Yazarlar
Ümit Kaftancıoğlu
1 Eser
Ümit Kaftancıoğlu (d. Ardahan Hanak 1935 - ö. İstanbul 11 Nisan 1980), Türk yazar, derlemeci ve radyo programcısı, öğretmen, yapımcı, gazeteci, Dr. A. Naki Kaftancıoğlu’nun babasıdır.
Asıl adı Garip Tatar olan yazar eserlerinde Ümit Kaftancıoğlu bazen de Ümit İlhan Kaftancığlu adlarını kullanmıştır.
Asıl adı Garip Tatar olan Ümit Kaftancıoğlu, Kars'ın eski ilçesi olan ve sonradan il olan Ardahan'ın Hanak ilçesine bağlı Koyunpınar (eski adı Saskara) köyünde nüfus kaydına göre 1935 yılında doğdu. Bazı kaynaklar onun doğum tarihini 1934 olarak göstermektedir. O devrin şartlarına göre nüfusa bir iki yıl sonra yazdırılması çok mümkün olduğundan nüfus kaydından önce doğmuş olması ihtimali yüksektir. Yedi çocuklu yoksul bir köylü ailesinin beşinci çocuğu olan Garip Tatar, kışların çok sert olduğu bu y..................
Ümit Yaşar Oğuzcan
1 Eser
Ümit Yaşar Oğuzcan Hayatı Edebi Kişiliği
HAYATI
22 Ağustos 1926, Tarsus - 4 Kasım 1984 İstanbul ), Şair, Bankacı, Yayıncı
22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus’ta doğan şairin babasının adı Lütfi, annesinin adı Güzide'dir. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın babası Lütfü Oğuzcan da şairdir. [1] Babası Sabri Bey, çeşitli devlet memurluklarında çalışmış, gazetecilik, yazarlık, kitapçılık ve matbaacılık işleri yapmış biridir. [2]
Ü.Y. Oğuzcan sıkıntılı bir çocukluk dönemi yaşamış bu sıkıntılarını şiirlerine hatta çocuklarına da sirayet ettirmiş bir şairdir. Çocukluk yıllarını kendi hayatını kendi kalemi ile şu şekilde özetler. "İlk çocukluk yıllarımdan bu yana çeşitli kazalar, hastalıklar, ameliyatlar geçirdim. Üç yaşımda ayağım kırıldı, dört yaşımda mangala oturdum, beş yaşımda 20 basamak merdivenden düştüm, yedi yaşımda başıma sandık kapağı düştü, bu arada fazla ateşli olarak geçirdiğim kızamık sonucu kekeme kaldım (o günden beri ateşliyimdir). 14 yaşımda apandisit, 19 yaşımda böbrek (tek böbrekliyim), 30 yaşımda bademcik ameliyatları geçirdim. 22 yaşımda evlendim. Düşme, boğulma, otomobil kazası nev'inden geçirdiğim ufak tefek tehlikelerden sonra 3 kere de canımdan bezdim. İntihara teşebbüs ettiğimi sanırım aranızda bilmeyen yoktur."[3]
İlkokula babasının görevi nedeni ile bulundukları Tarsus’ta başlar. Daha sonra İstanbul ve Eskişehir’e taşındıklarından ilkokulu İstanbul ve Eskişehir’de tamamlar. 1939 - Eskişehir İnkılâp Okulunu, 1942 - Konya Askeri Ortaokulunu bitirdikten sonra Ankara İncesu Lisesinden mezun olur. 1942'de Konya Kuleli Askeri Lisesi'nde bir yıl okur. Ertesi yıl ı Eskişehir Ticaret Lisesi'ne başlar ve 1945’te bu okuldan mezun olur. Tek böbrekli olduğu için e çürük raporu verilir ve askerlikten muaf olur.[4]...............
Ümmi Sinan
1 Eser
17.Yüzyılın ilk yarısında Elmalı'da yaşamış olan Ümmî Sinan, devrinde mutasavvıf, mürşid, âlim, müderris, Divan Şairi ve ahlâk adamı olarak sayılmıştır. Onun yaşadığı zamanda da şöhret bulduğu ününün saraya, İstanbul'a kadar yayıldığı devlet büyüklerinin isteği üzerine oğlunu halifesi Niyazi Mısri ile birlikte' İstanbul a göndermesinden de anlaşılır. Kaynaklarda mahlası hem Ümmî Sinan hem Sinan Ümmî olarak geçmektedir. Yunus Emre, Aziz Mahmut Hüday, Hacı Bayram Veli gibi mesajlarını şiirleri ile vermiştir. Hacı Bektaş Veli ,Hacı Bayram Veli gibi tarikat şeyhi olmasının yanısıra Niyazi Mısrî 'nin de hocası olması münasebetiyle şöhret bulmuş bir mutasavvıf şairimizdir.
