Şemseddin Sivasi

Tam adı Sivas [1] Halvetiyye tarikatı, Semsiyye (Sivâsiyye) kolu kurucusu, şeyh, mutasavvıf ve şair Şemseddin Sivâsî ile alakalı bilgiler oldukça sınırlı ve bu bilgiler de bir iki esere dayanmaktadır. Veli mertebesinden görülmüş bir âlim ve şeyh olan Şemseddin Sivasi hakkında birçok menkıbe isnat edilmiş, hayatı da bu menkıbelerle birlikte zikredile gelmiştir. Biraz esmer oluşu dolayısı ile Kara Şems diye şöhret bulmuş Şems-i Azîz adıyla da anılmış olan Kara Şems, 1519 yılında veya daha büyük bir kabulle 1520 yılında Tokat’ın Zile ilçesinde doğmuş, Muharrem, İbrahim ve İsmail adlarındaki diğer üç kardeşi ile birlikte büyümüştür. Babası Horasan’dan 28 sofusuyla Zile’ye gelmiş olup ve Amasya’da Şeyh Habîb Karamânî’nin halifelerinden Hacı Hızır’ın halifesi olmuş ve Zile de ölmüş olan Ebû’l-Berekât Muhammed ez-Zîlî’dir. [2] [3] Yedi yaşındayken, Amasya’ya babasının şeyhi olan Halvetiyye Şeyhi Hacı Hıdır’ın ziyaretine dua almak için gitmiş, onun duası ve sohbetleriyle şereflenmiştir. 1527. Zile’deki derslerinde sarf ve nahiv ile diğer ilimleri tahsil etmiş, daha sonra ağabeyleri Muharrem ve İbrahim Efendilerden ders almak için Tokat’a gidip Arakıyeci-zâde Şemseddîn Efendi’den ve diğer âlimlerden de aklî ve naklî ilimleri öğrenmiştir. [4]Tokat ve Zile de gördüğü güzide tahsilinden ve ağabeyleri Muharrem ve İbrahim’den de aldığı derslerden sonra müderrislik yapabilecek derecede ilimleri tahsil etmiş olur. Şemseddin Sivasi 1540 yılında bir ara İstanbul’a da gelip, Sahn-i semân medreselerinde müderris olarak görev alır. Bir müddet sonra istifa edip Şam’a gider. [5] [6] Şam’da bir yıl kaldıktan sonra Hac farizası için Mekke’ye gitmiş hacı olup Zile’ye dönmüştür. Zile’de iken sulûk almak için Hacı Hızır halifelerinden Muslihuddin Efendi’ye biât eder. Şeyhi’nin vefatı üzerine Tokat’a ve sonra Zile’ye dönerek tedris faaliyetine devam etmeye başlar. 1555 yılında Tokat’a gelen Şemsî, Abdülmecîd Şirvânî’ye intisâb eder...............
Yazılar
Vâsıl olmaz kimse Hakk’a cümleden dûr olmadan
İncele
Düşelden mekteb-i aşka unuttum ders-i fetvâyı
İncele
Andım yine ol bezmi mestânelik el verdi
İncele
Elif kaddini görelden bu cismim lâmı dâl oldu
İncele
Ger pîr-i mugândan haberin var-ise söyle
İncele
Cümle âlem âşinâ arada ben bîgâneyim
İncele
Derdin ne behey âşık bîçâre neden oldun
İncele
Ey gönül tâvûslayın zeyn-i kabâdan geçmedin
İncele
Kıssa-ı şem’-i dili pervâneden sormak gerek
İncele
Kankı dimâğ içinde ki aşkın hevâsı yok
İncele
Kim ki derer bu kûşenin lâlesini kucak kucak
İncele
Düşelden tâb-ı zülfine düşer kâşânemiz yanmak
İncele
Kârhâne-i Hudâ’da âvâre gezmek olmaz
İncele
Biz ol uşşâk-ı ser-bâzız bize akl issi yâr olmaz
İncele
Dünye bir mey-gededir hamrı humârın ödemez
İncele
Zeyn etmek için cennete insân iletirler
İncele
Mecnûn olalı gönlüm Leylâ haberin söyler
İncele
Râh-ı aşka girmeyen merd olmadı zenler-durur
İncele
Dil-dâre gönül ver kim ol hânesini gözler
İncele
Hudâvendâ şu âlemde esen yeller seni ister
İncele
İlâhî dilime lutf eyle zikrinden halâvet ver
İncele
Derd ehli olan dârını dil-dâre satarlar
İncele
Kimdir ki bu âlem heme dîvânesi derler
İncele
Hudâyâ izzetin hakkı dile aşktan letâfet ver
İncele
Derd-i aşka düşmeyen dermâna olmaz âşinâ
İncele
Na’t-i Şerîf Kapına geldi âsîler şefâat yâ Resûlallâh
İncele
Yola girme sakın zâd olmayınca
İncele
Işkın odı ser-be-ser tutdı cihânı yandurur
İncele
Vahdet-nâme’den
İncele
Şemseddin Ahmed Sivasi Hayatı Şeyhliği Şairliği Şiirleri
İncele