Çeng ve Çengi ( Divan Şiirinde Çeng ve Çengi)

15.08.2015

 

 

Çeng,  Çeğane, Çeng ü Çeğane , Çengi

 

Çeng kanuna benzeyen, dik tutularak çalınan bir müzik  aletidir. Ceng, “Açık arplardan köşeli arplar grubuna girer." İlk örnekleri Anadolu, Mezopotamya ve Mısır da görülür. Benzer çalgılar İran'da Chang, Gürcistan'da Changidir.” , “ Gövdesi deri kaplı küçük bir kucak arp, yere oturarak çalınan, yaylı arpa benzeyen bir çalgıdır. “[1]

 

Çeng’in   18 yy a kadar oldukça yaygın olduğu Osmanlı minyatürlerinden de anlaşılır. Minyatürlerde en çok karşımıza çıkan müzik aletlerinden birisi çengtir. Levni’nin minyatürlerinde    çok sayıda  raks eden çengi fiğürü çizilmiştir. [2]Üstelik divan şiirindeki çengnamlerin varlığı dahi bu müzik aletinin ne kadar sevildiğine delil niteliğindedir.  Osmanlı kültüründe çengin çapara denilen dört parçalı zille birlikte çalındığı, bu alet çalınırken çeng  oyunlarının oynandığı rakkasların ve rakkaselerin parmaklarına çapara takarak  çeng  eşliğinde raks ettikleri minyatürlerde betimlenmektedir.  Edebiyatımızda çeng-ü çengane tabiri de bu aletten gelmektedir.

 

Çengilerin evlenme ve sünnet düğünlerinde ve  Kâğıthane eğlencelerinde de görüldüğü, anlaşılır. O devrilerde daha çok Romen kızlarının çengilik yaptığı bilinmektedir.  Osmanlı minyatürlerinde çengilerin   göz alıcı parlak elbiseler gitmiş,  , gerdan kırmak ve göbek atmakta mahir, parmaklarında  çâr- pâre (çarpara )  ( zil-  dört parçalı, parmaklara takılan ağaç veya pirinçten yapılan  rakkase zili (Bkz.  Çâr- Pâre (çarpara ) Nedir. Şiirimizde Çar-pare ) çalan [3] kadınlar veya kadınsı erkekler olarak tasvir edilmiştir. 

 

Ele aldıkça o çengi güzeli çar- pare
Reşkten mihr ile meh görse olur çar- pare 

 

Getirdi şevke rubailerin tekellüfsüz
Çehar- pare ile raksa ruh- Hayyamı      Nefi

 

Bir eli devri kadehte bir eli çar- parede
Yani hem sakilik eyler, hem eder her yane raks    Fazıl [4]

 

Çehar pare-i rakkas çık çık eyliyecek
Çıkardı nice oyun çengiyan –ı şevk icad    Seyyid Vehbi [5]

 

Çeng  çalan müzisyen veya  çapara çalarak oynayan dansözlere   çengi dendiği anlaşılır. Çengi sözcüğü zamanla anlam bayağılaşmasına uğramış, oynak kadın,  zil çalan aşüfte  dansöz  veya  kadınsı eğilim gösteren erkek anlamı ile de günümüze ulaşmıştır.  Günümüzde  def çalarak oynayan veya zil takıp göbek havası oynayan kadınlara  halen çengi denmektedir. [6]Tanzimat döneminde sahnede rol alan  kadın oyunculara da çengi denmiştir.

 

Çengiler   kollar halinde çalışırdı. Bir çengi kolunda bir kolbaşı, yardımcısı, sıracı da denen dört kişilik çalgıcı topluluğu ve sayıları bir düzi­neyi bulan çengi olurdu Ayrıca çengi ko­lunda yardakçılar ve aynacılar da görev yapardı. İstanbul’daki çengi kollan genellik­le Ayvansaray’daki Çingeneler arasından çıkardı.[7]

 

Bir çengi güzel sevdim sermayeyi çaldırdım.    ( Zati)

Osmanlıda “çengi’nin 17.  yüzyılın son çeyreğine kadar kullanıldığı ama  çengin yapımı  ve  çalması zor bir alet olduğu için  zamanla  yerini tambur ve santur gibi telli çalgılar bıraktığı ve bu nedenle de   tarihe karıştığı ortaya çıkmaktadır.Çengler ve çengiler tarihe  karışsa da divan şiirimizde yâdı kalmış ve  şiirimizde yaşamaya devam etmektedir.

 

Çeng çaldın, cam çektin bade içtin her ne var
Kılsan Allah aşkına olsun işret helal sana               Niğari 

 

Eskilerin astroloji inancında  Afrodit veya Venüs  çeng çalan bir kadındır.  Bilindiği  gibi Afrodit veya Venüs’ün   İslam  astrolojisindeki  karşılığı Nahid ve Zühre’dir.  Nahit veya diğer adı ile Zühre minyatürlerde çeng çalan bir kadın şeklinde tasvir edilmiştir.  Zühre’nin çeng çalan  eğlenmeyi seven,  içki ve eğlence meclislerinde  mestane olan güzel  bir kadın  gibi tasavvur edilmesi divan şiirimizde de gözükür.  Elbette ki Zühre’nin eğlence meclisi felekler bezmindedir. ( BKZ Nâhid Nedir Kimdir ( Afrodit Venüs Zühre Alakası )

 

Bezm-i felekte  urmuş idi Zühre  saza çeng
Ayş u safada hürrem ü handan – şadman       Baki

 

Çeng ve çengi doğal olarak birlikte kullanılan kavramlardır. Elbette ki çeng, çengi, müzik işret, ayş, bezm, meclis, rint, saki, şarap, devr, felek,  e ğlence vb ile birlikte düşünülecektir.

 

Verir  başka halet dil-i âşıkane
Bu dil- keş havada çeng-i çenğane    Muallim Naci [8]

 

Çeng-i çengane  biraz dursun el aman
Seyr edelim seyre gelen bu dil- sitanları       Nedim  

 

Kaynakça

 

[1] https://www.sirinpancaroglu.com/projeler/ceng/

[2] ŞAHAMETTIN KUZUCULAR, LEVNI HAYATI MINYATÜRLERI VE ŞAIRLIĞI, https://www.edebiyatvesanatakademisi.com/Arama.aspx?id=50654

[3] ÇÂR- PÂRE (ÇARPARA ) NEDIR. ŞIIRIMIZDE ÇAR-PARE, https://www.edebiyatvesanatakademisi.com/Arama.aspx?id=50655

[4] ÇÂR- PÂRE (ÇARPARA ) NEDIR. ŞIIRIMIZDE ÇAR-PARE, https://www.edebiyatvesanatakademisi.com/Arama.aspx?id=50655

[5] A. Talat Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB , 1996, SHf169

[6] A. Talat Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB , 1996, SHf169

[7] https://www.derszamani.net/cengi-ne-demek.html

[8] A. Talat Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB , 1996, SHf169

Yorum Yapmak için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yorumlar