Billndiği gibi 13 yy dan itibaren Elmalı önemli bir tarikat Tekkesi haline gelmiş, burada, Kaygusuz Abdal , Abdal Musa gibi önemli mutasavvıflar yetişmiş, Elmalı ve civarı zaman zaman Osmanlı devletine kafa tutacak kadar ileri gidebilecek etken bir güç haline gelebilmişti. ( BKZ Abdal Musa Hayatı ve Elmalı Tekkesi )
"ümmî" kelimesinin sözlük anlamı, anasından doğduğu gibi kalmış, okuma yazma öğrenmemiş kimse demektir. Sinan ( Yusuf- İbrahim) in Ümmi sanının kabul etmesi sahip olduğu ilim ve irfanı tahsil yoluyla değil kulaktan dolma bir yolla kazanmış olması ihtimalini de gündeme getirir. Ümmi Sinan’ın, Elmalıda dahi iyi bir eğitim almış olmasına şaşmamak gerekir. O devirler de Elmalı oldukça önemli Tasa.............
Üsküdarlı Aşkî
3 Eser
Divan edebiyatında Aşkî mahlasıyla şiirler yazan çok sayıda şair vardır. “Klâsik Türk Edebiyatı'nda Aşkî mahlasını kullanan 10 şairden bahsedildiği görülmektedir. Ancak bu sayı Tuhfe-i Nâilî'de 11'e, İskender Pala'nın Üsküdarlı Aşkî hakkındaki çalışmalarında ise 12'ye yükselmektedir”[1]
Üsküdarlı Aşki bu şairler arasında en ünlülerinden birisi olup XVI. yüzyılın ilk yarısından yaşamış, Âşık Çelebi'nin kaydettiğine göre de asıl adı İlyas[2] olan şairdir. [3]Kaynaklar Üsküdarlı Aşki’nin doğum tarihi hakkında bize bilgiler vermemektedir. Ama yaşadığı yıllara ve olaylara bakılırsa 16. Yy ilk başlarında doğduğu ortaya çıkmaktadır. Aşkî, bazı tezkirelerde Üsküdar bazılarında da Yenihisarlı olarak gösterilir. Yeni hisar doğduğu yer, Üsküdar ise meşhur yalısının bulunduğu yerdir. Üsküdarlı Aşki’nin Babası “Dergâh-ı Muallâ yeniçerilerinden bir zat olup Yenihisarlı’dır” (Rumeli Hisarı).[4] Şairin hemen bütün kaynaklarda “Üsküdarî” lakabıyla anılması sonraki yıllarında Üsküdar’da bir yallı almış, orada ikamet etmiş olmasındandır...............
Vasfi Mahir Kocatürk
3 Eser
( d. 1907, Gümüşhane - ö. 17 Temmuz 1961, Ankara). Şair, Yazar, Öğretmen, Siyasetçi
Vasfi Mahir Kocatürk, Beş Hececiler in savunduğu sanat anlayışı ve görüşlere karşı içtenlikçe " Öz Şiir "i savunan yedi genç sanatçının oluşturduğu topluluk üyelerinden biri, şair, oyun yazarı, öğretmen, edebiyat tarihçisi, edebiyat araştırmacısı ve politikacıdır.
1907 yılında Gümüşhane Bağlarbaşı semtinde dünyaya gelen şairin babası, Gümüşhane’de memurluk olarak görev yapan Şeyhzade Arif Efendi’dir. Annesi ise Fikrîye Hanım’dır. Gümüşhane’nin yerlilerinden olan babası Şeyhzade Arif Efendi, I. Dünya Savaşı sırasında şehit olur. Bunun üzerine Hamit Cevdet (d. 1903), Müdrike (d. 1905) ve Talat (d. 1910) adlı kardeşleri ile birlikte yetim kalır. Şairin ilk çocukluk yılları Gümüşhane'de geçmiştir.[1]
Babasını kaybettikten sonra Ruslar, Gümüşhane’ye de girmiş bu nedenle annesi Fikrîye Hanım, çocuklarını da alarak Tokat’ın Zile ilçesine yerleşmek için yola çıkar. Bu uzun yolculukta en küçük kardeşleri Talat hayatını yitirmiştir. Bir süre Zile’de kalan aile, daha sonra İstanbul Koca Mustafa Paşa semtine yerleş
Vedat Türkali
3 Eser
(d. 13 Mayıs 1919 / ö. 29 Ağustos 2016) Yazar, Romancı, Şair, Senarist, Yönetmen
Asıl adı Abdülkadir Pirhasan’dır. Şiir ve yazılarında Abdülkadir Demirkan, Hasan Denizli takma adlarını da kullanmış edebi eserleri ile Vedat Türkali adıyla tanınmıştır.
1919 yılında Samsun’da Kökçüoğlu Mahallesinde doğdu. Yönetmen, çevirmen Barış Pirhasan ile oyuncu Deniz Türkali'nin babasıdır. Babası YESEVİ tarikatına mensup olan ve AHLAT’a yerleşen Pirhasanoğlu ailesine mensup dindar bir kişi olan Osman Bey annesi ise Melek Hanım'dır.[1] Vedat Türkali, anne tarafının Kerkük’ten geldiğini, bunların da Türkmen ya da İran’dan gelme olduklarını söylemektedir. [2]
Vehbi Cem Aşkun
1 Eser
VEHBİ CEM AŞKUN (1909-1979)Şâir, yazar, folklor araştırmacısıdır.
