
CENGİZ – ŞİİRLERDE CENGİZ –TİNGİZ- HAN
Meşhur Moğol Hükümdarı Cengiz Han, Divan şiirinde Cengiz , Tingiz olarak da geçer. Cengiz Han, divan şiirinde zalimlik, yağma, talan, gaddarlık manalarında ve onun bu yaptıklarını telmih edecek şekilde karşımıza çıkmaktadır. Divan şairlerinin nazarında Moğol hükümdarları kimlik olarak önemli değil, yakma, yıkma, gaddarlık, talan, yağma işlevleri ile öne çıkar. O nedenle Cengiz, Hulagu ve Kubilay Hanlar eski edebiyatta şahsi kimlikleri veya kişilikleri ile değil, bu tip eylemleri yapan Moğol hükümdarları anlamında anılmışlardır. [1]
Divan şairlerimiz Moğol hükümdarları Kubilay, Hülagu ve Cengiz Han’ı, yağma, katletme, zulüm, katillerin şahı, anlamlarında kullanılmışlardır. ( BKZ Hülâgû Han Şiir Dünyamızda Hülağu) Bu nedenle özellikle Cengiz ve Hulagu Han, divan şiirinde kötülük ve bela timsali karakterler olarak karşımıza çıkar. Cengiz Han'ın daha acımasız olmasına rağmen divan şiirinde Hulağu Han'dan daha çok bahsedilir. Hülagü Han; divan şairlerinin hafızalarında Abbasileri yıkan, Alamut Kalesi`ni fetheden, Bağdat’ı ve Basra’yı yerle bir eden Selçuklu ve Anadolu Selçuklularını da boyunduruk altına alan İlhanlı Devleti`nin en önemli hükümdarı olarak daha çok yer etmiştir. [2] (Bağdat Şehri Divan Şiirinde Dârü’s-Selâm )
Moğol hükümdarlarının ülkeleri basması, halkı kılıçtan geçirmesi, şehirleri zapt edip yağmalaması, mimari eserleri yakıp yıkıp şehirleri harap bırakması, birçok benzetmeye konu olur. Sevgilinin, kirpikleri, kaşları, bakışları bu Moğol hükümdarlarının yaptığı bu tip işlere benzetilir. Sevgili, bir Moğol hükümdarı gibi aşığın gönlünü fethedip yakıp yıkar. Sevgilinin bakışları âşık için Mogol Hükümdarlarının zulmü haline gelir. Bu bakışlar aşığı öldürür, asar, idama eder veya aşığın gönül mülkünü istila edip talan yapar.
Moğollar ve hükümdarlar daha ziyade Bağdat, Basra ve zulüm ile anılır. Basra, iki nehrin birleştiği yer- Şatt’ül Arap -, Hülağu Hanın yağmalayıp yıktığı harap edilmiş şehir anlamları ile karşımıza çıkar. Hurma bahçeleri ve Şattü'l-Arap nehri ile meşhur olan Basra, Bağdat’a karşın harap olmuş gönüllere ve kentlere teşbih edilen harap bir kent olarak belirtilir. ( bkz Basra Şehri Divan Edebiyatında Basra )
Gamzei tir-i fiten, hançer-i ebru- ser- tiz
Kıldı yağma dili bir afet-i şuh u Cengiz. Yenişehirli Atai [3]
Gamzesi fitne oku, kaşlarının hançeri keskin bir Tatar güzeli gönlümü yağma etti.
Bir kere tıg ı üzre konan peşşe-i nahif
Dehre payam –ı satvet-i Cengizhan verir. Nedim
Moğol Hükümdarları aynı anlamda kullanıldıkları için isimler değişse de divan şiirinde işlevleri ve kasıt manaları aynıdır.
Tahammül mülkünü yıktın Hülagu Han mısın kâfir
Aman dünyayı yaktın ateş-i suzân mısın kafir Nedim.
Mogol Hanları ismen zikredilmese de, divan şairleri onları yaptıkları kötülüklerden hareketle ve telmih yoluyla onlardan söz ederler.
Düşmanum öldi velî ba’de harâbe’l-Basra
Geçdi pâşâ-yı cihân-dâra beni haylî zamân Taşlıcalı Yahyâ
Şehr-i Bağdat gibi kişver-i dil oldu harab
O civanın sitem-i çeşm-i Hülagü’sundan' Senih Efendi
(O Hülagü gözlü sevgilinin eziyetinden, gönül ülkesi Bağdat şehri gibi harap oldu.)
Bir Moğol-Çîn yüzlü kâfir gönlümün Bağdâd’ını
Yakdı yıkdı cevr ile âlân u tâlân eyledi Hayali Bey
Kaynakça
[1] /post/basra-sehri-divan-edebiyatinda-basra/100613
[2] /post/hulagu-han-siir-dunyamizda-hulagu/107617
[3] T. Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB , İst 1996, shf 154-155
Yorumlar 2