [4]
Lise’de iken yazdığı yazıları alay konusu olunca edebiyat küsmüştür. Lise’den sonra 1828’de [5]memur olabilmek için ve büyük umutlar ile Saint Petesburg’a gitmiş ama umduğunu bulamayarak büyük bir hayal kırklığı yaşamıştı. Oradan Almanya’ya kadar gidip bir iş aramış en sonunda Petesburg’a geri dönüp bir kız okulunda düşük bir ücretli bir tarih öğretmeni [6]olarak çalışmaya başlamıştır. Yazarlık hayatına hayranı olduğu, fikir b
Grim Kardeşler
13 Eser
Jacob Grimm (1785-1863) ve Wilhelm Grimm (1786-1859), iki kardeş olan tanınmış Alman masal yazarı ve derleyicileridir.
Grimm Kardeşler masal ve anonim halk edebiyatı ile ilgili çok önemli çalışmalar yapan , yaptıkları derleme çalışmları ile dünya çapında ünlenen iki masalcı kardeşin adıdır. . Grimkardeşler ilk önce Almanya’yı köy köy, kasaba kasaba dolaşarak, yüzyıllardan beri anlatılagelen eski Alman şiirlerini, efsanelerini ve masallarını derlemişler, [1]bu derlemelerini edebi bir üslupla yazıya geçirerek 1812'den sonra Çocuk ve Yuva Masalları (Kinder und Hausmärchen) adı altında yayınlamışlardır.
İlk önceleri Wilhelm idaha çok Alman destanlarına yönelmiş, Jacob Grimm ise Alman mitolojisini araştırmıştır., Daha sonra da ka………...
Gustave Flaubert
5 Eser
Gustave Flaubert (D.12 Aralık 1821 – Ö. 8 Mayıs 1880), Realizm akımını başlatan Fransız romancı, Madame Bovary’in yazarı
Gustave Flaubert ,12 Aralık 1821'de Fransa, Yukarı Normandiya’nın ,Rouen kentinde doğdu. Annesi aristokrat bir aileye sahip olan Justine-Caroline Fleuriot ile Hôtel-Dieu'de , babası ise baş hekim ve cerah Achille-Cléophas'dır.
Soylu bir anne, orta tabakadan gelme bir hekimin oğlu olarak huzurlu bir çocukluk yaşayan Flaubert , 1940 yılına kadar Rouen Koleji'nde öğrenim görmüş edebiyata olan ilgisi küçük yaşta başlamış, ilk yazılarını da bu okulda iken küçük bir dergide yayınlamıştı. 1834 yılında bir arkadaşı ile dergi de çıkarmış, ailesinin de desteği ile edebiyatçı ve romancı olmaya karar vermişti. ..........
Guy De Maupassant
6 Eser
Guy De Maupassant
D. Fransa- Tourville-sur-Arques veya Fécamp; Ö. Ağustos 1850, 6 Temmuz 1893 tarihinde Paris. Fransız oyun ve öykü yazarı, Maupassant Tarzı denilen olay öykücülüğünün kuramcısı ve ilk temsilcisidir.
AİLESİ VE EĞİTİM YILLARI
Guy de Maupassant, 1850’de yılında Fransa'nın Tourville-sur-Arques'daki Miromesnil şatosunda veya Fécamp'da doğmuştu. Maupassant’ın hem baba hem de anne tarafı soylu ve burjuvaydı. Guy de Maupassant’ın büyük büyük büyükbabası, Kral Louis XV'in sekreteri Jean-Baptiste de Maupassant ‘tı. (1699–1774) Maupassant’ın ailesi XVIII. yüzyılda Normandie bölgesine yerleşmişti. Babası, Gustave Maupassant annesi ise bir burjuva kızı olan Laure le Poitevin’dir. Burjuva olmasına rağmen annesi kültürlü bir kadındı. Annesi ile babası ayrılınca küçük Guy de Maupassant, on üç yaşına gelene kadar ağabeyi ile birlikte annesinin yanında Villa des Verguies'de y..............
Gülşehri
5 Eser
Gülşehrî'nin doğum ve ölüm tarihlerini tam olarak bilemiyor, fakat yaşadığı dönemi, hem kendi eserlerinden, hem de ondan söz eden diğer şairlerin eserlerinden anlıyoruz. XIII. yüzyılın sonlarında, Kırşehir'de Mevlevî tarikatını tanıtmak için bir tekke kurmuştu. Kırşehir bir gül şehri olduğu için "Gülşehrî" mahlasını almıştır. Asıl adının da Ahmed mi yoksa Süleyman mı olduğu tartışma konusudur.[1]
14.yüzyıl Türk şairi. Döneminin en önemli şairlerinden olan Gülşehrî’nin hakkında pek fazla bir şey bilinemese de Kırşehirli olduğu, elli yıl ahilik teşkilatı içinde kaldığı, hatta Ahi Evran’ın ölümünden sonra onun postuna dahi oturmuş olabileceği ve mutasavvıf olduğu bilinmektedir. [2] Naklî ilimlerde bilgili olmasının yanı sıra matematik ve felsefe gibi aklî ilimlerle de ilgilendiği ve bu konularda da bilgi sahibi olduğu düşünülmektedir. Ahî Evran’ın dervişlerinden olduğu zannedilen Gülşehrî, daha çok Mevlânâ ve F. Attar’ın etkisinde kalmış, bu nedenle de Mevlevî olabileceği ihtimali üzerinde de durulmuştur. Fakat onun Ahilik düşüncesi içinde yaşadığı Ahi Evran’a mensup olduğu, hatta bir şiirinde de belirttiği gibi elli yıl Ahilik ile iştigal ettiği göz önünde de bulundurulmalıdır.
Bir mutasavvıf olan Gülşehrî’nin eserleri de tasavvufi konuların izlerini taşır. Ayrıca şair Ferîdüddîn-i Attâr, Mevlâna Celaleddin Rumî ve Senâî gibi mutasavvıf yazarlardan etkilenmiş, eserlerini de F. Attâr, Mevlana ve Senai’nin eserlerinden aldığı kıssalar, hikâyeler ve konular ile yazmıştır. En ünlü eseri olan Mantık et-Tayr`ı, F. Attar, Mevlana ve Sena’iden aldığı etkiler altında tamamlamıştır............
Gültekin Samanoğlu
1 Eser
Gültekin Samanoğlu
Asıl soyadı Samancı olmasına rağmen, , şiirleri ve kitaplarında Sâmanoğlu soyadını kullandığı için daha ziyade bu soyadıyla tanındı. Bazı eserlerinde Gültekin Samancı" ve "Nuri Fehmi Gültekin" adlarını da kullandı.
Babası nüfus memuru olarak görev yapan Fehmi Samancı annesi ise Havva Vesile Hanım’dır. Şair,
2 Kasım 1927'de Konya'da doğdu. İlkokula babasının memuriyeti sebebi ile Çumra’da Altınçeşme İlkokulunda başlamıştı. İlkokula babasının görev yaptığı Çumra ilçesinde başlayan Sâmanoğlu, babasının tayininin Konya’ya çıkması üzerine üçüncü sınıfa buradan devam ederek ilkokulun son üç sınıfını Konya ‘da tamamlamıştır.
Babasını çok erken kaybedince Ortaokulu anneannesinin ve d