(d. Sivas 28 Haziran 1909 / ö. Eskişehir, 8 Ocak 1979) Şair, Yazar, Folklor Araştırmacısı
Sivas’ta doğdu. Yazılarında Ahmet Yılmaz, Çağatay, O. Tekin takma adlarını da kullandı.
1909 Babasının adı Ömer Lütfi, annesinin adı Huriye’dir.[1] İlkokulu Sivas’ta bitirdi. Sivas Sultanisinin İlk kısmını bitirdikten sonra (1924) İzmir Öğretmen Okuluna devam ederek bu okuldan da 1930 yılında mezun oldu. Merzifon’a ilkokul öğretmeni olarak atandı. [2]
Basın ve yayın hayatına İzmir’de öğrenci iken başladı.[3] İlk yazıları 1929 yılında İzmir’deki Yeni Asır ve Hizmet gazeteleri ile Fikirler dergisinde çıkmıştı. [4] ‘Şahlanan Yıldırım’ adlı şiiri İzmir’in Anadolu gazetesinde yayımlandı. Bu şiiri yayımlanan ilk şiiri oluyordu. (1929).[5]1929-30 yılları arasında İzmir’de iken Hizmet, Ahenk, Yeni Asır, Halkın Sesi, Anadolu Gazeteleri ile Fikirler adlı dergilerde birçok şiiri ve yazıları yayımlandı.
Veysî - Üveys bin Mehmed
2 Eser
Veysî
Veysî (1561 Alaşehir/Manisa - 1628 Üsküp),Veysî, asıl adı Üveys baba adı ise Mehmed, Osmanlı kadısı şair ve yazar.
Devrin önemli nasihatname yazarlarından ve Osmanlı devri en önemli Münşilerinden birisi olan Veysî’nin asıl adı Üveys bin Mehmed’dir.
Veysi’nin babası Alaşehirli Kadı Mehmet Efend’dir. Veysi de Aydın vilayetine bağlı olan Alaşehir’de Hicri 969/Miladi 1561 yılında dünyaya gelmiştir. Babası Kadı Mehmed Efendi ( Üveys bin Mehmet – El Alaşehri ), kadısı olarak görev yapmış oğlunun iyi yetiştirilmesi konusunda da çok özen göstermiştir. Veysi yanı zamanda şair Makale Mustafa Bey’in (ölümü Hicri 992/M.1584) kız kardeşinin oğludur. [1]Dayısı da şair olan Veysi devrinin en önemli nesir yazarı olacaktır. [2]
İlk eğitimine doğum yeri olan Alaşehir’de başlamış, buradaki ilk eğitimden sonra eğitimine İstanbul a devam etmiştir. İstanbul’da Kazasker Salih Molla Efendi’den mülâzemet dersleri almıştır. Daha sonra devrin en önemli âlimlerinden bir kabul edilen Molla Çelebi’den dersler almıştır.[3] Hicri 992/Miladi 1584-85 yılında Anadolu sadrı olan Molla Ahmed Efendi’nin sohbetlerine katılmıştır. Nev'izade Atai - ’inin yazdığına göre Veysi’nin tanınmaya başlaması İstanbul’da dersler alırken yazdığı bir hicviyedir. Bu hicviye ile Vezir Mehmed Şerif Paşa’nın dikkatini çekmeyi başarmış ve Vezir Mehmet Paşa’nın Mısır valiliği sırasında divan kâtipliği görevini üstlenmiştir. [4]
Bursalı Mehmet Tahir Bey Veysi’nin Alaşehir’de bir evi olduğunu görevlendirilmeleri dışındaki hayatını Alaşehir’in Sinan Bey Mahallesindeki evinde geçirdiğini yazar.
