Tesdîs Kökeni Anlamı
Osmanlıca yazılışı: Tesdîs ~ تسدیس
Tesdis sözcüğü Arapça kökenlidir ve altı rakamı ile ilintili sözcükler üretilen “sds “ kökünden gelmektedir. Sözlüklerdeki anlamları: Altıya taksim etmek. Beyit nazım birimi ile yazılmış bir manzumeye aynı vezin ve kafiyede dört dize ilave ederek manzumeyi altı dizeli bentler haline getirmek. [1] Veya bir kıtaya vezin ve kafiyede iki dize ilave ederek altı dizeye çıkarmak, altışar dizeli kıtalar haline yani müseddes nazım şekline getirmek demektir. [2] Bu yüzden tesdîs müseddes ile aş anlamlı bir terimdir. Ayrıca İki yıldızın bir birinden altmış derece ayrılmalarına da tesdîs denmektedir. [3] Ayrıca tesdîs altı anlamına gelen sids سدس ve altılı anlamına gelen müseddes sözcüğü ile aynı kökten gelmektedir. ( bkz Müseddes Nedir Özellikleri Örnekleri- Mütekerrir Müzdeviç ve Diğer Müseddes Örnekleri )
Tesdîs eski edebiyatta bir terim olarak beyitler veya kıtlar halinde yazılmış olan manzumeler eaynı vezinde ve uygun kafiyede dizeler ilave ederek nazım birimlerini altıya çıkarmak işlemidir. Bu mantığı ve uygulaması nedeni ile bir manzumeyi beş dizelik nazım birimlerinden oluşan muhammes nazım şekline getirmek işi olan Tahmis ve Taşti yapmak işine benzemektedir. ( bkz Tahmis Nedir Tahmis ve Taşti Örnekleri )
BURSALI RAHMİ TESDÎS: /post/tesdis/109410
TESDÎS-İ DÎGER DER-YASAG-I MEY MÎ-FERMÛDE BÛD
Tesdîs Örneği
Elvedâ edüp şehâ sen âfet-i dil-hâh ile
Hem-dem oldum eşke yoldaş oldum âh u vâh ile
Râh-ı hicrânı tutup bir kaç nefer hem-râh ile
Bu dil-i âvâremün tıflın koyup sen şâh ile
Ben diyâr-ı gurbete gitdüm figân u âh ile
Gönlümi cânâ sana ısmarladum Allâh ile
II
Hayret-i hicrân alup aklum yitirdim kendüzüm
La’l-i nâbun yâdına her hem tolu kandur gözüm
Kâkülün gibi firâkunda perîşândur sözüm
Fark olınmaz hatt u haddünsüz giceyle gündüzüm
Eşk-i çeşmüm gibi düşkündür meger kim yılduzum
Ay geçer bir gün mukârin olmazın ol mâh ile
III
Kul olup sen şâh-ı hüsne gamdan âzâd oldı dil
Hecr ile gam-gîn iken mihrünle dil-şâd oldı dil
Her cefâya kâ’il ü her derde mu’tâd oldı dil
Bir harâb-âbâd idi şekunla bünyâd oldı dil
Mesken-i sultân-ı ‘aşk olaldan âbâd oldı dil
Hak budur kim memleket ma’mûr olurmış şâh ile
IV
Mâl-i dehr ile eger Kârûndan urur ise dem
‘Iyş u ‘işretle elinde olsa dâ’im câm-ı Cem
Dise kim asl u nesebde nesl-i şâh-ı ‘âlemem
Lîk münkir olsa ehl-i hâle ‘aşkı itse zem
Câh ile âdem diyüp âdem yirine komazın
Göklere irsün gerekse başı ‘izz ü câh ile
****
Gayrıdan geç bende ol gel pâdişâh-ı mihnete
Var erenler yolına katıl sipâh-ı mihnete
Baş u cân vir kâ’il ol feryâd u âh-ı mihnete
Terk-i ‘akl u sabr kıl girdünse râh-ı mihnete
Kim çıkılmaz bu tarîka Fevriyâ hem-râh ile Şair Fevri( Ahmet 16
Kalpaklı, Mehmet (hzl.) (1991). Divan Şiirinin Edisyonunda Bilgisayar Kullanımı Metoduna Giriş ve Fevri Divanı’nın Elektronik Formu. Doktora Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi.
KAYNAKÇA
[1] https://naci.cagdassozluk.com/tafsil-64465-r43.html
[2] https://www.osmanlicasozlukler.com/turkcelugat/tafsil-250334-v41.html
[3] https://www.osmanlicasozlukler.com/lehceiosmani/tafsil-449577-mk6.html
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!