Şebnem
Osmanlıca yazılışı: Şebnem: شبنم
Şebnem Farsça kökenli bir bileşik isimdir. Gece anlamına gelen şeb ve nemli, damla, ciy tanesi anlamlarına gelen nem sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. Dolayısı ile sözlük anlamı gece vakti düşen damla, çiy tanesi, jale, çiçeklerin üzerinde kalan damla anlamlarına gelir.
Şebnem sözcüğünün Farsça eş anlamlısı jaledir. Jale sözcüğünün sözlüklerdeki Türkçe karşılığı: Gece yağan ve yapraklar üzerinde görülen, ince nem, çiğ, kırağı şeklindedir. Geceleri meydana gelen ve sabah vakitlerinde çiçeklerin üzerinde görülen su damlacıklarının Türkçedeki kavram karşılığı ise çiy veya çiy tanesi olmaktadır. ( bkz Gonca Nedir Edebiyatımızda Gonca Tasavvurları)
Jâle-i eşk : gözyaşı çiği; çiğ tanesine benziyen gözyaşı.
Gece ile şafak vakti arasında ve özellikle bahar mevsiminde goncalar, gül yaprakları ve bazı çiçeklerin üzerinde görülen çiyler yani şebnemler şairlerin pek çok hayal ve benzetme yapmalarına vesile olmuştur. Özellikle hasret, hüzün, ayrılık, aşk konularını işleyen şiirlerde şebnem, çiy veya jale önemli imaj veya motif olarak karşımıza çıkmaktadır. ( bkzJale Nedir Şiirlerimizde Çiğ Şebnem )
Sabahları ve bahar ayalarında güller ve çiçekler üzerine düşen şebnem, şairlere , gözyaşları damlalar, aşıklar ve bülbüller bağlamında çok ince ve duygulu hayeller kırmalarına vesile olmuştur. Goncaların üzerinde kalan çiy taneleri bülbülün gözyaşları olarak düşünülür.Gülün veya goncanın üstündeki çiseler aşığın ter damlalarına da benzetilir. Şebnemler güller üzerinde domur domur durunca sevgilinin dişleri akla gelir. ( bkz Gül ve Gül- i Rana Nedir Edebiyatta Gül-i Rana) Nergis üzerinde olunca aşığın göz yaşlarıdır.. Şebnem ve jale aşığın ve bülbülün gözyaşıdır. Şebnem veya jale; lâle üzerinde olunca inciye; gonca üzerinde olunca sevgilinin dişine de benzetilir.
Şebnem, jale veya çiy, sabah, seher, gül, bülbül, kırağı, nem, gözyaşı unsurları ile karşımıza çıkar.
Şebnemle döndi rûy-ı ‘arak-rîz-i yâra gül
Olmazdı böyle olsa eger bî-sitâre gül EMRÎ
Şâh-ı gülde jâle düşmüş gonçe-i ra'nâ mıdur.
Şâh elinden ya murassa' sâgar-ı sahbâ mıdur (Bâkî)
Savurur gönlümü harman gibi bir dane için.
Jale-i eşk ile çıkmış şu siyeh topraktan Elmalılı Hamdi
Uykusun açmak için etti seher
Şebnem ile gözünü ter nergis Ahmed Paşa
Gözyaşında hâlet-i şeb-nem olaydı kâşki
Gonce-i dil gül gibi hurrem olaydı kâşki Şeyhülislam Yahya
Şeb-nem gibi dil gonce-i handânuna düşdi
Yûsuf gibi cân çâh-ı zenahdânuna düşdi Şeyhülislam Yahya