Hicri 1004/Miladi 1595-96 yılından itibaren Akhisar, Tire kazalarında kadılık, Aydın Saruhan’da mal müfettişliği yapmıştır. [5]
Anadolu’daki görevlerinden sonra Veysi’nin Rumeli’ndeki görevlendirilmeleri başlar. Rumeli’deki ilk görev yeri Hicri 1012/Miladi 1603-04 yılında Siroz kazasındadır. Siroz kadılığı görevinden sonra Rodosçuk kazalarında görev almıştır. [6] Vezir Ali Paşa’nın Macaristan seferi sırasında ordu kadısı olmuştur. [7]Fakat sefer esnasında Vezir Ali Paşa’nın Belgrat yakınlarında ve sefer esnasında ölümü üzerine bu görevinden azledilir. Fakat kısa bir süre sonra Priştine’de kadı olarak görev yapmıştır. Hicri 1019/Miladi 1610-11 yılında Tırhala, Eğriboz ve İnebahtı kazalarını denetlemeye ve vergi tahsiline gitmiştir. [8]Üsküp kadısının vefatı üzerine Üsküp kadılığına atanır. Birkaç defa bu görevden alınıp tekrar verilmiştir. Kaynaklara göre Veysi’nin Üsküp Kadılığı br hayli maceralı olmuştur. Veysi, Üsküp kadılığına yedi kez getirilip azledilmiştir. [9]
Hicri 14 Zilhicce 1037/ Miladi 14 Ağustos 1628 tarihinde 68 yaşında iken vefat etmiştir. Kimi kaynaklar şairin mezarının Kumanova’da olduğunu bildirir. [10] Nev'izade Atai - ve Bursalı Mehmet Tahir bu bilgileri verirken kimi kaynaklar ise Mezarının İstanbul, Üsküdar’da olduğunu yazmaktadır. Mehmed Süreyya’ya göre mezar taşında “Veysî ki olmuş idi tagazzülde bî-bedel/Ta’yîn-i sâl-i fevtine tarihdir gazel” beyti yazılıdır. Bursalı Mehmed Tahir ise mezarını ziyaret ettiğini ve şu beytin yazıldığını ifade etmiştir:” Didi ahbâbın biri târihini/Cân-ı Veysî gitti bâb-ı cennete” [11]
Veysi, Franz Babınger’e göre 16 yy da yaşamış olan Baki ’den sonra Osmanlı nesir sanatının ve 16 yy ın en önemli nesir yazarıdır. Çağdaşı Nergi ile birlikte Türk edebiyatının en önemli süslü nesir yazarlarından biri olan Veysi, Âli Nesir- süslü nesir denilen nesir örneğinin edebiyatımızdaki en önemli temsilcilerinin ba................
Victor Hugo
10 Eser
Victor Marie Hugo ( d.26 Şubat 1802, Besançon – ö.22 Mayıs 1885, Paris) Romantizm akımının ve Fransız edebiyatının en önemli şair, romancı ve oyun yazarlarından biridir.
HAYATI
Babası generalliğe kadar yükselen Joseph Leopold Sigisbert Hugo’dur . Anne adı ise Sophie Trebuchet’tir. Ailenin üçüncü oğlu olan Hugo, 1802'de Besançon'da doğmuş babasının subaylığı müddetince, babasının görev yerlerine göre ailesi ile birlikte sık sık taşınmışlardı. .
Çocukluk yıllarında bir ara “Napoli'ye gitmişler, Alpler'den geçmişler, Roma'da da kalmışlardı. 5 yaşında olmasına rağmen 6 ay süren bu geziyi her zaman aklında tuttu.” Babası ve annesi ile birlikte İspanya’da bulunmuş, oraları da görmüştü. Ancak 1803 yılında annesi Sophie ile babasının arası biraz açılmış annesi ile birlikte Paris’te kalmaya başlamışlardı. Böylece eğitim yıllarında Paris’te yaşamıştı. Liseye kadarki eğitimini Paris’te tamamlayan Hugo, Paris'teki hukuk fakültesinden de mezun oldu. Üniversite yıllarında maddi yönden zorluk çekmişti. Bu yoksunluk yıllarını Sefiller adlı romanında malzeme olarak kullanacaktı.
Katolik bir kadın olan annesinin inançları ile büyüyen Hugo, krala bağlı siyasi bir ortam içinde büyüdü. İlk şiirleri ve yazılarında da krala bağlı siyasal görüşlere sahipti. Annesinin teşvikiyle Conservateur Litteraire' adlı bir dergi kurmuş, bu dergide Lamartine................
Virani Baba
25 Eser
Doğumu ve ölümü hakkında kesin bilgilere sahip olmadığımız Virani Baba Alevi Bektaşi geleneğinde hak aşığı sayılan ölümünden sonra sır olduğu kabul edilen en önemli yedi âşıktan birisi olarak kabul edilir. Abdulbâki Gölpınarlı, Pir Sultan Abdal adlı eserinde Vîrânî Baba’yı, Seyyit Nesimi, Şah İsmail -Hatai , Fuzuli , Kul Himmet, Aşık Yemini Derviş Muhammet ve Pir Sultan Abdal’la birlikte Alevî-Bektâşîler tarafından kabul edilen yedi şâir (âşık) arasında saymaktadır. [1]
Diğer pek çok halk ozanımızda da olduğu gibi Virani'nin doğum ve ölüm tarihi hakkında kesin bilgiler yoktur. Fakat eldeki verilere göre tahminen16. yy.ın sonu ile 17. yy. başlarında yaşamış olduğu kabul edilmektedir. Hayatı hakkındaki en önemli bilgileri " Demir Baba Velâyetnamesinden " almış olmamıza rağmen bu bilgilerin pek çoğu menkıbeler şeklindedir.
