Bahreyn

Osmanlıca yazılışı : بحرين

Sözlüklerdeki anlamı “) "iki deniz" manasına gelir.  Bahreyn denilirken ve iki deniz anlamı kast edilirken Basra körfezi ile Hint Denizi, "Akdenizle Hint Denizi" veya "Karadenizle Ak­deniz" kastedilmiştir.  Günümüzde Bahreyn adlı bir ada ve emirlik de bulunmaktadır.

Bahreyn kelime anlamı “iki denizin arasında ” manasına gelir. Bahreyn,  Asya'da, Basra Körfezi'nde yer alan bir ada ülkesidir ve Basra Körfezi ve Hint Okyanusunun birleştiği yerde bulunur.

Bahreyn,  bir ada olarak da bilinir Basra Körfezi’nin batısındaki takımadalara ve bu adaların en büyüğüne verilen addır. Bahreyn Emirliği, 1986 ‘da kullanıma açılan ve 25 km. uzunluğundaki Kral Fahd Geçidi ile deniz üzerinden karayolu ile Suudi Arabistan'a bağlanmıştır.

Günümüzde Bahreyn Emirliği adıyla bilinen bu ülkenin  bulunduğu adalar eski devirlerden beri incilerin çıkarıldığı bir yer olarak da meşhur olmuşlardır.   İncilerin  Kızıl Denizdeki merkezi Aden iken Basra körfezindeki  merkezi ise Bahreyn’dir.  Edebiyatımızda en güzel ve en değerli incilerin kaynağı olarak Aden ve Bahreyn gösterilir. Klasik  şiirimizde Aden’den çıkan incilerin  yanında Bahreyn de incileri de büyük  şöhret kazanmıştır.( bkz Aden Kasabası Şiir Dünyamızda Aden ve İncileri  )

Bahreyn  divan edebiyatında incilerin çıkarıldığı, yer, iki denizin birleştiği yer, Bahreyn adası gibi coğrafik ve gerçek anlamları ile anıldığı gibi   kelime anlamından hareketle aşığın gözyaşı döken iki gözü olarak da düşünülmüştür. Tasavvufi anlamda ise bahr – deniz – sözcüğü ile  birlikte kullanılan “ bahreyn”  hem gerçek, hem de mecazi anlamları ile deniz  kastedilmiş,  damla ve deniz arasında alakalar kurularak kelimeye derin manalar ve sıfatlar da ilave edilmiştir.

Bahreyn kelimesi “ mecma'e'l-bahreyn”, Hz. Musa ile Hızır'ın buluştukları yerin adı olarak da geçer. ( bkz Musa Peygamber Hayatı Mucizeleri- Haman Kimdir Haman Firavun ve Hz. Musa)  Bahreyn kelimesi Hızır, İlyas, Musa ve diğer tasavvufi manaları ile Bektaşi ve Hurufi şairlerin şiirlerinde daha sık kullanılmıştır. Bahreyn sözcüğü divan edebiyatında ada ve emirlik manasında kullanılmamıştır. Bahreyn sözcüğü ile inci sözcüğü arasında da alakalar kurulmuştur. ( bkzDürr İnci Divan Şiirinde İnci )

Şiirlerimizde Bahreyn 

Bahr-ı muhiti hem leb-i çeşmimden akıttım,
Hem getre-yi men bahr ile ummane yetirdim.  (Nesimi

Mecma-ül -bahreyni abad eyledik
Hazr’ a ab-ı hayat imdad eyledik
Tur’ da biz Musa’yı irşad eyledik
Biz Hacı Bektaş’ın hulefasıyız                Harabi Baba

Men bahr-ı muhit-i bi-giranem
İy bahr-ı giran giran menem men       Nesimi

Çünki deryaya irişe bu Fırat
La-ceram dirler ana bahr ile zat.[1]

Bahreyn, divan edebiyatımızın nesir eserlerinde de gözükür. Piri Reis  ’in ve Seydi Ali Rei ’in kitaplarında da sözü edilen bir yerdir.   Gelibolulu Ali 'nin Mecmau'l-Bahreyn "iki denizin birleştiği yer” Veysi ’nin “Merace'l-Bahreyn “adlı  eserleri bunlara örnektir.

Dil ü dîdem hemân Bahreyne benzer dem-be-dem andan
Çıkarur taraya gavvâs-ı kudret lü’lü’-i lâlâ                       Azmîzâde Hâletî,

Kaynakça

[1] Doç. Dr. Seadet Şıhıyeva, Nesimi’nin Türkçe Divanında “Bahr”la İlgili Tasavvufi Kavramlar, https://islamiyyatdotorg.wordpress.com/2011/1