Velâyetnamelerden edinilen bilgilere göre 16. yüzyılın ortalarında Eğriboz Adası’nda doğmuş,[2]17. yüzyılın başlarında vefat etmiştir. Velâyetnamelerdeki bilgilere göre ,(1587–1628) yıllarında İran'da saltanat süren Şah Abbas'la görüşmüştür. Bu bilgiye dayanarak doğum ve ölüm tarihi hakkında tahminler yapılabilmektedir. Gölpınarlı, "Alevî-Bektaşi Nefesleri adlı eserinde," onun 1587–1628 yılları arasında İran tahtında oturan Şah Abbas’la görüştüğünü kabul etmektedir. Aleviler arasında çok önemli bir şöhreti olan Şah İsmail'den sonra Alevi Bektaşi şairleri arasında en sevilen İran Şah'ı olan Şah Abbas'la görüşmesinin Alevi Bektaşi inancına göre ayrı bir önemi vardır. İran ve Anadolu’daki Türkmenler arasında çok sevilen bu hükümdarın adı çok sayıda halk hikâyemizin içinde de geçmektedir.
Alevi- Bektaşi geleneğinde kutsal bir ozan mertebesinde görülen Virani hakkında bir takım menkıbeler oluşturulmuştur. Bu inançtakilere göre Necef Bektâşî Dergâhı’nın üstünde tâcı olan bir sütun Vîrânî’nin sırrolduğu bir mekân kabul edilmekte ve bu yüzden orası bir türbe veya ziyaret yeri itibarı gören kutsal bir mekân olarak görülmektedir. [3] Bu İnancın ortaya çıkmasına dayanarak da Bedri Noyan, Vîrânî Baba’nın Necef Bektâşî Dergâhında postnişin olma ihtimalinden söz etmektedir. [4] Bedri Noyan'ı böyle düşündürten diğer bir sebepte menkıbelerde de bu konunun üzerinde dikkati çekecek kadar çok durmuş olmasıdır..............
Virginia Woolf
3 Eser
Virginia Woolf, ( d. Londra 25 Ocak 1882, ö. 28 Mart 1941, River Ouse, İngiltere)
Virginia Woolf’un doğumdaki adı ve soyadı Adeline Virginia Stephen’dir. Woolf soyadını evlendikten sonra almıştı.
Virginia, 25 Ocak 1882'de Londra'da Hyde Park Gate’teki evde dünyaya geldi. Babası tanınmış yazar ve eleştirmen Sir Leslie Stephen, annesi ise Julia Duckworth’tu. Virginia, ikisi de önceden evlenip boşanmış olan ikisinin de önceden çocukları olan anne ve babasının bu evliliklerinden o doğan beş çocuğundan biriydi.
Babası Sir Leslie Stephen, Wictoria Dönemi İngiltere’sinin önemli bir simasıydı. Bu nedenle Wirginia, en küçük yaşlarından itibaren Dünyanın en önemli aydınları ile bir arada bulunmuştu.
Virginia, devrin şartları gereği okula gönderilememiş fakat annesinden daha çok sevdiği ve bağlı kaldığı babası sayesinde kendini geliştirmişti. 13 yaşında iken annesini kaybetmişti.
Virginia Woolf, küçük yaşlarından itibaren yazar olmaya karar vermiş babasının kütüphanesi sayesinde pek çok eseri okumak incelemek fırsatını da bulmuştu. İlk yazıları ise 1895'te bir gazetede çıkar. Bu yazıları kısa hikâyelerdi.............
Vizeli Behişti Ramazan
16 Eser
Vizeli Behişti ( d. ?- ö. 1511-1512)Behiştî mahlasını kullanan altı şairden birisi olan Vizeli Ramazan Behiştî, on altıncı yüzyılda Kanunî devrinde yaşamış bir şairdir. Babasının adı Abdu’l-Muhsin’dir. Vizeli Doğum tarihi hakkında bilgimiz yoktur, ancak bütün kaynaklar şairin Vizeli olduğunu belirtirler. [1]
"Çün baharıdur Behişti Vize'nün
Çorlu'da düşmenlerüm itsin karar."
(Mademki Vize'nin baharıdır, düşmanlarım Çorlu'da otursunlar. [2] Beyitlerinde olduğu gibi şiirlerinin birçok beytinde Vizeli olduğuna işaret eden ibareler bulunmaktadır.
Kaynaklar, Behiştî’yi, kendisinden önce yaşamış olan Karıştıranlı Süleyman Bey oğlu Sinan Behiştî ile karıştırmamak için, “Vizeli Behiştî”, “Behiştî-i Sânî”, “Vâiz Behiştî”, “Behiştî Ramazan bin Abdulmuhsin”, “Ramazan bin Abdulmuhsin er-Rûmî” ve “Mevlana Behiştî”, gibi adlarla anmışlardır.[3] Çorluda vaizlik yaptığı için Çorlu Vaizi olrak da adlandırılmıştır.
Kaynaklar, Behiştî’nin tahsilini İstanbul’da tamamladığı, Merhabâ Efendi’den ve Şeyhülislam Sadi Efendi’den dersler gördüğü, daha sonra da Şeyhülislâm Sa’dî Efendi’ye danişment olduğunu belirtirler. Sa’dî Efendinin yanında iken bir ara kendisini dünyevî eğlencelere kaptırmıştır. B..............
Vladimir Vladimiroviç Nabokov
1 Eser
Vladimir Vladimiroviç Nabokov ( 22 Nisan 1899 – 2 Temmuz 1977) Rus kökenli Amerikan vatandaşı Lolita aldı romanı ile tüm dünyada tanınan romancı, şair, çevirmen ve kelebek bilimcisidir.
Yaşamı
1899'da Sankt-Peterburg’da dünyaya geldi. Annesi Yelena İvanovna iyi eğitimli bir ev hanımı, babası Vladimir Dmitriyeviç ise aristokrat bir aileden gelen bir avukattı.
Beş çocuklu zengin, aristokrat ve Liberal bir ailenin en büyük çocuğu olan Nabokov, özel eğitim gördü. Küçük yaşta İngilizceyi özel dersler alarak öğrenmişti. Nabokov ailesi Ekim Devrimi ve Bolşevik ihtilalı sonrasında 1919 yılında Rusya'dan ayrılarak Londra’ya göçmek zorunda kalmıştı.
Önceden iyi düzeyde İngilizce öğrenmiş olması sayesinde Londra’da devam ettiği Cambridge Üniversitesi, Trinity College’i birincilikle bitirdi. 1922'de mezun olup Berlin'e geçti. Berlin’de iken 1926'da ilk romanı Mashenka'yı yayımladı. 1938'de Nazilerden önce Paris'e, ardından da 1940'ta eşi ve oğlu ile ABD'ye göç etti ve Amerikan vatandaşı oldu.
1923 ile 1940 arası dönemde Rusça romanlar, hikâyeler, oyunlar, şiirler yazdı. 1941'den 1948'e kadar Wellesley College'de ders verdi. 1943'te Gogol üzerine bir inceleme hazırladı. 1955'te tüm dünyada kendisine büyük bir şöhret kazandıran Lolita adlı eserini Paris'te ve İngilizce olarak yayınlattı. Lolita adlı eseri çok tanınınca kendi kalemi ile Rusca’ya da çevirmişti. Yazarın bu romanı Stanley Kubrick ve Adrian Lyne tarafından filme de çekilmişti.
1959'da Cornell Üniversitesi Rus edebiyatı profesörlüğünden emekli oldu ve İsviçre'ye yerleşti. İngilizce ilk romanı olan The Real Life of Sebastian Knight'ı 1941'de yayımladı. Akabinde birçok İngilizce eser yazdı.
1977'de İsviçre'nin Montrö kentinde öldü.
Ana dili Rusça olduğu halde birçok eserini İngilizce olarak yazmış, İngilizce yazdığı eserlerinde dahi İngiliz edebiyatçılarını da hayran bırakacak kadar dili iyi kullanmıştır. Kelebek ve böcek bilimcisi olan yazar aynı zamanda satranca meraklı birisiydi. Rusya’dan kaçmak zorunda kalan aristokrat bir aileye mensup olmasına rağmen Rusya’ya ve Bolşeviklere muhalif olmayan bir tutum izledi.
Lolita dışında, önemli romanları arasında, fantastik bir aile romanı parodisi olan Ada or the Ardor (Ada ya da Arzu,) adlı eseridir.
Türkçeye Çevrilmiş Bazı Eserleri
Karanlıkta Kahkaha (1993), Pnin (1999), Bir Günbatımının Ayrıntıları (1999), Rua, Dam, Vale (2000), Lujin Savunması (2001), Cinnet (2003), Göz (2005), İnfaza Çağrı (2007), Saydam Şeyler (2010), Konuş, Hafıza (2011), Nikolay Gogol (2012), Maşenka (2012), Laura’nın Aslı (2012), Rus Edebiyatı Dersleri (2013), Solgun Ateş (2013), Edebiyat Dersleri (2014), Don Quijote Dersleri (2016), Yetenek (2016) ve Çarpık Dünya (2019) ve Terra Incognita (2023) ve Arlekenlere Bak! (2024)
Vusuli Mehmet Küçük Bali Paşazade
1 Eser
Vusuli Mehmet Küçük Bali Paşazade
Adı Mehmed olan şair, şiirlerinde Vusûlî mahlasını kullanmıştır. Divanını hazırlayan Hakan TAŞ devrin kaynaklarına dayanarak onun Üsküplü olduğunu [1] doğum tarihi hakkında bir bilgi bulunmadığını Macaristan’daki Arad dergâhında beylik yaptığını ( Âşık Çelebî [1520-1571], belirtmiştir.
Devrin kaynaklarının verdiği bilgiye göre Vusulî, Malkoçoğulları olarak da nam kazanan 16. Yy da yaşamış olan büyük akıncı beyi, Malkoçoğlu Küçük Bâli Paşazâde’nin oğludur. [2]
Vusuli hakkında en çok bilgiyi veren Aşık Paşa ‘dır. Onun verdiği bilgilere göre Vusûlî, Yahyalı ocağına mensup KÜÇÜK BALİ PAŞA [ö.1543]’nın [3] oğlu olup ümeranın en iyilerindendir. [4] Devrin kaynaklarına göre “yiğit, cengâver ve kerim bir zat “ olarak nitelendirilir. Bu ifadelerden de anlaşıldığına göre Vusuli ataları gibi pek çok muharebeye, fethe ve akına katılmış bir komutan, “kapısından üç dört yüz adamın eksik olmadığı “ [5]çok cömert ve çok zengin bir akıncı beyidir........................
Vüs'at Orhan Bener
0 Eser
Vüs`at O. Bener, (d. 1922 - ö. 2005) Türk yazar ve şair. Yazar Erhan Bener'in kardeşi, Yiğit Bener'in amcasıdır.
Vüs'at Orhan Bener, 1922'de Samsun’da doğdu. Babası Mustafa Raşit Bey, annesi ise Mediha Hanımdır. Babası Reşit Bey 1921 yılında yabancı dille eğitim yapan misyoner okullarını kapatma görevi ile Amasya Maarif Müdürlüğü’ne ve bu görev dolayısıyla Amasya’dan Merzifon’a gelmiş Annesi Mediha Hanım ile evlenmiş bu evlilikten de Vus’at O Bener ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Mustafa Raşit Bey’in işi dolayısıyla Bener ailesi Aydın’a oradan da Tekirdağ’a taşınır.[1]
Milli Eğitim Bakanı ile arası açılan Mustafa Raşit Bey İngiliz hükümetinin Kıbrıs’taki Türk Lisesi’ne sözleşmeli öğretmen araması üzerine (Kansu 86-87) [2]1928’de Lefkoşa’ya taşınırlar. Aynı yıl Vüs’at O. Bener, İngiliz Koleji’nde ilkokula başlar. 1930 yılında Vüs’at O. Bener, annesi ve kardeşiyle birlikte Amasya’ya dedesinin yanına gider ve bir süre sonra babası da Amasya’ya gelir; 1931 yılında Raşit Bey’in Erzincan Askerî Ortaokulu’nda çalışmaya başlaması üzerine aile Erzincan’a taşınır. Vüs’at O. Bener, il
William Faulkner
5 Eser
William Cuthbert Faulkner (d. Mississippi , 25 Eylül 1897 – ö. 6 Temmuz 1962) Nobel ödüllü, Amerikalı modernist roman yazarı.
25 Eylül 1897'de Mississippi, New Albany’de, Murry Cuthbert Falkner ve Maud Butler çiftinin oğlu olarak doğdu.
Meksika ve Kuzey ABD kültürü arasında kalan bir çocukluk dönemi geçirmişti. “Büyük-büyük babası William Clark Falkner Konfederasyon ordusunda görev yapmış, tren yolu yaptırmış ve adını Tippah kasabası yakınındaki Falkner şehrine verdirmiş Mississippi'nin önemli karakterlerinden biridir. Aile soyadları Falkner olmasına rağmen, büyük ihtimalle görevli memurun hatası sonucu Faulkner olmuştur.”
Ailesi Oxford'daki Lafayette kasabasına taşınınca hayatının büyük bölümünü Oxford'da yaşadı. Liseyi bitiremedi. Genç yaşta nişanlandıysa da 1918'de, işsiz güçsüz olduğu için hem nişanlısı Estella Oldham’ın hem de kendi ailesinin baskıları ile ayrılmak zorunda kaldı..........
William Shakespeare
21 Eser
İngiliz ve Dünya Edebiyatının en önemli dram yazarı, dünyanın en İngiltere'nin ulusal şairidir.
William Shakespeare ‘in 23 Nisan 1564'te doğduğu26 Nisan 23 Nisan 1616’da öldüğü kabul edilir.
Babası, Snitterfield belediye meclisi üyesi, büyük deri eşya tüccarı zengin bir adam olan John, annesi ise Stratford'da geniş arazileri olan Arden ailesinin kızı Mary Shakspeare’dir.
Shakespeare, eğitimine Stratford'daki dil okulunda “ücretsiz eğitim veren Grammar School okulları denilen King's New School'da” eğitime başladı. Bu okulda ile Latin edebiyatını öğrendi ve Latin klasiklerini okudu. Muhtemelen on beş yaşlarında bu okulundan ayrıldı.
1582'nin sonlarında, kendisinden sekiz yaş büyük olan Anne Hathaway adındaki bir kadınla evlendi. Anne Hathaway, daha evlenmeden önce ilk çocukları olan Susanna'ye hamileydi. Evlendiklerinde, Anne 26 ve William 18 yaşındaydı.
Sonraki yıllarda ailenin iki çocuğu daha olmuş ancak Shakespeare, Londra'da çalışırken eşi Anne Hathaway, Stanford’a yaşamıştı. Tiyatro topluluğu kuran ve tiyatro işleri ile uğraşan William Shakespeare’nin Londra'da çalışmaktan başka seçeneği yoktu.............
Yahya Benekay
1 Eser
YAHYA BENEKAY
( D. 1925, Romanya – Köstence- 22 Mart 1997 İstanbul) Şair, yazar.
Köstence’de (Romanya) doğdu. Ailesi ile birlikte 1934 yılında Türkiye’ye göçtü. Ortaokulu Eskişehir’de bitirdi. Liseyi ise Kütahya Lisesinde tamamladı. (1944) Liseden sonra Siyasal Bilgiler Fakültesine devam etti. 1947. Siyasal Bilgileri (1951) yılında bitirdi. Okul hayatından sonra devlet dairelerinde çalışmaya başladı. Çalışma hayatı boyunca Eskişehir Defterdarlığı'nda şeflik (1952), Gümrük ve Tekel Bakanlığı'nda müfettişlik görevlerinde (1956) bulundu.
Mülkiyede öğrenci iken Behçet Kemal Çağlar ile dost oldu Ankara Halkevi'nde ve Behçet Kemal Çağlar’ın evinde düzenlenen edebiyat toplantılara katıldı. İlk şiirleri Çınaraltı (1941-1948) ve Şadırvan (1949) dergilerinde çıktı. Şiir, inceleme ve röportajları 1954'ten itibaren Hisar, Mülkiye, Varlık, Türk Düşüncesi, Türk Dili, Ilgaz, Defne, Çağrı, Akşam, Hayat gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. [1
1950 yılında Hisar Dergisinin kurucuları arasına katılarak Mehmet Çınarlı, İlhan Geçe, Gültekin Samancı , Mustafa Necati Karaer, Osman Fehmi ÖZÇELİK, Hasan İzzet AROLAT , Yahya Benekay ve Fikret SEZGİN adlarındaki çekirdek grubun arasındaydı. Bu gençlerin arkasında ağabeyleri olarak gördükleri Munis Faik Ozansoy da vardı.[2] 1950-1980 yılları Hisar dergisi etrafında oluşan edebiyat topluluğu içinde yer aldı. Hisar Dergisi kurucularından birisi olmasına rağmen adı öne çıkarılmadı. [3
Öğretmenlik yapan Perihan Hanım ile evlendi. Bu evliliğinden oğlu Ilgaz dünyaya geldi. Müzisyen bir ruha sahip olan Yahya Benekay, ud çalmayı da biliyordu. Birçok beste yaptığı gibi birçok bestenin de güfte yazarı oldu. Oğlu Ilğaz. Ş. Benekay’ı da müzisyen olarak yetiştirdi. ..............
Yahya Kemal Beyatlı
5 Eser
Yahya Kemal Beyatlı
(d. Üsküp 2 Aralık 1884 / ö. İstanbul 1 Kasım 1958)
Şiir ve yazılarında “Esrar, Ahmet Âgâh, Âgâh Kemâl, Mehmet Âgâh, Süleyman Sadi, S. S., Yahya Kemâl, Üsküb Belediye Reisi İbrahim Naci Beyzade Âgâh Kemâl, Üsküplü Âgâh Kemâl” takma adlarını da kullanmıştır.
Yahya Kemal Beyatlı (2 Aralık 1884 – 1 Kasım 1958), "Dört Aruzcular"dan kabul edilen Tevfik Fikret, Mehmet Âkif Ersoy ve Ahmet Haşim’le birlikte Türk edebiyatının baş şairleri arasında kabul edilmiş, sağlığında kitap yayınlamamış şairidir.
Asıl adı “Ahmet Agâh” olan Yahya Kemal 1884 yılında Üsküp’ün, Yenimahalle semtinde dünyaya gelmiştir. Babası Üsküp Belediye Başkanı Nişli İbrahim Naci Bey’dir. Annesi ise şair LESKOFÇALI GALİP’in yeğeni Nakiye Hanım’dır.[1] Yahya Kemal’in ecdadı ataları, Rumeli’yi ilk fetheden Türklerdendir. Soyu 1377’de Yahşi Bey ile Niş’in fetheden Şehsuvar Bey’e dayanır. Şehsuvar, “Beyatlı” demek olduğundan soyadını bu nedenle almıştır
Şairin çocukluk yılları Üsküp’teki Rakofça Çiftliğinde geçer. Bu çiftlik şairin bazı şiirle.....
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
14 Eser
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Roman ve öykü yazarı olmasının yanı sıra milletvekilliği ve büyükelçilik yapmış olan Türk diplomatı ve politikacıdır. Osmanlı’nın yıkılış döneminden başlayarak Atatürk sonrasına kadar Türkiye’nin gelişim aşamalarını ve halkının yaşadığı değişimleri kaleme alan, Fecr-i Ati ile adını duyurup, Milli Edebiyat Hareketine katılan romancımızdır.
Doğumu, 27 Mart 1889′da Kahire’de doğdu, ölümü 13 Aralık 1974 Ankara. Türk yazar, romancı, siyasetçi ve diplomatı.
Babası Manisa’nın tanınmış bir ailesi olan Karaosmanoğlu sülalesine mensup Abdülkadir Bey’dir annesi ise İkbal Hanım’dır.
Yakup Kadri’nin Manisa ve çevresinde yaşayan sülale şeceresi 17. yüzyıla kadar uzanmakta ailenin adı 1644 yılında Manisa’nın Yaya köyünde vefat eden Kara Mehmet Çavuş’a ve dört oğluna dayanmaktadır. ( PROF. DR. MÜNİRE KEVSER BAŞ, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/karaosmanoglu-yakup-kadri)